Site ne demek? | Site anlamı nedir? | Site

Site anlamı nedir?

Site ne demek?

Site anlamı nedir?

Site | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: site

Türkçe - İngilizce Sözlük

buildings. complex. development.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

apartment development. citystate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The place where anything is fixed; situation; local position; as, the site of a city or of a house.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A place fitted or chosen for any certain permanent use or occupation; as, a site for a church.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The posture or position of a thing. physical position in relation to the surroundings; 'the sites are determined by highly specific sequences of nucleotides' the piece of land on which something is located ; 'a good site for the school'.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

housing development housing estate. housing complex.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the piece of land on which something is located ; 'a good site for the school'. physical position in relation to the surroundings; 'the sites are determined by highly specific sequences of nucleotides'. a computer connected to the internet that maintains

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A 'site' on the Web refers to a collection of pages that forms a cohesive whole A site may have many sections, each of which may have many pages Back to Top.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

As used in a Licensing Agreement, a site is a physical location affiliated with the Licensee where the Licensee may permit access to digital information to Authorized Users. a TWiki installation consisting of one or more TWiki webs.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A location where human activities once took place and left some form of material evidence A location which has yielded artifacts and either is, has, or will undergo excavation or is being conserved for the future Known sites should not be disturbed by ama

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Every location on the Internet is a site and has a standardized URL that identifies the site A site may be as simple as one document or web page on an Internet-connected computer or as complicated as the many web pages that belong to the IBM or Microsoft

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A web site This is a collection of web pages Unlike a book you are invited to browse web pages in a non-linear fashion by following links between pages according to your whim You access a site from its home page, which is usually the place you are taken b

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A place on the Internet or World Wide Web It refers to a body of information as a whole, for a particular domain name A Web site is a place made up of Web pages These pages can contain graphics, text, audio, video and other dynamic and static materials Th

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A place on the Internet Every web page has a location where it resides which is called it's site And, every site has an address usually beginning with 'http:// '.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A site is a place on the World Wide Web where information can be located These are pages that can host a personal homepage, with pictures, information, and apps Both personal and business pages can be found on these Many times pics on these pages are put

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A collection of pages Oddly enough, since the Web really is a Web, you can make a site which includes pages from other sites, or which includes pages which are not physically on the same computer Of course, this must always be done with respect to intelle

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

In Windows 2000, one or more reliable and fast TCP/IP subnets Setting up Windows 2000 sites allows you to configure Active Directory access and a replication topology to take advantage of the physical network.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Refers to a location on the Internet where you can find some particular type of information For example, an 'FTP site' might be an FTP server like ftp netins net.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The geographic location of a single base station or repeater in a radiocommunications system Multiples sites may be used to provide extended system coverage In a multi-site configuration with call hand-off between base stations, base stations are located

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Features of a place related to the immediate environment on which the place is located.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A place on the Internet Every web page has a location where it resides which is called it's site And, every site has an address, for example acornwebs co uk is the domain name of our site.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Can refer to a web page, a location of information such as a telnet or ftp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A place on the Internet Every web page has a location where it resides which is called its site Web sites are normally combination of several web pages, and every site has an address usually beginning with 'http:// '.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A place on the Internet Every web page has a location where it resides which is called its site. 1) A single unit where hazardous substances have been deposited, stored, disposed of, or placed An NPL site is also defined as consisting of all contaminated

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A host on the Internet which allows remote access by such protocols as http, ftp, telnet, or gopher A site may consist of a single page or many pages under a common site name Whether two addresses with a common site name are one site or more than one may

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A location on the web containing HTML documents which can be used by viewers using a browser.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The location of a web page on the Internet In WWW, it is called a website and identified by its URL.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A collection of interconnected web pages from one company, organization, etc.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yer, mevki, mahal, mevzi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). uygun, münasip, yerinde. appositely (z). uygun bir şekilde. appositeness (i). uygunluk, yerinde oluş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Bazı sağlık nedenleri ile beyinlerinin bir kısmı fonksiyonlarını yerine getiremeyen insanlar vardır. Ancak normal sağlıklı insanlar beyinlerinin tüm bölümlerini kullanırlar ama hepsini aynı anda değil. Yani bir beyin hiçbir zaman yüzde yüz kapasite ile çalışmaz.

