Sevdigini Trip Atan | Sevdigini Trip Atan ne demek? | Sevdigini Trip Atan anlamı nedir?

Sevdigini Trip Atan | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: sevgili trip atan

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [آفت] afet, bela, felaket. 2.güzel sevgili.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [آفتاب جمال] güzel yüzlü, parlak yüzlü, yüzü güneş gibi parlayan, sevgili, maşuk.

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. gayr). 1. Yabancılar, teklifli adamlar, ecnebiler: Yâr ve ağyâr nazarında çirkin bir şeydir. 2. Rakipler, Aşıkın nazarında sevgilisi ile görüşenler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [احبا] dostlar, sevilenler; sevgililer.

Türkçe Sözlük

(i. F.). Ceylan (ceyran), gazâl. (mec.) 1. Dilber, sevilen, sevgili. 2. İri ve güzel göz, çeşm-i gazâl: Beni bir gözleri Ahûya zebûn etti felek. AhO-beçe = Gazâl yavrusu, (mec) Ülfet ve yakınlıktan kaçınan sevgili, güzel.

Türkçe Sözlük

(i. A. «Alî» den itaf.) (mü. Ulyâ) (c. Eâlî). 1. Daha veya pek yüksek, en yüksek: Bir makam-ı Alâya çıkmak. 2. Mânen pek yüksek ve sevgili: itibarı Alâ oldu. 3. Pek güzel, pek iyi, nefis, enfes: Alâ bir süt bulduk, Alâ bir seccade aldım. Alâdan Alâ = İyiden daha iyi. Cebri Alâ Cebirin yüksek bahisleri. Cennet-I Alâ = Cennet’in en yüksek katı. Aliyyülâlâ — En Alî (yüksek) derecede (diploma). Ne Ali = Ne iyi. Gelirse ne Alâ, gelmezse icabına bakarız.

İsimler ve Anlamları

(a.f.i.) (Erkek İsmi) 1.Yar, dost, sevgili. 2.Alinin dostu, sevgili adı. 3.Yüce dost. - Birleşik isim

Türkçe Sözlük

(i.) (ve İstanbul şivesince bazen galat: Ane). Doğurduğu yavrularına nisbetle dişi insan veya hayvan, valide, mâder, ümm, nine. (mec.) 1. Aziz ve muhterem kadın: Hadice anamız, Meryem ana. 2. Bir şeyin en başlı kısmı, kütük, esas, merkez: Ana defter, ana direk. Uvey ana = Ana olmayan baba karısı. Ana baba = VAlideyn, ebeveyn. Ana baba evlâdı = Kıymetli, aziz, sevgili. Ana baba günü = Mahşer gibi kalabalıktı ve evlât, anasını, babasını düşünemiyecek derecede tehlikeli gün. Anadan doğma = Çırılçıplak. Büyük ana = Baba veya ananın annesi, Ar. cedde Hamam anası = Hamamda yanaşma ihtiyar kadın Demir anası = Gemi demirinin büyük kolu. Sütana = Sütnine. Kaynana = Karı kocadan birine nisbetle diğerinin anası, kayınvâlide.

Türkçe Sözlük

(i. F.) (asıl fiil olup sıfat terkibi içinde sıfat mânâsını ifade eder). Donatan, süsleyen, tezyin eden, şenlendiren: Suhan-Arâ = Süslü söz söyleyen. DilArâ = Gönül süsleyen, yani sevgili, dilber, mahbub. Meelis-Arâ = Meclis süsleyen, sohbet ve zarafetiyle meclisi şenlendiren.

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) -1.Gönül rahatı. 2.Sevgili, sevilen güzel.

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.İstek, bahşiş. 2.Emel, heves, meyl. 3.Özlemek, müştak olmak. “Arzum” olarak da kullanılır. Meşhur halk hikayelerinde Kamber’in sevgilisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i) dikkat, ihtimam, üzerine titreme, meşgul olma; teveccuh, iltifat,nezaket; (çoğ). aşığın sevgilisine gösterdiği ilgi. Attention I Hazır ol I attention span (psik). bir kimsenin konu degiştirmeden aynı şeye dikkat edebildiği müddet.

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) 1.Dost, arkadaş. 2.Sevgili, yar. 3.Temiz yaratılıştı.

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Ay gibi sevgili. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

Türkçe Sözlük

(Aslı: Azîz) (i. A. «izzet» ten smüş.) (mü. azîze). 1. Kıymettar, kıymetli: Nİn-ı aziz = Ekmek, yâr-ı azîzim = Sevgili dostum, aziz dostum. 2. Hürmetli, Ar. muhterem, muazzez, mükerrem. 3. Yüksek dereceli, çok seçkin: O zat oralarca pek azizdir. 4. Kuvvet, kudret ve celâl sahibi: Azîz-ullah = Tanrı’nın adlarındandır. Abdülaziz. 5. Velî, keramet sahibi mübarek zât: Bu türbede bir aziz yatıyor. Aazz-ı kirimdan = Azizlerin büyüklerinden bir zât. 6. Bazı milletlerde evliyâ addolunarak namına Ayinler icra olunan ve belirli günleri yortu ittihaz edilen adam. Yunanca ayos: Rumlar’ın birçok azizleri vardır. Katolikler’in azizleri çok olup Protestanlar bunları tanımazlar.

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Muhterem, sayın. 2.Sevgili. 3.Veli, evliya, ermiş. 4.Az bulunur. 5.Allah’ın izzetli kıldığı, mü’min. - Aziz (İmadettin Abulfeth Osman el-Aziz): Selahaddin Eyyubi-’nin II. oğlu. Kardeşi el-Efdal, Melik iken kendisi Şam’ı terkederek Mısır Eyyubileri hükümdarlığını ilan etti. Fakat daha sonra kardeşiyle barıştı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عزیزه] sevgili. 2.saygın.

