Soy Ağacı ne demek? | Soy Ağacı anlamı nedir? | Soy Ağacı

Soy Ağacı anlamı nedir?

Soy Ağacı ne demek?

Soy Ağacı anlamı nedir?

Soy Ağacı | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: soy agaci

Türkçe - İngilizce Sözlük

soya salçasi. soya. soya fasulyesı.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Yiğit, soylu.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to speak out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Küçük ağa.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Sevilen, sayılan soydan gelen

İsimler ve Anlamları by

Şifalı Bitki

(kayınağacı): Kayıngillerden; nemli topraklarda yetişen bir ağaçtır. Meyveleri küçüktür. Yaprakları ilkbahar aylarında toplanıp kurutulur. Kullanıldığı yerler: İdrar söktürür. Vücutta biriken suyu boşaltır. Böbreklerin düzenli çalışmasını sağlar. Şişmanlamayı önler. Romatizma ağrılarını dinlendirir. Ayak kokularını keser. Saçları gürleştirir, kepekleri yok eder. Cilt hastalıklarını tedavi eder. Kalp kifayetsizliğinin sebep olduğu idrar tutukluğunu giderir. Vücutta biriken tuzu atar. Üremi ve albüminde faydalıdır.

Şifalı Bitki by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Temiz soylu.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Alpkan). Yiğit ve cesur soya mensub.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Arısan).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Ata).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

yucca.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Zanbakgillerden bir bitki. Anavatanı Amerika’dır. Başak halinde iri ve beyaz çiçek verir. (Yucca gloriaso).

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(a.t.i.) (Erkek İsmi) - Eski, köklü soydan gelen.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Başöz).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Bengi).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Berksan).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Amerika elması denilen ağacın başka bir adı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Amerika elması denilen ağacın başka bir adı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ground fir.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(pinus): Birçok çeşidi olan bir ağaçtır. Kozalakları ilk yıl kapalıdır. İkinci yıl açılıp, kurur ve ağacın dibine düşer. İlaç yapımında; tomurcuğu, palamutu, kozalağı, filizleri ve çırası kullanılır. Kullanıldığı yerler: Balgam söktürür. Müzmin öksürüğü keser. Kolay doğum yapmayı sağlar.

Şifalı Bitki by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Asil, soylu, cana yakın.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(bkz.Çetin).

İsimler ve Anlamları by

Şifalı Bitki

(Koz): Uzun ömürlü; gövdesi kalın, kerestesi ve meyvesi değerli ulu bir ağaçtır. Yemişi nişastalı ve yağlıdır. Hekimlikte; yaprakları, meyvesinin üzerindeki yeşil kabukları ve yağı kullanılır. Bir çok çeşidi vardır. Kullanıldığı yerler: Yaprakları ve kabukları ile hazırlanan ilaçlar kanı temizler, kansızlığı giderir. İshal ve dizanteriyi keser. Verem ve şeker hastalığında hem besleyici, hem de tedavi edicidir. Kadınlarda görülen beyaz akıntıyı keser. El ve ayak donuklarında, deri çatlaklarında faydalıdır. Saç ve elleri boyamakta da kullanılır. Çok kuvvetli bir besin olduğundan fazla yememelk gerekir. Cevizyağı, raşitizm ve sıracada faydalıdır. Kabızlığı giderir. Bağırsak solucanlarını düşürür. Derinin yanmasını önler.

Şifalı Bitki by

Şifalı Bitki

(platanus): Çınargiller familyasından; 30 metreye kadar boy salan, gövdesi kalın, uzun ömürlü, koyu gövdeli bir ağaçtır. Hekimlikte kozalakları ve yaprakları kullanılır. Birçok çeşidi vardır. Kullanıldığı yerler: Kadınlarda görülen beyaz akıntıyı keser. Diş ve vücut ağrılarını dindirir. Saç kepeklerini giderir.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i. F. T.). İdam mahkûmlarını asmak için kurulan sehpa.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gibbet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gallows. gibbet. scaffold.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gallows. gallows mike.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Sapotgillerden, odunu sert bir ağaç (sideroxylon).

