Silik ne demek? | Silik anlamı nedir? | Silik

Silik anlamı nedir?

Silik ne demek?

Silik anlamı nedir?

Silik | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: silik

Türkçe Sözlük

(i.). Silinmiş, bozulmuş: Silik para, resim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

faint. obscure. unobtrusive. rubbed out. worn. indistinct. insignificant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dim. indistinct. barely perceptible. the markings of which have been greatly worn down. lustreless. person who lacks a distinctive character. amorphic. amorphous. erased. crossed-out. defaced. dull. faint. obscure. blurred. unpolished. worn-out. ou.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Terslik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

misfortune. ill luck. mishap. rotten luck. trouble. hitch. perversity. crossness. awkwardness. bile. contrariety. contrariness. contretemps. dourness. fractiousness. gruffness. hardness. misadventure. moodiness. petulance. recalcitrance. reverse. set.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bile. matter. mishap. mood. reverse. misfortune. hitch. peevishness. crossness. obstinacy. perversity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

peevishness. obstinacy. misfortune. set-back. diversity. pitch. perverseness. perversity. contrariety. distemper. mischance. mishap. mood. setback. tantrum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be obstinate. to raise difficulties.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. İtaatsizlik, serkeşlik, Osm. bagaa, tuğyân. 2. Günahkârlık. 3. Haydutluk, şekaavet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rebelliousness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rebelliousness. rebellion. disaffection.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to disobey. to set authority at naught. to take the law into one's own hands.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bektaşî tarikatı ve bu tarikata mensubiyet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

expertise. expertness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir tabur askere kumanda eden subayın rütbe ve sıfatı: Falana binbaşılık verildi, binbaşılığa terfi etti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rank of major. majority.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

feminineness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

female sex. femaleness. feminity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Ekşi olan şeyin hali, ekşi lezzet. Ar. humz, humûzet. 2. mec. Terslik, sertlik, kötü huyluluk. Osm. bedhûyluk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

acerbity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

acerbity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. tıp). Fazla terlemek ve sıcaktan vücutta meydana gelen küçük pembe kabartılar.

Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Terledikten sonra derinin üzerinde görülen kızarıklılara halk arasında isilik denir. Tıp dilinde ise miliare denir. Tedavi maksadıyla aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Çörekotu, su.

Hazırlanışı : 4 bardak suya 2 çorba kaşığı çörek otu konur. Kaynatılıp süzülür. İsilikler yıkanır.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prickly heat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prickly heat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

effeminateness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

effeminacy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Bir muameleye karşı ve onun yerini tutmak üzere edilen muamele, Osm. bedel, ivaz, mukabele-i bilmişi, ödeşme, mükâfat: İnsan ettiği iyiliğin elbette karşılığını görmek ister. Benim size olan hizmetlerimin karşılığı bu mudur? 2. Cevap, itiraz, târiz, red: İnsan, haklı da olsa, büyüğüne karşılık vermemelidir. 3. Bir masraf için ayrılmış gelir ve teminat. Fransızca: credie ve garantle: Bu işin karşılığı var mıdır? Karşılığını bulmadan hiçbir masrafa girişmemeli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

as against. equivalent. provisions. return. wages. answer. reply. payoff. consideration. counter. counterbalance. counterpart. offset. payment. provision. quid pro quo. quittance. reciprocation. recompense. remuneration. repayment. requital. response.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

answer. comeback. consideration. counterbalance. equivalent. price. recompense. redress. repayment. reply. response. retort. return. reward. reaction. acknowledgement. reciprocity. counterpart. compensation. allowance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

provision. allowance. response. equivalent. translation. amount paid. equivalent given in return. appropriation. designated fund. opposite. contrary. in contrast to. in response to. in payment for. answer. compensation. consideration. counter. counterpart

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

answer. counter. counteract. react. rejoin. reply. retort. return.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

answerback. to answer. counter. respond. talk back.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Mukabilinde, misli olan, iki taraftan karşılığı olan. Karşılıklı sevgi, karşılıklı yardım. 2. Karşı karşıya olan, biri diğerinin karşısında olmak üzere iki taraflı, iki taraflı olan: Bu bahçenin karşılıklı kapıları vardır. Karşılıklı salonlar, kanepeler. 3. Metniyle tercümesi: Karşılıklı bir kitap. 4. Cevaplı: Karşılıklı mektup.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mutual. reciprocal. reciprocating. opposing. opposed. conjugate. tete-a-tete. inter-. opposite.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mutual. reciprocal. facing one another. corresponding. mutually. alternatively.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mutual. reciprocal. opposite. facing one another.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Karşılığı olmayan, karşllık beklemeden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unpaid. unanswered. unrequited. unreturned.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gratis. gratuitous. unrequited. complimentary. unpaid. dud. worthless. unreturned. unanswered.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unrequited. complimentary. gratis. not covered. unreturned. not reciprocated. unanswered. dishonoured. not provided for. past consideration. without remuneration. unsecured.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unrequited love.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bad cheque. overdraft. bounced check. bouncer. cheque without cover. cheque without provision. flash cheque.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. k.). Şahsiyet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

for. persons. seated. personality. humanity. fiber. fibre. stature. identity. character. self.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

character. individuality. personality. presence. self. stature. make-up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

individuality. sufficient for so many persons.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sb who has a distinctive personality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unprincipled. characterless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sb who lacks a distinctive personality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

probability. contingency. potentiality. possibility. chance. odds. eventuality. expectation. likelihood. plausibility. presumption. prospect. verisimilitude.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chance. contingency. eventuality. likelihood. odds. possibility. probability. prospect. eventuality ihtimal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

probability. chance. eventuality. liability. likelihood. lookout. odds. plausibility. prospect.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Çiçek veya portakal, limon vesaire saksılarını sıralama mahsus raf. 2. Kışın çiçek vesaire saksılarını koymaya mahsus yer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

jardiniere. stand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Şaşı adamın veya gözün hâli: Şaşılık bazı çehrelere yakışır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

squint.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cross-eye. cast. squint.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. kimye). Silis asidinin meydana getirdiği tuz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

silicate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

silicate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become indistinct. to become barely perceptible.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

indistinctness. lack of a distinctive character.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

silicon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

silicon. silicone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

silicone. silicosis.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sinsi olma hâli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

slyness. hanky panky.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

single.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

single seater. single.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

legal entity. legal personality. juristic personality. community. corporate legal person. incorporated body.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yabanîlik, vahşî olanın hâli: Kaplanın vahşîliği meşhurdur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brutality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

barbarity. savagery. wildness. brutality. savageness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brutality. wildness. savageness. untamedness. brute violence. savagery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Vasî hâli, vasinin gördüğü iş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

guardianship. wardship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İyilik, güzellik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Basıklık, ezilip açılmış şeyin hâli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir bölük askere kumandan eden subayın rütbe ve sıfatı.

Türkçe Sözlük by