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. azârî). Bakirelik, kız kız oğlan kız, Fars. dûşîze. (hl. mü.). Meşhur bir masalda VAmık İsmindeki şahsın sevgilisi.

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Bakire, kızoğlan kız. 2.Ayak değmemiş kum. 3.Delinmemiş inci. 4.Hz.Meryem’e verilen adlardan. 5.Medine şehrinin adlarından biri. 6.Masal kahramanı “Vamık”’ın sevgilisi.

İsimler ve Anlamları

(Tür.). 1.Kardeş. 2.Çok sevgili, samimi arkadaş. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). aşık; sevgili; kavalye; züppe erkek; şık giyinen adam.

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Küçük çocuk ve mec. çocuk tabiatında olan. 2. Çocuk, oyuncağı kabilinden, yapma çocuk veya gelin vesaire. 3. Argoda çok güzel kız, kadın, sevgili, mec. Çok süslü: Sanki bebek. Bezden bebek = Bir işe yaramaz, hayırsız adam. Sakallı bebek = Yaşça büyük, akıl ve tedbirce çocuk halinde olan adam. Gözbebeği = (bk.) Gözbebeği. Kurret-tül-ayn. Fars. merdümek-i çeşm. mec. Pek aziz ve sevgili şahıs: A gözümün bebeği (dostluk tâbiridir).

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. sevgili, aziz; i. sevgili.

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Olgunluk ve güzelliğiyle akranlarından üstün olan sevgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük

s.,i. en iyi, en hoş, en uygun, en elverişli; i. en iyisi. best beloved en çok sevilen; çok sevgili. best man sağdıç. the best part yarısından fazla, çoğunluğu. Maybe it's all for the best Belki de böylesi daha hayırlı olur. at best olsa olsa taş çatlasa.

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Tek sevgili.

Türkçe Sözlük

(CAN) (i. F.). 1. İnsan ve hayvanın hayatı olan ve cisim ile beraber şahsiyeti teşkil eden manevî yapı ki, ölümle cisimden ayrılır, ruh: Tende can var iken. 2. Yaşayış, hayat: Canını feda eder. 3. Gönül, yürek, kalb: Canım istiyor, canı istemiyor, candan seviyor. 4. Kuvvet, kudret, zor: Sende hiç can yok mudur? 5. Ruh gibi sevgili ve aziz, dost, muhib: Canım = Dostum, azizim, canım birader. Canım •fendim = Rica yerinde. Can atmak = 1. Pek fazla arzu etmek, çok istemek. 2. Zor kurtulmak, güçle kendisini kurtarmak. Can acıtmak = Ağrı meydana getirmek. Can acı», yürekler acısı = Pek acınacak şey. Can-8zâr = Can inciten. Can almak = Öldürmek, katletmek. Can alacak yer = Bir işin en mühim ve yararlı ciheti: Meselenin can alacak yeri orasıdır. Canâver (bk.) Canavar. Can evi = Midenin üstü. Canbaz. (bk.) Cambaz. Cin-bahş = Can bağışlayan, can bağışlarcasına insanı memnun eden, ferahlık veren. Can ciğer = Sevişen dostlar: Burada hep can ciğeriz. Can çekişmek = Komada olmak. Can çıkmak = Ölmek, ruhunu teslim etmek: Can çıkmadan tereke yazılır mı? Can hırâş = Sanki canı tırmalarcasına heyecanlandıran ve hırpalayan, dayanılmayacak surette keder veren. Candan, can ve yürekten = Büyük bir samimiyetle, gönülden, ciddî bir sevgiyle. Cin-rübâ = Gönül kapan, dil-rübâ. Can-siparane = Canını feda eden, fedakâr. Can-sipârtne = Fedakârca. Cilveli = Gönül alan, dilber. Can-süz = Can yakan, çok keder ve esef veren. Can sıkmak = Sıkıntıyı mucip olmak, ıztırap vermek. Canı sıkılmak = Muztarip olmak. Canına susamak = Kendisini tehlikeye atmak. Çinfersâ = Canın dayanamıyacağı. Cân-fezâ = Can bağışlayan, ferah arttıran. Can kalmamak = Çok gülmekten bayılmak: Gülmeden kimsede can kalmadı, kimde can kaldı? Can kurtarmak = Herkesin kendi canını kurtarma derdine düşmek: Can kurtaran yok mu? Birinin canını kurtarmak, ölümden kurtarmak. Can kurtaranlar = Tahlisiye heyeti. Cân-güzlr = Can eritircesine bıktıran. Ikicanlı = Gebe kadın. Canlı cenaze = Gayetle zayıf. Can vermek = 1. Diriltmek, ihya etmek: Cenâb-ı Hak bir avuç toprağa can verdi. 2. Ölmek, vefat etmek, ruhunu teslim eylemek. 3. Pek ziyade arzu etmek: Zenginlik için can veriyor. Can havliyle = iç oynayarak, helecanla. Cana yakın = Sevimli, kanı sıcak. Can cana, baş başa = Etrafa bakmaya imkân olmayanacak kadar büyük kalabalık, izdihâm. Can yoldaşı = Arkadaş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [جان] ruh. 2.can. 3.sevgili.

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) 1.Can, ruh. Hayat. 2.Güç, kuvvet, hayatiyet, dirilik. 3.Gönül, yakın dost, çok sevilen arkadaş. 4.Mevlevi ve Bektaşi tarikatlarında dervişlerin birbirlerine hitabı. 5.Kişi, fert. 6.Sevgili.

