Soğuk şaka ne demek? | Soğuk şaka anlamı nedir? | Soğuk şaka

Soğuk şaka anlamı nedir?

Soğuk şaka ne demek?

Soğuk şaka anlamı nedir?

Soğuk şaka | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: soguk saka

Türkçe - İngilizce Sözlük

unpleasant / stupid joke.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Her ne kadar Roma İmparatoru Julius Caesar (Sezar) milattan önce 46 yılında takvimin başlangıcını Ocak ayı olarak ilan ettiyse de, 16. yüzyılın ortalarına kadar Avrupa’da yeni yıl geleneksel olarak, bahar aylarının başlangıç tarihi olarak da kabul edilen, Mart ayının 25’inde başlardı.

1564 yılında Fransa Kralı IX. Charles, takvimi değiştirerek yıl başlangıcını Ocak ayının birinci gününe aldı. O zamanki iletişim şartlarında bazı insanların bundan haberi olmadı, bazıları ise bu kararı protesto etmek amacıyla eski adetlerine devam ettiler. l Nisan’da partiler düzenlediler, birbirlerine hediyeler verdiler.

Diğerleri ise bunları Nisan aptalları olarak nitelendirip bu güne ‘Bütün Aptalların Günü’ adını verdiler. Bu günde diğerlerine sürpriz hediyeler verdiler, yapılmayacak bir partiye davet ettiler, gerçek olması mümkün olmayan haberler ürettiler.

Yıllar sonra takvimin ayları yerine oturup, Ocak ayının yılın ilk ayı olmasına alışılınca, Fransızlar l Nisan gününü kendi kültürlerinin bir parçası olarak görmeye başladılar. Adeti gittikçe süsleyerek, zenginleştirerek ve yaygınlaştırarak devam ettirdiler. Bu adetin İngiltere’ye ulaşması yaklaşık iki yüzyıl sürdü, oradan da Amerika’ya ve bütün dünyaya yayıldı.

1 Nisan şakalarının sembolünün ‘Nisan Balığı’ olmasının nedeni ise Mart ayının sonlarına doğru, Güneş’in Balık Burcu’nu terk ediyor olmasıdır.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i.). Yer şakayıkına mukabil olarak küçük bir ağaçta hasıl olan şakayık çiçeği.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

joke.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Köy ihtiyarı, koca ba-

Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Tıp dilinde Gonore denilen bir çeşit zührevi hastalıktır. Cinsi münasebetle bulaşır. İdrar yollarında acıma, yanma, şişlik ve akıntı ile belirir. Akıntı cerahatlıdır. Bu cerehat ellere bulaşacak ve eller de gözlere sürülecek olursa, körlüğe neden olabilir. Kadınlarda da, beyazımtırak cerahatlı akıntı, sık sık idrara gitme, idrar yaparken ağrı ve yanma ile kendini gösterir. Üreme organlarında akıntı görüldüğünde, mutlaka tedavi edilmesi gerekir. Aksi halde kendisinde bel soğukluğu görülen, bu hastalığı cinsel ilişkide bulunduğu herkese bulaştırır. Aşağıdaki reçetelerden herhangi biri tedavi amacıyla kullanılabilir.

Tedavi için gerekli malzeme : Maydanoz, su

Hazırlanışı : Yarım tencere suya, 1 demet maydanoz konur. Kaynatılır. Buğusunun üzerine oturulur. Aynı işleme iyileşinceye kadar devam edilir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe Sözlük

(i.). Üreme organlarının bulaşıcı bir hastalığı.

Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Tam manasıyla tatmin olamayan kadının cinsel ilişkiye gereği gibi cevap vermemesine; tıp dilinde firijidite denir. Nedeni daha çok ruhsaldır. Aşağıdaki reçeteleri kullanmakta fayda vardır.

