Seyr ne demek? | Seyr anlamı nedir? | Seyr

Seyr anlamı nedir?

Seyr ne demek?

Seyr anlamı nedir?

Seyr | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: seyr

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ سير] seyir. 2.yürüme. 3.gezi. 4.izleme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Büyük beni Amir b. Şaşa’a grubuna dahil bir Arap kabilesi. Kuşeyri: İslam aleminin büyük sufi müelliflerinden. Kuşeyri Risalesi adıyla ünlü eseri bulunmakta.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

izlemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Seyir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (Ar. «seyr.den). 1. Gezme, dolaşma. 2. Bakıp seyretme: Seyrân etmek, seyrâna gitmek.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سيران] gezinme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) - Gezme, bakıp seyretme. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Seyir ve temâşâ yeri, mesire.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [سيرانگاه] gezinti yeri.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Parçalan arasında aralık bulunan, aralıklı, zıddı: sık: Seyrek tarak, seyrek diş, seyrek ağaçlar. 2. Aralığı olan, sık vuku bulmayan, nâdir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rare. few and far between. infrequent. thin. scarce. scattered. sparse. straggly. tenuous. seldom.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

infrequent. rare. scarce. seldom. sparse. sporadic. thin. uncommon. few and far between. wide apart. loosely woven. thin. rarely.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rare. widely set. set widely apart. loosely woven. sparse. seldom rarely. few and far between. flimsy. infrequent. loose. scarce. scattered. seldom. thin. thin on the ground. unusual.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Oldukça seyrek, az aralıklı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unusually.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Arası açılmak, açık veya nâdir olmak, yer veya zamanca aralıklı olmak: Şu ağaçlar çok seyrekleşti; misaflr’erimlz pek sekrekleşti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become sparse. to thin out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Seyrek hâle koymak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). 1. Aralıklı ve açık olma: Dişlerin, ağaçların seyrekliği. 2. Bir şeyin aradan vakit geçerek olması: Yağmurun seyrekliği.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

infrequency.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being set widely apart. looseness of weave. sparseness. tenuity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Seyrekleşmek, (bk.) Seyrekleşmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become rare. to become less frequent. to become wide apart.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become sparse. to thin out. thin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dispersant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dilute. diluted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dilution. making rare.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dilute. subtilize. thin down. thin out. thin of. attenuate. rarefy. adulterate. cut.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dilute. rarefy. to dilute. to make rare.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dilute. rarefy. thin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cruising. sailing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. A. T.). 1. Eğlenmek için bakmak. 2. Yol almak. Seyret = Beklenmedik bir şey olacağını anlatır: Sen şimdi curcunayı seyretl (bk.) Seyir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

watch. look at. view. see. behold. contemplate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

steer. watch. to look. to travel. to watch. to sail. to cruise. to look on.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to watch. to look at. to navigate. to move. to proceed. to progress. to develop. admire. behold. contemplate. cruise. kibitz. look on. oversee. spectate. steer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سير فی المنام] uyurgezer.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Seğirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.). Trafik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

traffic. navigation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

traffic of vehicles. traffic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سير و سفر] trafik, gidişgeliş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by