Sini ne demek? | Sini anlamı nedir? | Sini

Sini anlamı nedir?

Sini ne demek?

Sini anlamı nedir?

Sini | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: sini

Türkçe Sözlük

(i.). Çînî’den geldiğine göre aslı «sînî» olsa gerektir. Bir sehpa veya iskemle üzerine konularak üstüne yemekler ve yemek takımları konan ve yemek yenen büyük daire şeklinde tepsi; bakır veya pirinçten olur: Siniyi kurmak. Meydan sinisi = Pek büyüğü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tray.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

large and round tray used as a table. round metal tray.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

large. round copper or brass tray.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [سينی] tepsi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Her ne kadar Roma İmparatoru Julius Caesar (Sezar) milattan önce 46 yılında takvimin başlangıcını Ocak ayı olarak ilan ettiyse de, 16. yüzyılın ortalarına kadar Avrupa’da yeni yıl geleneksel olarak, bahar aylarının başlangıç tarihi olarak da kabul edilen, Mart ayının 25’inde başlardı.

1564 yılında Fransa Kralı IX. Charles, takvimi değiştirerek yıl başlangıcını Ocak ayının birinci gününe aldı. O zamanki iletişim şartlarında bazı insanların bundan haberi olmadı, bazıları ise bu kararı protesto etmek amacıyla eski adetlerine devam ettiler. l Nisan’da partiler düzenlediler, birbirlerine hediyeler verdiler.

Diğerleri ise bunları Nisan aptalları olarak nitelendirip bu güne ‘Bütün Aptalların Günü’ adını verdiler. Bu günde diğerlerine sürpriz hediyeler verdiler, yapılmayacak bir partiye davet ettiler, gerçek olması mümkün olmayan haberler ürettiler.

Yıllar sonra takvimin ayları yerine oturup, Ocak ayının yılın ilk ayı olmasına alışılınca, Fransızlar l Nisan gününü kendi kültürlerinin bir parçası olarak görmeye başladılar. Adeti gittikçe süsleyerek, zenginleştirerek ve yaygınlaştırarak devam ettirdiler. Bu adetin İngiltere’ye ulaşması yaklaşık iki yüzyıl sürdü, oradan da Amerika’ya ve bütün dünyaya yayıldı.

1 Nisan şakalarının sembolünün ‘Nisan Balığı’ olmasının nedeni ise Mart ayının sonlarına doğru, Güneş’in Balık Burcu’nu terk ediyor olmasıdır.


Genel Bilgi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Habeşistan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s), (i). Habeş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sorry. excuse me. i'm sorry. i beg your pardon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pardon me! excuse me! sorry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

low class.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. T. A.). Bir sınıf içinde bulunan ikinci derecedeki sınıf.

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Arabamızın motoru arabayı yürütecek gücü sağlarken bir yandan da ısı üretir. Motor bloğu içinde devamlı dolaşan su ile motor soğutulur. Motordan aldığı ısı ile ısınan bu su da radyatörde havanın yardımıyla soğutulur.

Kapalı bir çevrimde ve ideal ısı dengelerinde devamlı oluşan bu olayın farkına biz ancak, herhangi bir arıza durumunda soğutma olayı yetersiz kaldığında, radyatörden buharlar çıktığında, yani bilinen tabiri ile arabamız hararet yaptığında varırız.

Kışın soğuk aylarında, hava sıcaklığı sıfırın altına düşünce, arabamız kapı önünde hareketsiz halde iken bu soğutma suyu da her su gibi donabilir. Donunca genişler ve yaptığı basınçla motor bloğunu çatlatabilir. Bu olayı önlemek için suyun içine, sıfırın çok altındaki derecelerde bile donmasına mani olacak ‘anti-firiz’ dediğimiz sıvı ilave edilir.

Motorun soğutma suyunun içine ne oranda antifiriz konulacağını, o bölgede olabilecek en düşük hava sıcaklığı belirler. O zaman şöyle düşünülebilir. Tam emniyetli olması bakımından, soğutma suyunun yerine niçin tamamen antifiriz doldurmuyoruz? Antifiriz oranı yüzde yüzü bulunca sıcaklık ne kadar düşerse düşsün maksimum korunma sağlanmış olmaz mı?

