Soğuk Havada Arabamız Niçin Zor çalışıyor? ne demek? | Soğuk Havada Arabamız Niçin Zor çalışıyor? anlamı nedir? | Soğuk Havada Arabamız Niçin Zor çalışıyor?

Soğuk Havada Arabamız Niçin Zor çalışıyor? anlamı nedir?

Soğuk Havada Arabamız Niçin Zor çalışıyor? ne demek?

Soğuk Havada Arabamız Niçin Zor çalışıyor? anlamı nedir?

| Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: soguk havada arabamiz zor calisiyor

Genel Bilgi

Ülkemizin her tarafında olmasa bile, kışın çok soğuk geçtiği yerlerde, özellikle sabahları soğuk havada arabaların motorunu çalıştırabilmek sorun olur. Bu sorunun temel üç nedeni vardır ve birleştiklerinde sabahın köründe, soğuk havada insana ter döktürürler.

Benzin de diğer sıvılar gibi soğuk havada daha az buharlaşır. Bunu yazın güneş gören bir kaldırıma su döktüğünüzde görebilirsiniz. Buradan hemen buharlaşan su, gölgedeki kaldırıma döküldüğünde kolayca buharlaşamaz, bir süre orada kalır. Benzin de soğuk havada kolayca buharlaşamayınca, buji ateşlediğinde tutuşması da zor olur.

Motor yağı soğuk havada kalınlaşır. Buna örnek olarak reçeli gösterebiliriz. Sıcak havada daha akıcı olan reçel, buz dolabına konulup çıkartıldığında kavanozdan daha zor akar. Böylece anahtarı çevirdiğinizde motorunuz, döner kısımlarının olduğu yataklarda kalınlaşmış yağın direnci ile karşılaşır.

Soğuk havalarda akü de sorun çıkartır. Esasında akla şu soru gelebilir. Cep radyonuzun pillerinin ömrünü uzatmak için buz dolabında saklanılması tavsiye edilir, yani soğuk ortam pil için iyidir. Öyleyse bir çeşit pil olan akü soğuk havada doğru dürüst niçin çalışmaz?

Araba aküsünden elektrik elde edilmesi de diğer pillerde olduğu gibi kimyasal bir reaksiyondur. Ancak soğuk havada bu reaksiyon yavaşlar ve marş motorunuza gerekenden daha az güçte elektrik gelir. Bu da motorun ilk hareketi için gerekenden daha yavaş dönmesine neden olur.

Yeri gelmişken söyleyelim. Kalem pillerin içindeki de bir çeşit kimyasal reaksiyondur. Özellikle kuru pillerin kullanılmadıkları zamanlarda bile çok az da olsa elektrik kaçırdıkları bilinir. Bu nedenle bu kaçak kimyasal reaksiyonu en aza ve yavaşa indirebilmek için, pillerin kullanılmadıkları zamanlarda buz dolabında muhafaza edilmeleri tavsiye edilir.

Pillerin buz dolabına konulmaları ömürlerini artırabilir ancak kullanma sırasında tam performans alabilmek açısından piller oda sıcaklığında olmalıdırlar. Zaten günümüzün gelişmiş pilleri, o kadar uzun muhafaza ömrüne sahiplerdir ki, buzdolabına konulup konul mamaları pek bir şey fark ettirmez.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Ülkemizin her tarafında olmasa bile, kışın çok soğuk geçtiği yerlerde, özellikle sabahları soğuk havada arabaların motorunu çalıştırabilmek sorun olur. Bu sorunun temel üç nedeni vardır ve birleştiklerinde sabahın köründe, soğuk havada insanater döktürürler.

Benzin de diğer sıvılar gibi soğuk havada daha az buharlaşır. Bunu yazın güneş gören bir kaldırıma su döktüğünüzde görebilirsiniz. Buradan hemen buharlaşan su, gölgedeki kaldırıma döküldüğünde kolayca buharlaşamaz, bir süre orada kalır. Benzin de soğuk havada kolayca buharlaşamayınca, bji ateşlendiğinde tutuşması da zor olur.

Motor yağı soğuk havada kalınlaşır.Buna örnek olarak reçeli gösterebiliriz. Sıcak havada daha akıcı olan reçel,n buz dolabına konulup çıkartıldığında kavonazdan daha zor akar. Böylece anahtarı çevirdiğinizde motorunuz, döner kısımlarının olduğu yataklarda kaslınlaşmış yağın direnci ile karşılaşır.

Soğuk havalarda akü de sorun çıkartır. Esasınnda akla şu soru gelebilir. Cep radyonuzun pillerinin ömrünü uzatmak için buz dolabında saklanılması tavsiye edilir, yani soğuk ortam pil için iyidir. Öyleyse bir çeşit pil olan akü soğuk havada doğru dürüst niçin çalışmaz?

Araba aküsünden elektrik elde edilmesi de diğer pillerde oldğu gibi kimyasal bir reaksiyonndur. Ancak soğuk havada bu reaksiyon yavaşlar ve marş motorunuza gerekenden daha az güçte elektrik gelir. Bu da motorun ilk hareketi için gerekenden daha yavaş dönmesine neden olur.

Yeri gelmişken söyleyelim. Kalem pillerin içindeki debir çeşit kimyasal reaksiyondur. Özellikle kuru pillerin kullanılmadıkları zamanlarda bile çok az da olsa elektrik kaçırdıkları bilinir. Bu nedenle bu kaçak kimyasal reaksiyonu en aza ve yavaşa indirebilmek için, pillerin kullanılmadıkları zamanlarda buz dolabında muhafaza edilmeleri tavsiye edilir.

Pillerin buz dolabına konulamaları ömürlerini artırabilir ancak kullanma sırasında tam performans alabilmek açısından piller oda sıcaklığında olmalıdır. Zaten günümüzün gelişmiş pilleri, o kadar uzun muhafaza ömrüne sahiplerdir ki, buzdolabına konulup konulmamaları pek bir şey fark ettirmez.