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(fraxinus excelsior): Zeytingillerden sert keresteli bir ağaçtır. Boyu 30 metre kadardır. Yaprakları 9-13 parçalı bir dantela görünümündedir. İlkbahar ve yaz aylarında kabuğu ve yaprakları toplanıp kurutulur. Kullanıldığı yerler: Ateşi düşürür, vücuda kuvvet verir. Anne sütünü artırır. Romatizma ve nikris ağrılarını keser. Kabızlığı giderir. (kabuğu ise kabızlık yapar, ishali keser) idrar söktürüp, vücutta biriken zararlı maddelerin atılmasını sağlar. Mobilyacılıkta da kullanılır.

Şifalı Bitki by

Genel Bilgi

Dünyada şimdiye kadar en çok söylenmiş, halen de söylenmekte olan şarkı hangisidir diye sorulsa hemen akla gelmeyebilir. Bu şarkı herkes tarafından çok tanıdık, müziği ezbere bilinen bir şarkıdır. ‘İyi ki doğdun -isim-’ veya ‘mutlu yıllar sana’ şeklinde söylenen doğum günü şarkısı.

Bu şarkı yaratılırken doğum günlerinde söyleneceği kimsenin aklına gelmemişti. 1893’de ABD’de, Kentucky’de öğretmen iki kız kardeşin, öğrencilerinin sabahları söylemeleri için besteledikleri bu şarkının orijinal adı da ‘Good Morning to All’ yani ‘Herkese Günaydın’ idi.

Kardeşlerden şarkının müziğini yapan Mildred Hill aynı zamanda kiliselerde org, konserlerde piyano çalıyordu. Şarkının sözlerini ise Mildred’in dokuz yaş küçük kız kardeşi Patty yazmıştı. Mildred 1916’da 57 yaşında öldükten birkaç yıl sonra bestelediği şarkı ‘Happy Birthday’ (Mutlu doğum günü) adı altında söylenmeye başlanacaktı.

Hill kardeşler şarkının telif haklarını 1893 yılında almışlardı. Ancak Robert Coleman isimli biri, şarkının bestesini kullanarak sözlerini ‘Happy birthday to you’ olarak değiştirdi. Şarkı zaman içinde o kadar yayıldı ki bestecileri bile unutuldu.

Ne zaman şarkı doğum günü formatında Broadway’de, bir müzikalde kullanılmaya başlandı, o güne kadar sesi çıkmayan üçüncü kardeş Jessica mahkemeye başvurdu. Bestenin gerçekten kendilerine ait olduğunu ispat etti ve şarkının tüm haklarına ailesinin sahip olmasını sağladı. Bundan böyle şarkının ticari amaçla kullanıldığı her yerde Hill ailesine telif hakkı ödenmesi gerekecekti. Bu haber tüm dünyayı şok etti. Telefonla yarım milyon insana doğum günlerinde melodiyi dinleten tanıtım ve pazarlama şirketleri bundan vazgeçtiler, müzikaller bu parçayı ya repertuarlarından çıkarttılar ya da şarkı şeklinde değil de düz okuma veya şiir şeklinde söylettiler.

Onlar telif hakkı ödememek için yollar ararken Dr. Patty Hill, 78 yaşında, uzun bir hastalıktan sonra ama şarkısının dünya çapında bir doğum günü adeti olduğunu gördükten sonra öldü.

Günümüzde bu şarkının telif hakkı Warner/Chappel Müzik Şirketi’ne geçmiştir. Ticari amaçla kullanıldığı her yerde şirkete ödeme yapma zorunluluğu vardır. Bu miktarın yılda l milyon dolara yakın olduğu tahmin edilmektedir. Doğum günü kutlayacakların bilgilerine sunulur.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Dünyada şimdiye kadar en çok söylenmiş, halen de söylenmekte olan şarkı hangisidir diye sorulsa hemen akla gelmeyebilir. Bu şarkı herkes tarafından çok tanıdık, müziği ezbere bilinen bir şarkıdır. ‘İyi ki doğdun -isim-’ veya ‘mutlu yıllar sana’ şeklinde söylenen doğum günü şarkısı.