Hayır, olmuyor. Mantıken ters gelebilir ama belirli orandan fazla konulan antifiriz bu sefer de tamamen ters tepki veriyor. Suya yüzde 50 oranında katılmış antifiriz -37 derecede donarken, antifirizin kendisi yani saf antifiriz -12 derecede donuyor.

Suyla karışabilen her şey onun sıfır derece olan donma noktasını düşürür. Yani donma derecesini düşürmek için suya toz şeker, şurup hatta aküdeki asit bile konulabilir. Hepsi de bir dereceye kadar aynı işlevi görür ancak hiçbiri diğer tehlikeli yan etkileri bakımından tavsiye edilmez.

İlk otomobillerde şeker ve balın antifiriz olarak kullanılmaları denendi, sonraları ise alkolde karar kılındı. Ancak bu sefer de alkolün kaynama noktası düşük olduğundan motor sıcakken sorun çıkardı. O halde ideal antifirizin donmayı önlemesi ama aynı zamanda da suyun kaynamasına sebep olmaması gerekiyordu. Günümüzde bu amaçla ‘etilen glikol’ denilen renksiz kimyasal bir sıvı kullanılıyor.

Suyun içine katılan kimyasalların donmayı önleme özelliği, suyun ve buzun moleküler yapıları ve antifirizin bu yapılara olan etkisinden ileri geliyor. Bilindiği gibi tüm sıvılarda olduğu gibi suda da moleküller serbest ve düzensiz halde, katılarda (buzda) ise sabit ve düzgün bir yapıdadırlar. Su donarken önce moleküllerinin hareketleri yavaşlar sonra da düzgün ve sabit bir pozisyona gelirler yani kristalleşirler. İşte antifirizin buradaki rolü, moleküllerinin su molekülleri ile birleşerek onların buz kristalleri oluşturmalarına mani olmaktır.

Peki öyleyse ortada su yokken antifiriz kendi kendine niçin daha çabuk donuyor? Çünkü suya katıldığında antifirizin su moleküllerine yaptığını su da antifiriz moleküllerine yapar. Donmayı önlemek daha doğrusu geciktirmek iki taraflı çalışır, su da antifirizin donma derecesini düşürür. Sonuç olarak arabanın soğutma suyuna önerilenden fazla antifiriz konmasının hiçbir faydası yoktur aksine zararı vardır.


Genel Bilgi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). aptal, inatçı , (eşek gibi) eşeğe ait, eşekçe. asinin'ity (i). eşeklik, aptallık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Normal olarak zamanı geldiği halde aybaşı kanaması başlamazsa; gebelik, kansızlık, tiroid veya karaciğer hastalıkları akla gelebilir. Ayrıca yorgunluk, sinirlilik veya adetten kesilme de düşünülebilir. Yorgunluk ve sinirlilikten kaynaklanan gecikmelerde aşağıdaki reçeteler kullanılır.

Tedavi için gerekli malzeme : Yumurta, elma kompostosu

Hazırlanışı : Hergün, 1 tane rafadan yumurta yenir. 3 su bardağı elma kompostosu içilir.


Sağlık Bilgisi by

Sağlık Bilgisi

Normal aybaşı kanaması 2-7 gün devam eder. Bazı kimselerde bu süre uzar. O zaman rahimde ur veya kist olduğundan, yumurtalıkların üşütülmüş olmasından, sinir veya kalp hastalığından şüphe edilir. Tedaviye geçmeden önce esas nedeni bulmak gerekir. Önemli bir durum yoksa aşağıdaki reçetelerden arzu edilen uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Böğürtlen, su

Hazırlanışı : 2 su bardağı kaynak suya, 2 kahve kaşığı böğürtlen konur. 10 dakika bekletilip, süzülür. Sabah bir bardak, akşam bir bardak içilir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

first class.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

classic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

first class.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Bir biçimin veya hacimin dış çizgisi veya en dış kenarı.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. (eski) Yunanistan'da Elevsis'e ait. Eleusinian mysteries Elevsis'te icra olunan dini ayinler.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

need. want. requirement. deficiency. demand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

necessity. need. requirement. urge. want.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

requirement. need. necessity. call. lack. want.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sun beam.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sunbeam.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prep school.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

second class.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

second- class. second level. second rate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. fizik) (uyd. k.). Bir enerjinin ışık demeti hâlinde yayılması.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

behead.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

himself.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

laser beam.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

laser beam.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

commissariat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

commissariat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

İlk gemi, Van gölünde, 16. yüzyılda, Osmanlı ordusunun Doğu seferi sırasında bir yeniçeri askeri tarafından yapılmıştı. Bu sanatkar asker sonralarda adını yaptığı eserlerle duyuracak olan Mimar Sinan’dı.

Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

body of clergy. priesthood.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(f.a.i.) (Kadın İsmi) - Kadınların güneşi. Güneş gibi kadın.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Sinlilere özgü adet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) - İşitme, semi.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(SINF) (i. A.) (c. esnâf, sunûf). 1. Sıra, tabaka, derece: Mektebin sınıfları; birinci, ikinci sınıf. 2. Zümre: Ahalinin hangi sınıfındandır? 3. Vaktiyle derecelere ve sınıflara ayrılmış olan san’at ve meslek mensupları (sıfat gibi de kullanılır). Esnaf adam; babası esnaf idi («esnaftan» demek daha doğrudur).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

class. classroom. schoolroom. sort. category. grade. branch. circle. denomination. estate. form. genus. order. race. rank. rate. sphere. states.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

caste. category. class. classroom. grade. order. range. rank. rate. run. sphere.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

category. class. classroom. denomination. form. genus. grade. rank. rate. corps. sort. species. kind. type. set. standing. standard. character. order. rating. degree. league. quality. schoolroom. sphere. stratum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

classification. classification tasnif.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

classification. classifying. cross tabulation. rating.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Sınıflara, kısımlara ayırmak, tasnif etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

distribute. sort.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

classify. to classify.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assortment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

classification.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

classification. categorization. cue sheet. grading. labelling. sorting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

categorize. class. classify. grade. label. sort. to classify.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to classify. to sort out. assort. categorize. class. grade. label. place. range. rank. rate. reduce to classes. subsume.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

classless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kırık, bozuk, Fars. şikeste. 2. Dağınık, perişan, perakende. 3. Bozulmuş, mağlûp, (bk.) Sıngın.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sinizm prensiplerini tatbik eder.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Memlekete göre değişen bir tahıl ölçeği.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cynical. cynic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. sene), (bk.) sene.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سنين] yıllar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). işitilmiş, duyulmuş. Nâ-şinide = İşitilmemiş, duyulmamış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. Y.). Hudut. Sınır koymak = Tahdîd etmek, sınırlamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), insan ve hayvanların kasları içinde yayılan çok ince, sert, ipliğe benzer organların her biri. Sinir hastalığı = Ruh hastalığı. Sinire dokunmak = Can sıkmak, rahatsız etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

frontier. border. frontier. borderline. boundary. limit. borderland. bound. bourn. bourne. butting. circumscription. compass. confine. deadline. line of demarcation. extreme. extremity. limitation. march. pale. purlieu. skirting. stint. verge. waters.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

border. borderline. bound. boundary. compass. edging. extreme. frontier. limit. margin. measure. stint. verge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

border. boundary. limit. bound. frontier. stint. termination. terminus. barrier. rim. border-line. border land. side. confine. state. rating. range. terminal. lines. brand. demarcation. deadline. abutment. ambit. bordering. bothy. bourn. compass. edge. ma

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arse. bugger. nerve. sinew. string. fibre. anger. irritation. emotional balance. equanimity. crabby. irritating. irksome. annoying. fiber. rib. vein. nervous. habit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nerve.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Bu çeşit ağrılar, genelikle küt ağrı şeklindedir. Vücudun her yerinde hissedilebilir. Ama, çoğunlukla kalp çevresindeki ağrılardan şikayet edilir. Bazı kimseler de başlarını tıpkı bir çember gibi sıkan baş ağrılarından şikayet ederler. İşte bu çeşit ağrılar, bedeni bir arızadan kaynaklanmıyorsa, sinirsel ağrılardır. Bu gibi şikayetlerde aşağıdaki reçetelerden herhangi biri kullanılanılabilir.

Tedavi için gerekli malzeme : Lahana, süt.

