Sine ne demek? | Sine anlamı nedir? | Sine

Sine anlamı nedir?

Sine ne demek?

Sine anlamı nedir?

Sine | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: sine

Türkçe Sözlük

(i. F.). Göğüs, mec. gönül. Sîneçâk = Gönlü parçalanmış. Sîne-zen — Göğsünü döverek matem tutan. Sîne-sûz = Gönül yakan, gönlü yanık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bosom. breast. chest.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The length of a perpendicular drawn from one extremity of an arc of a circle to the diameter drawn through the other extremity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The perpendicular itself.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

See Sine of angle, below.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Without. ratio of the opposite side to the hypotenuse of a right-angled triangle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bosom. breast.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ratio of the opposite side to the hypotenuse of a right-angled triangle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Sin is the y-coordinate of the point on the unit circle so that the ray connecting the point with the origin makes an angle of q with the positive x-axis When q is an angle of a right triangle, then sin is the ratio of the opposite side with the hypotenus

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The ratio of the side opposite the angle to the hypotenuse of the right triangle which contains the angle; abbreviated sin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Short INterspersed Element Families of selfish DNA elements that are a few hundred basepairs in size and dispersed throughout the genome.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Please see primary trigonometric functions. for an acute angle in a right triangle, the ratio of the opposite side to the hypotenuse; abbreviated as sin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Short interspersed nuclear element A group of retropseudogenes that occur in the hundreds of thousands in the human genome and each of which is typically about 300 bases long. the sine of an angle in a right-angled triangle is opposite. the y coordinate o

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ سينه] göğüs. 2.yürek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سنه] uyuklama.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., mat. sinüs.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(edat)., Lat. -siz. sine die gün kararlaştırmadan (meclisin dağılması münasebetiyle kullanılan tabir). sine qua non mutlaka aranılan (şart).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) 1.Göğüs. 2.Gönül, yürek. İç derinlik.

İsimler ve Anlamları by

Teknolojik Terim

Bu mod, filmlerin yönetmenin büyük ekran için amaçladığı üzere saniyede 24 kare hızında izlenmesine olanak sağlar. Günümüze dek, evde izlenen filmler sinema salonunda olduğundan ‘daha hızlı’ oynatılmaktadır. TV’de yayınlanan ya da DVD olarak satılan filmlerin, PAL biçimiyle uyumlu izlenebilmesi için ayarlanması gerekmektedir. Buradaki fark, filmler saniyede 24 kare hızında çekilirken standart bir TV’nin saniyede 25 kare hızında yayın yapmasından kaynaklanmaktadır.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

open-air cinema.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Adamcasına.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). tarım ve tarım ticareti.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tersine.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

on the contrary. contrarily. contra. in contradistinction to. in contradistinction for. contrariwise. by contrast with. conversely. crisscross. per contra. unlike.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

on the contrary. counter to sth tersine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

on the contrary. contrary to. in opposition to. at variance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gadfly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Sağ elini kullanan insanlar, ayakla yapılan hareketlerde de, sağ bacaklarını Öncelikle kullanırlar. Bu nedenle de sağ bacakları daha güçlüdür.

Sola kavis çizerek koştuklarında, sağ ayak dışarıda kalır. Özellikle kısa mesafe koşularında, pistin köşelerinde koşucular hafif içe meylederek koştukları için sağ ayağa daha çok yük biner ve koşucu bu kuvvetli ayağı ile sola doğru daha rahat koşar.

İnsanların çoğu sağ ellerini kullanırlar. Erkeklerin sadece yüzde 5’i, kadınların ise yüzde 3’ü solaktır. Çoğunluğun rahatı düşünüldüğü için de atletler pistte saat yönünün aksi yönde koşarlar. Tabii bu durumda ve özellikle 400 metre koşularında solakların şansı biraz azalmış oluyor.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Sağ elini kullanan insanlar, ayakla yapılan hareketlerde de, sağ bacaklarını öncelikle kullanırlar. Bu nedenle de sağ bacakları daha güçlüdür.

