Soru Sormak ne demek? | Soru Sormak anlamı nedir? | Soru Sormak

Soru Sormak anlamı nedir?

Soru Sormak ne demek?

Soru Sormak anlamı nedir?

Soru Sormak | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: soru sormak

Türkçe - İngilizce Sözlük

to ask / to interrogate a question. to question.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Kaseti otomatik olarak geçerli parçanın ya da bir sonraki parçanın başlangıcına getiren, tek dokunmalı bir kontroldür.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

ClearVid CMOS sensörü, ışığı dijital sinyale dönüştüren video kameranın gözüdür. Daha fazla ayrıntı ve netlikle ve aralarında Kesintisiz Yavaş Kayıt, yüksek ışık hassasiyeti ve Çift Kayıt da bulunan daha gelişmiş işlevlerle daha yüksek kaliteli resme yol açar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Işığı yakalayarak elektrik sinyaline dönüştüren bir yarı iletken çip. ‘Tamamlayıcı Metal Oksit Yarıiletken’ anlamına gelen CMOS sensörleri, daha az görüntü lekesi, daha geniş dinamik aralık ve daha düşük güç tüketimi sunar. Exmor™ teknolojisi çip üzerinde analog/dijital (A/D) sinyal dönüştürme ve kurursuz, temiz görüntüler iki aşamaları gürültü azaltma gerçekleştirir.

Teknolojik Terim by

Genel Bilgi

Uyku, insana kaslarını ve diğer dokularını onarma, yaşlanan veya ölen hücrelerini yenileme şansı verir.

Uyku, insan beynine hafızasındaki bilgileri düzenleme, gereksizleri unutma ve arşlivleme şansı verir. Rüyalar da bu işlemin bir parçasıdır.

Uyku, enerji tüketimimizin miktarını azaltır. Bu nedenle günde dört-beş kez yerine üç öğün yemekle yetinebiliriz. Gece karanlığında zaten hiçbir şey yapamayacağımızdan, anahtarı kapatarak enerji tassarrufu yaparız.

Uyku, bütün gün çalışan beynin bir şarj süresi olabilir. Diğer organlardaki enerji harcamasını kısarak, beyin hücre aktiviteleri için gerekli olan enerjiyi artırabilir.

Uyku hakkında tüm bildiğimiz, geceleri iyi bir uyursak, sabahları kendimizi iyi hissettiğmiz, hem vücudumuzun, hem de beynimizin yeni bir gün için kendisini tazelediği olgusudur.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i.) (y. k.). Bir mesele hakkında milletvekilleri tarafından başbakana veya bakanlardan birine açılan ve sonunda soruşturma yapılması istenilen sual, Osm. istîzâh.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

general questioning in parliament. interpellation istizah.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

enquiry. censure motion. interpellation. general questioning in parliament of a minister of members.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

motion to censure. non-confidence motion. no-confidence motion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Gülümseme Deklanşörü, portre ve aile çekimlerinize neşe katar. Cyber-shot™, fotoğrafı çekilen kişinin gülümsemesini algılayıp deklanşörü tam zamanında otomatik olarak çalıştırır ve daha fazla mutlu anı ölümsüzleştirir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Hareket Sensörü, odada olup olmadığınızı algılayabilen akıllı bir vücut ısısı ve hareket dedektörüdür. Odadan çıktığınızda, sensör TV sesini açık bırakarak “ekran kapalı” enerji tasarrufu modunu etkinleştirir. Odaya geri döndüğünüzde ekran hemen açılır. Hareket saptanmazsa, set 30 dakika sonra otomatik olarak bekleme moduna geçer.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Güç tasarrufu sağlayan yenilikçi ortam Işık Sensörü, belirli BRAVIA TV’lerde kullanıma sunulmuştur. ‘Ev’ ayarındaki sensör, bir odadaki ortam ışığını algılayarak görüntü parlaklığını gerektiği şekilde ayarlar. Daha rahat bir seyir sağlamanın yanı sıra, set ışık sensörü etkinleştirildiğinde güç tüketiminde %30 daha fazla düşüş elde edilebilir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Çekilen görüntünün, fotoğraf makinesi yatay ya da dikeyken çekilip çekilmediğini otomatik olarak algılayan bir cihaz. Görüntü daha sonra monitörde uygun yönlendirme ile gösterilir. Ayrıca her zaman doğru gösterimin çağrılmasını sağlamak için veri dosyasında doğru konum kaydedilir.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