Hazırlanışı : Dört su bardağı süte 10 tane lahana konur ve 15 dakika kaynatılır. Ilıdıktan sonra, lahana yaprakları ağrıyan bölgeye konur.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pesky.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

infernal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

jarring. pesky. stupid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Hayat şartlarından fazlasıyla etkilenenlerde görülebilen, esasta önemli bir kaynağı olmayan bir rahatsızlıktır. Devamlı olarak endişe içinde olmak şeklinde görülenine anksiete, ruhi ve bedeni bitkinlik şeklinde görülenine de depresyon adı verilir. Hasta hayattan zevk almaz, her zaman mutsuzdur, huzursuzdur, sinirlidir. Uykuları düzensizdir. Gerçekte bir hastalığı olmadığı halde çeşitli hastalıkların varlığından şikayet eder. Tedaviye hayatının iyi yanlarını görmeye alışmakla başlanır. Sinirlenmekten kaçınmak, her kötü olayın iyi bir tarafı olduğunu görmeye alışmak, düzenli bir hayat sürmek gerekir. Ayrıca aşağıdaki reçetelerden herhangi biri de uygulanabilir.

Tedavi için gerekli malzeme : Yonca, su.

Hazırlanışı : Dört bardak suya 3 tutam yonca konur. Haşlandıktan sonra süzülür. Günde 3 kere birer çorba kaşığı içilir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

war of nerves.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

neurological disease.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nerve case. nervous derangement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nerve patient.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

border gate. entry point.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

border commission. frontier post.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

transfrontier.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nervous system.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nervous system.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Ortak sınırı olan, Osm. hem-hudûd.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

limitrophe. bordering. adjacent. abutting. coterminous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sharing a common border. contiguity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Sinir sisteminin düzenli, uyumlu çalışmasını kaybetmesi sonucu ortaya çıkar. Ayrıca, alkol kullanmak, fazla sigara içmek, haddinden fazla çay, kahve veya süt içmek, çabuk ve gereği gibi çiğnemeden yemek yemek şikayetlerin artmasına neden olur. Hastanın karnında ağırlık hissi vardır, midede gurultu, yanma veya ekşime görülebilir. Geğirir, gaz çıkarır. Yorgunluk, baş ağrısı, çarpıntı ve unutkanlıktan da şikayet edilir. Aşağıdaki reçetelerden faydalanılır.

Tedavi için gerekli malzeme : Kimyon tohumu, su.

Hazırlanışı : Bir su bardağı kaynak suya 1 kahve kaşığı kimyon tohumu konur. 10 dakika bekletilir. Yemeklerden sonra içilir.


Sağlık Bilgisi by

Sağlık Bilgisi

Sinir sistemindeki düzensizlikten kaynaklanan bir durumdur. Ağıza su gelmesi şeklinde de görülebilir. Herşeyden önce, sinirlenmemeyi, düzenli bir hayat sürmeyi alışkanlık haline getirmek tedavinin ilk şartıdır. Ayrıca aşağıdaki reçetelerden herhangi biri de uygulanabilir.

Tedavi için gerekli malzeme : Ihlamur, su.

Hazırlanışı : Bir çay bardağı kaynak suya 1 kahve kaşığı ıhlamur konur. 5 dakika bekletilip süzülür. Suyuna 1 kahve kaşığı süzme bal ilave edilip, yemekten sonra içilir. Aynı reçete adaçayı ile de hazırlanabilir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

localisation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clampdown. confinement. limitation. qualification. restraint. restriction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

limitation. restriction. circumscription. condition. curb. curbing. delimitation. determination. lid. localization. restraining. restraint.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Sınır koymak, sınırı belirtmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bound. restrict. to border. to limit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

restrict. to limit. to restrict. to define. to restrain. bind down. bound. circumscribe. confine. contain. curb. delimit. determine. narrow. scant. terminate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

restriction. check.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

limit. delimit. delimitate. line off. pale. pale in.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

border. confine. limit. qualify.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to restrict. to check. to circumscribe. line off. qualify.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being restricted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be restricted. to be circumscribed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

irritant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

frustrating. maddening. nerve racking. sore. trying. vexatious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

get smb.'s shirt out. get smb.'s dander up. make angry. irritate. annoy. put smb. out of temper. aggravate. needle. string up. jangle smb.'s nerves. anger. bugger. disconcert. exacerbate. fret. give the willies. grate. incense. rile. rough the wrong.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

annoy. displease. fuss. irritate. rasp. rile. ruffle. to annoy. to make nervous. to rub sb the wrong way. to irritate. to nettle. to displease. to rile.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make sb tense and irritable. to put sb in a state. to get sb on edge. to make sb nervous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vexation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

