Sos ne demek? | Sos anlamı nedir? | Sos

Sos anlamı nedir?

Sos ne demek?

Sos anlamı nedir?

Sos | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: sos

Türkçe - İngilizce Sözlük

sauce. dip. gravy. seasoning. sass. condiment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

condiment. dressing. gravy. sauce.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The letters signified by the signal prescribed by the International Radiotelegraphic Convention of 1912 for use by ships in distress. an internationally recognized distress signal in radio code.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sauce. gravy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Single Operation System This system simplifies emergency procedures by combining the functions of the cut away and reserve handles in a single handle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The ISO 4217 currency code for the Somalian Shilling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

SOS A process where you tell other people about the addictions you have on them without asking them to change details.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Standard Organizational Structure refers to the projects-based organizational structure that a 1994 directive from Corps of Engineers Headquarters required all Corps Operations Divisions nationwide to adopt. 1 Same Old Stuff 2 Help!.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Static Output Script files are processed once before all site pages are built The resulting HTML is accessed via the SOSText function An SOS file is a convenient and efficient way to format a set of related properties.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

International distress signal The letters do not stand for anything, such as 'save our souls,' they are simply very distinctive and easy to remember in Morse code Replaced the more awkward CQD In voice communication, 'Mayday' is used instead See also Mayd

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A distress signal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Short on storage A CICS condition when the amount of storage requested exceedsthe amount available.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Southern Oxidants Study; SOS is a field study examining ozone and ozone precursors in the southeastern U S.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Save original sewing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Service Order System.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Special ordered set. an internationally recognized distress signal in radio code.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

SOS (eskiden tehlike halinde özellikle gemiler tarafından telsizle verilen imdat sinyali).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

asocial.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

asocial. dissociable. insociable. withdrawn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

without any false note.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) iki kenarı birbirine eşit olan, iki yanı bir olan. isosceles triangle (geom.) ikizkenar üçgen. isosceles trapezoid (geom.) ikizkenar yamuk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (jeol.) dünya üst tabakasının dengesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scorpion fish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scorpion fish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

national socialism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Atlas Okyanusunun yüzeyi çok yosunlu olan kısmı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. chossâe). 1. Balıksırtı biçiminde olarak kırma taşlarla kumla yapılmış iki tarafı hendekli yol. 2. Bu tarzda yapılmış: Şose kaldırım, şose yol.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

causeway.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

paved road. highroad. common highway. macadam. trackway. wag g onway.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sock.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sausage. banger. wiener. wienie.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

banger. sausage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hot-dog. frankfurter. sausage stuffed in a casing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. iyice ıslatmak, sırılsıklam etmek; suda bırakıp ıslatmak;(up veya in ile) emmek veya içine çekmek; içine girmek; (up ile), colloq. (bir bilimi) yutmak; ıslanmak; içine geçmek; k.dili. (fazla içki) içmek; A.B.D., (argo) kazıklamak; A.B.D., (arg

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., z. vasat, sıradan, ne iyi ne kötü; z. şöyle böyle, orta karar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Ayakkabı üzerine giyilen kauçuk potin.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

overshoe. galosh. rubber boot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., müz. uzatarak çalma veya söyleme tarzı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L. Fr.). Cemiyetle, toplumla alâkalı, içtimâi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

social. sociable. clubby. clubbable. clubable. conversable. socio-.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gregarious. social. social toplumsal. içtimai.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

social.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

social justice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

social anthropology.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

social science.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

social science.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

social sciences.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

social democracy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

social democrat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

social state.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

social security.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

public life.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

social life. community / social life.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

social relation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

social intercourse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

social security. social insurance. social insurance / security.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

social structure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

social organism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

social relief. social relief. national assistance. public social assistance. out relief. poor relief. benefit pension. public charge. family casework. payment of benefits. provident benefit. supplementary payment. welfare. welfare g.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. Fr. sosyolo|i). Sosyalizm taraftarı.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. socialiste

top. b. toplumcu

Toplumculuktan yana olan kimse veya görüş.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

socialist. socialistic. socialist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

socialist. socialist toplumcu.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

socialist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. socialisation

eğt. ve ruh b. toplumsallaştırma

Bazı imkânlardan, kuruluşlardan toplumun yararlanmasını sağlama, toplum hizmetine koyma.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. sosyoloji). Mübadele ve imâl vasıtalarını ortak hâle getirerek sosyal sınıfları ortadan kaldırıp cemiyetin yapısını kökten değiştirmeyi hedef tutan doktrinlerin bütünü.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. socialisme

top. b. toplumculuk

Toplumsal refahı devlet inisiyatifinin getireceğini savunan, işçilerin yönetime katılmalarına ağırlık veren, hür teşebbüsü devletin ve sendikaların baskısı altında tutmaya çalışan, telkin ve propagandalarını eğitim, tarım ve vergi reformları üzerinde yoğunlaştıran siyasi öğreti.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

socialization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

socialization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

socialization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to socialize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to socialize. to nationalize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

leisured. society. high society. polite society. the people of quality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

society. the upper classes. high society. society man. society woman. socialite.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

high society. elite society.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

of fashionable society. classy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

socioeconomic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

socio-economic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

socio-cultural.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L. Fr.). Sosyoloji bilgini.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. sociologue

toplum bilimci

Toplum bilimi bilgini.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sociologist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sociologist. sociologist toplumbilimci.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sociologist. social student.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L. Fr.). Sosyal vâkıalar ilmi.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. sociologie

toplum bilimi

Toplumun oluşum, işleyiş ve gelişim yasalarını inceleyen bilim dalı.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sociology. social science.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sociology. sociology toplumbilim.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sociology. behaviouralism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sociological.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sociological toplumsal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sociological.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) Taşoz adası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by