Sipeh-dari ne demek? | Sipeh-dari anlamı nedir? | Sipeh-dari

Sipeh-dari anlamı nedir?

Sipeh-dari ne demek?

Sipeh-dari anlamı nedir?

Sipeh-dari | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: sipeh dari

Türkçe Sözlük

(İ.F.). 1. Başkumandanlık. 2. Başkumandanlığa ait.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s), (i) çok basit;(i) okumayı yeni öğrenen kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

millet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Bayrakdarlık, sancakdarlık: Alemdarlık vazifesi.

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Trafik denetlemelerinde yapılan alkol testinden ağza atılacak bir şekerle veya sakızla kurtulmak mümkün değildir. Alkol aldığımızda veya sarımsak, soğan benzeri keskin kokulu yiyecekleri yediğimizde nefesimiz kokar. İstediğimiz kadar ağzımızı yıkayalım, dişlerimizi fırçalayalım, şeker yiyelim veya sakız çiğneyelim, fark etmez bu kokuyu tam olarak giderenleyiz.

Bu kokuların nedenleri ağza veya boğaza bulaşan alkol, ağızda dişlerin arasında kalan yiyecekler değildir. Onlar ağzın yıkanması ile giderilebilir. Bu kokular mideden de gelmez, çünkü yiyecek gitmediği zamanlarda yemek borusunun ucu hep kapalıdır. Tüm bu alkol ve kokulu yiyeceklerin molekülleri midedeki hazım sırasında mide duvarından geçerek kana karışır. Böylece akciğerlere ulaşarak nefesle beraber çevreye yayılırlar.

Trafik denetlemelerinde yapılan alkol testlerinde, nefesteki dolayısıyla kandaki alkol miktarı ölçülür. Cihaza üflemeyle dışarı verilen havanın 2.000 santimetreküpü kanda bulunan alkol miktarını gösterir. Bu oran, alınan alkol miktarının kişinin ağırlığına bölünmesi ve erkeklerde 0.7, kadınlarda ise 0.6 katsayısının çarpılması ile hesaplanabilir.

Bu katsayılar arasındaki farkın nedeni, aynı vücut ölçüleri ve yağ oranlarına sahip bir kadın ve erkek üzerinde yapılan deneylerde, her ne kadar alkolün yüzde 20’si midede, yüzde 80’i ince bağırsaklarda kana karışsa da, kadınlarda alkolün midede daha az parçalanarak kana karışım oranının yüzde 30 daha fazla olması, kadınların daha çabuk sarhoş olmaları ve sarhoşluğun daha uzun sürmesinin gözlemlenmesidir.

Bir kadeh sek rakı veya iki bardak şarap kanda 40 gram alkol bulunması anlamına gelir. Böyle bir doz 75 kilo ağırlığındaki erkekte 40((75XO,7)=0.76 gr/litre sonucunu verir ki, trafikteki yasal limiti aşar.

Bu miktarda alkolü 60 kilo ağırlığındaki bir kadın aldığında suçlu olur, çünkü hesaba göre kanında 40( (60x0,6)= 1.1 gr/litre alkol çıkar.

İnsanlarda bir litre kandaki alkol oranı 0,5 gramı geçtikten sonra refleksler yavaşlar, sürücü bilincine hakim olamaz. Bu da ciddi kazalara yol açar.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Trafik denetlemelerinde yapılan alkol testinden ağza atılacak bir şekerle veya sakızla kurtulmak mümkün değildir. Alkol aldığımızda veya sarımsak, soğan benzeri keskin kokulu yiyecekleri yediğimizde nefesimiz kokar. İstediğimiz kadar ağzımızı yıkayalım, dişlerimizi fırçalayalım, şeker yiyelim veya sakız çiğneyelim fark etmez, bu kokuyu tam olarak gideremeyiz.

Bu kokuların nedenleri ağza veya boğaza bulaşan alkol, ağızda dişlerin arasında kalan yiyecekler değildir. Onlar ağzın yıkanması ile gideribilir. Bu kokular mideden de gelmez, çünkü yiyecek gitmediği zamanlarda yemek borusunun ucu hep kapalıdır. Tüm bu alkol ve kokulu yiyeceklerin molekülleri midedeki hazım sırasında mide duvarından geçerek kana karışır. Böylece akciğerlere ulaşarak nefesle beraber çevreye yayılırlar.