discomposure. irritation. vexation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

go off at half-cock. blow one's stack. get angry. be riled at. become angry. lose one's temper. flame up. get hot. bridle up. bristle up. flap. flare. flare out. grow hot. jitter. cut up rough. be steamed up. get the willies. worry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to get nervous. be irritated. to be/get annoyed/irritated. to be cross.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to get tense and irritable. to get in a state. to get nervous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Eskiden düşünce ve duyguların merkezinin kalp olduğu sanılırdı. Kalbin anatomik yapısına pek benzemese de kalp simgesi -iskambilde kupa- hala sevmek kelimesinin sembolü olarak kullanılmaktadır. Oysa bugün bilincin, içgüdülerin, vücudun bütün hareketlerinin, tepkilerinin ve duyguların beyinde oluşup biçimlendiğini biliyoruz.

Duyu organlarımız sadece aracıdırlar. Gözlerimizle bakar ama beynimizle görür ve anlarız. Kulağımızla dinler ama beynimizle işitiriz. Beynimizle güleriz, beynimizle sinirleniriz.

Anatomik değil de ruhsal anlamda sinir, “herhangi bir durum veya olay karşısında duyulan ruhsal gerginlik” diye tanımlanır. Sinir krizi ise, çok şiddetli bir heyecanın veya bunalımın etkisiyle davranışlarını denetleyemeyen ve bunu bağırma, ağlama, gülme gibi tepkilerle ortaya koyan bir kişinin durumudur.

Genel anlamda sinirli olma durumunu, sinir sistemi hastalığı ile karıştırmamak gerekir. Sinir hastası, sinir sisteminde dengesizliği olan kimselere denilir. Bu dengesizlik bazı fonksiyonel bozukluklara da yol açar, kişiyi hastalık hastası yapar. Hastada aynı zamanda şiddetli yürek darlığı, kolay heyecanlanma, ruhsal dengesizlik görülür. Çoğunlukla da bütün bu belirtiler birbirleriyle karışırlar.

Sinirlilik ise belirli bir hastalık değildir. Genellikle çocuklukta yaşanan kötü şartlardan ileri gelen ve yetişkinlikte de devam eden bir çeşit hırçınlık halidir. Her ne kadar toplumda zaman zaman olumlu bir özellikmiş gibi algılanıyor ve insanlara hükmetme aracı olarak görülüyorsa da, hatta kimi yöneticiler bu amaçla sinirlenmiş rolünü oynuyorlarsa da, sinirlilik zamanımızda alkolizm gibi toplumsal bir hastalıktır.

İnsanlar genellikle sinir yerine ‘asap’ kelimesini kullanırlar. Asap Arapça a’şab kelimesinden gelmiş olup sinirin çoğulu anlamındadır. Bu konudaki uzmanlara hala bir çok yerde ‘asabiyeci’ denilir. Ancak asap sözcüğünün tarihine gidince eski hukukta ‘akrabalık’ ve ‘kandaşlık’ anlamında kullanıldığı görülüyor.

Asap’ın tarihteki asıl anlamı ise, Araplarda İslamiyetten evvelki devrede, bir insanın baba tarafından akrabalarını yahut kabilesini haklı haksız her meselede müdafaaya hazır olması ve kabile mensuplarının gerek kendi mal ve mülklerini korumak, gerek başkalarının mal ve mülklerini zaptetmek için bir söz üzerine derhal birleşmeleridir.

Günümüzde asabi kelimesinin öfke ve kızgınlık içinde kontrolünü ve soğukkanlılığını yitirmiş, sinirlerini denetleyemez duruma gelmiş anlamında kullanılmasının kökeninde bu eski davranış biçimi yatıyor.

