şev ne demek? | şev anlamı nedir? | şev

şev anlamı nedir?

şev ne demek?

şev anlamı nedir?

şev | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: sev

Türkçe Sözlük

(bk.) Şiv.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

slope. glacis. splay.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bevel. chamfer. slope.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bevel. slope. declivity. decline. slant. sloping. slanting. bevelling. oblique. inclined. pitching. skew. mitre. miter. scrap. cant. chamfer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - (bkz.Sevil).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(A.), t. Müsâvât üzere. 2. Bir boyda.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Yoksullara parasız yemek yedirilen veya dağıtılan yer, aşhane. 2. Para ile yemek yenilen yer, lokanta. 3. Bazı tekkelerde yemek pişirilen yer. 4. Düğün gibi toplantılarda, yemekleri hazırlamak için iğreti mutfak olarak kullanılan yer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

restaurant. soup kitchen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cookhouse. soupkitchen. victuals house.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). beyan ve iddia etmek, katiyetle bildirmek. assevera'tion (i). iddia, soyleme, beyan, söz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Ata).

İsimler ve Anlamları by

Teknolojik Terim

Otomatik Ses Seviyesi Sınırlandırma sistemi, kulaklık ses seviyesinin çok yükselmesini engelleyerek işitme bozukluklarını ve yakındaki kişilerin rahatsız olmasını engeller.

Teknolojik Terim by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Ay gibi sevgili. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - (bkz.Aysev).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.) Doğru olarak, doğrulukla.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Barışçı olan, barış içinde yaşamaktan hoşlanan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pacifist. pacific. peaceful. unwarlike. pacifist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pacifist. peaceable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

peaceableness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pacifism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Tek sevgili.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Bolşevikliği benimseyen kimse, komünist.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bolshevik.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Bolshevik.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Rus sosyal demokrat partisinin ekseriyeti elde bulunduran sol kanadının Lenin prensiplerine dayanan doktrini, komünistlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bolshevism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Bolshevism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - (bkz.Cansın).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adore.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adore. to be dead nuts on sb. think the world of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sea level.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sea level.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

MiniDisc için Dijital Seviye Ayarı, en iyi seviye kontrolü için hassas ayarlamalara olanak verir. Doğrusal, logaritmik ve sinüs çalıştırma yapılabilir. Ses seviyesi, MiniDisc’e dijital olarak kayıt yaparken kalite kaybı olmaksızın yükseltilebilir ya da alçaltılabilir. Ayrıca kısılma ya da kısıktan yükselme efektleri kullanılabilir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). tamamen ayırmak, bir birinden ayırmak, kesip ayırmak; ayrılmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Bir çok arabada hoparlörler zemin seviyesinde bulunmaktadır. Bu yenilikçi 3B sanal ses teknolojisi, seslerin sanki kafa hizasında bulunan hoparlörlerden geliyormuş gibi duyulmasını sağlar.

Teknolojik Terim by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Seven erkek.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Erseven).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Sevimli, sempatik erkek.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(hi. A.) (mü. Franseviyye). Fransa’ya, Fransızlar’a yahut Fransız diline ait: Lisân-ı Fransevî, Kaamûs-ı Fransevî, kavâid-i Franseviyye.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Sevimli gök.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Sevimli, güzel, hoş görünüşlü gül.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حبهء سودا] çörekotu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. T.). Adaletle hareket eden, doğru bildiği şeyden ayrılmayan, dürüst.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

standard of living.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. T.). İyilik ve yardım etmesini seven.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

charitable. beneficent. philanthropic. benevolent. philanthropical. philanthropist. benefactor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

benefactor. beneficent. benevolent. charitable. philanthropist. philanthropic. philanthrophist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

charitable. benevolent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

charity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

benevolence. charity. philanthropy. philanthropy charity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

charity. benevolence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

animal lover.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Amplifikatör, sinyalleri doğrudan kafa biriminin hoparlör çıkışlarından alabilir. Bu, kafa biriminde özel bir pre-amp çıkış olmasa bile yüksek güç çıkışı sağlar.