Trafik denetlemelerinde yapılan alkol testlerinde, nefesteki dolayısıyla kandaki alkol miktarı ölçülür. Cihaza üflemeyle dışarı verilen havanın 2.000 santimetreküpü kanda bulunan alkol miktarını gösterir. Bu oran, alınan alkol miktarının kişinin ağırlığına bölünmesi ve erkeklerde 0.7, kadınlarda ise 0.6 katsayısının çarpılamsı ile hesaplanabilir.

Bu katsayılar arasındaki farkın nedeni, aynı vücut ölçüleri ve yağ oaranlarına sahip bir kadın ve erkek üzerinde yapılan deneylerde, her ne kadar alkolün yüzde 20’si midede, yüzde 80’i ince bağırsaklarda kana karışsa da, kadınlarda alkolün midede daha az parçalanarak kana karışım oranının yüzde 30 daha fazla olması, kadınların daha çabuk sarhoş olmaları ve sarhoşluğun daha uzun sürmesinin gözlemlenmesidir.

Bir kadeh sek rakı veya iki bardak şarap kanda 40 gram alkol bulunması anlamına gelir. Böyle bir doz 75 kilo ağırlığındaki erkekte 40(75*0,7)=0,76 gr/litre sonucunu verir ki, trafikteki yasal limiti aşar.

Bu miktarda alkolü 60 kilo ağırlığındaki bir kadın aldığında suçlu olur, çünkü hesaba göre kanında 40(60*0,6)=1,1 gr/litre alkol çıkar.

İnsanlarda bir litre kandaki alkol oranı 0,5 gramı geçtikten sonra refleksler yavaşlar, sürücü bilincine hakim olamaz. Bu da ciddi kazalara yol açar.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Uyanıklık. 2. Uğraşma. 3. Dikkatlilik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). t. Uyanıklık. 2. •Uğraşma. 3. Dikkatlilik.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). (çoğ -daria) Roma hamamlarında sıcak oda.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Hükümdâra mensup, şâhâne.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Daradar, darı darına.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (aslı «tarik» ki tarla gibi tarmak fiilinden olup, o da tırmıklamak ve ekmek demektir). Tahılın Türkler’ce eskiden en tanınmışı olan ufak taneli zahire: Arnavut darısı, boz darı. Dibine darı ekmek = Çok tetkik etmek, uzun uzadıya sormak (bugün bitirmek, sömürmek mânâsında kullanılmaktadır). Darısı başınıza = Başkasının kavuştuğu bir nimete kavuşmak için dua yerinde kullanılır ki, bu de gelinin başına darı dökmek Adetinden ileri gelir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

millet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

millet. millet plant. corn. maize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

millet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(akdarı): Buğdaygillerden, kuraklığa dayanıklı bir bitkidir. Tohumları besin olarak kullanılır. Kullanıldığı yerler: Darı unundan yapılan yiyecekler, zihin yorgunluğunu giderir. Sinirleri kuvvetlendirir. Hamilelere de faydası vardır.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i. A. «darb» tan) (mü. dârıbe). 1. Döven, darbeden, dayak atan: Dârıb ile madrubu (dövüleni) tevkif ettiler. 2. Dört işlemden darp’ta (çarpma) bir sayının kaç defa tekrarlandığını gösteren rakam. Dirıb-ı müşterek = İki rakamı küsursuz vermek şartıyle çarpan rakam: Dirıb-ı müşterek-! ekber, dirıb-ı müşterek-i asgar = Bir rakamı aynı çarpma neticesini vermek şartıyle çarpan rakamların en büyüğü ve en küçüğü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Mezar, merkad, kabir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