Genel Bilgi by

Yabancı Kelime

Fr. analyseur

çözümler

Analiz yapan cihaz, aygıt veya organ.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

analyzer. analyser.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

analyzer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Hava yastıkları 80’li yılların başında ortaya çıktıklarından beri binlerce hayatı kurtarmışlardır. Aslında hava yastıkları İkinci Dünya Savaşı sırasında uçakların yere çakılmalarında bir önlem olarak tasarlanmış ve ilk patent o zamanlarda alınmıştı.

Hava yastıklarının arabalara uygulanmasında birçok problemle karşılaşıldı. Basınçlı havanın araba içinde muhafazası, süratle şişmenin sağlanması, ani şişme sırasında yastığın patlamasının veya kişiye zarar vermesinin önlenmesi vs...

Hava yastığında üç ana parça vardır. Birincisi yastığın kendisi ki, ince naylon iplikten yapılmış ve konsolda bir silindir üzerine sarılmıştır. Aslında sürücü tarafındaki hava yastığı diğerlerinden farklıdır. Diğerleri tipik bir silindir şeklinde iken sürücü tarafındaki direksiyonun ortasına uyacak şekildedir.

İkinci olarak yastığa ne zaman şişeceğini bildiren, arabanın ön tarafında bir sensör vardır. Bir tuğla duvara yaklaşık saatte 15 - 25 kilometre süratle çarpıldığında oluşacak kuvvet karşısında sinyal verecek şekilde ayarlanmıştır.

Son olarak da şişirme sistemi vardır. Hava yastıkları sıkıştırılmış veya basınç altındaki havanın veya bir gazın salıverilmesiyle şişmezler. Bir kimyasal reaksiyonun sonucunda şişerler. Bu kimyasal reaksiyonun ana maddesi ‘sodyum azide’dir, yani NaN3. Normal şartlarda durağan olan bu molekül ısıtılınca anında ayrışır ve ortaya nitrojen gazı çıkar. Çok az miktarından, yani 130 gramından 67 litre nitrojen çıkabilir.

Ancak bu ayrışmadan ortaya bir de sodyum (Na) çıkar ki, çok reaktiftir. Su ile birleşince vücuda bilhassa gözlere, buruna ve ağza ağır tahribat verebilir. Bu tehlikeyi önlemek için hava yastığı üreticileri kimyasal reaksiyonda sodyum ile birleşebilecek bir gaz daha kullanıyorlar ki, bu da potasyum nitrattır (KNO3). Bu reaksiyondan da yine ortaya nitrojen çıkar.

Arabanın önündeki sensör belli bir seviyenin üstündeki çarpmada, NaNS’ün bulunduğu tüpe bir elektrik sinyali gönderir. Burada çok küçük bir spark oluşur ve bunun yarattığı ısıdan da NaN3 çözülür, açığa çıkan nitrojen hava yastığına dolarak şişirir. Burada ilginç olan sensörün çarpmayı algılaması ile yastığın şişmesi arasında geçen zamandır. Sadece 30 milisaniye yani 0.030 saniye.

Bir saniye sonra yastık üzerindeki özel delikler vasıtası ile kendi kendine söner ve kazazedeye devamlı baskı yapılmasına mani olur.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Hava yastıkları 80’li yılların başında ortaya çıktıklarından beri binlerce hayatı kurtarmışlardır. Aslında hava yastıkları İkinci Dünya Savaşı sırasında uçakların yere çakılmalarında bir önlem olarak tasarlanmış ve ilk patent o zamanlarda alınmıştı.

Hava yastıklarının arabalara uygulanmasında birçok problemle karşılaşıldı. Basınçlı havanın araba içinde muhafazası, süratle şişmenin sağlanması, ani şişme sırasında yastığın patlamasının veya kişiye zarar vermesinin önlenmesi vs...

Hava yastığında üç ana parça vardır. Birincisi yastığın kendisi ki, ince naylon iplikten yapılmış ve konsolda bir silindir üzerine sarılmıştır. Aslında sürücü tarafındaki hava yastığı diğerlerinden farklıdır. Diğerleri tipik bir silindir şeklinde iken sürücü tarafındaki direksiyonun ortasına uyacak şekildedir.

İkinci olarak yastığa ne zaman şişeceğini bildiren, arabanın ön tarafında bir sensör vardır. Bir tuğla duvara yaklaşık saatte 15-25 kilometre süratlşe çarpıldığında oluşacak kuvvet karşısında sinyal verecek şekilde ayarlanmıştır.

Son olarak da şişme sistemi vardır. Hava yastıkları sıkıştırılmış veya basınç altındaki havanın veya bir gazın salıverilmesiyle şişmezler. Bir kimyasal reaksiyonun sonucunda şişerler. Bu kimyasal reaksiyonun ana maddesi “sodyum azide”dir, yani NaN3. Normal şartlarda durağan olan bu molekül ısıtılınca anında ayrışır ve ortaya nitrojen gazı çıkar. Çok az miktarından, yani 130 gramından 67 litre nitrojen çıkabilir.

Ancak bu ayrışmadan ortaya bir de sodyum (Na) çıkar ki, çok reaktiftir. Su ile birleşince vücuda bilhassa gözlere, buruna ve ağza ağır tahribat verebilir. Bu tehlikeyi önlemek için hava yastığı üreticileri kimyasal reaksiyonda sodyum ile birleşebilecek bir gaz daha kullanabiliyorlar ki, bu da potasyum nitrattır (KNO3). Bu reaksiyondan da yine ortaya nitrojen çıkar.

Arabanın önündeki sensör belli bir seviyenin üstündeki çarpmada, NaN3 çözülür, açığa çıkan nitrojen hava yastığına dolarak şişirir. Burada ilginç olan sensörün çarpmayı algılaması ile yastığın şişmesi arasında geçen zamandır. Sadece 30 milisaniye yani 0.030 saniye.