Tedavi için gerekli malzeme : Kekik, su

Hazırlanışı : 1 çay bardağı suya, 1 kahve kaşığı kekik konur. Kaynatılıp, süzülür. Ilık ılık içilir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe Sözlük

(i.). Renklerinin parlaklığı dolayısıyle şakayıka benzetilen bir polip çeşidi (actiniae).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

practical joke.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(çayırmelikesi): Gülgillerden dalları sağlam ve sert kırmızımtırak bir bitkidir. Çiçekleri kar taneleri gibidir ve dalların ucunda toplanmışlardır. Yaz aylarında toplanıp kurutulur. Bitkinin her yeri kullanılır. Kullanıldığı yerler: İdrar söktürür, vücutta biriken zararlı maddelerin atılmasını sağlar. Böbrek mesane ve idrar yollarındaki iltihapları giderir. Soğuk algınlığını geçirir. Kanı temizler. Sinirleri yatıştırır. Kalbi kuvvetlendirir. Nefes darlığı ve astımda faydalıdır. Diş ağrılarını keser. Diş eti ve boğaz iltihaplarını giderir.

Şifalı Bitki by

Türkçe - İngilizce Sözlük

horseplay. rag.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

practical joke.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Gür ve geniş sakallı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

goatee.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sakalı keçininki gibi yalnız çenesinde ve uzunta olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Bileşikgillerden, çayırlarda ve nemli yerlerde yetişen, mavimtırak yahut mor çiçekleri olan bir çayır bitkisi (cistus creticus).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. anatomi). Kafatasının ön-art ekseni, yan eksenine göre kısa olan insan, brakisefal.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Kuzey Rodezya'nın başşehri, Lusaka.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «aşk» tan masdar). Biribirine Aşık olma, karşılıklı aşk ve ilgi, sevişme, biribirine aşk ve muhabbet besleme.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [معاشقه] sevişme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Yaş ilerledikçe saça ve sakala rengini veren maddenin yapımı azalır, bir süre sonra da tamamen kesilir. Kumral ve kızıl saçlar, daha erken beyazlaşır. Genç yaşlarda görülen beyazlaşmalar ise, ırsidir. Tedavisi yoktur. Ancak aşağıdaki reçeteler uygulanarak boyanabilirler.

Tedavi için gerekli malzeme : Reyhan, tereyağı.

Hazırlanışı : İki tutam reyhan 2 çorba kaşığı tereyağında pişirilir. Soğuduktan sonra beyaz yerlere sürülür.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe Sözlük

(i. A. «saky» dan imüb). Su taşıyan. Saka kuşu = Kanaryaya benzer bir ötücü kuş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Lâtife, mizah: şaka söylüyorum; şaka etmek; şakaya bozmak = LAtifeye çevirmek; «I şakan = şaka yoluyla kabaca diğerkıin orasına burasına dokunmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

goldfinch. finch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

water seller. water- bearer. water carrier.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

joke. monkeyshiness. fun. pleasantry. jest. badinage. banter. chaff. drollery. game. hell. humor. humour. josh. lark. quiz. sport. waggery. waggishness. wisecrack. witticism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gag. jest. joke. lark. play. prank. skit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gag. jest. joke. chaff. crack. fun. giggle. hoax. jape. lark. leg pull. persiflage. play. rib tickler. spoof. wheeze. wisecrack. witticism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

goldfinch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

jest. kid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to joke. banter. chaff. rally.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Lâtifeci, şaka yapan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

jesting. playful. humoristic. facetious. jocose. jocular. puckish. quizzical. waggish. jester. humorist. funster. wisecracker. banterer. bel esprit. buffoon. joker. wag.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

jocular. playful. quizzical. sly. sportive. waggish. joker. wag.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

joker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Şaka gibi görünerek. Şaka olsun diye: Şakacıktan arabayı bozdular.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

good humoredness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

waggery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Atlarda görülen öksürük.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

glanders.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [شقاءق النعمان] gelincik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çene altı. Ar. gabgab.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Göz ile kulak arasındaki çukurca ve yumuşakça kısım.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

