Sigorta Primi ne demek? | Sigorta Primi anlamı nedir? | Sigorta Primi

Sigorta Primi anlamı nedir?

Sigorta Primi ne demek?

Sigorta Primi anlamı nedir?

Sigorta Primi | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: sigorta primi

Türkçe - İngilizce Sözlük

insurance premium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insurance premium. premium paid for insurance. class rate. insurance portfolio. policy premium. rate of insurance. insurance rate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Premium on Issued Shares)

Ortaklıkların hisse senetlerini nominal değerinin üzerinde bir fiyatla ihraç etmeleri sonucunda satış fiyatı ile nominal değer arasında oluşan farktır. Bu gelir, ortaklıklar için vergiden muaf bir gelir olup bilançolarının pasif bölümünde özkaynak kaleminde yer alır.


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

personal accident insurance. auto bodily injury insurance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

life insurance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

life insurance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

old age insurance. social security.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

automatic fuse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

automatic fuse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. işlemeye hazırlama (tulumba); yemleme, ağızotu, falya barutu; astar boya.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ilk defa çocuk doğuran; ilk doğuma ait. primipara i., tıb. ilk defa doğuran kadın, yalnız bir çocuk doğurmuş olan kadın.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. primitif

fel. ilkel

Zaman bakımından en eski olan.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(1). MS 1500 yılından önce yaşamış ressamların çoğunlukla arkaik tarzda yapılmış resimlerine verilen ad. 2. Sanatta, kendini eğitmiş ve/veya resimlerinde sade bir üslup kullanan sanatçıların çalışmaları. 3. Afrika zencileri, Okyanusya ve Amerikan kızılderililerinin sanatı. Terim, bu anlamıyla üçüncü dünya ülkeleri sanatını aşağılayıcı bir niteliğe sahiptir.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. ilk, asli, eski, evvelki; iptidai, ilkel, ilksel; basit, kaba, eski usul; gram. kurala bağlı olmayan, türetilmemiş; i. kurala bağlı olmayıp işitilerek öğrenilen kelime; mat. bir denklemin basit ve esas şekli; ilkel sanata benzer resim yapan res

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ilkelcilik. primitivist i. ilkelcilik yanlısı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. primitivisme

fel. ilkelcilik

1. Avrupa sanatının çağımıza kadar geçirdiği gelişmelerden habersiz görünen, ilkel ulusların sağlam, kaba, saf, yalın biçimli sanatını benimseyen görüş. 2. İlkellik özlemini ileri süren düşünce akımlarının genel adı.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(1) İçinde primitif öğeler taşıyan sanat. (2) Rusya`da 1905 ile 1920 arasında gelişen, kübizm ve fütürizm düşüncesi ile Rus halk sanatının etkisinde gelişen sanat hareketi. Larinov, Goncharova ve Malevich`in ilk dönem çalışmaları örnek gösterilebilir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

health insurance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

health insurance. health insurance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. İ. sicurta). t. Mal ve paranın her türlü kazaya karşı tazmini: Evi, gemiyi, eşyayı, sigorta etmek, sigortaya koymak. 2. Bu şekilde tazminini üzerine alan ve bu maksatla teşekkül etmiş şirket ve idare.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insurance. insurabile. insurance. assurance. fuze. fuse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assurance. fuse. insurance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insurance. assurance. fuse. aids to trade. cover. safety net.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to assure. to insure. to underwrite. cover. introduce an insurance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insurance policy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insurance policy. policy of assurance / insurance. attachment. documentary bill. insurance certificate. policy of insurance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insurance premium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insurance premium. premium paid for insurance. class rate. insurance portfolio. policy premium. rate of insurance. insurance rate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sigorta işleri ile uğraşan kimse.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insurance agent. insurer. insurance broker. assurer. underwriter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insurer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

underwriter. insurer. insurer agent company. insurance agent. insurance canvasser. placing broker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insurance. selling insurance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

selling insurance. insurance trade. underwriting business.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assure. cover. to insure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to insure. to issue the safety of sth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to write insurance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Sigorta ettirilmiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insured. assured. insurant. secured. the insured. the insured party.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insured. the insured.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assured. insured. covered by an insurance policy. covered. insurance holder. insuree.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being covered by old age insurance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

uncovered.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

social security. social insurance. social insurance / security.

Türkçe - İngilizce Sözlük by