Sola kavis çizerek koştuklarında, sağ ayak dışarıda kalır. Özellikle kısa mesafe koşullarında, pistin köşelerinde koşucular haifif içe meylederek koştuları için sağ ayağa daha çok yük biner ve koşucu bu kuvvetli ayağı ile sola doğru daha rahat koşar.

İnsanların çoğu sağ ellerini kullanırlar. Erkeklerin sadece %5’i, kadınların ise %3’ü solaktır. Çoğunluğun rahatı düşünüldüğü için de atletler pistte saat yönünün aksi yönde koşarlar. Tabii bu durumda ve özellikle 400 metre koşularında solakların şansı biraz azalmış oluyor.


Genel Bilgi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). çelik migfer.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çözgüsü ipek ve atkısı yün olan ince kumaş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. f.). Bu şekilde.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

so excessively. such.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

this. such a. such.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

as. as this. such a. such.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. iş, meslek, vazife; ticaret; iş yeri; mesele, problem. stage business tiyatro oyuncuların konuşma dışındaki jest, mimik gibi davranışları. have no business hakkı olmamak, alakası olmamak. mean business f. ciddi niyeti olmak. businesslike s. ciddi, sist

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir çeşit büvelek.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (mat). kosinüs.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). yemek pişirme usulü; mutfak; yemek servisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Evde dijital surround efektleri yaşamanızı sağlayacak bir özelliktir. DCS, surround sesleri Cinema Studio Mode’ları ya da Virtual 3D modlarıyla yeniden düzenleyerek, filmlerin amaçlandığı şekilde izlenmesini sağlayacak yüksek kaliteli surround sesler oluşturur.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insanely.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

madly. like mad. to distraction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

madly. maniacal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in-depth. inward.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in depth. deeply.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in depth. deeply. thoroughly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Sony Ses Mühendisleri ve ses uzmanları tarafından Sony Pictures Entertainment’ta geliştirilen Digital Sinema Sesi, film deneyimini evinize taşır. Bu teknoloji, Sony’ye ait üç prestij sahibi ses dublaj salonlarında Kim Novak, Barbara Streisand ve Cary Grant’ın yardımlarıyla geliştirilmiştir. Bu salonlarda ses alanı ölçüleri alarak Sony, sinemadakiyle aynı aural hissini yeniden yaratabilen dijital işleme teknolojisini geliştirmiştir. Çoğu Sony HiFi alıcıları ve ev sinema sistemleri DCS özelliğine sahiptir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Dün gece.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دوشينه] dün geceki.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kolaylık, yumuşak veya tabii davranış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (m. lisân). Lisanlar, diller, (bk.) Lisan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [السنه] diller, lisanlar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

transverse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Merkebe yakışır bir surette, kabalık ve hamakatle: Eşekçe oynuyor; eşekçesine hareket ediyor.

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Sineklerin her türü kışın ortadan kaybolur. Havaların ısınmasıyla birlikte de aniden ortaya çıkıverirler. Yazın karasinekler gece gündüz evlerimizin baş köşesinde dolanırlarken sivrisinekler gündüzleri ortada görünmezler. Acaba mesai saatlerinin dışında ne yaparlar? Sinekler, böcekler uyurlar mı?

Sinekler ısıya çok hassastırlar. Güneş bir bulutun arkasına girdiğinde oluşan sıcaklık değişikliğinden bile etkilenirler. Kış günlerinde bazı bölgelerde sıfırın bile çok altına inen sıcaklıklar onların, özellikle gelişmiş olanlarının yaşama şanslarını yok eder.

Lavra veya yumurta halindekiler ise yaşamaya devam ederler. Bahar aylarında gelişmiş birer karasinek olarak yaşantımıza katılırlar. Yani evinizde gördüğünüz sinekler geçen senekiler değillerdir, onların çocuklarıdırlar.

İnsanların olduğu yerlerde yaşayan sivrisinekler çoğunlukla gece faaliyet gösterirler. Çoğu alacakaranlık saatlerinde, sabaha karşı ve akşamüstü daha aktiftirler. Aktif oldukları bu süre bir veya en çok iki saati geçmez. Öyleyse sivrisinekler aktif olmadıkları, günün en azından 22 saatlik bölümünde ne yapıyorlar?