double chin. dewlap.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

temporal. temple.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

temple.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

temple.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Erkeklerde yüzün etrafında ve alt çenenin üzerinde biten kıllar. Ar lihye, Fars. rîş. Aksakal = Köy ihtiyarı, muhtarı. Ak sakal, kara sakal = Büyük, küçük herkes. Sakalı ele vermek = Başkalarının nüfuzuna tâbi olup İrâdesine sahip olamamak. Tahta sakal = Enli sakallı. Sakalı tıraş atmak = İddia tabiridir: Böyle değilse ben sakalımı tıraş ederim. Sekalcücüğü = Bamteli. Sakalı değirmende ağartmak = Tecrübe kazanmaksızın ihtiyar olmak. Saç sakal = Yaş ve yıl. Tep sakal, kaba sakal, köse sakal = Sakalı bu şekillerin birinde olan adam. Keçisakal = Ucu sivri kesik sakal.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beard. whiskers. beaver. fungus. pogono-.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beard. whiskers.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beard. whiskers.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Sakal kılının kolayca koparılması ve kopan kılın ucunda da cerahat damlacığı görülmesi şeklinde ortaya çıkan bir hastalıktır. Tıp dilinde sikozis denen bu hastalığa, stafilokok cinsi mikroplar neden olur. Sakal diplerini oksijenli su ile yıkadıktan sonra aşağıdaki reçetelerden herhangi biri uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Maydanoz, su.

Hazırlanışı : Dört bardak suya 1 avuç doğranmış maydanoz konur. 10 dakika kaynatıldıktan sonra süzülüp, sakal dipleri yıkanır. Yüzün tamamı da yıkanabilir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe Sözlük

(f.). Birbiriyle şaka etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

banter. to joke with one another. to banter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to joke with one another.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. tes.) (müfredi «saki» dilimizde kullanılmaz). İnsan ve cin, dünya ile Ahıret, insan ile hayvan, Arap ile Acem yahut ağır şeylerle hafif şeyler. Seyyid-i Sakaleyn = Peygamberimiz. Şeyhülislâm Ebussûd Efendiye «Müftt-i Sakaleyn» unvanı verilmişti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka uzun) (i. A. c.) (m. saklab, saklâbt). Slavlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Sakalı gelmek, sakallı olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to sprout a beard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bearded. with a beard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bearded.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bearded. whiskered.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beardless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beardless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. askâm «ka ile») Hastalık, illet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka uzun) (i.) Bozukluk, noksanlık, sakatlık, yanlışlık.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ سقامت] sakatlık. 2.yanlışlık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. Yunanca’dan). 1. Mısır’da yaşayan bir cins kertenkele, kum kertenkelesi. 2. Bu hayvanın derisine benzer güzel bir cins tülbent ki, sargı olur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Cehennem, tamu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Atın alnındaki beyazlık, akıtmanın ufağı. Akıtma sakar = Burundan alt dudağa aşanı. 2. Uğursuz (at), sakerlı. 3. mec. Bir işi doğru dürüst yapamayan, mutlaka bir kazâ ve ziyan yapan: Sakar adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clumsy. butterfingered. awkward. maladroit. left-handed. gawky. heavy-handed. ungainly. unhandy. oaf. sacchar-.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

awkward. clumsy. gawky. ungainly. butterfingered. ham-fisted. ham-handed. blaze.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clumsy. accident prone. butterfingered.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Yiğit, cesur. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

saccharine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

saccharin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become awkward. to become butterfingered.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clumsiness. awkwardness. being butterfingered.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Şeker kamışı ve pancar şekeri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sakarya.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. askaat). 1. Bir şeyin düşük ve işe yaramaz kısmı. 2. Kötü ve faydasız şey. 3. Yanlış, hata, eksiklik. 4. (Türkçe) Organlardan biri eksik ve hastalıklı olan, Ar. alil: Sakat bir adam. 5. Eksik ve hasta (organ): Bu ademin eli, ayağı, gözü sakattır. 6. Hatalı, doğru olmayan, yanlış: Bu söz sakattır. Sakat iş işleme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