Teknolojik Terim by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Hürriyeti seven kişi.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - (bkz, İlknaz).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Ülkeni sev, ülkesini seven. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - (bkz.İlsev).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. İseviyye). 1. Hazret-i Isâ’ya ait: Dİn-i İsevî. 2. Hıristiyanlık dininde bulunan veya bu dine mensup: mâbed-i İsevî. 3. Hıristiyan, Nasrânî: İsevîler’in itikadı, ibadeti.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عيسوی] Hıristiyan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Şeyh İsâ tarafından kurulan Kadirî tarikatının dallarından biri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Hıristiyanlık, Hıristiyan dini.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عيسویت] Hıristiyanlık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

benevolent. bighearted. kind. beneficent. humane. humanitarian. philanthropic. philanthropical. benefactor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

charitable. good. benevolent. philanthropic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

benevolent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

benevolence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

benevolence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blind love.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

atrabilious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. tıp). Derin keder, insanlardan çekinme, kaçınma ve nefret hali gibi belirtilerle kendisini gösteren bir akıl hastalığı, melankoli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

melancholia. vapors. spleen. vapours.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

melancholia malihulya. melankoli.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

melancholia. passionate and hopeless love. melancholy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

melancholic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Suyu, suya girmeyi, yıkanmayı sevmeyen kedilerin balığı niçin sevdiklerine gelmeden önce kediler sudan gerçekten mi nefret eder ona bir bakalım. Kedilerin sudan nefret ettikleri inancı doğru değildir. Mısır’da evcilleştirilmelerinden önce yaşadıkları ortam su kenarları idi.

Su, kedinin tüylerini ıslatır ve bu da kedinin soğuğa karşı olan direncini azaltır. Eğer bulunduğu yerin hava şartlarına göre bu kedi için önemli ise ıslanmaktan kaçınır. Sıcak iklimlerde yaşayan aslan, kaplan, jaguar gibi akrabaları sudan kaçınmazlar. Kaplan ve jaguarlar sudaki bir avı veya düşmanı yakalamak için hiç düşünmeden suya atlayabilirler. Soğuk bölgelerde yaşayan kar leoparı gibi akrabaları da gerekirse suya girerler ama derin yerlere yaklaşmazlar.

Kedilerin sudan uzak durmalarının diğer nedenleri, zaten temiz bir hayvan olmaları, biraz kaprisli biraz da tembel olmaları ve suya girmenin menfaatleri açısından bir anlam ve amaç taşımamasıdır. Bir taraflarına su değdiğinde bütün vücutlarını yalayarak temizlemek zorunda kalmaları da cabası. Aslında kediler de diğer bir çok hayvan gibi suda gayet iyi yüzebilirler. Van ve Ankara kedileri diğer cinslere göre suyu daha çok severler.

Köpekler böyle değillerdir. Sahibi denize bir sopa veya küçük bir top attığında onu alıp geri getirmek için hiç düşünmeden, mutlu bir şekilde suya atlarlar. Karaya çıktıklarında silkelenerek etraftakilere de duş yaptırırlar. Ne var ki su, köpeklere kedilerden daha fazla zararlıdır. Köpek derisinde ter bezleri yoktur, sadece bol miktarda yağ bezi vardır.

Köpekler insanlarda olduğu gibi ısı düzenlemesi için terlemezler, ısı ayarını solunum sistemleri ile yaparlar. Çok yıkanırsalar deri kurur ve çatlar. Belki bu nedenle köpekler suya girdikten sonra tozlu topraklı yerlere gidip yatarlar.

Ev kedisinin balık sevmesinin yanında kuşlara ve farelere de olan düşkünlüğünün nedeni evcilleştirilmeden önce Nil vadisinde balık, kurbağa, küçük kuşlar ve fareleri avlayarak yaşamış olmasıdır. Zaten eski Mısırlılarda kedileri evcilleştirme düşüncesini yaratan da bu fare yakalamadaki ustalıkları olmuştur.

Günümüzde bile kedinin kuzey Hindistan ve güneydoğu Asya’da yaşayan türleri ırmakların kenarlarında dolaşarak balık avlarlar. Patileri ile balıkları sudan dışarı atar, bu arada gerekirse tamamen suya da girerler. Ev kedileri, özellikle yavru olanları havuz veya akvaryumlardaki balıklara karşı aynı eğilimi gösterirler, bu amaçla ıslanmaktan da pek kaçınmazlar.