İnsanlar belirli zamanlarda belirli işler yaparlar. Beyin hücrelerinin kontrol ettiği bir çok şeyi aynı anda yapmazlar, yapamazlar. Satranç oynarken bakkaldan ne alacaklarını düşünmezler. Dolayısıyla yaşamın her anında beyin hücrelerinin yaklaşık yüzde 5’i faal durumdadır.

Bu açıdan bakınca belirli zamanlarda beynimizin az bir kısmını kullandığımız doğrudur ama bu, diğer kısımların görev kendilerine geldiğinde çalışmayacağı anlamına gelmez.

Kısacası sağlıklı bir beynin çalışmayan veya yedek olarak tutulan hiç bir bölümü yoktur. Görev kendisine geldiğinde her bölüm, her hücre çalışır ve görevini yapar.


Genel Bilgi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kamp yeri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kalay cevheri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i). bileşik, mürekkep; karma, karışık, muhtelit; (b.h)., (mim). Korent uslubu ile ionik üslup karışımı olan sütun şekline ait; (bot). bileşikgiller familyasından; (i). alaşım, halita, bileşim, terkip; (bot). bileşikgillerden herhangi bir bitki. com

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [داد و ستد] alışveriş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., zool. bir hayvanın iç organlarında yaşayan asalak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i). ince,zarif, nefis, enfes, çok güzel; mükemmel; keskin; şiddetli; (i). züppe adam. exquisitepain şiddetli ağrı. exquisite taste ince zevk. exquisitely (z). zarif bir şekilde; şiddetle.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. münasebetsiz, uygunsuz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

capability. capacity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

capacity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

capacity. capability. output rate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., ask. ciltte kabarcıklar meydana getiren zehirli bir sıvı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., min. demir sülfit, ak pirit.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. karşıki, karşıda olan; zıt, aksi, karşıt, ters; bot. karşılıklı, yaprakları karşı karşıya olan; i. karşı olan şey veya kimse; karşıda olan şey veya kimse. opposite number tekabül eden kimse veya şey. oppositely z. zıt olarak. oppositeness i. zı

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. asalak, parazit, tufeyli. parasitic(al) s. parazit, asalak. parasitically z. parazit olarak. parasit'icide i. parazitleri öldüren şey. parasitism i. parazitlik, asalaklık; tıb. vücutta parazitlerden ileri gelen hastalık. parasitol'ogy i. parazit

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. maaştan ayrı gelir; muntazaman verilen bahşiş; bir kimsenin hakkı olan imtiyaz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. önceden gerekli olan (şey).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., min. camcılıkta kullanılan manganez dioksid.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. lazım, gerekli, zaruri, elzem (şey).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

industrial estate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ ستبر] kalın. 2.yoğun. 3.kaba.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). (bk.) Sitâd.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Zulüm, haksızlık. 2. Eziyet, cefâ. 3. Nazikâne çıkışma: Ziyaretime gelmedi diye bana sitem etti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reproach. complaint. reproval. reproof. animadversion. expostulation. rebuke. remonstrance. representation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reproach. rebuke.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reproach. animadversion. remonstrance. reproof. reproval.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ ستم] zulüm. 2.haksızlık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., sitem = zulüm, dîden = görmek) (c. Sitem-didegân). Haksızlık görmüş, Ar. mazlûm, mağdûr.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F.). Zulüm ve haksızlık veya sitem eden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(SİTEM-GER) (I. F ). Zulüm ve haksızlık veya sitem eden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F„ Sitem = zulüm, keşiden = çekmek). Haksızlık çeken. Ar. mazlûm, mağdûr.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Siteme uğramış.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ست دیده] zulme uğramış.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ستمگر] zalim.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ستمکار] zalim.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reproachful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reproachful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

technical university.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Muhtelif fakültelerden meydana gelen yüksek öğretim müessesesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

university. college. university. varsity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

school. university.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

university. varsity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

intercollegiate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Üniversite öğrencisi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

undergrad.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Bir toprağın yetişme ortamının, bitki ve hayvan toplumunun veya akarsuların arzu edilen ürünü, yararlanılabilir biyolojik kütleyi verebilme yeteneği veya kapasitesidir. Bu yetenek veya kapasite, iklim, toprak, bitki, hayvan, bakım ve işletme tekniğinin kombinasyonuna (ortak etkisine) bağlıdır.

Türkçe Sözlük by