Sıfat-fııl ne demek? | Sıfat-fııl anlamı nedir? | Sıfat-fııl

Sıfat-fııl anlamı nedir?

Sıfat-fııl ne demek?

Sıfat-fııl anlamı nedir?

Sıfat-fııl | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: sifat fiil

Türkçe Sözlük

(i. gramer). Partisip.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

actually. in fact.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [بالفعل] gerçekten, yaparak, katılarak, bizzat.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. b = edat, el = harf-i tarif, fiil = iş). Fiilen, hakikaten, nazarî veya itibarî olmayarak: Bil-fiil askerlik hizmetinde bulunanlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reflexive verb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(Fİ’L) (i. A.) (c. ef’Al). 1. iş, amel, kâr: Fiil-i hayr = İyi iş. Fiil-i şer = kötü İş. Ef’Al-ı hasene = Güzel işler. 2. Tasavvurda kalmayıp meydana ç.ıkan, işlenen, vücut bulan şey, sözden ibaret olmayıp mevcut ve görünür olan iş: Bu niyeti fiile getirirse, fiili sözüne uyuyor. Söz kâfi değildir, fiil lâzım. 3. (gramer) Olayı ve zamanı belli eden kelime, fiil. Fiil-i müteaddî = Yazdı. Fill-i lâzım = Geldi. Fiil-i mâlum = Gördü. Fiil-i meçhOl = Gördüğü. Fiil-i mizî = Geldi. Fiil-i müzârî = Gelir vs. Fa-ülfiil. Ar. fiillerde birinci aslî harf. Ayn-ül-flll = İkinci harfi. Lâm-ül-fiil = Üçüncü harfi. Fiile getirmek, fiile ihrâç eylemek = İcra etmek. Bll-fiil = İşte, işte olarak, sahiden, asâleten, itibârî veya kuvvede yahut vekâlet suretiyle olmayarak: Bilfiil askerlik ettim. Bilfiil bu memuriyette bulunan. Fiil-i şeni = (bk.) Şeni.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

verbal. verb. deed. act.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

verb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

act. deed. verb. predicate. action. activity. effect. fact. feasance. operation. performance. play.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conjugation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(Fİ’LEN) (i. A.). İşle, hakikatte, hayalî veya sözle olmayarak, vekâletle değil, şahsen, bizzat: Fiilen askerlik yaptı. Fiilen fukaraya yardım ediyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

actually. really. in act. de facto.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in actual fact. actually. really. in act. de facto.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. fiiliyye). 1. Fiilen ve hakikaten icra olunan, gerçekten yapılan, sözde kalmayan, hayalî ve farazî olmayıp gerçek olan: Hizmet-i fiiliye = Fiilî hizmet. Netâic-i fiiliye = Fiilî neticeler. 2. (gramer) Fiil denilen kelime çeşidine ait: Tasrifât-ı fiiliyye — Fiil tasrifleri (çekimleri).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

actual. factual. de facto.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

effective. actual. real. de facto eylemsel. eylemli. edimsel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

actual. de facto. de facto. real. acting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

actual service.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(Fİ’L-İ MÜN’AKİS) (i. F. A.). Organizmanın bir uyarmaya karşı birdenbire aldığı vaziyet, refleks.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.), (bk.) Fİ’liyyat.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

acts. deeds.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «vasf» tan) (c. sıfât). 1. Bir kişi veya bir şeyin hâli: Fazilet insana yakışır sıfatların en iyisidir. 2. İnsanın bir iş ve harekette bulunmaya salâhiyet kazanmak için takındığı hâl veya unvan. 3. Şekil, çehre, beniz, dış görünüş: Onun ne adam olduğu sıfatından bellidir. 4. (gramer) Kendi kendine var olmayıp bir kişi veya şeye Arız olan bir durumu gösteren kelime: Ak, kara, büyük, küçük, ağır, hafif, Alim, câhil kelimeleri sıfattır (sıfatlanan isme «mevsûf» denir). Sıfat-ı resmiyye = Bir adamın devlet ve hükümetçe taşıdığı görev ve mevki; Onun bir resmî .sıfatı var mıdır?

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adjective. adjectival. adjective. determinant. epithet. title. attribute. attribution. attributive. capacity. character.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adjective. capacity. epithet. role. quality. attribute. appearance. aspect. character.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adjective. attribute. capacity. role. position. quality. title. honorific. nickname. attribution. designation. person.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [صفت] özellik, vasıf.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [صفات] özellikler, vasıflar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. gramer). Partisip.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

qualifying.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to qualify.

Türkçe - İngilizce Sözlük by