Yunanlı tarihçi Siculus eski Mısır’ı anlatırken kedi bakıcılarının onları ekmek ve sütle beslediklerinden, Nil nehrinden getirdikleri balıkları çiğ olarak yedirdiklerinden bahseder. Günümüz kedilerinin balık merakının vahşi atalarından gelen genlerden, süt zevkinin ise Mısırlı bakıcıların yarattığı beslenme alışkanlığından kaynaklandığı anlaşılıyor.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inhospitable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Misafirini İyi ağırlayan, misafirden hoşlanan, misafirperver: Türkler konuksever İnsanlardır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hospitable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hospitable. hospitable misafirperver. mükrim.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hospitable. open- doored.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hospitality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hospitality. hospitality misafirperverlik.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hospitality. xenodochy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مدرسوی] medrese ile ilgili.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. mûsâ» dan imen.) (mü. mûseviyye). 1. Hazret-i MÜsâ’nın dinine tâbî, Yahudi, isrâilî. 2. İmam MÜsâ KAzım nesline mensup: Sâdât-ı MÜseviyye’den.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

jewish. judaic. israelite. jew. hebrew. israelite.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

jew. jewish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

jew.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «şevk» den imef.) (mü. müşevvek) (botanik, paleontoloji). Dikenli veya diken şeklinde sivri.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Çevresine sur, duvar çevrilmiş korunmuş.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. «şevâş» dan imef.) (mü. müşevveşe). Karışık, karma karışık, anlaşılmaz, şüpheli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «sevâd» den if.). Başkası tarafından temize çekilmek üzere müsvedde yazan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. A. «şevk» den İf.) (mü. müşevvika). 1. Şevk ve gayrete getiren, arzusunu arttıran. 2. Kışkırtan, hırslandıran, harekete getiren.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. A. «şevk» den if.)

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «teşevvüş» ten if.) (mü. müteşevvişe). Karışık, karmakarışık, anlaşılmaz, çözümü zor («müşevveş» daha çok kullanılmıştır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

music-loving. keen on music. music lover.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

music lover. musical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مشوش] karışık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(a.t.i.) (Kadın İsmi) - Çok neşeli.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(a.t.i.) (Kadın İsmi) - Işığı sev.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(a.t.i.) (Kadın İsmi) - (bkz.Nursev).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Ok ve Sev’den birleşik isim.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Ok seven.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Onur sev.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - İçten gelen sevgi. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sebat, azim, taannüt; ısrar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. psik. bir düşünce veya harekete fazlasıyle saplanıp kalma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. sebat etmek, azimle devam etmek, ısrar etmek. persevering s. sebat eden. perseveringly z. sebatla, azimle.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

art-lover.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

artlover. lover of art.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sanseverya, paşa kılıcı, bot. Sansevieria.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Denklik, beraberlik, beraber olma.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ ثواب] sevap. 2.hayır, iyilik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. İyi bir davranışa karşı Allah tarafından verilen mükâfat. 2. Allah’ın rızâsına uygun ve ahret mükâfatına lâyık iyi iş: Sevâb işlemek; şu yetime yardım etmek sevapdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. sâbıka). (bk.) SAbıka.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. sâbite). (bk.) SAbit.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ثوابت] yıldızlar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.). 1. Siyahlık, karartı. 2. Yazı karalama, müsvedde. Teksîr-I sevld etmek = Beyhude yere yazı karalamak. Sevâd-ül-ayn = Gözbebeği. Sevâd-ül-kalb = Yüreğin ortasında olduğu tasavvur olunan siyah leke. Ar. zamir.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ سواد] karalık. 2.karalama, yazma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Esmerlik, kara renkli adam. - Sahabe isimlerindendir.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [شواغل] uğraşılar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. şâhide). Bir kaide veya kelime için verilen sağlam örnek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. şahika). Şahikalar, zirveler, (bk.) Şahika.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. sâhil). bk. sahil.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سواحل] kıyılar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. şâibe). Şâibeler, ayıplar, lekeler, noksanlar, (bk.) ŞAibe.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. c.) (m. sâika). bü. Sâik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. sâkıbe). (bk.) SAkıbe.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. sâkin). 1. Oturanlar, sâkin olanlar. 2. (hi.) Sudan’da Kızıldeniz üzerinde bir liman.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Severek al, hep sev.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Severek al, hatırla. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A..c.) (m. sâniha). Sânihalar, b. Sâniha.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Sevâb.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

good works/deed. good works.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