Zaten sinir sistemimizin en güç kavranan özelliği de işte bu duyguların ve kişilik özelliklerinin denetlenememesidir. İnsan beyninin bu karmaşık üst düzey işlevi, insanın bazen kendi çıkarlarını ya da güvenliğini bile tehlikeye atarak içgüdülerini ve reflekslerini öne çıkarmasını sağlıyor. İnsanlar değişik nedenlerle inançları uğruna ölümü bile göze alabiliyorlar.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Bir sınırla çevrili. 2. Belirli miktarda, başı sonu belli, mahdut.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Asabi 2. Sinirleri kuvvetli, kuruca lâkin pek kuvvetli, insan. 3. Sinirleri çok ve sert (et). Sinirli yaprak = Boğa yaprağı, Ar. lisânü’s-sevr.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

limited. restricted. determinate. contracted. finite. measurable. narrow. parochial. scant. scanty. scarce. slender. stinted. strait. ltd.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

close. finite. limited. narrow. qualified. restricted. bounded by. definite.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

limited. restricted. close. definite. determinate. local. narrow. niggardly. scant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

angry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

belligerent. black. cranky. cross. edgy. furious. irascible. jumpy. ratty. stormy. tense. sinewy. quick-tempered. hot-blooded. testy. surly. peppery. irritable. easily angered. prickly. on edge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nervous. quick to anger. tense and irritable. sinewy. tendinous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Limited Auditing)

Ara mali tablo düzenlemekle yükümlü olan anonim ortaklıklar, aracı kurumlar, yatırım ortaklıkları ve yatırım fonlarının düzenleyecekleri ara mali tabloların, sürekli denetleme ile görevli bağımsız denetleme kuruluşları tarafından incelenmesi ve rapora bağlanmasıdır.


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

limited liability. limited liability / responsibility.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sinirli adamın hâil, asabiyet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crotchetiness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bile. bad temper. irritability. prickliness. sinewiness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

quickness of temper. anger. nervousness. sinewiness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(sinirotu): Sinirotugiller familyasından; bir veya çok yıllık otsu bir bitkidir. Birçok yabani türü vardır. Kullanıldığı yerler: İdrar söktürür. Yaraları iyileştirir. Cerahatı boşaltır. Nasırların sökülmesinde kullanılır.

Şifalı Bitki by

Türkçe - İngilizce Sözlük

neural.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

neural.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sınırı olmayan, uçsuz bucaksız.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unlimited. unrestricted. unbounded. limitless. borderless. boundless. immeasurable. measureless. absolute. illimitable. infinite. plenary. shoreless. without stint. unconfined. unstinted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blanket. bottomless. boundless. broad. cosmic. cosmopolitan. indefinite. infinite. plenary. unbounded. unqualified. unreserved. limitless. unlimited.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

boundless. limitless. unlimited. lacking a boundary. bottomless. broad / adj ,. immeasurable. indeterminate. infinite. without limits. unbounded. unmeasured. unrestricted. unstinting. untold. without stint.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unlimited liability.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unlimited authority. unlimited capacity. plenary powers. unlimited powers.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

indeterminateness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

infinity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. uğursuz, meşum; netameli; bozuk, kötü, fesat; kötülük saçan; nad. sol; hane. kalkanın solundaki. a sinister design kötü fikir, meşum plan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sola ait, sola meyilli; solak. sinistrally z. sola doğru, sola meylederek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. felsefe), topluluk törelerini hor gören, her türlü saadeti ihtiyaç ve iptilâlardan uzak bulunmakta gören doktrin.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cavalry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

movable. portable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

movable. portable. conveyable. transferable. movable possession.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Vücudumuzun ısısını korumasına kış aylarında üzerimize giysiler giyerek biz yardımcı oluyoruz ama sıcak yaz aylarında üzerimizde çıkaracak bir şey kalmayınca vücudumuz ısısını nasıl ayarlıyor?

Sıcak yaz aylarında vücudumuz ısısını terleme yolu ile koruyor ve ayarlıyor. Beynimizde terlemeyi düzenleyen özel bir bez var. Adı da ‘hipotalamus’. Ayrıca derimizin altında yumak görünümlü 2 milyon ter bezi ve bu bezlerin her santimetrekaresinde 400 ince kanal var.

Çevre ısısının artması ile beyin, ciltteki ter bezlerini uyarır. Bu ter bezleri de ince kanallar vasıtası ile, deri üzerine gözle görülemeyecek kadar az bir sıvı salgılarlar. Cilt üzerine çıkan bu sıvı buharlaşırken vücudun ısısını da alır. Aynen esen bir akşam rüzgarından, serinletici bir fandan veya kapı önüne dökülen bir sudan sonra duyulan serinlik hissi gibi cilt soğur.