Bu şarkı yaratılırken doğum günlerinde söyleneceği kimsenin aklına gelmemişti. 1893’de ABD’de, Kentucky’de öğretmen iki kız kardeşin, öğrencilerinin sabahları söylemeleri için besteledikleri bu şarkının orijinal adı da ‘Good Morning to All’ yani ‘Herkese Günaydın’ idi.

Kardeşlerden şarkının müziğini yapan Mildred Hİll aynı zamanda kiliselerde org, konserlerde piyano çalıyordu. İarkının sözlerini ise Mildred’in dokuz yaş küçük kız kardeşi Patty yazmıştı. Mildred 1916’da 57 yaşında öldükten birkaç yıl sonra bestelediği şarkı ‘Happy Birthday’ (Mutlu doğum günü) adı altında söylenmeye başlanacaktı.

Hill kardeşler şarkının telif haklarını 1893 yılında almışlardı. Ancak Robert Coleman isimli biri, şarkının bestesini kullanarak sözlerini ‘Happy birthday to you’ olarak değiştirdi. İarkı zaman içinde o kadar yayıldı ki bestecileri bile unutuldu.

Ne zaman şarkı doğum günü formatında Broadway’de, bir müzikalde kullanılmaya başlandı, o güne kadar sesi çıkmayan üçüncü kardeş Jessica mahkemeye başvurdu. Bestenin gerçekten kendilerine ait olduğunu ispat etti ve şarkının tüm haklarına ailesinin sahip olmasını sağladı. Bundan böyle şarkının ticari amaçla kullanıldığı her yerde Hill ailesine telif hakkı ödenmesi gerekecekti.

Bu haber tüm dünyayı şok etti. Telefonla yarım milyon insana doğum günlerinde melodiyi dinleten tanıtım ve pazarlama şirketleri bundan vazgeçtiler, müzikaller bu parçayı ya repertuarlarından çıkarttılar ya da şarkı şeklinde değil de düz okuma veya şiir şeklinde söylettiler.

Onlar telif hakkı ödememek için yollar ararken Dr. Patty Hill, 78 yaşında, uzun bir hastalıktan sonra ama şarkısının dünya çapında bir doğum günü adeti olduğunu gördükten sonra öldü.

Günümüzde bu şarkının telif hakkı Warner/Chappel Müzik İirketi’ne geçmiştir. Ticari amaçla kullanıldığı her yerde şirkete ödeme yapma zorunluluğu vardır. Bu miktarın yılda l milyon dolara yakın olduğu tahmin edilmektedir. Doğum günü kutlayacakların bilgilerine sunulur.


Genel Bilgi by

İsimler ve Anlamları

- (bkz.Durusan).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

breadfruit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(artocarpus): Dutgillerden; tropik asya adalarında yetişen ve her mevsimde mahsul veren bir bitkidir. Meyveleri ananasa benzer. İçeriğinde bol miktarda nişasta vardır. Meyve ve yaprakları yenir. Ekmek yapmak için de kullanılır. Kullanıldığı yerler: Besleyicidir.

Şifalı Bitki by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Geniş soydan gelen.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Eren).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Olgun kişilerin soyundan gelen.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Güçlü soydan gelen.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hazel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hazel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(fraxinus ornus): Ege ve Akdeniz’in sahil kısımlarında yetişen bir çeşit dişbudak ağacıdır. Sarı boya elde etmekte ve kudret helvası yapmakta kullanılır. Kullanıldığı yerler: İdrar söktürür ve kabızlığı giderir.

Şifalı Bitki by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sweetgum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (Han sülalesine mensup.