Türkçe Sözlük

(i. F.). Gönül kapan, gönül kapıcı güzel, sevgili, dilber.

Türkçe Sözlük

(i. F.). Ey cân, ey sevgili!

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [جانا] sevgilim, ey sevgili.

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Sevgili, sevilen. Ar. mâşûka, mahbûbe, Fars. dilber. 2. Tasavvufta Tanrı yerine de kullanılır: Canını cânânına teslim etti.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [جانان] sevgili.

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Sevgili, gönül verilmiş, sevilen kadın.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [جانانه] sevgili.

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Canım gibi sevgili.

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Gönül alan, sevgili.

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) 1.Hayat veren su, tazelik. 2.Sevgili, sevimli.

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Zâlim, gaddar. 2. Mâşuk, sevilen, sevgili.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [جفاپيشه] üzmeyi huy edinmiş, cefa eden. 2.aşığını üzen sevgili.

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) 1.Salına salına yürüyen. 2.Nazlı sevgili.

İsimler ve Anlamları

(Fars) (Kadın İsmi) 1.Süzerek bakma, bakış. 2.Nazlı nazlı bakan göz. 3.Güzel gözlü sevgili.

Türkçe Sözlük

(i. F.) (aslı: ceğr). Farsça’da bizim karaciğer dediğimiz uzva mahsus olup, dilimizde akciğere dahi uydurularak, bu iki uzuv «kara» ve «ak» sıfatlariyle birbirinden ayrılmıştır: (Akciğer = rie, karaciğer = kebet). Ciğer ağıza gelmek = Korkup ürkmek. Ciğerotu = Deniz kadayıfı. Ciğeri beş para etmez = Değersiz adam. Ciğer-pâre, ciğer-kûşe = Pek sevgili şahıs. Can ciğer = Sevişen dostlar: Burada hep can ciğeriz. Ciğer yanmak = Çok kederlenmek.

Türkçe Sözlük

(i. F.). Ciğer köşesi, evlât; sevgili. Türkçe: Ciğerimin köşesi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [جگرگوشه] ciğerköşe, evlat. 2.sevgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (s). sevgili, sevgilim; (s). sevgili; sevimli, cici hoş.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (s). sevgili; (s). aziz; sevgili; samimi; pahalı. dear John azizim John; bir kızın nişanlısına yazdığı ayrılma mektubu. Dear me I Aman I Canım I Yarabbi I Deme I for dear life canını kurtaracakmış gibi. dearly (z). sevgi ile, samimi olarak; pahalıy

Yabancı Kelime

Hepimiz bu duyguyu mutlaka yaşamışızdır, ilk defa gittiğimiz bir şehirde geçtiğimiz bir yolu çok iyi biliyor gibi hissetmişizdir yada , yaşadığımız gün içerisinde yolunda gitmeyen bir işimizin sanki nasıl sonuçlanacağını daha önce yaşamışız gibi nasıl sonuçlanacağını bildiğimizi düşünürüz. Karlı bir günde sevgililerin gerçekleştirdiği bir buluşmada olası bir davranış kartopu savaşı iken bireylerden diğeri bunu daha önce yaşadığını düşünebilir... Yaşanılan bir olayın, daha önce de yaşanılmış olması hissine kapılınması durumudur. Fransızcadan gelen deja vu kelimesi, daha önce görülen anlamına gelmektedir. Bir çok insan dejavu, yaşadığını söyler. Kimileri dejavunun Beyindeki bir algı bozukluğundan kaynaklandığını düşünürken kimileri de bunu reenkarnasyon ile bağdaştırır. Bilimsel olarak dejavu şöyle açıklanabilir. Beş duyu organımızdan beyne giden sinyaller özellikle görüntü ve ses beyin tarafından algılanamayabilir. Oysa algılanamayan bu bilgi beyinde kaydedilmiştir.Ayrıca ne zaman yaşanıldığı konusunda bir bilgi yoktur. Beyin bu sinyalleri tekrar aldığında ise kişi bu olayı ikinci defa yaşadığı hissine kapılabilir. Bunun dışında beynin sağ lobu ile sol lobu arasında mikrosaniyeler seviyesinde bir çalışma süresi farkı vardır. Bir olayı beynin bir tarafı diğer tarafından önce algılar ve bilgi ikinci lobda algılandığında kişi ikinci defa yaşanmış hissine kapılabilir. Ayrıca yaşanılan olayın daha önce bir benzerinin görülen ve hatırlanamayan bir rüyada yaşanmış olması da olasılıklar dahilindedir.

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Yüz, çehre. Ar. vech: Arz-ı dîdâr etmek = Yüzünü göstermek. Dîdâr-ı yâre niil olmak := Sevgiliyi görmeye veya sevgili ile konuşmaya kavuşmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دل آشوب] gönül karıştıran, sevgili.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دلبند] gönül bağlanan, sevgili.

Türkçe Sözlük

(DİL-BER) (i. F. dil = gönül, berden = götürmek). Gönül alan, gönül çeken, güzel, sevilen, sevgili.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دلبر] gönül alan, güzel, sevgili.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دلجو] gönlün aradığı, güzel, sevgili.

Türkçe Sözlük

(DİL-DAR) (i. F. dil = gönül, dâşten = tutmak). Birinin gönlünü bağlayıp tutan, sevgili.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دلدار] gönül tutan, sevgili.

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) 1.Birinin gönlünü almış, sevgili. 2.Abdülbaki Dede’nin terkib ettiği 7 makamdan biri.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دل افروز] gönül aydınlatan, sevgili.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دل فریب] gönül aldatan, sevgili.

