Sole ne demek? | Sole anlamı nedir? | Sole

Sole anlamı nedir?

Sole ne demek?

Sole anlamı nedir?

Sole | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: sole

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. taban, ayak veya ayakkabı tabanı; f. ayakkabıya pençe vurmak. sole leather taban köselesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. dilbalığı, zool. Solea vulgaris.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tek, yalnız, biricik, yegâne, başlı başına; huk. evlenmemiş, bekâr. solely z. yalnız, ancak, sadece.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kadın iç gömleği, kaskorse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). teselli etmek, avundurmak. be consoled avunmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). konsol; radyo kasası; (mim). balkonlann altına konulan süslü destek, dirsek; (müz). orgun tuşlarını havi kısım. console mirror konsol aynası. console table konsol.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çok parlak bir çeşit aynüşems taşı, opal; yerelması.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) pençe vurmak (ayakkabı).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ayakkabının iç astarı; kundura içine konan taban astarı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. küstah,terbiyesiz, arsız. insolence i. küstahlık. insolently z. küstahça, cüretkârca.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sanatla süslenmiş büyük türbe, mozole; eski Karya kralı Mausolus için Bodrum'da inşa edilmiş olan ve dünyanın yedi harikasından biri sayılan türbe.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) modası geçmekte olan, seyrek kullanılan, az işlek (kelime, makina). obsolescence (i.) eskime.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) kullanılmayan, eski, modası geçmiş (kelime veya görenek); (biyol.) eskilerine oranla az gelişmiş. obsoleteness (i.) modası geçmişlik, eskimişlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. pençe vurmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bir çeşit et veya balık böreği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., Fr. yağda pişirilip kahverengi olmuş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ince iç tabanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. dilbilgisi kurallarının dışına çıkma; deyim hatası; aykırı tutum veya davranış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ağır başlı, vakur; heybetli; ciddi; kutsal veya aziz tutulan; dinsel, dini törenle yerine getirilen; resmi, kanuna uygun. solemnly z. ciddiyet ve vakarla.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ağır başlılık, vakar; ciddiyet; kutlama töreni; dini tören; heybet; heybet verici şey; huk. resmiyet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

İng. -nise f. resmen icra etmek; resmi ayin yapmak. solemnization i. resmen icra.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ziyafet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

banquet. feast. exhibition.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

feast. symposium. banquet. big party. fête.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.). - En üst idareci tarafından bütün halka verilen, dini ve içtimai fonksiyonları olan yemek, ziyafet. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., elek. solenoit, sarmal bobin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., mak. taban levhası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by