İsimler ve Anlamları by

Şifalı Bitki

(genegerçekotu): Sütleğengillerden bir ağaçtır. Tohumlarından hindyağı çıkarılır. Hindyağı berrak, renksiz veya soluk sarı renkli, koyu kıvamlıdır. Kokusu yok denecek kadar azdır. Lezzeti hafif ve biraz tahriş edicidir. Etkili maddesi Ricinoleik asittir. Kullanıldığı yerler: Müshildir. Kabızlığı giderir. Saçkıranda faydalıdır. Lavmanlarda da kullanılır. Saçların dökülmesini önler.

Şifalı Bitki by

Türkçe - İngilizce Sözlük

date palm.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

date-palm.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Yapılabilir ve teorik olarak mümkündür. Hatta ünlü tenör Cruso’nun bunu başardığı rivayet edilir. Reonansını tutturabilirseniz sadece bardak değil başka birçok şeyi kırabilirsiniz. Peki öyleyse, nedir bu rezonans?

Salıncakta bir çocuğu salladığınızı düşünün. Salıncak size gelirken, tam en üst noktaya ulaşmadan salıncağı itmeye kalkışırsanız, onu yavaşlatırsınız. Ancak salıncak size doğru gelirken, itmeyi hep en üst noktada yaparsanız, her seferinde aynı kuvvetle itseniz bile, salıncak gittikçe hızlanacaktır.

Salıncak kendi tabii frekansı ile, diyelim ki, dakikada 30 salınım yaparak sallanıyordu. Siz de dışardan bir kuvvet, fakat aynı frekansta bir kuvvet uyguladınız. Bu iki frekans çakıştı ve salıncak da bu nedenle gittikçe hızlandı.

Salıncak örneğinde olduğu gibi, her cismin bir kendi tabii frekansı vardır. Cisimlere kendi tabii frekansları ile çakışan bir frekansta her hangi bir kuvvet uygularsanzı rezonans denilen kontrolsüz bir ortam oluşabilir.

Eğer önünüzde duran bir bardağa, onun tabii frekansına uyan bir frekansta bağırabilirseniz, daha doğrusu bir ses dalgası gönderebilirseniz, bardağın tabii frekansı ile sesin frekansı çakışarak, bardaktaki titreşimi kontrolsüz bir şekilde artırır, bardak rezonansa girer ve sonuçta çatlayabilir veya kırılabilir.

İnsanlar günlük yaşamlarında pek farketmemelerine rağmen rezonans olayı, otomobilden, köprü dizaynına kadar mühendislerin en çok zorlandıkları konulardan biridir. Hatta bu nedenle, askerler bir köprüden geçerlerken, yürüyüş adımlarının frekansları köprünün tabii frekansı ile çakışıp, köprü yıkılmasın diye, köprülerden uygun adım yürüyüşle geçmezler.

Otomobilde direksiyon mekanizması ile amortisörlerdeki titreşim aynı frekansa gelince, rezonans sonucunda direksiyon şiddetli sarsılmaya başlar. Mühendisler araba dizaynında parçaların biçimlerini, yaylanmalarını ve ağırlıklarını, devir sayıları ve benzeri faktörleri göze alıp rezonansı en aza indirmeye çalışırlar.

Peki bu rezonansın hiç iyi bir yönü yok mu? Var elbette. Örneğin radyo istasyon dalgalarını araken bu dalgaları yakalarsanız, kendi alıcınız ile birbirini tuttuğu an rezonansa girer, genliği artar ve bu istayonu işitmeye başlarsınız.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir kiraz türü (prunus mahaleb) kokulu kiraz da denir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spindal tree.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to peel. to strip. to skin. to peel off the bark / the skin. bark. pare. shell.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(caryophyllus aromaticus): Mersingiller familyasından anayurdu Molük adaları olan ve birçok tropik ülkelerde ve başlıca Zengibar, Filipinler ve Hindistan’da yetiştirilen, kış aylarında yaprak dökmeyen bir ağaçtır. Çiçeğinin tomurcuklarına karanfil denir. Baharat olarak kullanılır. Çiçeklerinden elde edilen karanfilyağının içeriğinde hidrokarbür, euganol, salisilik asid ve karyofilin vardır. Güzel kokuludur. Tadı acıdır. Baharat olarak kullanılır. Kullanıldığı yerler: Mikropları öldürür. Ağrıları dindirir. Sinirleri uyarır. Hazmı kolaylaştırır. Koku giderir. İştah açar. İshali keser. Bedeni ve zihni yorgunlukları giderir. Cinsel arzuları kamçılar. Doğumu kolaylaştırır. Karanfil esansı diş macunlarında kullanılır.