Kuvvetli ışık, havadaki nem oranının düşük olması ve rüzgar, sivrisineklerin işe çıkmalarına mani olan en önemli faktörlerdir. Boş vakitlerinde çoğunluğu, bitkiler, otlar, çimenler ve ağaçlar üzerinde dinlenirler. Renkleri ve boyutlarından dolayı onları oralarda fark etmek kolay değildir. Bazıları ise evlerin odalarında loş köşelerde kalırlar.

Sineklerin, böceklerin uyuyup uyumadıkları ise uyumak fiilinin tanımına bağlıdır. Zaten uykunun gizemi de tam çözülmüş değildir. Hareketsiz kalıp, dış ortamdan bağlantıyı koparmayı uyku olarak nitelendirirsek böcekler de uyur, balıklar da. Fakat bu arada beyinlerinde neler oluştuğunu kimse bilmiyor.

Memeli hayvanların, örneğin kedilerin, köpeklerin, ineklerin uykuları ve bu sırada beyinde oluşan elektriksel dalgalar konusunda ciddi araştırmalar yapılmıştır. Onların da bizim gibi uyudukları hatta rüya bile gördükleri kesin olarak biliniyor.

Ancak bir karasineğin veya örümceğin beynine elektrik kabloları bağlayıp bir molekül boyutundaki beyinlerinde neler olup bittiğini araştırmak hala pratikte pek mümkün değil.


Genel Bilgi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). galibarda, koyu kırmızı boya.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. parlaklık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Aç. Gürsine-çeşm = Açgözlü.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(bkz.Işın).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

word by word.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

literal. verbatim. word for word. literal translation. literally. textual. verbal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kupa arabası gibi üstü kapalı otomobil.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., biyokim. bir çok proteinde bulunan bir amino asit,lizin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Muhsin).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Işıklı, aydınlık yürek.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Fazla; aşırı tarzda.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

slight. such.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

so. such. that. excessively.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ever so much.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

slight. such.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

so. such. that. excessively.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ever so much.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chase. to tread upon sb's heels. heel. hunt. pursue. tread on sb's heels.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

at the outset. in advance. beforehand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in advance. beforehand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). T. Gönül yakan. 2. Gönlü yanmış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Göğüs döven, göğsünü döverek matem eden.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [سينه بند] sütyen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [سيه چاک] göğsü parçalanmış, göğsü yaralı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ağır çalışma gerektirmeyen memuriyet; arpalık. sinecurist i. böyle bir işte çalışan memur.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ağaç ve yer deliklerine sinen yani sokulan uçar böcek, ki çeşitleri vardır: Karasinek, at sineği, eşek sineği; Sivrisinek = Çok sokan bir sinci.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fly. housefly. common house fly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fly. housefly. common house fly. club. repellent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fly. housefly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hummingbird.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. T.) (musiki). Göğse dayanarak çalınan eski Türk kemanı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Sînekemânı çalan san’atkâr.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ustura ile çok itinalı tıraş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

very close (shave.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Sineklerin duvarlarda, camlarda hatta tavanlarda baş aşağı bu kadar rahat hareket etmeleri, yer çekimi yasasına meydan okurmuşcasına davranışları hep merak konusu olmuş, bilim insanlarının da dikkatini çekmiştir. Bu arada şunu söyleyelim ki, sinek diye küçümsememek gerekir. Dünyamızda bulunan her canlı organizmanın doğrudan veya dolaylı olarak, kendi tabiatı ve eko sistemi içinde, insana bir faydası vardır.

Vücutlarının hacimlerine oranla, sinekler ağır sayılmazlar ve onları yere çeken güç pek önemli değildir. Bu güce karşı gelen tuzlar ayrıca yapıştırıcı, yağlı bir madde salgılarlar. Sinekler ayaklarındaki bu yüzlerce vantuz ve salgıları sayesinde her türlü yüzeyde gezinebilirler. Ancak yüzeyin yağ çözücü, örneğin solvent gibi bir madde ile kaplanmamış olması gerekir. Sinekler tavanda yürürken, altı bacaklarından ikisi hareketlidir. Diğer dört bacak daima sabit durumdadır.