Bir saniye sonra yastık üzerindeki özel delikler vasıtası ile kendi kendine söner ve kazazedeye devamlı baskı yapılmasına mani olur.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Önce dikiz aynası ile başlayalım. Dikiz aynasını gece konumuna getirince, arkadaki arabaların farlarının ışıklarının sizi rahatsız etmeden nasıl arkayı görebildiğinizi hiç merak ettiniz mi? Eğer evinizde gece ışıklar açık ve dışarısı karanlık iken pencerenin önünde durursanız, camdan aksinizi bir aynaya yakın netlikte görebilirsiniz. Dikiz aynalarında da bu özellik kullanılır.

Dikiz aynasında arka arkaya ama birbirine açılı, ‘V’ şeklinde, önde düz bir cam, arkada ise normal düz bir ayna vardır. Normal gündüz konumunda ayna kısmı dik durumdadır ve camdan geçen ışıklar burada yansıyarak arkanızı görmenizi sağlarlar.

Dikiz aynasını gece konumuna getirince, cam kısmı dik duruma gelir, açılı hale gelen ayna kısmı ise arabanızın tavanını gösterir. Bu pozisyonda ayna kısmı tamamen karanlık olan arabanın tavanını camın arkasına yansıtır ve evdeki cam örneğinde olduğu gibi, dikiz aynasının cam kısmından arkadan gelen ışıkları nispeten az ve gözlerinizi rahatsız etmeyecek şekilde görebilirsiniz.

General Motors ilgilileri, şimdi yeni bir dikiz aynası geliştirdiklerini söylüyorlar. Bunda sadece tek bir yansıtıcı yüzey olacak ve üzerindeki özel film tabakası sayesinde geceleri parlak far ışıklarını düşük düzeyde yansıtacak.

Birçok sürücü arabalarının sağ ve sol tarafındaki aynalardaki görüntülerin farklılıklarına dikkat etmez. Genellikle sürücü tarafındaki ayna, düz ayna olup arkadaki arabaların gerçek boyut ve uzaklıklarını gösterir.

Sağ taraftaki ayna düz değil bombelidir ve cisimleri daha küçük gösterir. Bu da sürücülerin arkalarındaki araba daha uzaktaymış gibi algılamalarına sebep olur. Ancak bu hali ile sağ taraftaki ayna arkayı daha geniş açıdan görme ve özellikle sağ arka kör noktayı daha iyi izleme imkanını sağlar.

80’li yıllarda kullanıcıların istekleri doğrultusunda başlayan bu farklı görüntülü ayna konulmasının getirebileceği sakıncalar göz önüne alınarak, son zamanlarda yeni arabalarda sağdaki aynaya ‘arabalar görüldüğünden daha yakındadırlar’ şeklinde bir ikaz yazılmaya başlanıldı. Şüphesiz sağ tarafa da bire bir ölçekte gösteren bir düz ayna konulabilir ama burayı bombeli aynadaki kadar çok geniş açıdan gösterebilmesi için, bu aynanın yüzeyinin de çok büyük olması gerekir.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Önce dikiz aynası ile başlayalım. Dikiz aynasını gece konumuna getirince, arkadaki arabaların farlarının ışıklarının sizi rahatsız etmeden nasıl arkayı görebildiğinizi hiç merak ettiniz mi? Eğer evinizde gece ışıklar açık ve dışarısı karanlık iken pencerenin önünde durursanız, camdan aksinizi bir aynaya yakın netlikte görebilirsiniz. Dikiz aynalarında da b özellik kullanılır.

Dikiz aynasında arka arkaya ama birbirine açılı, ‘V’ şeklinde, önde düz bir cam, arkada ise normal düz bir ayna vardır. Normal gündüz konumunda ayna kısmı dik durumdadır ve camdan geçen ışıklar brada yansıyarak arkanızı görmenizi sağlarlar.

Dikiz aynasını gece konumuna getirince, cam kısmı dik duruma gelir, açılı hale gelen ayna kısmı ise arabanızın tavanını gösterir. Bu pozisyonda ayna kısmı tamamen karanlık olan arabanın tavanını camın arkasına yansıtır ve evdeki cam örneğinde oldğu gibi, dikiz aynasının cam kısmından arkadan gelen ışıkları nispeten az ve gözlerinizi rahatsız etmeyecek şekilde görebilirsiniz.

General Motors ilgilileri, şimdi yeni bir dikiz aynası geliştirdiklerini söylüyorlar. Bunda sadece tek bir yansıtıcı yüzey olacak ve üzerindeki özel film tabakası sayesinde geceleri parlak far ışıklarını düşük düzeyde yansıtacak.

Birçok sürücü arabalarının sağ ve sol tarafındaki aynalardaki görüntülerin farklılıklarına dikkat etmez. Genellikle sürücü tarafındaki ayna, düz ayna olup arkadaki arabaların gerçek boyut ve uzaklıklarını gösterir.

Sağ taraftaki ayna düz değil bombelidir ve cisimleri daha küçük gösterir. Bu da sürücülerin arkalarındaki araba daha uzaktaymış gibi algılamalarına sebep olr. Ancak bu hali ile sağ taraftaki ayna arkayı daha geniş açıdan görme ve özellikle sağ arka kör noktayı daha iyi izleme imkanını sağlar.

80’li yıllarda kullanıcıların istekleri doğrultusunda başlayan bu farklı görüntülü ayna konulmasının getirebileceği sakıncalar göz önüne alınarak, son zamanlarda yeni arabalarda sağdaki aynaya ‘’arabalar göründüğünden daha yakındırlar’’ şekklinde bir ikaz yazılmaya başlanıldı. İüphesiz sağ tarafa da bire bir ölçekte gösteren bir düz ayna konulabilir ama burayı bombeli aynadaki kadar çok geniş açıdangösterebilmesi için, bu aynanın yüzeyinin de çok büyük olması gerekir.