meritorious. good deed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sevâbı olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. şârib). Şâribler, içiciler, (bk.) ŞArib.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Sevimli ay.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. esvâb). Giyecek şey, elbise.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ثوب] giysi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Giyinen, kuşanan. Hz.Peygamber’in azatlısının adı.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Sevgili insan, sevimli Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (müz. esved). 1. Aşk, sevgi: Sevdâya dûçâr. 2. Aşktan ileri gelen bir çeşit hastalık, karasevdâ. 3. Heves, arzu: Seyahat sevdâsına düştü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

love.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

love. passion. intense longing. strong wish or desire.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

passionate love. passion. strong desire.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ سودا] kara, siyah. 2.insan yapısında bulunan dört maddeden biri.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Bir şeye karşı hissedilen şiddetli arzu. 2.Şiddetli sevgi, aşk. 3.Aşırı istek, heves. 4.Kara sevda, mali hülya, melankoli. 5.Hüzün. İptila.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (c. sevdâ-gerân). (bk.) Sevdalı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ Ar. sevdâ, Fars. zeden = vurmak) (c. sevdâ-zedegân). Aşk ve alâka vurgunu, Aşık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Sevdaya tutulmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to fall in love. to fall in love. to lose one's heart. to fall for sb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to fall passionately in love with.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Aşık, aşk ve alâkaya düşmüş. 2. Pek ziyade düşkün, meftun: O ata sevdalı oldum.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lovesick.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

amorous. lovesick. madly in love. in love.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

person who is passionately in love.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.) (mü. sevdâviyye). Dört halden sevdâya mensup ve ait: Mizâc-ı sevdâvî.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [سودازده] sevdalı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Siyah, esmer, esmer güzeli. Mü’minlerin annelerinden birisi Hz.Sevde.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(a.f.i.) (Kadın İsmi) - Sevdalı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Sevdiğim sözünü küçültme hâli, sevgilim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Sevmesini sağlamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

endear. ingratiate. make smb. love smth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to cause sb / sth to love or like sb else / sth else. to let oneself / itself be caressed or fondled by another. attach. endear.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

freely. gladly. readily.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fain. gladly. readily. willingly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tender. compassionate. benignant. benign. endearing. affectionate. caressing. heartthrob. sisterly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

affectionate. benign. charitable. compassionate. good. humane. kind. kindly. merciful. soft. tender. sympathetic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tender. compassionate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

humaneness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

compassion. kindness. tenderness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

compassion. tenderness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (i.) yedi; (i.) yedi sayısı veya rakamı (7, Vll); yedili iskambil kâğıdı. seven fold (i.), (z.) yedi kat, yedi misli. seven won ders of the world dünyanın yedi harikası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Sevgi duyan, sevgi dolu kimse. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - (bkz.Sevay).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - (bkz.Sevcan).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Sevgi duyan, sevgi dolu kimse.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Sevimli gül, sevgiyi hatırlatan gül.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - (bkz.Sevgün).

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (i.) on yedi seventeenyear locust krizalit devresini on yedi senede toprak altında tamamlayan bir cins çekirge. seventeenth (s.) on yedinci; on yedide bir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (i.) yedinci; yedide bir; (i.) yedide bir kısım; yedinci şey; (müz.) yedili. seventh day yedinci gün, cumartesi günü. seventh heaven büyük mutluluk; göğün yedinci tabakası, yedinci gök.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (i.) yetmiş (sayısı) sev entieth (s.) yetmişinci; yetmişte bir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fond.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To separate, as one from another; to cut off from something; to divide; to part in any way, especially by violence, as by cutting, rending, etc.; as, to sever the head from the body.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To cut or break open or apart; to divide into parts; to cut through; to disjoin; as, to sever the arm or leg.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To keep distinct or apart; to except; to exempt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To disunite; to disconnect; to terminate; as, to sever an estate in joint tenancy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To suffer disjunction; to be parted, or rent asunder; to be separated; to part; to separate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To make a separation or distinction; to distinguish. set or keep apart; 'sever a relationship'.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