Türkçe Sözlük

(i. F.) (c. dostân). 1. Sevilen insan. Ar. muhib, Fars. yâr: Dost nasihati. 2. Erkek veya kadın sevgili: Ar. mâşuk, maşuka, mahbûb, mahbûbe. 3. (tasavvuf) Hakikî dost ve ariflerin Aşık olduğu Tanrı 4. Gayr-ı meşru zevç veya zevce (Fr. maîtresse): Bir dost tutmuş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ دوست] sevgili. 2.yakın arkadaş. 3.Tanrı.

Türkçe Sözlük

(i. F.). mec. Sevgilinin iki dudağı.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ördek dişi ördek; Anatidea familyasından ördek; (ing.), (k.dili) sevgili yavru; sakat kimse veya şey, kolay ele geçirilebilen hedef; (A.B.D.), (ask). hem karada hem suda işleyebilen kamyon. duck and drake (veya) ducks and drakes suda taş kaydırma

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (argo) mükemmel, fevkalade; sevgili, aziz.

Türkçe Sözlük

(i. F). İnci tanesi. mec. Pek güzel ve sevgili çocuk.

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) 1.İnci tanesi. 2.Sevgili, kıymetli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ دوست] dost. 2.sevgili. 3.Tanrı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ درج] kutu. 2.mücevher kutusu. 3.sevgilinin küçük ağzı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [ دردانه] inci tanesi. 2.sevgili.

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Bir iş ya da emek karşılığı verilen şey. 2.Sevap. 3.Aziz sevgili.

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Gönül eğlendirecek, sıkılmaksızın vakit geçirecek şey: Bu memlekette eğlence yoktur. 2. Faydasız ve ehemmiyetsiz şey, verimsiz iş, oyuncak. Ar. mel’abe: Çocuk eğlencesi. 3. Pek kolay iş: Onun için, bu iş eğlencedir. 4. Alaya alınan, kendisiyle eğlenilen adam, maskara: Herkes senin eğlencen mi? Gönül eğlencesi = Sevgili (şimdi kullanılmıyor).

İsimler ve Anlamları

(Yun.i.) (Kadın İsmi) 1.Bilinen kıymetli taş. 2.Pek sevgili ve kıymetli. 3.Billurlaşmış saf ve şeffaf karbon. 4.Ucunda sivri bir elmas parçası bulunan ve cam kesmekte kullanılan alet.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ انيس] dost. 2.sevgili.

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Dost arkadaş. 2.Yar, sevgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (i.) ebedi ve ezeli, başı ve sonu olmayan; daimi, baki, ölümsüz; (i.), (b.h.) ebedi varlık, Tanrı, Allah. the Eternal City Roma the eternal triangle evli bir çift ile bunlardan birinin sevgilisi. eternally (z.) ebediyen, daima.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (s). çok sevilen kimse veya şey; sevgili, gözde; spor kazanması beklenen yarışçı; (s). çok sevilen. favoriteson (pol). kendi seçim bölgesince başkanlığa aday gösterilen kimse. a favorite with tarafından sevilen, tercih edilen. favoritism (i). taraf

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). alev, yalaz, ateş; hiddet, şiddet; aşk, aşk ateşi; (k).dili sevgili. flame-colored (s). ateş rengi. flameproof (s). ateş almaz, yanmaz, ateş geçmez. flame test (kim). alev testi. flame thrower (ask). yanar benzin saçan bir silâh. flametree (i).

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Kıskanma, kıskançlık: Korkarım gayret beni öldürür. 2. Sevgili ve kutsal bir şeye yabancıların tecavüz ve taarruzunu görmekten hasıl olan tahammülsüzlük duygusu. Ar. hamiyyet: Kendisinde vatan gayreti, din gayreti vardır. Aile hakkında gayretini herkes bilir. 3. Fevkalâde çalışma, himmet; rehavet mukabili: Bu işi bugün bitirmeye gayret etmeli. Bu iş sizin gayretinizle olacaktır. 4. Sabır, tahammül, bir belâ olunca erkekçe davranma: Böyle bir halde siz gayret etmelisiniz ki, sizin gayretiniz diğerlerine de teselli versin. Gayreti elden bırakmamalı. Gayret vermek = Cesaret vermek teselli etmek. Gayreti kesilmek = Cesaretini kaybetmek. Birinin gayretini gütmek = Ona taraftarlık etmek: Daima hemşehrilerinin gayretini güder. 5. e. Gayreti... = Davran, himmet et, çalışmaya devam eti

Türkçe Sözlük

(i. A.). Geyik yavrusu, genç Ahû. mec. Güzel, sevgili, ürkek genç kız. Çeşm-i gazâl = Ceylan gözü, şiirde sevgilinin gözleri için kullanılmıştır.

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kız; hizmetçi kız; sevgili. girl friend yakın kız arkadaş; bayan dost. girl scout A.B.D kız izci. girlhood i. kızlık çagı.

Türkçe Sözlük

(i. F.) (Türkçe halk dilinde: konca. Asıl Farsça’da: gonçe). Açılmamış gül veya diğer bir çiçek tomurcuğu: Elinde bir gonca, bir gül goncası, karanfil goncası vardı (yalnız gonca denildiği zaman gülünkü anlaşılır). Şiirde sevgilinin ağzına benzetilir. Gonca gül = Gülün bir çeşidi ki, açılmayıp top durur.

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) 1.Henüz açılmamış gül, tomurcuk. 2.Sevgilinin ağzı.