Genel Bilgi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Asor adaları.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Tıp dilinde Gonore denilen bir çeşit zührevi hastalıktır. Cinsi münasebetle bulaşır. İdrar yollarında acıma, yanma, şişlik ve akıntı ile belirir. Akıntı cerahatlıdır. Bu cerehat ellere bulaşacak ve eller de gözlere sürülecek olursa, körlüğe neden olabilir. Kadınlarda da, beyazımtırak cerahatlı akıntı, sık sık idrara gitme, idrar yaparken ağrı ve yanma ile kendini gösterir. Üreme organlarında akıntı görüldüğünde, mutlaka tedavi edilmesi gerekir. Aksi halde kendisinde bel soğukluğu görülen, bu hastalığı cinsel ilişkide bulunduğu herkese bulaştırır. Aşağıdaki reçetelerden herhangi biri tedavi amacıyla kullanılabilir.

Tedavi için gerekli malzeme : Maydanoz, su

Hazırlanışı : Yarım tencere suya, 1 demet maydanoz konur. Kaynatılır. Buğusunun üzerine oturulur. Aynı işleme iyileşinceye kadar devam edilir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe Sözlük

(i.). Üreme organlarının bulaşıcı bir hastalığı.

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Size şaşırtıcı gelebilir ama, telefon evimizdeki en basit cihazdır. O kadar basittir ki, ana yapısı yüzyıldır değişmemiştir. Eğer 1920’li yıllardan kalma bir antika telefon bulabilirseniz, fişini duvardaki deliğe takın, gayet iyi çalışır.

Telefon sistemi o kadar basittir ki, evimizin bir ucuna bir aparat, diğer ucuna bir başka aparat koyup, bunları birbirlerine araya 9 voltluk bir pil ve bir rezistör koyarak bağlarsanız, kendi interkom sisteminizi yaratmış olursunuz. Bu telefonlarla kendi aralarında rahatça görüşme yapılabilir.

Telefonlarımızı duvardaki duylara ve oradan da santrallere bağlayan, genellikle biri kırmızı, diğeri yeşil iki kablo vardır. Yeşil kablo konuşma için ortak hat olup, kırmızı kablo vasıtası ile santralden telefonumuza 6 ile 12 volt arası, 30 miliamper seviyesinde bir akım gelir.

Eğer basit bir granüllü ahizeye sahipseniz, sesinizin dalgalan, bu granülleri az veya çok sıkıştırarak, santralden kırmızı kablo ile verilen, yaklaşık bu 9 voltluk akımın karşı tarafa değişik kuvvetlerle gitmesini sağlar. Karşı tarafta kulaklıkta da, bu defa tam tersi olur ve bu değişik akımlar titreşim yolu ile sese çevrilir.

Telefon konuşmasını ileten bu çok zayıf akımı çok uzaklara taşıyabilmek için bir frekans limitlemesi yapılmıştır. Yani frekans olarak 400 saykılın altında ve 3400 saykılın üstündeki sesleri sistem kabul etmez, yok farz eder. Bu nedenledir ki, bazılarının sesleri telefonda daha farklı gelir.

Telefonun çalışabilmesi için gerekli 6-12 volt akımın telefon santralından gelen bakır telle sağlandığını belirtmiştik. Bu nedenle evinizde cereyan kesilse bile, telefona gerekli akım santralden sağlandığı için, çalışmaya devam edecektir.

Peki telefon santralının cereyanı kesilirse ne olur? Bu duruma karşı santrallerde çok büyük bir batarya sistemi bulunmaktadır. Ayrıca bir de yedek elektrik jeneratörü vardır ki, cereyanın kesilme durumunda bütün telefon şebekelerini beslerler ve telefonların çalışmalarını sağlarlar.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Size şaşırtıcı gelebilir ama, telefon evimizdeki en basit cihazdır. O kadar basittir ki, ana yapısı yüzyıldır değişmemiştir. Eğer 1920’li yıllardan kalma bir antika telefon bulabilirseniz, fişini duvardaki deliğe takın, gayet iyi çalışır.

Telefon sistemi o kadar basittir ki, evimizin bir ucuna bir aparat, diğer ucuna bir başka aparat koyup, bunları birbirlerine araya dokuz voltluk bir pil ve bir rezistör koyarak bağlarsınız, kendi interkom sisteminizi yaratmış olursunuz. Bu telefonlarla kendi aralarında rahatça görüşme yapılabilir.

Telefonlarımızı duvardaki duylara ve oradan da santrallere bağlayan, genellikle biri kırmızı, diğeri yeşil iki kablo vardır. Yeşil kablo konuşma için ortak hat olup, kırmızı kablo vasıtası ile santralden telefonumuza 6 ile 12 volt arası, 30 miliamper seviyesinde bir akım gelir.

Eğer basit bir granüllü ahizeye sahipseniz, sesinizin dalgaları, bu granülleri az veya çok sıkıştırarak, santralden kırmızı kablo ile verilen, yaklaşık bu 9 voltluk akımın karşı tarafa değişik kuvvetlerle gitmesini sağlar. Karşı tarafta kulaklıkta da, bu defa tam tersi olur ve bu değişik akımlar titreşim yolu ile sese çevrilir.

Telefon konuşmasını ileten bu çok zayıf akımı çok uzaklara taşıyabilmek için bir frekans limitlemesi yapılmıştır. Yani frekans olarak 400 saykılın altında ve 3400 saykılın üstündeki sesleri sistem kabul etmez, yok farz eder. Bu nedenledir ki, bazılarının sesleri telefonda daha farklı gelir.

Telefonun çalışabilmesi için gerekli 6-12 volt akımın telefon santralınden gelen bakır telle sağlandığını belirtmiştik. Bu nedenle evinizde cereyan kesilse bile, telefona gerekli akım santralden sağlandığı için, çalışmaya devam edecektir.

Peki telefon santralının cereyanı kesilirse ne olur? Bu duruma karşı santrallerde çok büyük bir batarya sistemi bulunmaktadır. Ayrıca bir de yedek elektrik jeneratörü vardır ki, cereyanın kesilme durumunda bütün telefon şebekelerini beslerler ve telefonların çalışmasını sağlarlar.