Karıncalarda ise durum biraz farklıdır. Ortalama bir karıncanın vücudunun hacmine göre ağırlığı, sineğe nazaran daha fazladır. Hatta toprakta yaşayan bazı türleri düz bir zemine bile tırmanamazlar. Evlerimize giren küçük karıncalar, çok hafif olduklarından duvarlarda yürüyebilirler.

Belki böyle şeyler ilginizi çekmiyor olabilir ama, asıl merak edilen konu sineklerin tavanda nasıl yürüyebildiklerinden çok oraya nasıl konduklarıdır. Öyle ya, başı yukarıda, ayakları aşağıda uçan bir sineğin tepetakla konabilmesi için bir yerde takla atması, uçuş konumunu değiştirmesi gerekir, ama nerede, ne zaman ve nasıl?

Uzun süre inanılan teoriye göre, sinekler tam konma anında, yuvarlanan bir varil gibi yandan yarım dönüş yapıyorlardı. Bu teorinin yanlış olduğu, ancak yüksek süratli, saniyede birçok film çekebilen kameralar sayesinde ortaya çıktı ve sineklerin bir sırrı daha açığa kavuştu.

Çekilen filmlerden görüldü ki, sinekler tavana konarken yandan değil, sirklerdeki trapezciler gibi geriye yarım ters takla atmaktadırlar. Tavana yaklaşınca, ön ayaklarını başlarının üzerine çekerek ters dönmekte ve tavana önce ön ayakları ile dokunmaktadırlar. Sonra sıra ile diğer ayaklarını da koyarak vücutlarının tavanda tutunmasını sağlamaktadırlar.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i.). Sinekleri kovmaya veya öldürmeye mahsus küçük, delikli roket.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fly whisk. fly swatter. flyswatter. flypaper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flyswatter. flyswat. flypaper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kolsuz ve yakası kürklü bir çeşit eski alafranga kaput.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(f.t.i.) (Kadın İsmi) - Gönlüm, yüreğim, çok sevdiğim.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.). 1. Sinematografik filimleri çekme ve oynatma sanatı, 2. Sinema filimlerinin oynatıldığı salon, bina.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cinema. movie theater. the movies. movies. picture palace. silver screen. picture theatre. pictures. movie house. cinematography. flicks. cine-.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cinema. motion-picture theater. cinematography. drive in. movie house. movie theater.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

BRAVIA ve Sony Pictures Entertainment arasındaki işbirliği çerçevesinde geliştirilen yeni bir resim ayarı. Filmlerin yönetmenin özgün çalışmasına mümkün olduğunca yakın biçimde izlenmesine olanak sağlayan Sinema Modu doğal ten rengi, aydınlatma, renk ve kontrast gibi ayrıntıları yüksek hassasiyetle verir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Sinema Modu size gerçek bir film kalitesi sunar. BRAVIA televizyonunuzun uzaktan kumandasındaki Theatre tuşuna bastığınızda, Sinema Modu açılır ve BRAVIA Theatre Sync etkinleştirilir. Sinema Modu ile BRAVIA TV’niz, orijinal filmi birinci sınıf bir film haline getiren tüm renk ve dokularla birlikte, orijinal stüdyo ayarlarına sadık kalır. Sinema Modu en gerçekçi sinema deneyimini yaşadığınızdan emin olmak için bir görüntü geliştirme özelliği olan Motionflow +100Hz özelliğini de devre dışı bırakır.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

film theater.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

movie maker. distributor of motion-picture films. cinema actor / actress.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cinema business. cinematography. film making.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cinemascope.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cinamathéque.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i, Y,), Hareketle alâkalı,

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cinematic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kinematics.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.). Hareketli görüntü verecek şekilde seri halinde fotograf çeken ve bunları beyaz perdeye aksettiren makine, sinema makinesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Sinematografla alâkalı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cinerama.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.). Aynı vazifeyi yapmak.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. synergie