set or keep apart; 'sever a relationship'. cut off from a whole; 'His head was severed from his body'; 'The soul discerped from the body'.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To divide one piece of property from another to be sold or used separately.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Result of rub-point which has been ignored.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) ayırmak, bölmek, tefrik etmek; koparmak; ayrılmak. severable (s.) ayrılabilir; kesilebilir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) birkaç, çeşitli, muhtelif; ayrı, başka, münferit, tek; (huk.) özlük, şahsi. severally (z.) birer birer, ayrı ayrı, tek tek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (huk.) ayrılık, müstakil olma; ferdi mülkiyet. in severalty (huk.) ferdi olarak (mülkiyet).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) ayırma, ayrılma, alakayı kesme. severance pay işten ayrılma tazminatı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) sert, şiddetli, haşin; fazla ciddi; kasvetli. severely (z.) şiddetle. severeness, severity (i.) şiddet, sertlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Sevmiş, seven.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Sevme duygusu, muhabbet, aşk, şefkat.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

affections. love. affection. sympathies. compassion. attachment. dearness. fondness. sympathy. piety.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fondness. affection. endearment. love. predilection.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

love. affection. amity. attachment. endearment. fancy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Sevme hissi, aşk muhabbet.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Sevilen, Aşık olunan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beloved. loved. dear. well-beloved. pet. darling. ducky. gallant. lover. sweetheart. love. darling. beloved. deary. sweety. steady. pet. girl. beau. concubine. dearie. dove. doxy. duck. duckie. ducky. fancy man. favorite. favourite. feller. fellow. f.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beloved. boyfriend. darling. dear. favourite. girl. girlfriend. love. lover. pet. steady. valentine. sweetheart.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beloved. darling. dear. sweetheart. one's beloved. beau. girl. honey. inamorata. lass lassie. love. true love.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

darling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

darling. honey. sweetheart.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sweetie.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Çok nazlı, sevgili.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

loveless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

loveless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Çok seven. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Koca, zevç.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [شوهر] koca.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

love. affection. love aşk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Seven. 2. Aşık. 3. Homoseksüel kadın.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

butch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gay. lesbian. lesbian lezbiyen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lesbian.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kadınlarda homoseksüellik.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Dost, arkadaş. 2.Unutkan, saf kimse. 3.Sevgili, sevilen.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Her zaman sevilen, beğenilen biri olma temennisi.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Ay gibi her zaman sevil.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lovable. beloved. loved. liked. popular. darling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

goody. popular.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sevgiye değer, sevgi duyulan: Sevilir adamdır; sevilir yemek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Sevgi duyulmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be loved. to be liked. to be caressed. to be fondled.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Sevme. 2. Câzibe.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) 1.Sevme, muhabbet. 2.Başkalarının sevmesine sebeb olan vasıf, cazibe.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Sevgi uyandıran, hoş, kendini sevdiren, câzibeli: Sevimli bir çehresi vardır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cute. sweet. pretty. lovely. lovable. charming. likeable. likable. amiable. appealing. bonny. cuddlesome. cuddly. cunning. darling. delectable. fair. nice. pleasant. sapid. sympathetic. winning. winsome. prettily.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adorable. amiable. cute. dainty. darling. likable. nice. pleasant. pretty. sweet. charming. amiable şirin. attractive. likeable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cute. lovable. likeable. endearing. tender. cuddlesome. aggreable. candy. simpatico. simpathetic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become lovable or likeable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

amiability.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

amiability. likableness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lovableness. likableness. cuteness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unlovely. unlovable. unattractive. unsympathetic. unlikable. unlikeable. angular. beastly. grotty. unamiable. uncongenial. ungracious. unprepossessing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

antipathetic. drip. dry. unlovable. unlikable. unattractive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unlovable. unlikable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bleakness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unlovableness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İstenen, hoşa giden bir şeyin olması neticesinde duyulan heyecan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

joy. delight. pleasure. rejoicing. elation. exultation. gaiety. gladness. glee. mirth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

delight. glee. joy. mirth. radiance. elation. pleasure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bang. to take one'breath away. cheer. delight. elation. ha hah. hey. ho. joy. lift. merriment. mirth. pleasure. sunshine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Bir halden hoşnut olmanın doğurduğu heyecan.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Sevinç veren.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

joyful. joyous. happy. elated. glad. gladsome. jovial. mirthful. rejoicing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ebullient. elated. exultant. glad. gleeful. happy. joyful. joyous. radiant. glee.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

joyful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

happy. gladsome. rejoicing. joyous. joyful. happy-go-lucky.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

joyful. pleasing. welcome.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

joyful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Birinin sevinmesine sebep olmak, memnun etmek. Öksüz sevindiren = Az değerli, fakat çok süslü ve parlak şey.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

delight. gladden. gratify. please. satisfy. to please. to delight. to gladden. to gratify. to satisfy. to warm the cockles.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to please sb. delight. elate. gladden. lighten. please. quicken. rejoice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sevinme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sevinmek işi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Sevinç duymak: Bu haberden çok sevindi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rejoice. be happy. be glad. crow. glory. laugh.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rejoice. to be happy. be glad. to be pleased. to be delighted. to be glad.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to feel glad. to feel happy. to rejoice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sevme, sevmek tarzı, muhabbet: Onu öyle bir sevişle seviyor ki!