Genel Bilgi by

Sağlık Bilgisi

Tam manasıyla tatmin olamayan kadının cinsel ilişkiye gereği gibi cevap vermemesine; tıp dilinde firijidite denir. Nedeni daha çok ruhsaldır. Aşağıdaki reçeteleri kullanmakta fayda vardır.

Tedavi için gerekli malzeme : Kekik, su

Hazırlanışı : 1 çay bardağı suya, 1 kahve kaşığı kekik konur. Kaynatılıp, süzülür. Ilık ılık içilir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dinosaur.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dinosaurier.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Tam renkli, elektronik vizör, LCD’ye, daha alışıldık, geleneksel SLR fotoğraf makinesi stili alternatif olarak kullanılabilir. Sistemde tüm menüler gösterilmektedir. Gözünüzün yaklaştığını algılayan sensör içermektedir ve kullanıldığında görüntüyü otomatik olarak vizöre yönlendirebilir. Vizör ve LCD arasındaki bu otomatik “bu veya şu” çıkış seçimi, güç tüketimini azaltmakta ve pil ömrünü uzatmaktadır.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

Bunlar havayla suyun kalitesini önemli ölçüde etkiler ve kirliliğin başlıca nedenlerini oluştururlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gravy. a) from the air b) effortlessly. for nothing c) empty. worthless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(HAVA-DAR) (i. F., Ar. hava, Fars. dâşten = mâlik olmak). İyi hava alan, havası kolay yenilenir, hava hareketlerine açık: Havadar bir yer, bir köşk, bir oda.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

airy. spacious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

airy. spacious. breezy. having plenty of air.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

airy. well-ventilated.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [هوادار] açık mekanlı

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. iyi hava alan yer veya binanın hâli: Bu yerin, bu evin havadarlığı. 2. Aşıklık, düşkünlük: Onun filân kadına havadarlığı malûmdur. 3. Taraftarlık, taraf tutma, kafadarlık: Kötü adama havadarlık eden, iyi adam olamaz.

Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Hastanın günlerce idrara çıkmaması şeklinde kendini gösteren bu hastalığa; tıp dilinde Anüri adı verilir. Mesane (idrar torbası) boştur. Hastada uyuklama, baş ağrısı, adalelerinde oynama ve kusma görülebilir. Nedeni böbrek hastalıkları, mesane, veya rahim hastalıkları, yaralanma ve idrar yollarında taş bulunmasıdır. Tedavi için doktora başvurmak gerekir. Bu arada aşağıdaki reçeteler de kullanılır.

Tedavi için gerekli malzeme : Bal, su.

Hazırlanışı : 1 bardak ılık suya 6 tane kuru incir konup, kaynatılır. Soğuduktan sonra suyu içilir, incirler de yenir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

catalyst.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

catalyst. catalyzer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

catalyst.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Daha çok topla silâhlanmış, açık denizlerde emniyeti sağlamak ve konvoyları korumakla vazifeli süratli savaş gemisi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

battle cruiser.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cruiser.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cruiser.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. Y. T.) (argo). Zorla.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

by force. perforce. willy-nilly. plea of necessity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Optik Vizör, LCD ekranın zor görülebildiği parlak güneş ışığı altında ya da düşük aydınlatma koşullarında kullanılır. Güç tüketimini azaltmak için LCD’nin yerine de kullanılabilir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Döner çok açılı objektif, çok sayıda yaratıcı çekim açısına izin verdiğinden, kendi fotoğraflarınızı ve zor fotoğrafları çekmeyi kolaylaştırmaktadır. Optik vizör, aşırı aydınlık koşullarda LCD ekranın zor görüldüğü durumlarda fotoğraf çerçevesinin belirlenmesini sağlar. Vizör, güç tüketimini azaltmak için LCD’nin yerine de kullanılabilir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (f.) ustura; tıraş makinası. (f.) ustura ile kesmek veya tıraş etmek. razor blade ustura ağzı; jilet, tıraş bıçağı. razor clam, razor shell denizçakısı, ustura midyesi, (zool.) Solen razor strop, razor strap ustura kayışı. safety razor tıraş mak

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) çatalkuyruklu balina, (zool) Balaenoptera; sırtı dar ve keskin bir domuz; dar sırtlı tepe.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) usturagagalı alk, (zool) Alka torda.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) keskin bıçak ağzı, keskin uç; sivri dağ yamacı; zor durum.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Sıcaklığı olmayan, sıcağın zıddı: Soğuk su; soğuk hava; buz gibi soğuk. 2. mec. Hoşlanılmayan, sevimsiz: Soğuk adam; soğuk söz. Soğuk almak = Üşüyüp hastalanmak. Soğuk basmak = Hava birdenbire soğumak. Soğuklar = Soğuk günler: Soğuklar geldi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cold. chilly. cool. chill. frigid. freezing. calm. unfriendly. uncompanionable. unsympathetic. aloof. angular. apathetic. apathetical. bleak. distant. frosty. frozen. icily. inclement. inhospitable. marble. offish. parky. phlegmatic. phlegmatical. ri.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aloof. antipathetic. asexual. bleak. chill. chilly. clinical. cold. dank. distant. dour. feeble. frosty. inclement. lukewarm. nip. nippy. nonchalant. piercing. soulless. standoffish. stiff. unapproachable. wintry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cold weather. the cold. frosty. unfriendly. frigid. aloof. chill. clammy. clinical. dead. distant. frostiness. frozen. inclement. offish. raw. standoffish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Bazı renkler bize soğuk olan şeyleri anımsatırlar; buz grileri veya teskin edici maviler gibi. Her renk beyaz katılarak daha “cool” yapılabilir.

Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Üşütmekten meydana gelen keyisizliği gidermek amacıyla aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Toz şeker, karabiber, su.