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Gözün saydam tabakasının arkasında «irisi denen renkli kısmın ortasında siyah bir dairecik şeklinde görülen açıklık. 2. mec. Pek aziz ve sevgili kimse. Gözbebeği gibi sevmek = Pek çok sevmek.

Türkçe Sözlük

(I.F.).Meşhur çiçek ki, küçük ve dikenli bir ağaçta olup şeklinin ve kokusunun güzelliği ile meşhur ve şairlere göre bülbülün sevgilisidir. Pek çok çeşidi vardır: Al, penbe, sarı katmerli gül, gül-l zîbâ. Gül-l sad-berk = Yabanî gül. Hokka (veya okka) gülü = Tatlısı yapılan cinsi. Gül ağacı = Bu çiçeği veren küçük ağaç. Gül bayramı = MÜsevîler’in bir bayramı, (pantekot). Gülbeşeker = Bir çeşit gül reçeli.Gülhatem (hatmi) = Alaca renkli ağaç hatmisi. Gülsuyu = Gülden çıkarılan güzel kokulu su, Fars.gülâb, (Ar.)mâ-ülverd. Gülyağı = Gülden çıkarılan kokulu yağ (sıfat terkiplerine de girer). Gül-ruh = Gül yanaklı. Gül-ro = Gül yüzlü. Gül, gülgiller (Rosaceae) familyasının Rosa cinsinden güzel kokulu bitki türlerine verilen ad. Anavatanı Anadolu, İran ve Çin›dir ama başka yerlerde de yetişir. Çok güzel ve kıymetlidir. Park ve bahçelerin süslenmesinde kullanıldığı gibi odaları, balkon ve terasları süsler. Kesme çiçekçilikte çok talep edilen bir çiçektir.

Türkçe Sözlük

(I. F.). Gülden yatak, mec. Sevgilinin yatağı.

Türkçe Sözlük

(i. F ). 1. Gül dalı. 2. Meşhur masaldaki Varaka›nın sevgilisi.

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) - Sevgiliye yazılan mektup, kaside.

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) 1.Güllerin şahı. 2.Varaka’nın sevgilisi, masal kadın.

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Gül gibi çekici kadın. Güzel sevgili.

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Göze iyi görünen, şekil ve sureti takdir ve sevgi uyandıran, Ar. cemîl, Fars. hûb, zîbâ: Güzel adam, güze! kız, güzel at, güzel ev. 2. İyi, hoş, Ar. tayyib, mergub, müstahsen: Güzel iş, güzel hava, güzel söz, güzel ses. 3. Ayıpsız, kusursuz, Ar. sâlih: Güzel adam. Sevgili, di. ber: Ger derse Fuzûlî ki güzellerde vefâ var. İyi, Alâ, hoş: Güzel söyledi, güzel işlenmiş, güzel yazar. Cevap mânâsında: Peki, olur: Güzel, güzel ama = Peki ama. Güzelhatun — Bir nevi kan kurutan otu. Saksıgüzeli = Nasırotu. Dünya güzeli = Pek güzel kadın.

Türkçe Sözlük

(i.). Halk şiir ve musikisinde, sevgilinin (bazen atın vs.) güzelliğinden bahseden şekil.

Türkçe Sözlük

(i. A. «hub» dan smüş.) (mü. habîbe) (c. ahbâb, ahibbâ). Sevilen, sevgili, dost. Habîbullah = Tanrı’nın sevgilisi yani Peygamberimiz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ حبيب] sevgili. 2.dost. 3.Hz. Muhammed

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Sevgili. Seven, dost.

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Allah’ın sevgilisi. Hz.Peygamb(Erkek İsmi)

Türkçe Sözlük

(i. A.). Yeni ay, iki günlük ay. Sevgilinin yeni ay resmindeki kaşı. Hilâl-ebrû = Kaşı yeni aya benzer. Hilâl-I Ahmer = Kızılay’ın ilk adı.

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. bal; tatlı şey, tatlılık; sevgili; canım; f. bal ilâve ederek tatlılaştırmak; tatlı dil kullanmak. honey bread bot. keçiboynuzu. honeyed s. tatlı, yumuşak (dil).

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Güzel, hoş sevgili.

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Cennet kızı. 2.Sevgili. - Daha çok lakab olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Küçük sevgili. 2.Hz.Muhammed (s.a.s.)’in torunu, Hz.Ali’nin küçükoğlu.

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Yüzü parlak, güzel olan sevgili.

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Sevgilinin bayramı.

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sevgili, sevilen kadın; aşık kadın.

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. sevgilisini reddetmek, âşığını aldatmak; i. sevgilisini reddeden kız.

Türkçe Sözlük

(I ince) (i. A.) (c. kulûb). 1. Yürek, hayat merkezi olan organ ki, göğsün sol tarafında mahrutî şekilde, kaslardan ibarettir; kanı bütün vücuda dağıtır, devamlı harekette bulunur: Kalbim çarpıyor; kalbimde daimî bir ağrı duyuyorum. 2. Duygu merkezi olan gönül, Ar. fuâd, Fars. dil: Kalbimdeki sevgi, kalbinde kin ve garaz tutmak: Kalb kırmak = Gönül kırmak, Osm. dilgîr etmek. Mahbûb-ül-kulûb = Kalblerin-sevgilisi. Herkesin sevdiği, herkesin sevgisini kazanmış. mec. Her şeyin ortası, merkezi: Ordunun kalbi: Kalbgâhı; tâ kalbine vurdu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [کمان ابرو] kaşı yay gibi olan sevgili.

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Vaktiyle düşmanı ve avda bazı hayvanları tutmak için uzaktan atılan ucu ilmikli ip ki, boyuna geçtikten sonra çekilerek sıkışırdı. 2. Geyik vesaire yuları. 3. Dîvân şiirinde sevgilinin saçı, zülfü, perçemi, saç büklümü: Kemend-i zülfüne giriftâr oldu.

