Serseri Kurşun ne demek? | Serseri Kurşun anlamı nedir? | Serseri Kurşun

Serseri Kurşun anlamı nedir?

Serseri Kurşun ne demek?

Serseri Kurşun anlamı nedir?

Serseri Kurşun | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: serseri kursun

Türkçe - İngilizce Sözlük

stray bullet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Pb senbolü ile gösterilen, yoğunluğu 11,3 olan yumuşak bir eleman. 2. Tüfek ve tabanca ile atılan mermi ki, kurşundan dökülür. Kurşun madeninden yapılmış: Kurşun boru, kurşun tahta, kurşun damga. Kurşun atmak = 1. Silâh boşaltmak: Oradan geçerken haydutlar bize kurşun attılar. 2. Çarpışmada bulunmak, düşmanlık etmek: Birbirlerine kurşun atıyorlar. 3. Nişana vurmak: Kurşun atmaya çıkmışlar. 4. mec. Hırsla istemek. Kurşun tavası = Kurşun eritecek küçük demir tava. Kurşun çıkaracak, sökecek = Tüfek ve tabancadan kurşunu çıkaracak burgu, horozayağı. Kurşun dökmek = Kurşun eritip hastanın üstünde su ile dolu bir kâseye dökerek gûyâ nazarın tesirini bozmak. Kurşuna dizmek = Askerî idam cezasını icra etmek, bir takım askere kurşun attırarak mahkûmu öldürtmek. Kurşun sirkesi = Kurşun asidi. Şeytan (ın) kulağına kurşun = Gıbtaya değer bir hâl söylenirken «münafık kulağına gitmesin» mânâsında kullanılan tâbir. Kurşuntuzu = Kimyada bir tuz. Kurşunkalem = Dışarısı tahta ve içerisi grafit kuru kalem ki, kâğıda sürülünce siyah çizgi bırakarak yazar. Boyalı kurşunkalem ™ Bu kalemin siyahtan başka renklerde yazanı, Kurşun gibi = Pek ağır. Kurşun merhemi = Bir çeşit cıvalı merhem.

Türkçe Sözlük by

ELEMENTLER

Simgesi: Pb

Atom Numarası: 82

Kütle Numarası: 207,2

Yoğunluk: 11,34 g/cm3

Erime Sıcaklığı: 327,46 °C

Kaynama Sıcaklığı: 1749 °C

Mavi-beyaz renkli, çok yumuşak, çürümeye karşı çok dayanıklı bir metaldir.

Radyoaktif maddeleri depolamak için ve radyoaktif ışınıma karşı kalkan olarak kullanılır.


ELEMENTLER by

Türkçe - İngilizce Sözlük

plumbic. bullet. lead. projectile. saturn. plumbo-.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bullet. round. lead. sinker. leaden.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lead. bullet. lead seal. leaden.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pencil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pencil. lead pencil. black lead.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lividity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kurşun döken ve satan adam. 2. Hastalara kurşun döken: Kurşuncu kadın.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kurşun renginde, açık kül renginde, sincâbî.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

leaden.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

leaden. dull grey.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grey. gray. leaden.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Kurşunla kaplamak, kurşunla örtmek. 2. Kurşunla damgalamak: Gümrükte bazı malları kurşunlarlar. 3. Kurşunla vurmak: Dün gece bir adamı kurşunlamışlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to cover sth with lead. to lead with a lead seal. to shoot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Kurşunla kaplanmak, örtülmek. 2. Kurşunla damgalanmak. 3. Kurşunla vurulmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be covered with lead. to be sealed with a lead seal. to be shot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kurşunla örtülmüş: Kurşunlu cami, hamam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

leaded. leady. plumbiferous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

containing lead. sealed with a lead seal. lead-covered.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

without lead.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unleaded.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Esasında en kolay üretim biçimi kare kesitli kurşun kalemdir ama yazarken elde tutulması pek kolay değildin Yuvarlak kalemlerin elde tutulması kolaydır ama üretimi pahalıdır. Altıgen kesitli kalemler ise orta yoldur. Yuvarlak kesitli kalemler kadar kullanılması kolay ve üretimi daha ucuzdur.

Sekiz yuvarlak kurşunkalem için harcanan ağaçtan, dokuz altıgen kesitli kalem yapılabilir ve üretim safhası bir kademe daha kısadır.

Tabii ki, alıcılar için üretim maliyetlerinin pek önemi yoktur. Altıgen kesitli kurşunkalemlerin öbürlerine göre hala on bir kat daha fazla tercih edilmelerinin sebebi, belki de konulduğu masada yuvarlanıp, aşağıya düşmemeleridir.

Kurşunkalemlerin dışının sarıya boyanarak satışı 1854 yılma dayanır. Ancak 1890 yılma kadar bu rengi kullanmak çok önemsenecek bir faktör değildi.

1890 yılında Avusturya’da L&C Hardtmuth Co. isimli şirket öyle bir kurşun kalem üretti ki, diğer üreticiler de bu kaliteyi yakalamak zorunda kaldılar.

Bu kurşunkaleme meşhur Hindistan elması olan ‘Koh-I-Moor’ adı verilmişti ve altın sarısına boyanmıştı. Ayrıca içindeki siyah renkli kurşun ucuyla birlikte Avusturya-Macaristan imparatorluğunun bayrağını oluşturuyordu.

Bu kurşunkalem o kadar beğenildi ve o kadar başarılı oldu ki, sarı renk kurşunkalemdeki kalitenin bir simgesi olarak kaldı. Diğer kurşunkalem üreticileri de bu başarıdan pay alabilmek için ürünlerini piyasaya sarı renkte sürmeye başladılar. Bugün hala piyasada olan dört kurşunkalemden üçü san renktedir.

Kurşunkalemlerin içinde kesinlikle kurşun yoktur. Ana madde olarak kullanılan grafit 40 değişik malzeme ile karıştırılarak, yüksek sıcaklıkta çok ince çubuklar haline gelene kadar preslenir. Zaten kurşun çok zehirli bir elementtir. Kurşunkalem denilmesinin sebebi 16. yüzyılda grafiti bulan İngiliz bilimcinin onu bir çeşit kurşun elementi sanmasıdır. Ancak 200 yıl sonra grafitin bir çeşit karbon olduğu anlaşıldı.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Ötede beride gezen, başı boş, işi gücü olmayıp boşta dolaşan, derbeder, haylaz, Avâre: Serseri oldu, serseri geziyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vagrant. vagabond. wandering. good-for-nothing. adrift. errant. larrikin. no-good. outcast. roguish. stray. strayed. vagabond. tramp. rascal. bummer. rogue. beat. bum. dawdler. dosser. down and out. drifter. flotsam. flotsam and jetsam. gadabout. hob.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bum. drifter. fiddler. hobo. hooligan. outcast. stray. tramp. vagabond. vagrant. drifting. wandering. footloose. stray. wild.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tramp. vagabond. vagrant. good-for-nothing. bum. loafer. adrift. beggar. hedge bird. hiker. layabout. ne'er do well. piker. plug ugly. prowler. punk. runabout. varmint. yob.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ سرسری] aylak. 2.anlamsız.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stray bullet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

floating mine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Serseri bir şekilde.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become loafer / vagrant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Serserinin hâli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rascality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being a ne'er-do-well. loafer. hoboism. hooliganism. vagabondage. vagrancy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Serserice.

Türkçe Sözlük by