handicapped. disabled. lame. invalid. crippled. defective. funny. game. gammy. incapable of working. infirm. malformed. wonky. disabled. cripple. invalid. lame duck. crock.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cripple. insecure. invalid. knacker. wonky. disabled. crippled. handicapped. lame. game. risky. untrustworthy. shifty. wobbly. shaky. unsound. defective.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

defective. handicapped. invalid. disabled unsound. broken. unsound.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become invalid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.). 1. Düşük yerler, kusurlar, noksanlar. 2. Eti yenen hayvanların böbrek, ciğer gibi etinden gayrı yenen kısımları.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

haslet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

entrails. offal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

offal (used as food.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

offal seller.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mutilation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

infringement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Sakat hâle getirmek. 2. Bozmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cripple. disable. maim. mutilate. to injure. to disable. to cripple. to mutilate. to maim.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to disable sb physically. to cripple. to maim. to mutilate. to spoil the shape or appearance of sth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Sakat hâle gelmek. 2. Kusurlu ve yanlış olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become disabled. to become mutilated.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become physically disabled. to become crippled. to become maimed or mutilated. to be spoiled.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Sakat olma hâli. 2. Noksan, kusur, yanlışlık, hatâ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disability. infirmity. disablement. defect. lameness. deformation. deformity. invalidism. invalidity. malformation. shakiness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deformity. disability. infirmity. defect. mishap. accident.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disability. handicap. impairment. defect.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka uzun) (i. A.). 1. Bedbahtlık, saadetin zıddı. 2. Yaramazlık, kötü iş. 3. Haydutluk, eşkiyâlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ŞAKAİK) (ka uzun) (i. A. «şakıyka» nın cemMdir). Büyük ve parlak bir çiçektir ki «şakaayık-ı nûmâniyye» de denilir; ağaç şakayıkı = gül ağacı gibi bir küçük ağacın verdiği şakayık; yer şakayığı = soğandan çıkan çeşidi.

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(ayıgülü): Düğünçiçeğigiller familyasından; otsu veya gövdesi odunlaşmış, çok yıllık bir bitki cinsidir. Birçok çeşidi vardır. Tıbbi şakayık; Mayıs-Haziran aylarında pembe veya kırmızı renkli çiçekler açan, 70 cm kadar boyunda, çok yıllık otsu bir bitkidir. Yaprakları derin parçalıdır. Kökünde; uçucu yağ, nişasta, şekerler, peanol ve peregrinin adlı bir alkoloid vardır. Ev ilaçlarında kökleri kullanılır. Kullanıldığı yerler: Boğmaca ve öksürükte şikayetleri giderir. Sara da faydalıdır. Sinirleri yatıştırır. Nikris ve kramplarda da faydalıdır.

Şifalı Bitki by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Bahçelerde yetiştirilen, pembe, kırmızı alaca çiçekler açan, çok yıllık süs bitkisi.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be left dumbfounded by.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Sıcaklığı olmayan, sıcağın zıddı: Soğuk su; soğuk hava; buz gibi soğuk. 2. mec. Hoşlanılmayan, sevimsiz: Soğuk adam; soğuk söz. Soğuk almak = Üşüyüp hastalanmak. Soğuk basmak = Hava birdenbire soğumak. Soğuklar = Soğuk günler: Soğuklar geldi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cold. chilly. cool. chill. frigid. freezing. calm. unfriendly. uncompanionable. unsympathetic. aloof. angular. apathetic. apathetical. bleak. distant. frosty. frozen. icily. inclement. inhospitable. marble. offish. parky. phlegmatic. phlegmatical. ri.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aloof. antipathetic. asexual. bleak. chill. chilly. clinical. cold. dank. distant. dour. feeble. frosty. inclement. lukewarm. nip. nippy. nonchalant. piercing. soulless. standoffish. stiff. unapproachable. wintry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cold weather. the cold. frosty. unfriendly. frigid. aloof. chill. clammy. clinical. dead. distant. frostiness. frozen. inclement. offish. raw. standoffish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Bazı renkler bize soğuk olan şeyleri anımsatırlar; buz grileri veya teskin edici maviler gibi. Her renk beyaz katılarak daha “cool” yapılabilir.

Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Üşütmekten meydana gelen keyisizliği gidermek amacıyla aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Toz şeker, karabiber, su.

Hazırlanışı : Bir tatlı kaşığı toz şeker ile 1 tatlı kaşığı toz karabiber karıştırılır. 1 bardak suda eritildikten sonra içilir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

catarrh. chill. cold.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cold. common cold.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

İnsanların yaklaşık yüzde 30’unun dondurma gibi çok soğuk bir gıdayı yedikten veya soğuk bir içeceği çabucak içtikten sonra başları ağrır. ‘Beyin donması’ veya ‘dondurma başağrısı’ da denilen bu ağrı, kalp hastalarının sol kollarında duydukları ağrı gibi, orijini farklı, duyulduğu yerin farklı olduğu bir ağrı çeşididir. Ağrı ağızda değil de başta duyulmaktadır.

Bir görüş, bunun nedeninin sinüslerimiz, yani burnumuzdan aldığımız havayı akciğere giderken nemlendiren, hastalandığımızda şişen, burnumuzun üstündeki boşluklar olduğunu ileri sürüyor. Buna göre soğuk bir şey yenildiğinde, boşluklardaki hava aniden soğuyarak, ağrıya hassas sinir uçlarını tetikliyor ve ağrının başta hissedilmesine sebep oluyor.

Diğer bir görüşe göre ise ağzımızın kenarlarında ve tavanında bulunan damarlardaki kan hücrelerinin akışı ağrıya neden oluyor. Soğuk bir şey yenildiğinde kan, o bölgeyi ısıtmak için soğuk kısma hücum ediyor. Bu kanın bir kısmı başımızın ön tarafından geliyor ve geldiği yerdeki acı/ağrı alıcılarını ikaz ediyor ve bu sebeple de ağrı başta duyuluyor.

Hangi görüşün tam doğru olduğu henüz kesinlik kazanmış değil. En iyisi soğuk gıdaları biraz daha yavaş yiyip, içmek ve ağızda biraz bekletip ısıtmak. Böylece hem gıdanın lezzeti daha iyi alınır hem de kimsenin başı ağrımaz.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cold buffet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cold wave.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cold spell.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

embossed stamp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cold war.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cold storage. cool store. coolhouse. refrigerating chamber. cold storage house. cold store.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Ülkemizin her tarafında olmasa bile, kışın çok soğuk geçtiği yerlerde, özellikle sabahları soğuk havada arabaların motorunu çalıştırabilmek sorun olur. Bu sorunun temel üç nedeni vardır ve birleştiklerinde sabahın köründe, soğuk havada insana ter döktürürler.

Benzin de diğer sıvılar gibi soğuk havada daha az buharlaşır. Bunu yazın güneş gören bir kaldırıma su döktüğünüzde görebilirsiniz. Buradan hemen buharlaşan su, gölgedeki kaldırıma döküldüğünde kolayca buharlaşamaz, bir süre orada kalır. Benzin de soğuk havada kolayca buharlaşamayınca, buji ateşlediğinde tutuşması da zor olur.

Motor yağı soğuk havada kalınlaşır. Buna örnek olarak reçeli gösterebiliriz. Sıcak havada daha akıcı olan reçel, buz dolabına konulup çıkartıldığında kavanozdan daha zor akar. Böylece anahtarı çevirdiğinizde motorunuz, döner kısımlarının olduğu yataklarda kalınlaşmış yağın direnci ile karşılaşır.

Soğuk havalarda akü de sorun çıkartır. Esasında akla şu soru gelebilir. Cep radyonuzun pillerinin ömrünü uzatmak için buz dolabında saklanılması tavsiye edilir, yani soğuk ortam pil için iyidir. Öyleyse bir çeşit pil olan akü soğuk havada doğru dürüst niçin çalışmaz?