1. artı güç, 2. görevdaşlık

1. Bir sonuca katkısı olabilecek birkaç etkenin belirli bir etkileşim sonucunda elde ettiği ortak güç. 2. Bir görevin yerine getirilmesi için birkaç organın birlikte çalışması durumu.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

synergism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

synergy. synergism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.). Duyum ikiliği.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. synésthésie

ruh b. duyum ikiliği

Bir duyunun başka nitelikte bir duyum uyandırması, bir sesin aynı zamanda bir renk duygusu vermesi.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i. F.). İşiten, dinleyen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (şünîden fiilinden imas. olup birleşik sıfat teşkiline girer), işiten, işitici. Dûr-şinev = Telefon.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. veter, kiriş; gen. çoğ. kuvvet, enerji; kuvvet ve kudret verici şey; f. kirişle kuvvetlendirmek. the sinews of war harp için gerekli olan para ve sair levazım.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yeter gibi; kuvvetli, adaleli; dinç.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [سينه زن] göğsünü döven.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vinegar fly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çiftkanatlılardan anofel denen çeşidi sıtma aşılayan uçucu böcek (culex pipiens).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gnat. mosquito.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mosquito. gnat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Dünyada yaklaşık üç bin sivrisinek türü olduğu bilinmektedir. Bunların çoğu insana saldırmaz. Zaten aksi olsaydı dünyanın her yerinde bulunabilen bu yaratıklar ormanda,dağda,insan bulunmayan yerlerde yaşamlarını idame ettirmezlerdi.

İnsanların kanlarını emerek yaşayan sivrisinek türlerinin yalnız dişileri kan emer. Dişiler de insanların kanlarını kendi yumurtalarını üretebilmek için protein sağlayabilmek amacıyla emerler. Birçok cinste dişi sivrisinekler en azından ilk yumurtalarını kana ihtiyaç duymadan üretebilirler, fakat sonraki yumurtaları için kana ihtiyaçları vardır. Bulabildikleri her canlının kanını emerler, hatta deniz yüzeyine gelen balıklar bile ellerinden kurtulamaz.

Erkekler çiçek özleri ile beslenirler. Yumurta üretme gibi bir dertleri olmadığından insanları sokmazlar.

Dişi sivrisinekler avlarının yerlerini duyargaları ve üç çift bacaklarındaki alıcılarla bulurlar. Alıcılar ile nem, ter ve ısı özelliklerini saptarlar. Sivrisineğin duyargaları bir santigradın binde biri kadar sıcaklık değişimleri algılayabilecek kadar hassastır.

Dişi sivrisinekler insanın nefes verirken çıkardığı karbondioksit bulutu içinde, ileri geri hareketler yaparak bu bilgileri değerlendirirler, avın yararlı olacağına karar verirlerse eyleme geçerler. Bazılarının „sivrisinek bana dokunmaz’ demelerinin esas nedeni ter ve nefes kokularının sivrisinek için cazip ve özendirici olmamasıdır.

Sivrisinek sanıldığı gibi içi delik ve sivri uçlu bir boruyu deriye sokarak kanı emmez. Sivrisinekte ağzın altındaki kesede iki tüp, iki de neşter olarak kullandığı testere ağızlı bıçak vardır. Önce bıçaklarla deride delik açar, sonra tüplerden biri ile tükürüklerini bu deliğin içine akıtır.

Bu tükürük insan kanının pıhtılaşmasını önler, böylece ikinci tüpü sokarak, sıvı kanı size farkettirmeden kolayca emer. Eğer bir dakika içinde hala fark etmediyseniz, deposu kanınızla dolu olarak, kafayı bulmuş şekilde derinizden ayrılır.

Sivrisinekleri tahrik eden şey nefesinizdeki karbondioksit oranı ile derinizdeki ısı ve nem oranı olduğundan, özellikle geceleri sivrisinek hücumlarını geçiştirebilmek için, çok sık nefes alış-verişi gerektirecek fiziksel hareketler yapmamamız, teninizi serin ve kuru tutmanız gerektiğini unutmayın.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wet fly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Tahsin).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conversely.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

on the contrary. counter to sth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. iş düzenine aykırı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ayı cinsinden, ayı gibi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by