Hazırlanışı : Bir tatlı kaşığı toz şeker ile 1 tatlı kaşığı toz karabiber karıştırılır. 1 bardak suda eritildikten sonra içilir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

catarrh. chill. cold.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cold. common cold.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

İnsanların yaklaşık yüzde 30’unun dondurma gibi çok soğuk bir gıdayı yedikten veya soğuk bir içeceği çabucak içtikten sonra başları ağrır. ‘Beyin donması’ veya ‘dondurma başağrısı’ da denilen bu ağrı, kalp hastalarının sol kollarında duydukları ağrı gibi, orijini farklı, duyulduğu yerin farklı olduğu bir ağrı çeşididir. Ağrı ağızda değil de başta duyulmaktadır.

Bir görüş, bunun nedeninin sinüslerimiz, yani burnumuzdan aldığımız havayı akciğere giderken nemlendiren, hastalandığımızda şişen, burnumuzun üstündeki boşluklar olduğunu ileri sürüyor. Buna göre soğuk bir şey yenildiğinde, boşluklardaki hava aniden soğuyarak, ağrıya hassas sinir uçlarını tetikliyor ve ağrının başta hissedilmesine sebep oluyor.

Diğer bir görüşe göre ise ağzımızın kenarlarında ve tavanında bulunan damarlardaki kan hücrelerinin akışı ağrıya neden oluyor. Soğuk bir şey yenildiğinde kan, o bölgeyi ısıtmak için soğuk kısma hücum ediyor. Bu kanın bir kısmı başımızın ön tarafından geliyor ve geldiği yerdeki acı/ağrı alıcılarını ikaz ediyor ve bu sebeple de ağrı başta duyuluyor.

Hangi görüşün tam doğru olduğu henüz kesinlik kazanmış değil. En iyisi soğuk gıdaları biraz daha yavaş yiyip, içmek ve ağızda biraz bekletip ısıtmak. Böylece hem gıdanın lezzeti daha iyi alınır hem de kimsenin başı ağrımaz.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cold buffet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cold wave.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cold spell.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

embossed stamp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cold war.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cold storage. cool store. coolhouse. refrigerating chamber. cold storage house. cold store.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Ülkemizin her tarafında olmasa bile, kışın çok soğuk geçtiği yerlerde, özellikle sabahları soğuk havada arabaların motorunu çalıştırabilmek sorun olur. Bu sorunun temel üç nedeni vardır ve birleştiklerinde sabahın köründe, soğuk havada insana ter döktürürler.

Benzin de diğer sıvılar gibi soğuk havada daha az buharlaşır. Bunu yazın güneş gören bir kaldırıma su döktüğünüzde görebilirsiniz. Buradan hemen buharlaşan su, gölgedeki kaldırıma döküldüğünde kolayca buharlaşamaz, bir süre orada kalır. Benzin de soğuk havada kolayca buharlaşamayınca, buji ateşlediğinde tutuşması da zor olur.

Motor yağı soğuk havada kalınlaşır. Buna örnek olarak reçeli gösterebiliriz. Sıcak havada daha akıcı olan reçel, buz dolabına konulup çıkartıldığında kavanozdan daha zor akar. Böylece anahtarı çevirdiğinizde motorunuz, döner kısımlarının olduğu yataklarda kalınlaşmış yağın direnci ile karşılaşır.

Soğuk havalarda akü de sorun çıkartır. Esasında akla şu soru gelebilir. Cep radyonuzun pillerinin ömrünü uzatmak için buz dolabında saklanılması tavsiye edilir, yani soğuk ortam pil için iyidir. Öyleyse bir çeşit pil olan akü soğuk havada doğru dürüst niçin çalışmaz?

Araba aküsünden elektrik elde edilmesi de diğer pillerde olduğu gibi kimyasal bir reaksiyondur. Ancak soğuk havada bu reaksiyon yavaşlar ve marş motorunuza gerekenden daha az güçte elektrik gelir. Bu da motorun ilk hareketi için gerekenden daha yavaş dönmesine neden olur.

Yeri gelmişken söyleyelim. Kalem pillerin içindeki de bir çeşit kimyasal reaksiyondur. Özellikle kuru pillerin kullanılmadıkları zamanlarda bile çok az da olsa elektrik kaçırdıkları bilinir. Bu nedenle bu kaçak kimyasal reaksiyonu en aza ve yavaşa indirebilmek için, pillerin kullanılmadıkları zamanlarda buz dolabında muhafaza edilmeleri tavsiye edilir.

Pillerin buz dolabına konulmaları ömürlerini artırabilir ancak kullanma sırasında tam performans alabilmek açısından piller oda sıcaklığında olmalıdırlar. Zaten günümüzün gelişmiş pilleri, o kadar uzun muhafaza ömrüne sahiplerdir ki, buzdolabına konulup konul mamaları pek bir şey fark ettirmez.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Ülkemizin her tarafında olmasa bile, kışın çok soğuk geçtiği yerlerde, özellikle sabahları soğuk havada arabaların motorunu çalıştırabilmek sorun olur. Bu sorunun temel üç nedeni vardır ve birleştiklerinde sabahın köründe, soğuk havada insanater döktürürler.

Benzin de diğer sıvılar gibi soğuk havada daha az buharlaşır. Bunu yazın güneş gören bir kaldırıma su döktüğünüzde görebilirsiniz. Buradan hemen buharlaşan su, gölgedeki kaldırıma döküldüğünde kolayca buharlaşamaz, bir süre orada kalır. Benzin de soğuk havada kolayca buharlaşamayınca, bji ateşlendiğinde tutuşması da zor olur.

Motor yağı soğuk havada kalınlaşır.Buna örnek olarak reçeli gösterebiliriz. Sıcak havada daha akıcı olan reçel,n buz dolabına konulup çıkartıldığında kavonazdan daha zor akar. Böylece anahtarı çevirdiğinizde motorunuz, döner kısımlarının olduğu yataklarda kaslınlaşmış yağın direnci ile karşılaşır.