miff. resentment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. «darılmak» mânâsında kullanılır, «darılmaca yok» deyiminde geçer). Darılma, dargınlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Gücenmek, münfail olmak, hatır kalmak: Bana darı İdi. 2. Hiddetlenmek, gazab etmek, kızmak: Uşağına darı İdi. 3. Paylamak, azarlamak. Osm. tâzîr ve tekdir etmek: Siz kendisine biraz darılın.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cross. get angry to. take offence. take offense. be in a huff. pout. be vexed with smb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be cross. to be angry. to be offended. to take offence. to scold. to reprove.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be cross. to get angry. huff. sulk. take affront. take amiss.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Darılmasına sebep olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to offend. aggravate. displease. pique. vex.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Ebu Muhammed b. Abdurrahman. Hadis bilgini. Müslim ve Ebu İsa hadislerini Darimi’den aldıklarını söylerl(Erkek İsmi) En meşhur eseri Camiu’s-Sahih’dir.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.) Anadan doğma kör.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ضریر] doğuştan kör.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Dindarlık.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [دینداری] dindarlık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). eski Roma hamamlarında serinleme yeri, soğukluk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Dervişlerin giydikleri kolsuz ve omuzbaşlarında üçgen şeklinde birer parçası olan bir çeşit kısa elbise ki, hırkanın altına giyilerek ebdestlik yerini tutardı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). 1. Hükümdara mensup ve ait: Bâ-emr-i hükümdarı = Hükümdara ait emirle, hükümdar emriyle. 2. Hükümdarlık: Icrâ-yı hükümdârî.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) hükümdarlık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). İdare ile alâkalı; idare.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

managerial. administrative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

administrative. managerial.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

administrative. managerial. executive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اداری] yönetimsel.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

administrative budget.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. A.) (mü. iktidâriyye). Güç ve iktidara alt (edebiyat). Fiil-I iktidâri = Türkçe gramerde yapabilmek ve yapamamak gibi müsbette iktidar ve menfide iktidarsızlık gösteren fiil.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. istidâriyye) (anatomi). Dönerek ve daire teşkil ederek olan: Hereket-i istidâriyye = Barsakların bu şekildeki hareketi.

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

İnsanların sıkılınca geleneksel olarak başvurdukları üç şey alkol, nikotin ve kahvedir. Alkol alınmasına ve sigara içilmesine sağlık kuruluşlarınca karşı çıkılmasına karşılık kahve içme alışkanlığı hiç bir zaman benzeri eleştirilerle karşılaşmamıştır. Halbuki fazla miktarda kahve içimi de anormal zihinsel durumlar oluşturabilir, kafeinin birden kesilmesi kendine özgü olumsuz belirtiler ortaya çıkarabilir.

Günlük hayatımızda başlıca kafein kaynakları, kahve, çay, çikolata, kakao ve kolalı içeceklerdir. Kafein en çok kahvede bulunur, çayda ise kahvenin yarısı ile beşte biri kadardır. Bir fincan kahvede 85-100 miligram, bir bardak çayda 60 miligram, kolalı içeceklerin litresinde ise 100-130 miligram kafein bulunur. Bu nedenle kafein üzerindeki araştırmalar kahve üzerinde yoğunlaşmıştır.

Kafeinli içecekler içildiklerinde vücut tüm kafeini emer, kandaki seviyesi 15-45 dakikada en yüksek seviyesine çıkar. Alınan miktarın en azından yarısının vücutta kullanılıp atılmasına kadar geçen zaman yaklaşık beş saattir. Kafein kandaki yağ asitlerinin seviyesini arttırır, bu maddeler enerjiye çevrilerek vücut direncini arttırırlar. Kafein sinir sistemine uyarıcı etki yapar, uykuya olan reaksiyon zamanını uzatır, canlılığı arttırır.

Bir insan kısa sürede 6-7 fincan kahve içerse, kafeine bağlı, huzursuzluk, uykusuzluk, ishal, kalp çarpıntısı gibi belirtiler görülebilir. Ancak kafein zehirlenmesi olabilmesi için günde 80-100 fincan kahve, 125 bardak çay veya 200 kutu kolalı içecek içilmesi gerekmektedir ki bu da pratikte mümkün değildir.

5-10 gramlık kafein tozu erişkin bir kişiyi öldürebilmektedir. Kafein zehirlenmesi belirtileri sıkıntı, kusma, kalp çarpıntısı ve komadır. Kalbin durması ve solunum yetersizliği nedeniyle ölüm bile meydana gelebilir.