Araba aküsünden elektrik elde edilmesi de diğer pillerde olduğu gibi kimyasal bir reaksiyondur. Ancak soğuk havada bu reaksiyon yavaşlar ve marş motorunuza gerekenden daha az güçte elektrik gelir. Bu da motorun ilk hareketi için gerekenden daha yavaş dönmesine neden olur.

Yeri gelmişken söyleyelim. Kalem pillerin içindeki de bir çeşit kimyasal reaksiyondur. Özellikle kuru pillerin kullanılmadıkları zamanlarda bile çok az da olsa elektrik kaçırdıkları bilinir. Bu nedenle bu kaçak kimyasal reaksiyonu en aza ve yavaşa indirebilmek için, pillerin kullanılmadıkları zamanlarda buz dolabında muhafaza edilmeleri tavsiye edilir.

Pillerin buz dolabına konulmaları ömürlerini artırabilir ancak kullanma sırasında tam performans alabilmek açısından piller oda sıcaklığında olmalıdırlar. Zaten günümüzün gelişmiş pilleri, o kadar uzun muhafaza ömrüne sahiplerdir ki, buzdolabına konulup konul mamaları pek bir şey fark ettirmez.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Ülkemizin her tarafında olmasa bile, kışın çok soğuk geçtiği yerlerde, özellikle sabahları soğuk havada arabaların motorunu çalıştırabilmek sorun olur. Bu sorunun temel üç nedeni vardır ve birleştiklerinde sabahın köründe, soğuk havada insanater döktürürler.

Benzin de diğer sıvılar gibi soğuk havada daha az buharlaşır. Bunu yazın güneş gören bir kaldırıma su döktüğünüzde görebilirsiniz. Buradan hemen buharlaşan su, gölgedeki kaldırıma döküldüğünde kolayca buharlaşamaz, bir süre orada kalır. Benzin de soğuk havada kolayca buharlaşamayınca, bji ateşlendiğinde tutuşması da zor olur.

Motor yağı soğuk havada kalınlaşır.Buna örnek olarak reçeli gösterebiliriz. Sıcak havada daha akıcı olan reçel,n buz dolabına konulup çıkartıldığında kavonazdan daha zor akar. Böylece anahtarı çevirdiğinizde motorunuz, döner kısımlarının olduğu yataklarda kaslınlaşmış yağın direnci ile karşılaşır.

Soğuk havalarda akü de sorun çıkartır. Esasınnda akla şu soru gelebilir. Cep radyonuzun pillerinin ömrünü uzatmak için buz dolabında saklanılması tavsiye edilir, yani soğuk ortam pil için iyidir. Öyleyse bir çeşit pil olan akü soğuk havada doğru dürüst niçin çalışmaz?

Araba aküsünden elektrik elde edilmesi de diğer pillerde oldğu gibi kimyasal bir reaksiyonndur. Ancak soğuk havada bu reaksiyon yavaşlar ve marş motorunuza gerekenden daha az güçte elektrik gelir. Bu da motorun ilk hareketi için gerekenden daha yavaş dönmesine neden olur.

Yeri gelmişken söyleyelim. Kalem pillerin içindeki debir çeşit kimyasal reaksiyondur. Özellikle kuru pillerin kullanılmadıkları zamanlarda bile çok az da olsa elektrik kaçırdıkları bilinir. Bu nedenle bu kaçak kimyasal reaksiyonu en aza ve yavaşa indirebilmek için, pillerin kullanılmadıkları zamanlarda buz dolabında muhafaza edilmeleri tavsiye edilir.