Türkçe Sözlük

(I.) (Farsça’dan). 1. Yönleri çeşitli iki yüzey veya çizginin birleşiminden meydana gelen yer kl, açıklığı çeşitli derecelerde olur, bucak, Ar. zâviye, gönye. Doğru köşe = Genişlik derecesi 90 olan dik açı. Sivri köşe = Genişlik derecesi ondan az olan dar açı. Açık köşe = Genişlik derecesi 90 dereceden fazla olan geniş açı. Bir köşeye çekilmek = inzivâya çekilmek. Köşe köşe kaçmak, saklanmak = Sıkı sıkı kaçıp gizlenmek. 2. Odanın en yukarı yeri. Ar. sadr: Köşeye çıkmak; köşede kurulmak. 3. inzlvâ yeri, Ar. zâviyye, Fars. uzlet-gâh: Bir köşeye çekilmek. 4. Uç, kenar, ıssızlık, ücrâ yer: Dünyanın bir köşesinde; Türkiye’nin bazı köşelerinde. 5. Sivri yer, uc: Batacak köşeleri vardır; köşelerini yuvarlatmak. Altı köşe, altı köşeli = Altıgen, Ar. müseddes. Üç köşe, üç köşeli = Üçgen, Ar. müselles. Köşebaşı = Sokağın dönemeç yeri. Köşe bucak = Ücrâ yerler, her bir taraf. Köşe bucakta = Ötede beride. Ciğerköşesi = Pek sevgili şahıs, sevgili evlât. Dört köşe, dört köşeli = Dörtgen, kare, Ar. murabbâ. Sekiz köşe, sekiz köşeli = Sekizgen, müsemmen. Köşetaşı = Duvarın köşesine konmaya mahsus muntazam taş. Köşe sarrafı = Sokakta ve ekseriya sokak veya dükkân köşelerinde çekmecesi olup para bozan ve küçük muamemelerde bulunan küçük sarraf. Köşe müftüsü = Ötekinin berikinin dâvasına karışan avukatımsı adam, müzevvir.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ کوی] köy. 2.sokak. 3.sevgilinin evinin bulunduğu yer.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) bayan, hanım, kibar kadın, hanımefendi; (b.h.) bir İngiliz asılzadesinin karısı, Leydi; sevilen kadın, sevgili. Lady Day 25 marta tesadüf eden bir kilise yortusu. lady in waiting kraliçe veya prensesin nedimesi. lady of the house evi idare eden k

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) kız, genç kadın, nişanlı kız, sevgili. lassie (i.) kızcağız, küçük kız.

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Yakut gibi al renkli değerli bir taş. 2. Pek kırmızı ve has bir cins mürekkep. 3. (edebiyat) Sevgilinin dudağı ve şarap gibi kırmızı şeyler hakkında kullanılan mecaz.

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sevgi, muhabbet, aşk; sevgili, yâr, dost; b.h. aşk tanrısı, Küpid; psik. eros; (tenis) sıfır, hiç sayı kazanmamış olma. love affair aşk macerası. love apple (eski) domates. love beads hippilerin taktıkları renkli boncuklar. love charm aşk husule g

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sevgilisi tarafından bırakılmış, terkedilmiş; aşk hicranı çeken.

Türkçe Sözlük

(i. A. «hubb» dan imef.) (mü. mahbûbe). Sevilen, sevgili. Mahbûb-ı Hudâ = Peygamberimiz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ محبوب] sevilen. 2.sevgili.

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Muhabbet olunmuş, sevilmiş, sevilen, sevgili. 2.Mahbub-i Hûda, (Allah’ın sevgilisi) Hz.Muhammed (s.a.s).

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. A. «aşk» tan imef.). Aşkla sevilen, sevgili.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [معشوق] (erkek) sevgili.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [معشوقه] (bayan) sevgili.

Türkçe Sözlük

(MEZAR) (i. A. «ziyâret» den im.). 1. Ziyaret yeri, sevgili bir şahsın ziyaret olunan kabri. 2. Kabir, sin, lahit. Mezar taşı = Mezarın üzerine dikilen yazılı taş. Mezar kaçkını = İskelet halinde bulunan pek zayıf adam.

Türkçe Sözlük

(MİHRAB) (i. A ). 1. Mescid, câmi veya namazgahın kıble cihetindeki cephesinin iç tarafında yapılan oyuk ki imam onun önünde namaz kılar. 2. mec. Uyulacak, emirleri dinlenecek yer. 3. (edebiyat). Sevgilinin kaşları.

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., argo. gangsterin sevgilisi; orospu, fahişe.

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Korunan, sığınan. 2.Çok aziz, izzet sahibi, saygı uyandıran, kıymetli, muhterem, sevgili. Muaz b. Cebel, sahabeden.

Türkçe Sözlük

(i. A. «izzet», tâzîz’den İmef.) (mü. muazzeze). 1. İzzet ve şeref sahibi, pek sevgili ve saygı değer. 2. İkrâm, saygıyla kabûl olunan. 3. Kıymetli, aziz: Memleketimiz muazzezdir.

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Tilki vesair hayvanların göbek tarafından çıkan kürk. 2. Bir cins ceylânın göbeğindeki misk taşıyan kese. 3. mec. Sevgilinin saçı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ نافه] ceylanın göbeğinden çıkan misk. 2.sevgilinin saçı.

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Sevgiliye ve aşka ait yazılmış mektup. Mektup. Kitap, dergi.

