Serve ne demek? | Serve anlamı nedir? | Serve

Serve anlamı nedir?

Serve ne demek?

Serve anlamı nedir?

Serve | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: serve

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.), (i.) hizmet etmek, hizmetini görmek, hizmetkarı olmak; yardım etmek; kulluk etmek; tapmak; emrini yerine getirmek; müşteriye bakmak; servis yapmak; işe yaramak, işine gelmek, işini görmek; uygun olmak; yetişmek, elvermek, kâfi gelmek; doldurup at

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). reçel, konserve.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). korumak, muhafaza etmek; şeker ile muhafaza etmek, konserve yapmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). müstahak olmak,layık olmak; hak kazanmak, mükafata 1ayık olmak. deservedly (z). hakkıyla, haklı olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. Fr.). Hususî usullerle uzun müddet bozulmadan dayanacak hale konmuş yiyecek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

canned. tinned. canned food. bottled food. preserves. preserve.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

can. tinned food. canned food. preserves. tinned. canned.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

canned food. tinned food. canned. tinned. conserve.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

can , preserve , preservered food , tin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to preserve.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

making or selling of canned food.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Doğu Sultanı hükümdar.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) dikkatle bakmak, dikkat etmek; yerine getirmek, tutmak; ileri sürmek, düşünceyi belirtmek; gözlemek; kutlamak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) dikkat eden kimse; gözleyen kimse; uçaklarla düşmanın yerini veya durumunu tespit etmekle görevli kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., gen. çoğ. reçel, şekerleme; av hayvanları için ayrılmış koru.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. korumak, esirgemek, vikaye etmek; saklamak; reçelini yapmak; konsevesini yapmak; çürümesini veya bozulmasını önlemek, sağlam tutmak, dayandırmak. preservable s. korunabilir, saklanabilir; konservesi yapılabilir. well preserved dinç, genç kalmış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. ihtiyaten saklamak, ilerisi için saklamak; hakkını muhafaza etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ihtiyat olarak saklanan şey; çekinip sıkılma ve açılamama; ilgisizlik, kayıtsızlık; ağız sıkılığı; ask., çoğ. yedek askerler; çoğ. yedek kuvvet; ihtiyat akçesi; orman olarak ayrılan araziç reserve air biyol. ciğerde daima bulunan hava kalıntısı. res

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. başka zaman veya muayyen bir kimse için saklanılmış; çekingen; ağzı slkı; vakur.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [سرواندام] servi boylu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Baş, reis, bir şeyin en ileri bulunanı. Server-i KAinlt = Hz. Muhammed.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. server

bl. sunucu

Bir ağda diğer kullanıcılar tarafından erişilen kaynakları barındıran bilgisayar.


Yabancı Kelime by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [سرور] önder, lider, baş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) hizmetçi; servis atan oyuncu; tepsi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) - Baş, başkan, reis, ulu.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [سروران] önderler, liderler, başlar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Başlık, başkanlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Serverî.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Zenginlik, maddî varlık. Ashâb-ı servet, ehl-i servet = Zenginler. Ilm-i servet = Günümüzde «iktisad ekonomi» denilen ilim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fortune. havings. means. possessions. wealth. assets. riches. effects. pile. shekels. treasure. property. abundance. affluence. gold. substance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

asset. fortune. means. money. pile. possession. riches. wealth. possessions. assets.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fortune. riches. wealth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ ثروت] zenginlik, varlık. 2.ekonomi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) - Zenginlik, varlık. Zenginliği meydana getiren mal, mülk, para. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. yaramak, işe yaramak, hizmet etmek; ilerlemesinde yardımcı olmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. zamana uyan kimse, zamanın adamı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. hak edilmemiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sınırlanmamış; açık sözlü, samimi, çekinmesiz; şartsız.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

z. çekinmeden, açıkça; şartsız olarak. unreservedness i. çekinmeyiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by