Şifalı Bitki by

Şifalı Bitki

(populus): Söğütgiller familyasından, sulak yerlerde yetişen bir çeşit ağaçtır. Akkavak, titrekkavak, tellikavak, servikavağı, karakavak, Hollandakavağı gibi çeşitleri vardır. Hekimlikte karakavak kullanılır. Karakavak 25-30 metre boyunda, gövdesi kalın bir ağaçtır. Yaprakları üçgen şeklinde, dişli ve tüysüzdür. Yaprak tomurcukları tanen, uçucu yağ, mum, salisin ve populin adı verilen glikozitleri taşır. Kullanıldığı yerler: Kavak tomurcuklarından hazırlanan merhemler basur memelerinin ve romatizmanın lokal tedavisinde kullanılır. Karakavak odunun yakılmasından kömür elde edilir. Mide ve bağırsaklardaki gazı giderir. Yine bu kömürden yapılan diş tozları da dişlerin temizlenmesinde ve dişetlerinin kuvvetlendirmekte kullanılır.

Şifalı Bitki by

Şifalı Bitki

(akgürgen): Kayıngiller familyasından; kış aylarında yapraklarını döken güzel görünüşlü bir orman ağacıdır. Dalları salkım gibidir. Kabukları halka halkadır. Kabuk ve dallarının kuru distilasyonundan kayınağacı katranı elde edilir. Kullanıldığı yerler: Müzmin bronşit, verem tedavisinde kullanılır. Diş ağrısını keser. Kabuklarının suda kaynatılmasıyla elde edilen suyla yüz lekeleri, çiller giderilir. Kıllar temizlenir.

Şifalı Bitki by

Türkçe - İngilizce Sözlük

henna.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(hınna): Kınaağacıgiller familyasından, anayurdu Hindistan olan ve Arabistan’da ve Akdeniz ikliminde yetiştirilen ayrık dallı, beyazımsı kabuklu, karşıt yapraklı bir ağaçtır. Çiçekleri beyaz renkli ve keskin kokuludur. Kurutulmuş yapraklarından kına elde edilir. Saç ve parmakları boyamakta kullanılır. Kullanıldığı yerler: Ayak terlemelerine engel olur. Dolamada kullanılır. Uyuz ve egzamaya iyi gelir. Guatrın üzerine bağlanırsa, faydası görülür. Sarılık, idrar zorluğu, gastrit ve kolit’de iyileştiricidir. Ağız yaraları ve deri çatlaklarını tedavi eder.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Küçük kurbağa, kurbağa yavrusu. 2. (tıp) Dil altında çıkan şiş. Pencere kurbağacığı = Çerçeveyi tutup kaldırmaya mahsus demir veya pirinçten gömme yuva.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wrench. adjustable spanner.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Kutsel).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Meyvelerden yağı çıkarılan bir çeşit hurma (Lat. elaeis).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Her şeyi mübalağa etmeyi seven.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exaggerator. loud.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

christmas tree.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

christmas tree.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(agalloch): İkiçenekliler sınıfının, thymelaeaceae familyasından; Doğu Asya ve Malaya adalarında yetişen bir ağaçtır. Yaz, kış yapraklarını dökmez. Meyveler, armut biçimindedir. Ağacın odunu ve kabuğu yarılınca, hoş bir koku verir. Kullanıldığı yerler: Çoğunlukla tütsü yapmakta kullanılır.