Soğuk havalarda akü de sorun çıkartır. Esasınnda akla şu soru gelebilir. Cep radyonuzun pillerinin ömrünü uzatmak için buz dolabında saklanılması tavsiye edilir, yani soğuk ortam pil için iyidir. Öyleyse bir çeşit pil olan akü soğuk havada doğru dürüst niçin çalışmaz?

Araba aküsünden elektrik elde edilmesi de diğer pillerde oldğu gibi kimyasal bir reaksiyonndur. Ancak soğuk havada bu reaksiyon yavaşlar ve marş motorunuza gerekenden daha az güçte elektrik gelir. Bu da motorun ilk hareketi için gerekenden daha yavaş dönmesine neden olur.

Yeri gelmişken söyleyelim. Kalem pillerin içindeki debir çeşit kimyasal reaksiyondur. Özellikle kuru pillerin kullanılmadıkları zamanlarda bile çok az da olsa elektrik kaçırdıkları bilinir. Bu nedenle bu kaçak kimyasal reaksiyonu en aza ve yavaşa indirebilmek için, pillerin kullanılmadıkları zamanlarda buz dolabında muhafaza edilmeleri tavsiye edilir.

Pillerin buz dolabına konulamaları ömürlerini artırabilir ancak kullanma sırasında tam performans alabilmek açısından piller oda sıcaklığında olmalıdır. Zaten günümüzün gelişmiş pilleri, o kadar uzun muhafaza ömrüne sahiplerdir ki, buzdolabına konulup konulmamaları pek bir şey fark ettirmez.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unpleasant / stupid joke.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cold war.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cold war.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Az veya oldukça soğuk: Hava soğukçadır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coldly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hâdiseleri aşırı duygu tezahürleri yapmadan, heyecana kapılmadan karşılayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cold-blooded. cool. calm. cold. cool-headed. even-tempered. imperturbable. nonchalant. unflappable. unperturbed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cool. imperturbable. phlegmatic. coolheaded. calm. self-possessed. cold-blooded.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cool-headed. calm.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

composure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

composure. equanimity. phlegm. sangfroid. coolheadednes. calmness. self-possession.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cool-headedness. calmness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Atın altında çıkıp aygırın aşamasına engel olan bir çeşit sivilce.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Soğuk almak, soğuktan üşüyüp hastalanmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to catch cold.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to get cold. to cool down. to begin to behave coldly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). T. Soğuk olan şeyin hâli, Ar. burûdet, Fars. serdî: Buzun soğukluğu uzaktan tesir eder. 2. (mec.) Soğuk, sevgiden mahrum muamele: Beni bir soğuklukla kabul etti; aramızda bir soğukluk belirdi. 3. Yemeğin sonunda hoşaf, mahallebi ve bilhassa meyve gibi serinlik vermeye mahsus yiyecek. 4. Hamamın pek sıcak olmayan dış kısmı: Soğuklukta yıkandım. Beisoğukluğu = İdrar yolunun iltihâbı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chilliness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chill. distance. frigidity. cold. coldness. chilliness. cooling room. cold dessert. fruit. frigidity. cold sweet. compote.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cold. coldness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Tek sebebi var, vakum yani boşluk. Bir termosta iç içe geçmiş iki kap vardır. Dıştaki metal bir kap olup içteki genellikle bir cam şişedir. İkisinin arasındaki hava ise boşaltılmıştır. Tam olmasa da üreticiler tarafından elde edilebilen tama yakın bir boşluk vardır.

Vakumlu bir ortamda hava molekülleri de olmadığından ısı iletilemez. Cismin ısısı başlangıçta ne ise o halde kalır. İçerden dışarıya, dışardan içeriye ısı geçişi olmaz. Termosun içine kahve konulursa ısısı dışarı kaçamayacağı için kahve sıcak kalır, soğuk su koyarsanız dışarıdan içeriye ısı giremeyeceği için su ısınmaz, soğukluğunu muhafaza eder.

Vakumlu yani havasız ortamın izolasyon özelliği, 1643 yılından, Toricelli’nin bugünkü termometrelerin atası olan civalı barometreyi icadından beri biliniyordu. Ne var ki yaratılan vakumu muhafaza edebilecek, aynı zamanda da ısıyı iletmeyecek lastik türü malzemelerden o zamanlar kimsenin haberi yoktu.

Termos başlangıçta kahve veya soğuk suyun sıcaklığını muhafaza etmek için değil, bir laboratuar aleti olarak sıvı ve gazları muhafaza etmek amacı ile tasarlandı. İngiliz fizikçi Sir James Dewar, 1890’lı yıllardaki bu buluşunun patentini hiç bir zaman almadı ve bilimsel kuruluşlara bağışladı.

Dewar’ın Alman asistanı Reinhold Burger bu cihazdaki ticari geleceği iyi gördü ve 1903’de Almanya’da patentini aldı. Hatta ismi için ödüllü bir yarışma dahi açtı. Kazanan isim Yunanca ‘ısı’ anlamına gelen ‘Thermos’ oldu. Bu isim 1970 yılına kadar ticari bir marka olarak kaldı. Sonraları bu tip cihazların genel ismi olarak herkes tarafından kullanılması kabul edildi.

Termosun daha çok tanınmasını ve evlerde yaygın olarak kullanılmasını sağlayanlar kuzey ve güney kutbuna giden kaşifler, Everest’in tepesine çıkan dağcılar ve zeplin yolcuları oldu. Dünyanın bir ucuna giderken bile kahveyi sıcak tutabilen termosa karşı insanların güven duyguları arttı. Termos piknik çantasında unutulmaması gerekenlerin içinde en baştaki yerini aldı.


