Silah ne demek? | Silah anlamı nedir? | Silah

Silah anlamı nedir?

Silah ne demek?

Silah anlamı nedir?

Silah | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: silah

Türkçe Sözlük

(I. A.) (c. esliha). Harp Aleti. Silâh atmak = Tüfek ve tabanca boşaltmak. Terk-i silâh etmek = Bir savaşa son vermek yahut savaşmamak için silâhı elden bırakmak. Silâha sarılmak, davranmak = Silâh kullanmak. Sil«h-be-dett = Silâh elde olarak. Esliha-i câriha = Kesici silâhlar. Esliha-I nâriyye = Ateşli silâhlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

armor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

armor. arm. weapon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arms. gun. armament. hardware. weapon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

firearm.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

firearm. gun.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

firearm. firearms. shooting iron.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chemical weapon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fellow soldier.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fellow soldier. companion at arms. companion / comrade in arms.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Filmlerde görmüşsünüzdür. Aslında kulaklara zarar verebilecek kadar yüksek olan silah sesi, silahın ucuna takılan boru gibi çok basit bir madeni parça ile neredeyse işitilemeyecek kadar, çok düşük bir seviyeye indirilebilmektedir.

Gerçekten de susturucular silahın sesini çok aza indirirler ve de çok basit bir prensibe göre çalışırlar. Bir balon düşünün, bu balonu iğne ile patlattığınızda yüksek bir ses çıkar. Alt tarafı balonun içindeki basınçlı havayı boşaltmışsınızdır. Halbuki balonun ağzını çok az açarak basınçlı havanın yavaşça boşalmasını sağlarsanız, çok az bir ses çıkar.

Bir diğer örnek de şarap şişeleridir. Köpüklü şarap veya şampanya şişelerinin mantarları çıkartıldığında çok yüksek bir ses çıkmasına rağmen, normal bir şarabın mantarı çıkartıldığında az bir ses çıkar. Çünkü şampanya şişesinde mantarın arkasında sıkıştırılmış basınçlı gaz bulunmaktadır.

Her iki örnekte de görüldüğü gibi, kapalı bir yerde sıkıştırılmış bir gaz aniden küçük bir delikten salını verirse, ortaya bir patlama sesi çıkmaktadır. Gazın basıncı fonksiyonel olarak size gerekli olduğu için, bu sesi azaltmanın tek yolu boşalan gazın tek bir delikten değil de, daha büyük bir delikten boşalmasını sağlamaktır. İşte silah susturucularının arkasında yatan temel fikir budur.

Kurşunu silahtan atabilmek için, kurşunun arkasındaki barut ateşlenir. Ateşlenen barut çok yüksek basınçlı ve hacimli bir sıcak gaz ortaya çıkarır. Bu gazın basıncı kurşunu namluya doğru iter.

Kurşun mermiden çıktığında, bir şişenin mantarının çekilip çıkarıldığında oluşan sese benzer bir olay olur. Kurşunun arkasındaki yaklaşık santimetrekarede 200 kilogram olan basınç, şampanyanın mantarının patlatılmasında olduğu gibi, kurşunun mermiyi terk etmesiyle birlikte yüksek bir ses çıkmasına yol açar.

Namlunun ucuna vidalanan ve üzerinde delikler bulunan susturucunun hacmi, namludan 20-30 kat daha fazladır. Kurşunun arkasındaki sıkıştırılmış, basınçlı sıcak gaz anında buraya boşalır ve basıncı yaklaşık santimetrekarede 15 kilograma kadar düşer. Kurşun da namludan çıkarken arkasında şampanya örneğinde olduğu gibi basınçlı gaz olmadığından, normal bir şarap şişesi mantarı çıkarılıyormuş gibi, çok az bir ses çıkarır.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Filmlerde görmüşsünüzdür. Aslıjda kulaklara zarar verebilecek kadar yüksek olan silah sesi, silahın ucuna takılan boru gibi çok basit bir madeni parça ile neredeyse işitilemeyecek kadar, çok düşük bir seviyeye indirilebilmektedir.