preliminary inquiry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

preliminary inquiry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

service elevator.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

service elevator.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

limited liability. limited liability / responsibility.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unlimited liability.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Suâl etmek: Kim olduğunu sordunuz mu? Hatır sormak = Birinin, bir hastanın hâlini anlamak için ziyaretçi veya hediye göndermek. Sorma, sormayın = Çokluk ve mübalâğa hakkında kullanılır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Dudaklarını uzatarak kuvvetle emmek: Sora sora içmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ask. inquire. ask about. enquire. demand. pose. propose. query.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ask. inquire. put. query. seek. to ask. to query. to ask about. to inquire. inquire.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to ask sth. to ask sb sth. to ask about. to look for. to want to see sb. to ask sb to account for. to inquire. to enquire. to question. to query. to consult. to investigate. to examine. to suck. to absorb. to draw. to soak. ask. demand. extend. refer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sual.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

interrogative. question. inquiry. enquiry. interrogatory. interrogation. query. inquiries.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

query. question. interrogative. interrogation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

query. question.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

interrogative sentence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

question mark.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

question mark. interrogation / question mark.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to ask / to interrogate a question. to question.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Sual. Soruk günü = Kiyâmet günü (eskimiştir).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Sual olunmak: Size nerede buldunuz diye soruldu mu? 2. Mes’ul olmak, mes’ul tutulmak: Bu İş elbette sizden sorulabilir. 3. Sual edilmek: Buradan şöyle bir adam geçti mi diye soruluyor; o iş sizden sorulmaz benden sorulur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be asked. to be asked to account for. to be inquired.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

interrogative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

responsibility. responsibility sorumluluk. mesuliyet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to suck. to slurp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (y. k.). Mes’ul.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

responsible. accountable. answerable. liable. amenable. blameworthy. in charge of. ex cathedra. managing. rep. curator. keeper. keeper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

accountable. amenable. answerable. liable. responsible.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

accountable. liable. responsible. amenable. answerable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.) (y. k.). Mes’Üiiyet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

responsibility. liability. blame. accountability. baby. buck. burden. charge. control. custody. encumbrance. engagement. load. office. onus. pidgin. place. trust.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blame. buck. care. charge. commitment. duty. guilt. liability. onus. responsibility. trust. duty mesuliyet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

accountability.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

irresponsible. flighty. feckless. unaccountable. trigger-happy. derelict. unamenable. undutiful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

carefree. feckless. irresponsible. irresponsibility. feckless mesuliyetsiz.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

irresponsible. errant. feckless. nonliable. unaccountable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

irresponsibly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

irresponsibility. flightiness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

irresponsibility mesuliyetsizlik.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

irresponsibility. nonliability.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

problem. difficulty. trouble. question. issue. case. cause. funeral. grievance. hangup. hurdle. ill. knot. look-out. packet. proposition.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

business. case. concern. difficulty. drawback. matter. problem. question. strife. tribulation. trouble. complication. affair. case problem. mesele.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

issue. problem. matter. question. point under consideration. business in question. case. difficulty. hurdle. point. preoccupation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

problem.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

problematic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

problematic. problematical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

problematic. problematical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

easy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

free of problems.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sorma, sual. Hatır soruş = Hatır sorma.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ. -ri) bot. eğrelti otu yaprakları arkasındaki tohum kümesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Birbirine sormak, birbirine sual etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Soruşturmak

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inquisitional. inquisitorial. inquiries. investigation. questionnaire. inquiry. checkback. disquisition. enquiry. examination. hearing. inquest. inquisition. probe. quest. question. verification.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

enquiry. inquest. inquiry. investigation. inguiry. research. questionnaire.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inquiry. investigation. inquest. official investigation. ascertainment. canvass. examination. field investigation. inquiries. inquisition. preliminary inquiry. search. sifting. verification.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

board of inquiry. committee of enquiry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

enquirer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inquirer. investigator. examiner. tester. inspector. scrutinizer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Öğrenilmek istenen şeyi birçok kişiye sorarak iz aramak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

enquire. investigate. query. to make inquiries. to inquire about. to investigate. to inquire into. to ascretain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to inquire. to ask. to question. to query. to make inquiry. to take up / to institute / to pursue / to follow up / to conduct / to carr. to ask about. to ask questions. to put querries. to put a question to. to interpellate. ascertain. fish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

goods lift. goods-hoist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by