Aşırı kahve alımının şeker, gut, mide, bağırsak ve idrar yolları hastalıklarına da yol açtığı ileri sürülmüş ama bu hastalıkların hiçbirinin nedeni ile aşın kafein alımı arasındaki ilişki kanıtlanamamıştır.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i.). Sepet ve hasır örmeye yarayan ince bir cins saz, sepetçi söğüdü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Kandarı.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (eski) çin'de askeri veya mülki yüksek memur; mandalina, bot. Citrus reticulata; mandalina rengi; manda lina liköru; b.h. eskiden çin'in resmi dili olan bir Kuzey çin lehçesi mandarin. duck çin ördeği, zool. Aix galericulata.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.) (mü. masdariyye). Masdara ait: Edât-ı masdariyye.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «mastariyye» den galat, mastar = yeni şarap). Vaktiyle içki vs. den ayrıca alınan resim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Eskiden masdariyye (ve doğrusu mastariyye) denilen resmi tahsil eden memur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Masdarın ifade ettiği mânâ: :«mek-mak» masdariyyet edâtıdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. medrec). Medrecler, yollar, (bk.) Medrec.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مدارج] merdivenler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. medrese). Medreseler, (bk.) Medrese.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مدارس] medreseler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Mihmandarlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Hükümdara ait, şâhâne: Cânib-i Alî-i milk-dârîye. 2. Hâkimiyet, hükümet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «derk» ten if.) (mü. mütedârike). 1. Yetişip ulaşan. 2. (edebiyat) Arûz’da mütefâilün vezni: Bahr-i Mütedârik.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مضطرب] ızdıraplı, acı çeken.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

ızdırap vermek, üzmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Şöhret, nam almışlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Serdarlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Sipâh.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ سپه] ordu. 2.asker.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Kumandanlık. 2. Kumandanlığa ait.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Asker başı, serasker, serdâr, başkumandan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(İ.F.). 1. Başkumandanlık. 2. Başkumandanlığa ait.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., sipeh = asker, sâlâr = reis). Serasker.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [سپه سالار] başkomutan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Fransızca solidariste toplum bilimi "Dayanışmacılıktan yana olan." anlamındaki bu söz için dayanışmacı karşılığı önerilmiştir.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. solidariste

top. b. dayanışmacı

Dayanışmacılıktan yana olan.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. dayanışma, tesanüt, birlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. sosyoloji). Bir topluluğun fertleri arasında dayanışma olmasını lüzumlu sayan doktrin.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Fransızca solidarisme toplum bilimi "Bir topluluğun bütün bireyleri arasında bir dayanışma bulunmasını toplu durumda yaşamanın gereklerinden sayan ve bireycilikle ortaklaşacılık arasında yer alan öğreti." anlamındaki bu söz için dayanışmacılık karşılığı önerilmiştir.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. solidarisme

top. b. dayanışmacılık

Bir topluluğun bütün bireyleri arasında bir dayanışma bulunmasını toplu durumda yaşamanın gereklerinden sayan ve bireycilikle ortaklaşacılık arasında yer alan öğreti.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ. -daria) ter silmeye mahsus mendil; efsaneye göre çarmıha gerilmeye götürülürken Hazreti İsa'nın terini sildiği ve üzerinde yüzünün resmi kalan mendil.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sorghum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Hükümdarlık. 2. Tâca, hükümdara ait: İrâde-i hazret-i tâcdârî.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Taraftarlık. TâRAFDARLIK (i. F.). Taraf tutma.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [طرفداری] yandaşlık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(TEDARÜK) (i. A. «derk» ten) (c. tedarükât). Araştırıp bulma, elde edip hazır bulundurma: Kışlık yiyeceğini tedarik etti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

procuration. procurement. supply.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

provision. supply. preparation. procuring. supplying.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

procurement. provision. supply. procuring. getting together. accumulation. preparing. preparation. procuration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

furnish. supply.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to procure. to provide. to get. to supply. to obtain. acquire. furnish. indent. purvey. sustain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تدارکات] hazırlıklar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

purveyor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

supplier. provider.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to prepare. to make sth ready.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tedarik etmiş, tedarikte bulunmuş: İnsan seyahat için daima tedarikli davranmalıdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prepared. ready.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Önceden gereken her şeyi sağlamamış bir hâlde.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unprepared. unready. lack of foresight.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) eski Roma hamamlarında orta derecede ısıtılmış soğukluk yeri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (galatı: doğdarı). Toy denilen iri kuşun büyük cinsi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Dostlukta sebat ve devam, vefa.

Türkçe Sözlük by