Siyasal Parti ne demek? | Siyasal Parti anlamı nedir? | Siyasal Parti

Siyasal Parti anlamı nedir?

Siyasal Parti ne demek?

Siyasal Parti anlamı nedir?

Siyasal Parti | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: siyasal parti

Türkçe - İngilizce Sözlük

party. political party.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i), (fiz). zıt zerre.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). İçinde birden fazla veya çok daire bulunan yüksek bina. Fransızca’da «daire» mânâsındadır.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

kuşkonmaz otu ve pancardan çıkarılan özel bir asit, asparagin asidi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. iki tarafı da tutan, iki tarafı da temsil eden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. iki bölümlü, iki kısımlı

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

multiparty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İng.). Bahçede yapılan eğlence, bahçede verilen ziyafet.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tarafsız, bitaraf; kendi çıkarını düşünmeyen. impartially z. taraf tutmayarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tarafslzllk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tebliğ olunabilir, öğretilebilir, verilebilir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. bölünemez, taksim edilemez.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Vagon bölmesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

compartment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

compartment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

opposition party.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) katılmayan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) partiye bağlı olmayan; tarafsız.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). 1. Kısım: Bir parti mal. 2. Müşterek siyasî kanaatlere sahip olanların kurduğu siyasî topluluk, fırka. 3. Bazı oyunların bir defalığı: Bir parti tavla. 4. Armoniyi meydana getiren melodilerden her biri. 5. Kelepir: İyi bir parti vurdu. Partiyi kaybetmek = Bir kazancı bir fırsatı kaybetmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

party. get-together. do. bash. shipment. setout. shindig. hand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

consignment. do. game. lot. party. political party.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

political party. party. consignment (of goods. bargain. sth acquired very cheaply.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kısma ait, kısm?; kısmen etkili olan; cuzi, genel olmayan; taraf tutan, tarafgir; meyilli. partial eclipse astr. kısmen tutulma. partially z. kısmen; tarafgirlikle, bir tarafı tutarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bir tarafı tutma, tarafgirlik; tarafgirlikten ileri gelen haksızlık; yeğleme; özel sevgi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Lat., huk. suç ortağı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

party man. sb who is an all-out party man. party member.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

party man. sb who is an all-out party man. party member.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Partizanlık. 2. Parti işleriyle uğraşma.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. iştirakçi; s. paylaşan, katılan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. s. katılan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. katılmak, iştirak etmek, hissedar olmak, ortak olmak, pay almak. participate with a person in a thing bir kimse ile bir şeye iştirak etmek. participa'tion i katılma, iştirak; ortaklık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., gram. ortaç sıfat-fiil. present participle -en yapılı ortaç. part participle -miş yapılı ortaç. participial s. ortaç kabilinden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. cüz, zerre, tanecik, atom; gram. edat, ek, takı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. rengârenk, alaca, iki veya daha fazla rengi olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. belirli, muayyen, özel, hususi, has, mahsus; her bir; zata mahsus, şahsi; dikkate lâyık; titiz, meraklı, dikkatli; ayrıntılı, teferruatlı, etraflı; huk. ferdi, mahalli, kısmi;i. madde, tafsilâtın bir maddesi, husus; çoğ. ayrıntılar, tafsilât.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bir kimsenin kendisini belirli fikir veya partiye adaması.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. ayrı ayrı söylemek veya göz önünde bulundurmak; ayrıntıları ile anlatmak, isim zikretmek, şahıslar üzerinde durmak. particularization i. ayrı ayrı mütalaa etme; isim zikretme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. particule

fiz. parçacık

Elektron, proton, nötron gibi atomu oluşturan parçaların her biri.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

particle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

particle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

party follower. party member. party man.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

party follower. party member. party man.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. ayrılma; veda etme; ayrılma yeri; ayıran sey, bölünme çizgisi; (eski) ölüm; s. ayrılırken yapılan; ayıran; bölen. partina shot bak. Parthian shot.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. partizan, taraftar; ask. gerillacı, çeteci; s. partizanla ilgili. partisanship, partizanship i. partizanlık, taraftarlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). İsimlerin hareket vasfını belirten kelimeler olup nesneleri karşılar.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. participe

db. sıfat-fiil

Fiilden -en, -r , -ecek vb. eklerle türetilmiş ad ve sıfat görevinde kullanılan kelimeler.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

score.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

score.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. taksim; bölme, duvar, tahta perde; kısımlara ayırma veya ayrılma; huk. bir malın müşterek sahipleri arasında taksimi; kısım, parça; f. parça veya hisselere ayırmak; duvar ile bölmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. kısımlara ayıran; gram. bir bütünün parçasını belirten (kelime).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Kendi partisine aşırı düşkün, başkasına hak tanımak istemeyen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

partisan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

partisan. factionist. henchman. jay hawker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

an ardent and enthusiastic supporter of some person or activity. a pike with a long tapering double-edged blade with lateral projections; 16th and 17th centuries. devoted to a cause or party.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

partisanship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

partisanship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. dört kısımlı, dört taraflı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bölme, bölüm; yeniden bölme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. k.). Siyasî

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

political. politic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

political. political siyasi. politik.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

political. politic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

party. political party.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

political party.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

political party.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. üç kısma ayrılmış; üç kısımdan veya kopyadan ibaret; üç taraf arasında yapılmış. triparti'tion i. üç parçaya bölünme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by