Genel Bilgi by

Yabancı Kelime

Fr. viseur

bakaç

Kamera, fotoğraf makinesi ve dürbünde bulunan, görüntüyü tam sınırlarıyla kesmeden veya taşırmadan alabilmeyi sağlayan düzenek.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

view finder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

finder. viewfinder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

viewfinder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. visor.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Zar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (Farsça’dan). 1. Zahmet, rahatsızlık: Midesinden zoru var. 2. Güçlük, ıstırap, müşkülât. 3. Mecburiyet: Ne zoru vardır? Zorum ne? 4. Kuvvet: Bütün zorunu verdi. 5. Güç, zahmetli: Zor iş, zor ders. 6. Zahmetli, meşakkatli. Zar zor = Ancak, zorla. Zor zoruna = Ancak, güç hâlle.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arduous. baffling. crucial. cruel. difficult. exacting. formidable. hairy. hard. inconvenient. knotty. mean. rough. sticky. stiff. tight. trickish. uneasy. constraint. force. main. might. strain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arduous. baffling. crucial. cruel. difficult. exacting. formidable. hairy. hard. inconvenient. knotty. mean. rough. sticky. stiff. tight. trickish. uneasy. constraint. force. main. might. strain. complicated. compulsion. thorny. ticklish. tough. trick. tr

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

difficult. hard. compulsion. constraint. obligation. necessity. trouble. difficulty. worry. problem. austere. dodgy. force. heavy. impetus. involute. mean. might. parlous. stiff. stress. stronghand. ticklish. tight / adj adv / sıkı , gergin ; su geçirmeye

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (Rumca’ya uydurularak yapılan uydurma bir kelimedir). İstemeyerek, zorla, cebren: Zoraki gideceksin, dedi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

constrained. far-fetched. forced. ghastly. stiff. strained. studied. forcedly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

contrived. forced. strained. constrained. reluctantly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

strained. forced. under force. compulsion or pressure. doing sth against one's will. contrived. scarce.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Zor al.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Zorla muamele eden. 2. Yaramaz, rahat durmaz, haşarı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

autocratic. autocratical. high-handed. imperious. overbearing. procrustean. rapacious. rowdy. bully. despot. extortioner. extortionist. persecutor. ravisher. ruffian.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

autocrat. bully. despot. domineering. tyrant. despotic. high-handed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tyrant. tyrannical. despot. hard handed. rapacious. rebel. ruffian.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Zorla muamele, kuvvete dayanıp kapıp vurarak hakka riayet etmeyenin hâli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tyranny. violence. bullying. despotism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tyranny. extortion. despotism. highhandedness. overbearance. rule of force. violence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çizgili zorilla, zool.Ictotonynx capensis.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

at the point of the bayonet. constrainedly. by force. forcibly. hard. hardly. ill. only just. perforce. by violence. under compulsion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bulldoze. by force.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

by force. under compulsion. under coercion. forcibly. by the head and heels. perforce.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

extortion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

impress. impressment. toll.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dictate. entail upon sb. to force / to thrust sth down sb's throat. to ram sth down one's throat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Zorlamak işi. 2. Bir organın zorlanmış olmasıyle meydana gelen bozukluk. 3. Zorlayarak sağlanan, cebri

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arm-twisting. coaction. coercion. compulsion. constraint. duress. enforcement. force. impellent. pressure. push. screw. strain. urge. violence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coercion. compulsion. constraint. duress. infliction. pressure. restraint. rupture. forced. compulsory.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coerce. coercion. compulsion. forcing. constraint. compelling. strain. forced.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Bir işi yaptırmak için zor kullanmak, mecbur etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

press-gang smb. into doing smth. twist smb.'s arm. bludgeon. bully. clamor down. clamour down. coerce. compel. constrain. cow smb. into. cozen. drag in. drive. edge on. enforce. exact. force. impel. impose. impress. lean upon. obligate. outrage. pre.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

browbeat. coerce. compel. constrain. dare. enforce. force. impel. inflict. oblige. pressurize. push. steamroller. strain. tax. urge. to force. to coerce. to compel. to oblige. to strain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

force. to force. to constrain. to coerce. to compell sb to do sth. to put pressure on. to try to force sth open. to compel. to thrust. to stress. to strain. to overstrain. to obligate. to straiten. to enforce. to run. to express. to push. to wrench. bring

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Zorlamak işine konu olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Zor hâle gelmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make difficult. to complicate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make sth difficult. complicate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coercive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coercive. forcible. compelling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kuvvetli, kavi, güçlü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

formidable. intractable. mighty. redoubtable. robust. rugged. sticky. stiff. stringent. sweaty. thorny. tough.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

forceful. formidable. hard. insuperable. violent. strong. powerful. influential. keen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

violent. powerful. hard. difficult. forcible. formidable. redoubtable. severe. stringent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Güzel, çok güzel, iyi. 2.Yakışıklı. 3.Güçlü, dayanıklı.4.Sert, keskin. 5.Yürekli, cesur. 6.Girgin, girişken.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Zor olma hâli, güçlük.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adversity. arduousness. complexity. complication. difficulty. entanglement. gaff. grueling. gruelling. hardness. hardship. hassle. hobble. rigor. rigour. rough. strain. stumbling block. tightness. toughness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

austerity. bother. difficulty. hardship. hassle. job. necessity. rigour. trouble. arduousness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

difficulty. harness. complication. difficulties. hole. severity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Zerdüşt.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. Zerdüşt kimse; s.Zerdüşti.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Zerdüştlük.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bound. bound to. coercible. compulsory. derigueur. enforced. essential. forced. imperative. imperious. incumbent. indispensable. irremissible. mandatory. necessary. obligatory. obliged. requisite. unavoidable. urgent. forcedly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

compulsive. compulsory. forced. imperative. incumbent. indispensable. mandatory. necessary. obligatory. requisite. inevitable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

imperative. mandatory. indispensable. obligatory. compulsory. inevitable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crash landing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

entail. necessitate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make it necessary. to necessitate. to oblige.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

compulsoriness. exigency exigence. an absolute must. obligation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

burden. essentiality. exigence. exigency. imperative. incumbency. indispensability. necessity. obligation. ought. urgency.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

obligation. necessity. compulsion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

necessity. urgency.

Türkçe - İngilizce Sözlük by