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

copulative. love making. making love. petting. lay.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lovemaking.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lovemaking. caressing each ohter. sexual intercourse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Birbirini sevmek: Onlar çok sevişiyorlar. 2. Cinsî münasebette bulunmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

make love. have sex. sleep with. lie with. bang. bill. jump. lay. pet. shag.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pet. to make love. to like one another. be good friends. to love/like each other. to make love. to have sex. to pet. to neck. to sleep together. to sleep with sb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to love each other. to have sexual intercourse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(SEVİYY) (i. A.) (mü. seviy‘ ye). 1. Düz, doğru. 2. Bir, beraber. Ale’sseviy = Hepsi bir olarak, bir düziye.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(SEVİYYE) (i. A.). Beraberlik, düzlük. Ale’s-««viyye = Bir düziye, hepsi beraber, birbirine uygun.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

level. equality. grade. standard. plane.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

level. plane. level düzey. rank. degree.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

footing. level. plane. standing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Seviyesi yüksek olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

level.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sb of merit. superior. excellent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Seviyesi düşük, bayağı, Adî.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سویه] düzey.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Bir düziye, eşit olarak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. A.). 1. Öne katıp sürme, ileri götürme: Koyunları otlağa şevketti. 2. Sebep olup bir neticeye götürme: Tenbellik insanı sefalete sevkeder. 3. Gönderme, eriştirme: Erzak sevketmek. Sevk-ı asker = Bir tarafa asker götürme, (askerlik) Sevku’l-ceyş = Strateji. Sevku’ttabîa (sevk-ı tabi)) = Hayvanlarda, düşünmeyerek, tabiatın sevkı ve zorlamasıyla yapılan hareket. Sevk memuru = Erzak ve askerî mühimmâtın askerî mevkilere şevkiyle görevli subay.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. A.) (c. eşvâk). 1. Şiddetli arzu, meyil ve heves. 2. Neş’e, keyif, istek. 3. (Türkçe) Işık (şavk).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Diken.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

forwarding. sending. driving. consignment. dispatch. expedition. conn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bang. driving. urging. inciting. sending. shipping. dispatch. consignment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sending. dispatching. shipping. driving. moving. forwarding. expedition. impulse. propulsion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

desire. enthusiasm. eagerness. spirit. spiritedness. animation. ardor. ardour. elan. fervency. fervor. fervour. glow. mettle. verve.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

eagerness. enthusiasm. fervor. animation. ardour. fervour. glow. heart. impulsion. pep. zeal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سوق] gönderme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ شوق] çok isteme. 2.sevinç.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to ship. to dispatch. to forward. bring. despatch. drive. expedite. impel. induce. instigate. to dispatch / to dispose of the mail. march off. push. urge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

göndermek, yönlendirmek, götürmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A ). Neşeli, keyifli, sevinçli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. «şevk arttıran») (musiki). Türk Musikisi’nde bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Keyif, neşe, sevinç, arzu koparan, yaratan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. «gönül neşesi») (musiki). Türk Musikisi’nde artık kullanılmıyan bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سوق طبيعی] içgüdü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. «zevk ve eğlence») (musiki). Türk Musikisi’nde artık kullanılmayan bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Sevgili, asil kan. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. botanik). Devedikeni.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i A.). Azamet, haşmet, heybet.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [شوکت] ululuk.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Azamet, büyüklük, ululuk, debdebe, haşmet.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