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Naz yapan, kendini ağıra satan. Değer verilen sevgili.

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Sarı çiçekli, yeşil göbekli, bir cins güzel çiçek. 2. mec. Sevgilinin gözü.

Türkçe Sözlük

(i. F.). Taze fidan. mec. Uzun boylu genç sevgili.

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Resim, tasvir, sûret. 2. mec. Resim gibi güzel sevgili. 3. (sıfat terkiplerinde). Resmolunmuş. Hâtırnigâr = Hatırda resmolunmuş gibi yerleşen, unutulmayan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ نگار] sevgili. 2.resim.

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) 1.Resim. 2.Resmedilmiş, resmi yapılmış. Put. 3.Sevgili. 4.Türk musikisinde bir makam. Nigar Hanım: Meşhur kadın şairlerdendir. Osman Paşa’nın kızıdır.

Türkçe Sözlük

(i. F.). Resim gibi güzel sevgili, dilber.

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) 1.Sevgili. 2.Taze, düzgün fidan, sürgün.

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) 1.(bkz.Niyaz). 2.Yalvarıcı, niyaz edici. Sevgili. Türk mutasavvıflarından birisi. 18.yy.’da yaşamıştır.

Türkçe Sözlük

(NÜR) (i. A.) (c. envâr, nîrân) (tes. nûreyn). 1. Aydınlık, ışık: Güneşin nûru etrafı kapladı. 2. Parlaklık. Nûr-efşân, nûr-pâş = Etrafa aydınlık veren, ortalığı nûr içinde bırakan. Nûr-bahş = Parlatan. Nûr-ı çeşm, nOr-ı dîde, nûr-ı ayn = Pek sevgili şahıs. Nûrtopu, nûr damlası — Pek güzel çocuk. Nûr içinde yatsın = Allah rahmet eylesinl NÜr-ün ali-nûr = O, daha iyi. Göznûru == Okuyup yazmakla veya dikişle görülen iş: Göznûru dökmek (tesniye) NÜreyn — Ay ve Güneş. Zu’n-nûreyn = İki nûrun sahibi.

Türkçe Sözlük

(i. A.). Göz nûru, pek sevgili kimse.

İsimler ve Anlamları

(a.f.i.) (Kadın İsmi) - Işıklı, aydınlık, sevgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. eski, ihtiyar, yaşlı; aşınmış, eskimiş; köhne; tecrübeli, meleke sahibi, pişkin; modası geçmiş; k.dili çok; harika; k.dili sevgili (dost); i. eski zamanlar. old age ihtiyarlık, yaşlılık. old clothes man eskici. the old country göçmenin eski vata

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Sevgili, aziz.

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Onuk (Erkek İsmi) Sevilen, sevgili insan, saygı değ(Erkek İsmi)

Türkçe Sözlük

(f.). Dudakla dokunmak, sevgiyle ve çok defa kucaklayarak dudaklarını değdirmek. El, ayak, etek öpmek = Bu suretle yapılan bazı törenleri yerine getirmek. El öpmek = mec. Saygı göstermek. El, etek öpmek = mec. Rica etmek, yalvarmak. Öpüp başa koymak = Çok sevgili ve muhterem tutmak.

Türkçe Sözlük

(i.). Sevgili, metres. OYNAŞMA (i.). Birlikte oynama.

İsimler ve Anlamları

(t.f.i.) (Kadın İsmi) - Kişiye en yakın, sevgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. aşık, sevgili, metres, gayri meşru karı ve koca.

Türkçe Sözlük

(i. F.). Sevilen, sevgili.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ پرستيده] tapınılan. 2.taparcasına sevilen, sevgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., z., i. kıymetli, değerli; çok pahalı; ender; aziz, çok sevilen; aşırı itinalı, fazla nazik, müşkülpesent; k.dili rezil; z., k.dili çok, ziyadesiyle; i. sevgili. precious little çok az. precious metals altın ve gümüş gibi kıymetli madenler. precious

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. A. «rekabet» den) (c. rukabâ) (F. c. rakıybân). 1. Diğeriyle aynı şeyi isteyen, bir sevgiliyi seven Aşıkların birbirlerine nisbeten herbiri. 2. Bir iş, san’at, ilim veya sporda meslektaşlarıyla yarışıp onları yenerek ilerlemek isteyen: Birbirine rakîb iki doktor.

Türkçe Sözlük

(i. F.). Giden, yürüyen, akan. Ab-ı revân = Akarsu. Taht-ı revân = Hayvan ve insanların arasına alınarak taşınan bir çeşit mahfil. Rûh-i revân = mec. Sevgili.

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. A.). Sevgilinin ağız suyu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ شاهد] tanık. 2.güzel. 3.sevgili.

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Çamfıstığı ağacı. 2. Çamfıstığı kozalağı. 3. mec. Eskiden sevgilinin boyu için söylenirdi.

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Çam fıstığı. Çam fıstığı kozalağı. 2.Sevgilinin boyu-posu.

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Hafif, yeğni. Çabuk hızlı. Ağırbaşlı olmayan. 2.Sevgili, aziz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [شکرخند] tatlı gülüş, sevgilinin tatlı gülüşü.

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Mahalle ve sokakbaşı. 2. mec. Sevgilinin semti.

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Sevgili, sevilen, başcan.

Türkçe Sözlük

(i. F.). Servigillerden «selvi» de denilen ağaç. Serv-i revân, «erv-i hırâmân = Düzgün vücutlu sevgiliyi anlatır.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سرو بلند] boyu servi gibi düzgün ve uzun olan sevgili.

