şov ne demek? | şov anlamı nedir? | şov

şov anlamı nedir?

şov ne demek?

şov anlamı nedir?

şov | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: sov

Yabancı Kelime

İng. show

gösteri

Genellikle şarkı, dans vb. türlerin yer aldığı eğlence.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). köprü, geçiş yeri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Musevilerin Fısıh bayramı; Fısıh bayramında kurban olarak kesilen kuzu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Ressamların, üzerinde resim yaptığı sehpa.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

easel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

easel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Şövale üzerinde yapılan ve taşınabilir boyuttaki küçük yağlı boya resim. 17. yy.da burjuvazinin gelişimi sonucunda yaygınlaşmış ve resmin evlere girmesine olanak vermiştir

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). 1. Avrupa’da esâletin ilk basamağında olan asılzâde. Şövalye yüzüğü = Taşı kalın ve köşeli bir çeşit yüzük. 2. mec. Yiğit, kahraman, süvari.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

knight. chevalier. paladin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

knight. chevalier.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chevalier. knight. cavalier.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

knighthood.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chivalry. knighthood.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Küfrettirmek: Çocukları kimseye sövdürmemeli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kapı, pencere kanadını tutmak üzere duvara çakılan çerçevenin dört tarafından her biri. (bk.) söğe, süve.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

jamb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

doorjamb. doorpost. door frame. window frame. framing. jamp. stave. stanchion. stake. durn. beam.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Milliyetçilik duygusu taassup derecesinde olan.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. âlâ, en yüksek; şahane; mutlak, bağımsız, müstakil; hükümdarca; çok tesirli (ilâç); i. hükümdar, kral, imparator; altın ingiliz lirası. sovereignly z. mutlak surette; hâkimane.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. egemenlik, hâkimiyet, hükümranlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sövme sözü, küfür.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. meclis, idare meclisi; Sovyet Rusya'da idare meclisi, Sovyet; s., b.h. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliğine ait. Soviet Russia Sovyet Rusya. Soviet Union Sovyetler Birliği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Küfretme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vituperation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cursing. swearing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Küfretmek. Sövüp saymak: Sövmek pek fena şeydir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

swear. curse. call names. rail. revile. slam. vituperate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blaspheme. damn. revile. swear. to curse. to swear.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to curse. to swear. cuss. damn. revile.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. showman

gösteri adamı

Şov yapan kimse, gösterici.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(f.). Küfre mâruz kalmak: O adama sövülmez.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Küfür.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Söğüş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Küfürleşmek: Çocukları sövüştürmemen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. Rusça). Rusya’da siyasî meclis, konsey.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

soviet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Soviet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Soviet Russia.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. talk show

<İ>TV söz gösterisi

Toplumun ilgisini çeken, çeşitli konuların ele alındığı, karşılıklı şaka ve takılmalarla süslenen program.


Yabancı Kelime by