şevk-engiz ne demek? | şevk-engiz anlamı nedir? | şevk-engiz

şevk-engiz anlamı nedir?

şevk-engiz ne demek?

şevk-engiz anlamı nedir?

şevk-engiz | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: sevk engiz

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Keyif, neşe, sevinç, arzu koparan, yaratan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [آفت انگيز] afet getiren.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kurnazca ve haince tertip. «Alicengiz oyunu» tâbirinde geçer: Öyle bir alicengiz oyunu oynadı ki adamcağız mahvoldu.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(a.t.i.) (Erkek İsmi) - Akla gelmez, şeytanca, beklenmedik ve umulmadık tarzda anlamlan ile “Alicengiz oyunu” deyiminde geç(Erkek İsmi)

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [آشوب انگيز] kargaşa çıkaran.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F ). (Farsça’da fiili: Ateş-engîhten). Ateş veren, pek şiddetli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F ). Azap veren.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [عذاب انگيز] azap veren.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Cengiz Han. Moğol İmparatorluğu’nun kurucusu, asıl adı Timuçin’dir. Moğolcada Çing sıfatının çoğulu olarak, güçlü, kuvvetli anlamındadır. İslam ülkelerine düzenlediği seferlerle acımasız ve gaddarca müslümanları katletti. İslam medeniyetine büyük ölçüde tahribat verdi.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. F„ Arapça: dehşet, Fars.: engîhten = koparmak). Korkup ürkmeyi mucib, ürküten, korkunç: Dehşetengiz bir uçurum.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [دهشت انگيز] ürkünç, dehşet verici.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Deniz).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Denizci.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.) («engihten» fiilinden imas.) (sıfat terkipleri teşkilinde kullanılmıştır). Koparıcı, karıştırıcı: Fitne-engîz = Fitne ve fesat karıştıran.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). 1.Eskiden, Katolik inançlarına karşı gelenleri araştırıp cezalandırmak üzere kurulan kilise mahkemelerinin adı. 2.Engizisyon (Latince:inquisitio, soruşturma), Katolik Kilisesine bağlı bir mahkeme sistemi idi. Gerek kararları, gerek siyasi ve dini görüşleri nedeniyle üç büyük engizisyon adından çok söz ettirdi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inquisition.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the Inquisition. holy- office.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Sırlı, gizli, ürperti verici.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mysterious. enigmatic. enigmatical. eery. veiled in secrecy. bottomless. eerie. uncanny. weird.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

enigmatic. inscrutable. magical. mysterious. occult. uncanny. unearthly. inscrutable esrarlı.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mysterious. enigmatic. esoteric. occult. uncanny.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [اسرارانگيز] gizemli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(f.b.i.) (Kadın İsmi) - Ünlü bir çeşit lale.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F„ A. fesâd = karışıklık, F. engîhten = koparmak). Fesat koparan, ortalığı karıştıran.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A. fitne = fesat, Fars. engîhten = koparmak). Fesat kopana, fesad çıkaran.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Ağlamaya sebep olan, ağlatıcı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [گریه انگيز] ağlatıcı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Utandırıcı, utanç verici.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [خشيت انگيز] korku salan, korkunç.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(a.f.i.) (Kadın İsmi) - Yaşatan, yaşamaya zorlayan.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F„ Ar. hayret = şaşkınlık, Fars. engîhten = koparmak). Hayret veren, şaşırtan, Osm. bâis-i hayret.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Korku ve dehşet verici.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., Ar. hüzn = Gam, Fars. engîhten = koparmak). Hüzün veren, hüzün getiren: Hüzn-Amîz bir manzara, hüzn-Aver bir hal, hüzn-engîz bir Ahenk, hüzn-efzâ bir hikâye.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [حزن انگيز] hüzün veren.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). İştihâ veren.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اشتها انگيز] iştah açıcı, iştah verici.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., Ar. kasvet = hüzün, Fars. engîhten = koparmak). Hüzün ve melâl veren, hazîn, iç sıkan, sıkıntılı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Keder koparan, keder koparıcı, keder veren.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., Ar. rikkat = acıma, Fars. engîhten = koparmak). Rikkat, acıma veren: Rikkat-engîz bir vak’a.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Gece kuşu, yarasa.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., Ar. şehvet, Fars. engîhten = kopmak). Şehveti artıran, şehvetli.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [شهوت انگيز] şehvet verici.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. A.). 1. Öne katıp sürme, ileri götürme: Koyunları otlağa şevketti. 2. Sebep olup bir neticeye götürme: Tenbellik insanı sefalete sevkeder. 3. Gönderme, eriştirme: Erzak sevketmek. Sevk-ı asker = Bir tarafa asker götürme, (askerlik) Sevku’l-ceyş = Strateji. Sevku’ttabîa (sevk-ı tabi)) = Hayvanlarda, düşünmeyerek, tabiatın sevkı ve zorlamasıyla yapılan hareket. Sevk memuru = Erzak ve askerî mühimmâtın askerî mevkilere şevkiyle görevli subay.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. A.) (c. eşvâk). 1. Şiddetli arzu, meyil ve heves. 2. Neş’e, keyif, istek. 3. (Türkçe) Işık (şavk).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Diken.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