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Nazlı, sallanan selvi. 2. Nazlı nazlı, salınarak yürüyen sevgili.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سرو خرامان] salınarak yürüyen sevgili.

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) 1.Dallan yana sarkan servi. 2.Uzun boylu sevgili.

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Sevgili insan, sevimli Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

Türkçe Sözlük

(i.). Sevdiğim sözünü küçültme hâli, sevgilim.

Türkçe Sözlük

(i.). Sevilen, Aşık olunan.

Türkçe - İngilizce Sözlük

beloved. loved. dear. well-beloved. pet. darling. ducky. gallant. lover. sweetheart. love. darling. beloved. deary. sweety. steady. pet. girl. beau. concubine. dearie. dove. doxy. duck. duckie. ducky. fancy man. favorite. favourite. feller. fellow. f.

Türkçe - İngilizce Sözlük

beloved. boyfriend. darling. dear. favourite. girl. girlfriend. love. lover. pet. steady. valentine. sweetheart.

Türkçe - İngilizce Sözlük

beloved. darling. dear. sweetheart. one's beloved. beau. girl. honey. inamorata. lass lassie. love. true love.

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Çok nazlı, sevgili.

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Dost, arkadaş. 2.Unutkan, saf kimse. 3.Sevgili, sevilen.

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Sevgili, asil kan. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Çok nazlı sevgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. yakışıklı delikanlı; civelek kız: (erkek) sevgili; sinirli kimse; f. flört etmek. sparkish s. hoppa, havalı, civelek; gösterişli, iyi giyimli.

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., k.dili. sersem, aklı başından gitmiş; sevgilisine aşırı derecede düşkün. spoonily z. budalaca. spooniness i. aşırı düşkünlük, aklı başından gitme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ سلطان] hükümdar. 2.hükümdar eşi ve kız çocuğu. 3.sevgili.

Türkçe Sözlük

(i. F.). Soğandan olan çiçek ki çeşitleri vardır. Sevgilinin saçı hakkında kullanılır. (Botanik). Sünbüi-1 RÜmî = Fr. Nard ve «ünbül-i Hindi = Fr. Nlard Indien denilen ve bizim bildiğimiz sünbüle benzemeyen çeşitleri.

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i., z. tatlı, şekerli; taze; hoş, latif, güzel; sevimli, şirin; mülâyim, nazik, yumuşak; mak. sessiz, gürültüsüz; verimli, mümbit (toprak); sert olmayan (şarap); i. tatlı şey, tatlı; çoğ. bonbon, şekerleme; güzel ve hoş kokulu şey; sevgili, maşuk

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., k.dili. sevgili; sevgilim, canım; ing. şeker.

Türkçe Sözlük

(,i. F.). Ok. Tîr-keş, tîr-zen = Ok atan, ok çeken, okla vuran. Tîr-i kazâ = Ok gibi isabet eden kaza ve kader. Eski şiirde sevgilinin kirpiği ve bakışı için mecaz olarak kullanılırdı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ تير] ok. 2.sevgilinin kirpiği.

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kısa seyahat veya yolculuk; tur; sürçme, çelme, ayak takılması; seğirtme; mak. kastanyola, durdurucu tertibat; hata, yanlış; (argo) uyuşturucu madde kullanma ve bunun tesiri. trip hammer otomatik demir çekici. round trip gidiş dönüş. take a trip

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (-ped, -ping) sürçmek, çelmek, selme takmak; hafif hafif veya sekerek yürümek, sekmek, sıçramak, seğirtmek; yanılmak, hata yapmak; mak. açılmak, çözülmek, boşalmak, engeli kaldırıp serbest bırakmak, harekete geçirmek; nad. yolculuk etmek; hatasını

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. on dört şubata rastlayan St. Valentine gününde seçilen sevgili; bu günde gönderilen aşk belirtisi kart.

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Çocuğun bakımı ve idaresi üzerinde olan, hal ve hareketlerinden sorumlu bulunan kimse. 2.Dost, yakın. 3.Allah’ın sevgili kulu, ermiş evliya. Allah’ın isimlerinden. (bkz.Abdulveli).

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Allah’ın sevgili kulu. Allah’a teslim olmuş, onun hakimiyet ve sultasının dışında hakimiyet ve sulta tanımayan. Yalnızca Allah’ı, rasulünü ve mü’minleri dost edinen.

Türkçe Sözlük

(i. A.). Aşıkın sevgilisine kavuşması, Ar. visâl, vasi; firkat mukabili.

Türkçe Sözlük

(i. F.) (c. yârân). 1. Dost, Ar. muhib. YSr-ı vefâdâr, yâr-ı vefâ şiir, yâr-ı cân = Yakın, candan dost. 2. Sevgili. 3. Bildik, tanıdık, Aşinâ: Yâr ve ağyâr nazarında. 4. Yardımcı, Ar. muîn: Allah’tan başka yârim yoktur. Cihir-yâr = ilk dört halîfe. Yâr-ı gaar Hz. Muhammed’e mağarada refakat eden Hz. Ebûbekir. mec. Sâdık dost.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ یار] dost. 2.sevgili. 3.arkadaş.

İsimler ve Anlamları

(Fars.) - Gönül arkadaşı, sevgili. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

Türkçe Sözlük

(i. F.) Çene. Sîb-i zenehdân = Sevgilinin elmaya benzeyen çenesi. Çâh-ı zenehdân = Çenenin ortasındaki çukur.

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Sevgilinin zülüflü saçı.

Türkçe Sözlük

(ZÜLF) (i. F.). Sevgilinin saçı ve bilhassa yüzün iki tarafında sarkan saçlar. Zülf-i arûs = Fasulye cinsinden güzel çiçekli bir bitki.