Gözle görülen ve görülmeyen olmak üzere iki çeşit terleme vardır. Nefes verirken bile terleriz. Bu arada çıkan su buharı gözle görülmez. Diğeri de yüzümüzde, ensemizde ve özellikle koltuk altlarımızda yoğun olarak bulunan ter bezlerinin salgıları sonucu oluşan terlemelerdir. Böylece vücudumuzun bir şekilde soğuması sağlanmış olur.

Aynı çevre ısısında bazıları rahatsız olur ve aşırı terlerken, bazıları da bir rahatsızlık belirtisi göstermez, hallerinden memnun otururlar. Kimileri sıcak yaz günlerini severken, kimileri de kapalı, puslu kış günlerini sever. Peki, bunun tıbbi bir açıklaması var mıdır acaba?

Tıbbi değilse bile basit bir açıklaması vardır. Her insanın vücut ısısı, daha doğrusu önceden ayarlanmış ortalama vücut ısısı aynı değildir. Vücudu 36 dereceye ayarlanmış bir insan, 38 dereceye ayarlanmış bir insana göre, çevresindeki sıcaklık yükselmelerine daha hassastır.

Terleme ve dolaşım sistemlerinin termostat düğmesi daha düşük derecelere ayarlanmış insanlar, düşük çevre sıcaklıklarında kendilerini daha rahat hissederler.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Vücudumuzun ısısını korumasına kış aylarında üzerimize giysiler giyerek biz yardımcı oluyoruz ama sıcak yaz aylarında üzerimizde çıkaracak bir şey kalmayınca vücudumuz ısısını nasıl ayarlıyor?

Sıcak yaz aylarında vücudumuz ısısını terleme yolu ile koruyor ve ayarlıyor. Beynimizde terlemeyi düzenleyen özel bir bez var. Adı da “hipotalamus”. Ayrıca derimizin altında yumak görünümlü 2 milyon ter bezi ve bu bezlerin her santimetrekaresinde 400 ince kanal var.

Çevre ısısının artması ile beyin, ciltteki ter bezlerini uyarır. Bu ter bezleri de ince kanallar vasıtası ile, deri üzerine gözle görülemeyecek kadar az bir sıvı salgılarlar. Cilt üzerine çıkan bu sıvı buharlaşırken vücudun ısısını da alır. Aynen esen bir akşam rüzgarından, serinletici bir fandan veya kapı önüne dökülen bir sudan sonra duyulan serinlik hissi gibi cilt soğur.

Gözle görülen ve görülmeyen omak üzere iki çeşit terleme vardır. Nefes verirken bile terleriz. Bu arada çıkan su buharı gözle görülmez. Diğeri de yüzümüzde, ensemizde ve özellikle koltuk altlarımızda yoğun olarak bulunan ter bezlerinin salgıları sonucu oluşan terlemelerdir. Böylece vücudumuzun bir şekilde soğuması sağlanmış olur.

Aynı çevre ısısında bazıları rahatsız olur ve aşırı terler, bazıları da bir rahatsızlık belirtisi, göstermez, hallerinden memnun otururlar. Kimileri sıcak yaz günlerini severken, kimileri de kapalı, puslu kış günlerini sever. Peki, bunun tıbbi bir açıklaması var mıdır acaba?

Tıbbi değilse bile basit bir açıklaması vardır. Her insanın vücut ısısı, daha doğrusu önceden ayarlanmış ortalama vücut ısısı aynı değildir. Vücudu 36 dereceye ayarlanmış bir insan, 38 dereceye ayarlanmış bir insana göre, çevresindeki sıcaklık yükselmelerine daha hassastır.

Terleme ve dolaşm sistemlerinin termostat düğmesi daha düşük derecelere ayarlanmış insanlar, düşük çevre sıcaklıklarında kendilerini daha rahat hissederler.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bilberry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(ayıüzümü): Fundagiller familyasından; 20-50 cm boyunda çok dallı, odunsu bir bitkidir. Karadeniz bölgesinin dağlarında çok miktarda bulunur. Meyvelerinde; organik asitler, şekerler, pektin, tanen ve mirtilin denilen bir boya maddesi ile A ve C vitaminleri vardır. Yaprakları ve meyveleri kullanılır. Kullanıldığı yerler: Yaprakları şeker hastalığında faydalıdır. Meyvesi dizanteride etkilidir. İshali keser.

Şifalı Bitki by