Solo ne demek? | Solo anlamı nedir? | Solo

Solo anlamı nedir?

Solo ne demek?

Solo anlamı nedir?

Solo | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: solo

Türkçe Sözlük

(i. İ.) (musiki). Tek ses veya çalgının icrâsına mahsus musiki eseri veya eserin belirli bir parçası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

solo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A tune, air, strain, or a whole piece, played by a single person on an instrument, or sung by a single voice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Performing, or performed, alone; uncombined, except with subordinate parts, voices, or instruments; not concerted. a flight in which the aircraft pilot is unaccompanied any activity that is performed alone without assistance a musical composition for one

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

solo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

any activity that is performed alone without assistance. a musical composition for one voice or instrument. a flight in which the aircraft pilot is unaccompanied. fly alone, without a co-pilot or passengers. perform a piece written for a single instrument

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

If you want to listen exclusively to one track, you can mute all other tracks Alternative: Select a track to 'solo' [See also: MUTE ]. n/vb abbreviation for free solo, climbing without protection or aid. one singer or performer performing with or without

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To perform alone or as the predominant part.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A bicycle for one rider, as opposed to a tandem; a normal bicycle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Your first totally unassisted flight that results in a controlled landing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A canoe designed for a single paddler, seated amidships, using either the traditional canoe paddle or the double-bladed kayak paddle In most cases, a better option for odd numbered parties than traveling three to a canoe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A passage in which one musician improvises new melodies, usually with the accompaniment of a rhythm section.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The Goal! The spiritual state that all Ab initios strive for On my own at last God isn't it quiet in the back Isn't this wonderful Boy isn't this going to cost me a lot in the pub tonight.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To sing or play an instrument without accompaniment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A condition of flight that can only exist when the pilot is the sole occupant of the aircraft, i e , no passengers or instructor Applicants for pilot certificates must log at least a specified amount of solo time for each certificate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An independent musical part taken by a single singer, often lasting less than one measure at the start or end of a vocal line.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Most common meanings: In Free Improvisation, unaccompanied - in Jazz, accompanied by a rhythm section - in Rock, accompanied by a cast of thousands.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A function commonly found on mixing consoles, soloing a channel is the opposite of pushing a mute switch; solo mutes all channels EXCEPT the one being soloed In general, solo only affects signals in the control room monitors, or headphones on a live conso

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Acronym for Sounding Oceanographic Langrangian Observer, a second-generation ALACE float designed to correct the design flaws of the latter The SOLO uses a single-stroke hydraulic pump allowing full up-down control, and eliminates the internal oil bladder

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Any flight time during which the Pilot in Command is the sole occupant of the aircraft.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A passage or composition for a single voice or instrument.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

solo , solo attempt , solo run , standalone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ.-s,-li) s., f. solo; iskambilde iki veya üç ortağa karşı tek başına oynanan oyun; s., müz. tek ses veya çalgı için, solo; f. tek başına uçak kullanmak (ilk olarak). soloist i. solist.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. T. L.). En yüksek rütbeli konsolos.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

consul general.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

consul general.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

consulate general.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

consulate general.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

honorary consul.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. dilbilimi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (L. consulus). Bir devletin, tab’alarının çeşitli işlerini görmek üzere’ yabancı devletlerdeki bir şehre tayin ettiği diplomat, Osm. şehbender, Fr. consul. General konsolos = Başkonsolos, Osm. başşehbender, Fr. consul gâniral. Vis konsolos = Osm. şehbender vekili, Fr. vice-consul, konsolos muavini.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

consul.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

consul.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Konsolosluk binası, dairesi ve makamı, Osm. şehbenderhâne, şehbender konağı, dairesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

consulate building.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Şehbenderlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

consular. consulate. consulship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

consulate. consulship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

consulate. consulate building. duties or rank of a council.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) hastalıkları sınıflandırma ilmi; hastalıkların sınıflandırılmış olduğu liste; belli bir hastalığın özellikleri. nosolog ical (s.) hastalıkları sınıflandırmayla ilgili. nosol'ogist (i.) hastalıkları sınıflandırma uzmanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. sexologue

cinsellik bilimci

Cinsellik bilimi uzmanı.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i. L. Fr.). Cinsiyet İlmi.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. sexologie

cinsellik bilimi

Cinsellikle ilgili sorunların incelendiği bilim.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sexology.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Hazreti Süleyman. solomonic s. Hazreti Süleyman gibi dirayetli, hikmet sahibi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. mührü Süleyman, bot. Polygonatum.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., Yu. tar. Atinalı kanun koyucusu Solon; dirayetle, kanun yapan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by