forwarding. sending. driving. consignment. dispatch. expedition. conn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bang. driving. urging. inciting. sending. shipping. dispatch. consignment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sending. dispatching. shipping. driving. moving. forwarding. expedition. impulse. propulsion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

desire. enthusiasm. eagerness. spirit. spiritedness. animation. ardor. ardour. elan. fervency. fervor. fervour. glow. mettle. verve.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

eagerness. enthusiasm. fervor. animation. ardour. fervour. glow. heart. impulsion. pep. zeal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سوق] gönderme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ شوق] çok isteme. 2.sevinç.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to ship. to dispatch. to forward. bring. despatch. drive. expedite. impel. induce. instigate. to dispatch / to dispose of the mail. march off. push. urge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

göndermek, yönlendirmek, götürmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A ). Neşeli, keyifli, sevinçli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. «şevk arttıran») (musiki). Türk Musikisi’nde bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Keyif, neşe, sevinç, arzu koparan, yaratan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. «gönül neşesi») (musiki). Türk Musikisi’nde artık kullanılmıyan bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سوق طبيعی] içgüdü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. «zevk ve eğlence») (musiki). Türk Musikisi’nde artık kullanılmayan bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Sevgili, asil kan. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. botanik). Devedikeni.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i A.). Azamet, haşmet, heybet.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [شوکت] ululuk.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Azamet, büyüklük, ululuk, debdebe, haşmet.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

( ŞEVKET-PENAH ) (i.). Osmanlı hükümdarlarının unvanıdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Osmanlı hükümdarlarına ait: Atebe-i seniyye-i şevketpenâhîlerine.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Azamet ve heybet sahibi: Şevketlû pâdişâhımız efendimiz hazretleri.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [شوکت مآب] yüce padişah.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [شوکت پناه] yüce padişah.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. A.) (mü. sevkıyye). Asker şevkine veya stratejiye ait.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. A.) (mü. şevkıyye). Şevke, neşeye ait.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Şevkle ilgili, şevke ait, neşeli.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(a.f.i..) (Kadın İsmi) - Gönül neşesi, gönül sevinci.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(SEVK-I TABİİ) (i. F.). bk Sevk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

forwarding.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sendung. transport.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Şevki).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.). Asker, erzak ve askerî mühimmât sevkı işleri: Sevkıyyât-ı askeriyye.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) 1. Hevesli, arzulu. 2. Neş’eli, keyifli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

zealous. eager.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

eager. fervent. fervid. fierce.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Strateji, (bk.) Sevk.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سوق الجيش] strateji.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سوق الجيشی] stratejik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (şûr = gürültü, •ngîhten = koparmak) Kavga ve gürültü koparan, gürültüye sebep olan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [سرور انگيز] sevinçli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., Ar. tarab = sevinç, Fars. engîhten = koparmak). Sevinç veren: Tarab-engîz bir hava, bir makam.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [طرب انگيز] neşe veren.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Sevindirici, coşturucu.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Deniz.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Denizci yiğit.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ترس انگيز] korkunç, korku salan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [وحشت انگيز] korkunç, korku salan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by