Gerçekten de susturucular silahın sesini çok aza indirirler ve de çok basit bir prensibe göre çalışırlar. Bir balon düşünün, bu balonu iğne ile patlattığınızda yüksek bir ses çıkar. Alt tarafı balonun içindeki basınçlı havayı boşaltmışsınızdır. Halbuki balonun ağzını çok az açarak basınçlı havanın rahatça boşalmasını sağlarsanız, çok az bir ses çıkar.

Bir diğer örnek de şarap şişeleridir. Köpüklü şarap veya şampanya şişelerinin mantarları çıkartıldığında çok yüksek bir ses çıkmasına rağmen, normal bir şarabın mantarı çıkartıldığında az bir ses çıkar. Çünkü şampanya şişesinde mantarın arkasında sıkıştırılmış basınçlı gaz bulunmaktadır.

Her iki örnekte de görüldüğü gibi, kapalı bir yerde sıkıştırılmış bir gaz aniden küçük bir delikten salınıverise, ortaya bir patlama sesi çıkmaktadır. Gazın basıncı fonksiyonel olarak size gerekli olduğu için, bu sesi azaltmanın tek yolu boşalan gazın tek bir delikten değil de, daha büyük bir delikten boşalmasını sağlamaktır. İşte silah susturucularının arkasında yatan temel fikir budur.

Kurşunu silahtan atabilmek için, kurşunun arkasındaki barut ateşlenir. Ateşlenen barut çok yüksek basınçlı ve hacimli bir sıcak gaz ortaya çıkarır. Bu gazın basıncı kurşunu namluya doğru iter.

Kurşun mermiden çıktığında, bir şişenin mantarının çekilip çıkarıldığında oluşan sese benzer bir olay olur. Kurşunun arkasındaki yaklaşık santimetrekarede 200 kilogram olan basınç, şampanyanın mantarının patlatılmasında olduğu gibi, kurşunun mermiyi terk etmesiyle birlikte yüksek bir ses çıkarmasına yol açar.

Namlunun ucuna vidalanan ve üzerinde delikler bulunan susturucunun hacmi, namludan 20 - 30 kat daha fazladır. Kurşunun arasındaki sıkıştırılmış, basınçlı sıcak gaz anında buraya boşalır ve basıncı yaklaşık santimetrekarede 15 kilograma kadar düşer. Kurşun da namludan çıkarken arkasında şampanya örneğinde olduğu gibi basınçlı gaz olmadığından, normal bir şarap şişesi mantarı çıkarılıyormuş gibi, çok az bir ses çıkarır.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(I. F., Ar. silâh, Fars. endâhten = atmak). 1. Tüfek ile silâhlı asker. 2. Savaş gemilerinde tayfalık etmeyip tüfekle silâhlanmış olarak askerlik eden deniz piyadesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Silâh konan depo.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gunsmith.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the profession of arm.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Eski vezirlerin silâhlarını saklayıp idare etmeye memur ağa. 2. Osmanlı sarayında Enderûn’un en büyük Amiri olan orgeneral.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [سلاحدار] silahtar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tüfekçilik, sllâhendâz görevi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

armament.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arming. armament.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Silâh vermek, Osm. teslîh etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to arm.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

armament. arming.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

armament. arming.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Silâh edinmek, silâh takmak, silâha sarılmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to take up arms. arm oneself. to arm.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to take up arms. to arm oneself. to become armed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Silâh taşıyan. Ar. müsellâh.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

armor clad.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

armed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

armed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tabanca, yatağan gibi silâhları koymaya mahsus meşinden kat kat kuşak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gun rack.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unarmed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unarmed. armless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disarmament.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to disarm.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disarmament.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disarmament. paris charter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to disarm. to become disarmed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Silâhlı, silâh taşıyan adam. 2. Cengâver, savaşçı adam. 3. Eskiden hükümdar ve devlet büyükleri hizmetinde görevli muhafız.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

man at-arms. musketeer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Silâhşor olma. Silâhtarlık: (bk.) Silâhdar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being a man-at-arms. soldiering.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(1.). Silâhtar görevi.

Türkçe Sözlük by