Pillerin buz dolabına konulamaları ömürlerini artırabilir ancak kullanma sırasında tam performans alabilmek açısından piller oda sıcaklığında olmalıdır. Zaten günümüzün gelişmiş pilleri, o kadar uzun muhafaza ömrüne sahiplerdir ki, buzdolabına konulup konulmamaları pek bir şey fark ettirmez.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unpleasant / stupid joke.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cold war.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cold war.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Az veya oldukça soğuk: Hava soğukçadır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coldly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hâdiseleri aşırı duygu tezahürleri yapmadan, heyecana kapılmadan karşılayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cold-blooded. cool. calm. cold. cool-headed. even-tempered. imperturbable. nonchalant. unflappable. unperturbed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cool. imperturbable. phlegmatic. coolheaded. calm. self-possessed. cold-blooded.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cool-headed. calm.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

composure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

composure. equanimity. phlegm. sangfroid. coolheadednes. calmness. self-possession.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cool-headedness. calmness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Atın altında çıkıp aygırın aşamasına engel olan bir çeşit sivilce.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Soğuk almak, soğuktan üşüyüp hastalanmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to catch cold.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to get cold. to cool down. to begin to behave coldly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). T. Soğuk olan şeyin hâli, Ar. burûdet, Fars. serdî: Buzun soğukluğu uzaktan tesir eder. 2. (mec.) Soğuk, sevgiden mahrum muamele: Beni bir soğuklukla kabul etti; aramızda bir soğukluk belirdi. 3. Yemeğin sonunda hoşaf, mahallebi ve bilhassa meyve gibi serinlik vermeye mahsus yiyecek. 4. Hamamın pek sıcak olmayan dış kısmı: Soğuklukta yıkandım. Beisoğukluğu = İdrar yolunun iltihâbı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chilliness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chill. distance. frigidity. cold. coldness. chilliness. cooling room. cold dessert. fruit. frigidity. cold sweet. compote.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cold. coldness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Tek sebebi var, vakum yani boşluk. Bir termosta iç içe geçmiş iki kap vardır. Dıştaki metal bir kap olup içteki genellikle bir cam şişedir. İkisinin arasındaki hava ise boşaltılmıştır. Tam olmasa da üreticiler tarafından elde edilebilen tama yakın bir boşluk vardır.

Vakumlu bir ortamda hava molekülleri de olmadığından ısı iletilemez. Cismin ısısı başlangıçta ne ise o halde kalır. İçerden dışarıya, dışardan içeriye ısı geçişi olmaz. Termosun içine kahve konulursa ısısı dışarı kaçamayacağı için kahve sıcak kalır, soğuk su koyarsanız dışarıdan içeriye ısı giremeyeceği için su ısınmaz, soğukluğunu muhafaza eder.

Vakumlu yani havasız ortamın izolasyon özelliği, 1643 yılından, Toricelli’nin bugünkü termometrelerin atası olan civalı barometreyi icadından beri biliniyordu. Ne var ki yaratılan vakumu muhafaza edebilecek, aynı zamanda da ısıyı iletmeyecek lastik türü malzemelerden o zamanlar kimsenin haberi yoktu.

Termos başlangıçta kahve veya soğuk suyun sıcaklığını muhafaza etmek için değil, bir laboratuar aleti olarak sıvı ve gazları muhafaza etmek amacı ile tasarlandı. İngiliz fizikçi Sir James Dewar, 1890’lı yıllardaki bu buluşunun patentini hiç bir zaman almadı ve bilimsel kuruluşlara bağışladı.

Dewar’ın Alman asistanı Reinhold Burger bu cihazdaki ticari geleceği iyi gördü ve 1903’de Almanya’da patentini aldı. Hatta ismi için ödüllü bir yarışma dahi açtı. Kazanan isim Yunanca ‘ısı’ anlamına gelen ‘Thermos’ oldu. Bu isim 1970 yılına kadar ticari bir marka olarak kaldı. Sonraları bu tip cihazların genel ismi olarak herkes tarafından kullanılması kabul edildi.

Termosun daha çok tanınmasını ve evlerde yaygın olarak kullanılmasını sağlayanlar kuzey ve güney kutbuna giden kaşifler, Everest’in tepesine çıkan dağcılar ve zeplin yolcuları oldu. Dünyanın bir ucuna giderken bile kahveyi sıcak tutabilen termosa karşı insanların güven duyguları arttı. Termos piknik çantasında unutulmaması gerekenlerin içinde en baştaki yerini aldı.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

round beard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by