Sih ne demek? | Sih anlamı nedir? | Sih

Sih anlamı nedir?

Sih ne demek?

Sih anlamı nedir?

Sih | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: sih

Türkçe Sözlük

(I. F.). Demir şiş.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [سيخ] şiş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Hastalara şifa veren, mesih İsa’nın kulu.-(bkz.Mesih). İsim olarak kullanılmaz.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [احوال صحيه] sağlık durumu

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Kişneme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Kendiliğinden, kendi kendisine.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A). Hastahâne.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Fesheden, iptal eden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. fasihe) (c. füsehâ). 1. Fasahatle söyleyen, bir dili pek doğru ve kaideye uygun olarak söyleyen: Arablar’da pek fasih adamlar yetişmiştir. 2. Fasahatle yani doğru ve kaideye uygun olarak söylenilen (söz); fasîh konuşma. Fesahatle: Fransızca’yı fasîh söylüyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

correct and clear. lucid. fluent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [فصيح] güzel konuşan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Açıklıkla, fasahatle, fasih söyleyip yazanlara mahsus tarz ve usulde: Fasîhâne ifâde, fasîhâne ifade etti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Fesh.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abolition. cancellation. dissolution. annulment. cancel. rescission. denouncement. invalidation. cassation. defeasance. repeal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cancellation. repeal. compulsory dissolution. abolition. annulment. abrogation. dissolution.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

annulment. avoidance. cancellation. termination. repeal. dissolution. annihilation. cassation. rescission. revocation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Abolition)

Ortaklık faaliyetlerinin esas sözleşme şartlarına bağlı olarak ya da kanunlarda belirtilen şartlardan birinin gerçekleşmesi halinde sona erdirilmesidir. Sözkonusu durum gerçekleştiğinde Ortaklık hisse senetleri Borsa kotundan da çıkarılır.


Finansal Terim by

Türkçe Sözlük

(i. A. tıp). Vücudu sağlam tutmak ve hastalıklardan korumak için gerekli tedbirlerin bütünü ve bunları konu edinen hekimlik kolu, sağlık bilgisi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hygiene hijyen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hygiene. sanitation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حفظ الصحه] sağlık koruma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). «Üzerine yağ sürülmüş» mânâsiyle Hazret-i İsa’ya lakap olmuştur: Isây-ı Mesîh.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. mesîha). 1. Mesholunmuş, bir hayvan şekil ve suretine girmiş (insan). 2. Canavar, hilkat garîbesi, Fr. monstre.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

messiah.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the messiah. christ.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

christ. messiah.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مسيح] İsa.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Üzerine yağ sürülmüş. 2.Mesholunmuş, başka bir şekle girmiş olan. 3.Acaip, tuhaf. 4.Ölmek. - Mesih: Hz.İsa’nın elini sürdüğü hastaların derhal iyileşmesi dolayısıyla kendisine isim olarak verilmiştir.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. mesîhiyye). Hazret-i İsa’ya, Mesih’e ait.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Bu da «Mesîh» gibi Hazret-i Isâ’nın lakabıdır. Mesîhl-dem, Mesîhâ-nefes = Hazret-i Isâ gibi nefesinde ölülere can verecek kuvvet bulunan, nefesi tesirli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Mesîh’e, Isâ’ ya yakışır şekilde.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.). Şeyhlik: Filân tekkenin meşîhati. Meşîhat-ı İslimlyye = Şeyhülislâmlık. Meşihat pâyesi = Şeyhülislâma verilen ve sadrâzamlığa eş olan ilmî rütbe.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ مشيخت] şeyhlik. 2.şeyhlik makamı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. mesîhiyye). Hilkat garîbesi gibi.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مسيحی] Hıristiyan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مسيحيت] Hıristiyanlık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «fesh» ten if.) (mü. münfesiha). Fesholunmuş, Ar. mefsûh, mülga: Kanunun münfesih maddeleri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

anulled. abrogated. terminated. abolished. dissolved.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.). Süzülmüş (doğrusu «mütereşşih» tir).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «nesh» dan if.) (mü. müstensihe). Yazılmış bir şeyin suretini çıkaran, temize çeken, kopyacı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «fesh» ten lf.). Tefessüh etmiş, çürümüş, kokmuş.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [متفسخ] bozulmuş, kokuşmuş, çürümüş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A, «nush»dan if.) (mü. nâsıha). Öğüt veren, nasihat eden.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Nasihat eden, öğüt veren. - Nasıh-ı Emin: Hz.Nuh (a.s.).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Nasıh).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(NASİHAT) (i. A.) (c. nasâih). Öğüt. Nasîhat-pezîr = Nasihat kabûl eden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

advice. counsel. warning. rede.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

advice. counsel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

advice. counsel. admonition. sermon. advise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [نصيحت] öğüt.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to advise. to counsel. admonish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Kendisinden öğüt alınacak şekilde.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Nasihat eden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Arap harflerinin daha çok basma ve yazma kitaplarda kullanılan çeşidi, (bk.) Nesh, neshi.

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

“Anber” çok eskiden beri hükümdar hazinelerine giren, hükümdarlar arasında hediye olarak alınıp yollanan kıymetli bir hediyeydi. Osmanlı’da erkeklik gücünü artırıcı bir iksir olarak kullanılan bu madde belli miktarda ilaç olarak yendiği gibi, padişahlar tarafından anber kaplar, kadehler, tesbihler, pencere perdeleri ve hatta anberden yapılmış gömlekler olarak kullanılırdı.

Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i. A. «rüsûh» tan). (c. râsihîn). 1. Sâbit, metîn, sağlam. 2. Bir ilimde otorite sayılan bilgin.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ راسخ] derin din bilgisi olan. 2.temeli sağlam olan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Sağlam, temeli güçlü, dayanıklı. 2.Bir bilimde, özellikle din alanında çok derinleşmiş olan (kimse). Kur’an’da Rasihûn olarak geç(Erkek İsmi)

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Rasih).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(bk.) Şahâb.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ شهاب] akan yıldız, kayan yıldız. 2.kıvılcım.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Kıvılcım. Akan yıldız. 2.Cesur, yürekli.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Dinin parlak yıldızı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) ( m. sehm). Sehmler, oklar. (bk.) Sehm.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ سهام] oklar. 2.paylar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Kıvılcımlar. 2.Akan yıldızlar.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [شيهه] kişneme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (Arapça tâbirlerde «sıhha» şeklinde kullanılır). 1. Gerçeklik, gerçeğe uygun olma: Bu sözün sıhhati var mıdır? 2. Sağlamlık, dürüstlük, sakat ve noksan olmamak. 3. Yanlış ve hatâlı olmama, doğruluk: Bu kitabın yazısı pek iyi değilse de sıhhatine diyecek yoktur. 4. Vücudun illetli, sakat ve hasta olmaması, sağlam olması, sağlık, Afiyet: Vücut sıhhati. Sıhhat üzre = Sağ sağlam olarak. Sıhhatler, sıhhat (ve) Afiyetler ola = Hamamdan çıkan, tıraş olan kimselere söylenen iyi temenni sözü. Hıfzıssıhha = Tıbbın sıhhati korumakla uğraşan dalı, sağlık bilgisi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sanitariness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

health. truth. truthfulness. correctness. health sağlık. correctness doğruluk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

health. correctness. soundness. truth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ صحت] doğruluk. 2.sağlık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sıhhati yerinde olan, sağlam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

buxom.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

healthy. good. healthful. hearty. by the square. on one's toes.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. sıhhıyye). 1. Sıhhate ait. 2. Tıbba ait: Sıhhiyye dairesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hygienic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sanitary. hygienic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sanitary. pertaining to health. hygienic. health giving. constitutional. healthful. healthy. salubrious. wholesome.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [صحی] sağlıkla ilgili.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sanitary installations. plumbing. drain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(SIHHİYYE) (i. A ). Sıhhate ait işlerle uğraşan daire: Sıhhiye Bakanlığı, meclisi, memuru, reisi, tezkeresi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sanitary matters.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

matters pertaining to health. sanitary matters.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [صحيه] sağlık işleri dairesi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

public health official.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.). Sağlık bilgisine çok ehemmiyet veren doktorlar sınıfı, Fr. higtenistes.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(SİHR) (i. A.). 1. Büyü, büyücülük, gözbağcılık. 2. Sihir kuvveti taşıyan kuvvetli cazibe, fettanlık. 3. Şiir gibi insenı meftûn eden hüner ki, buna «sihr-i helâl» de derler ve haram olmayan büyücülük sayılır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

magic. sorcery. witchery. charm. fascination. enchantment. glamor. glamour. spell. conjuration. incantation. sortilege.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

charm. incantation. magic. sorcery. spell. witchcraft büyü. witchcraft.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

magic. sorcery. witchcraft. conjuration. delight. incantation. necromancer. spell. witchery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سحر] büyü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Büyücülükle, büyücü gibi, cadılıkla veya fettanlıkla.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (Ar. sihr = Büyü, Fars. bâhten = oynamak). Büyü yapan, büyücü, gözbağıcı. Ar. sâhir, sehhâr.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

magician. witch. sorcerer. wizard. charmer. conjurer. conjuror. illusionist. mage. warlock. wise man.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conjurer. magician. sorcerer. wizard. sorcerer büyücü.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conjurer. illusionist. magician. magus. sorcerer. warlock.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Büyücülük.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

magic. witchcraft. wizardry. devilry. medicine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

magic. sorcery. withcraft. conjuration. devilry. wizardry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Büyü etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Büyülü, büyüye uğramış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

enchanting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

magic. magical. bewitched büyülü. afsunlu.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

magical. bewitched. under a magic spell. enchanting. charming. very delightful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Şahne.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [شحنه] güvenlik görevlisi, inzibat görevlisi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Güvey, enişte ve evlenerek akraba olan kimse, hısım.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [صهر] evlilikten doğan akrabalık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سحر] sihir, büyü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., Ar. sihr = büyü, Fars. Amîhten = karışmak). Büyü ile karışık ve büyü çeşidinden fevkalâde tesirli ve büyüler gibi olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Büyücü.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [سحر آميز] büyüleyici.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [ سحرباز] sihirbaz. 2.büyücü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. sıhriyye). Evlenmekten olan ve doğan. Karâbet-i sıhriyye = Evlenmekten hâsıl olan akrabalık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. slhriyye). Büyüye ait.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [صهریت] evlilikten doğan akrabalık, kan bağı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.). Bir evlenme dolayısıyle hâsıl olan akrabalık. Sıhriyyet-i seniyye = Padişah ile bu yolda akrabâlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «vişâh» tan) (c. tevşîhât). 1. Süslendirme, Ar. tezyin (aslı mücevherli kuşak kuşatma). 2. (edebiyat) Çifte kafiye 3. (musiki) Klasik bir form.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ توشيح] süsleme. 2.çifte kafiye kullanma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Genç, güzel hükümdar.

İsimler ve Anlamları by