( ŞEVKET-PENAH ) (i.). Osmanlı hükümdarlarının unvanıdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Osmanlı hükümdarlarına ait: Atebe-i seniyye-i şevketpenâhîlerine.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Azamet ve heybet sahibi: Şevketlû pâdişâhımız efendimiz hazretleri.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [شوکت مآب] yüce padişah.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [شوکت پناه] yüce padişah.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. A.) (mü. sevkıyye). Asker şevkine veya stratejiye ait.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. A.) (mü. şevkıyye). Şevke, neşeye ait.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Şevkle ilgili, şevke ait, neşeli.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(a.f.i..) (Kadın İsmi) - Gönül neşesi, gönül sevinci.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(SEVK-I TABİİ) (i. F.). bk Sevk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

forwarding.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sendung. transport.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Şevki).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.). Asker, erzak ve askerî mühimmât sevkı işleri: Sevkıyyât-ı askeriyye.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) 1. Hevesli, arzulu. 2. Neş’eli, keyifli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

zealous. eager.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

eager. fervent. fervid. fierce.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Strateji, (bk.) Sevk.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سوق الجيش] strateji.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سوق الجيشی] stratejik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sevmek işi: Onun sevmesi anlaşılmaz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

affection. loving. caress. liking.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Sevgisi olmak, sevgi duymak, gönülden bağlı olmak, dostluk ve sevgi göstermek: Her ana evlâdını sever. 2. Aşık olmak: Mecnûn, Leylâ’yı sevmekle şöhret bulmuştur. 3. Mâil olmak, beğenmek, tercih etmek, arzu göstermek: Eti çok severim, balığı hiç sevmem. 4. Okşamak, taltif etmek: Çocuğu seviyordu. 5. Hoşlanmak, muvafık ve uygun bulmak, hazzetmek: Söğüt ağacı sulak yerleri sever; bu ağaç yerini sevmiş, çabuk büyüdü. Allah’ı seversen = Allah aşkına!

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

be sweet on smb. love. like. enjoy. caress. be fond of. fondle. affect. care. dandle. fancy. pet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

care. cherish. coo. dig. enjoy. fondle. like. love. pet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to love. to like. to fondle. to caress. to sherish. to enjoy. to fancy. embrace. to care for. pet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Çok nazlı sevgili.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Sevgi nuru, ışığı, aygınlığı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. esvâr). 1. Öküz, boğa. 2. (astronomi) Öküz şeklindeki bir burç ki, Güneş nisan ayında bu burca girer. Sitte-i Sevr = Nisanda altı gün süren fırtınaların adı. Aynü’s-Sevr = Cebbâr burcunun parlak bir yıldızı. Lls8n-ı Sevr = Geniş yapraklı bir bitki.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ ثور] boğa. 2.öküz. 3.boğa burcu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), Sevres ware Sevr şehrinde yapılan porselen. Sevres blue bu porselenin mavi rengi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.), Halk arasında yanlış olarak «susamçiçeği» denilen bitki ki, çiçeğinin rengine göre çeşitleri olur. (bk.) SÜsen.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Tapılacak kadar sevgi duyulan.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Çok sevilen, tek tutulan.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Hicri ayların onuncusu olup, birinci günü ramazân bayramıdır.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.). - Hicri takvime göre yılın 10.ayı, ilk üç günü şeker bayramıdır. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Her gördüğüne Aşık olduğunu sanan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sporty. sport.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sports fan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

water level.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «şevk» tan). Şevk ve arzu gösterme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Karışma, karmakarış olma.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تشوش] karışıklık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Ün seven. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Ün sev(Erkek İsmi) - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Ün sevin. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

patriotic. public-spirited person.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

patriot. patriot yurtsever. patriotic yurtsever.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

patriotism. public spirit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lone wolf.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

benevolent. caring. charitable. friendly. gracious. helpful. humanitarian. kind. kindly. obliging. public-spirited. well-disposed. humanist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

accommodating. benefactor. benevolent. charitable. chivalrous. cooperative. forthcoming. friendly. good. humanitarian. subscriber.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

person who likes to help others. benevolent. charitable. chivalrous. helpful. subscriber to charity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

benevolence. charity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

charity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [یک سویه] aynı düzeyde, eşit seviyeli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Bazı amplifikatörler için gelişmiş sinyal-parazit oranı ve daha düşük bozulma sağlayan yüksek seviyeli bir ses çıkışı.

Teknolojik Terim by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Ülkeni, yurdunu sev.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.). - Yurdunu milletini seven. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

patriotic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

patriot. patriotic. patriot vatanperver. patriotic vatanperver.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

patriotic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Yurtseven).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Yurtsever olma hâli.

Türkçe Sözlük by