Şifalı Bitki by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Oğan soy.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Tanınmış soydan gelen.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - İlk soy.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Onurlu soydan gelen.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Güzel konuşan, şiir yazan bir soydan gelen.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(f.t.i.) (Erkek İsmi) - Temiz soydan gelen.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lignum vitae.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

yew.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

yew.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. arif, akıllı, zeki, ferasetli, sezgin, anlayışlı sagaciousness i. akıllılık, zekâ, ariflik, bilgelik sagaciously z. ariflikle, akıllıca.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ariflik, akıllılık, zeka.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gumwood.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(mastaki): Antepfıstığıgiller familyasından; Akdeniz kıyılarında yetişen, 4 m kadar boyunda, sık dallı, çalı görünümünde, kış aylarında yaprak dökmeyen bir ağaçtır. Çiçekleri küçük ve kırmızı renklidir. Meyvesi ufak, yuvarlak ve sivri uçludur. Başlangıçta kırmızı renkli iken sonradan siyaha dönüşür. Dal ve gövdesinden sakız elde edilir. Kullanıldığı yerler: Midenin düzenli çalışmasını sağlar. Tükürük salgılanmasını artırır. Çene kaslarını güçlendirir. Diş etlerini temizler.

Şifalı Bitki by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sandal sandalwood.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(kalanga): Sandalgiller familyasından; küçük boylu bir ağaçtır. Hindistan ve Malakka’nın dağlık bölgelerinde yetişir. Yaprak dökmez. Yaprakları karşılıklıdır. Çiçekleri sarımtırak kırmızıdır. Meyveleri kiraz büyüklüğünde olup, siyah renklidir. Odunu sarımtırak renktedir ve kokuludur. Bu odundan uçucu bir yağ olan santal esansı çıkarılır. Hekimlikte kullanılır. Kullanıldığı yerler: İdraryollarındaki mikropları giderir.

Şifalı Bitki by

Genel Bilgi

Yapılabilir ve teorik olarak mümkündür. Hatta ünlü tenor Cruso’nun bunu başardığı rivayet edilir. Rezonansını tutturabilirseniz sadece bardak değil başka birçok şeyi kırabilirsiniz. Peki öyleyse, nedir bu rezonans?

Salıncakta bir çocuğu salladığınızı düşünün. Salıncak size gelirken, tam en üst noktaya ulaşmadan salıncağı itmeye kalkışırsanız, onu yavaşlatırsınız. Ancak salıncak size doğru gelirken, itmeyi hep en üst noktada yaparsanız, her seferinde aynı kuvvetle itseniz bile, salıncak gittikçe hızlanacaktır.

Salıncak kendi tabii frekansı ile, diyelim ki, dakikada 30 salınım yaparak sallanıyordu. Siz de dışardan bir kuvvet, fakat aynı frekansta bir kuvvet uyguladınız. Bu iki frekans çakıştı ve salıncak da bu nedenle gittikçe hızlandı.

Salıncak örneğinde olduğu gibi, her cismin bir kendi tabii frekansı vardır. Cisimlere kendi tabii frekansları ile çakışan bir frekansta her hangi bir kuvvet uygularsanız rezonans denilen kontrolsüz bir ortam oluşabilir.

Eğer önünüzde duran bir bardağa, onun tabii frekansına uyan bir frekansta bağırabilirseniz, daha doğrusu bir ses dalgası gönderebilirseniz, bardağın tabii frekansı ile sesin frekansı çakışarak, bardaktaki titreşimi kontrolsüz bir şekilde artırır, bardak rezonansa girer ve sonuçta çatlayabilir veya kırılabilir.

İnsanlar günlük yaşamlarında pek fark etmemelerine rağmen rezonans olayı, otomobilden, köprü dizaynına kadar mühendislerin en çok zorlandıkları konulardan biridir. Hala bu nedenle, askerler bir köprüden geçerlerken, yürüyüş adımlarının frekansları köprünün tabii frekansı ile çakışıp, köprü yıkılmasın diye, köprülerden uygun adım yürüyüşle geçmezler.

Otomobilde direksiyon mekanizması ile amortisörlerdeki titreşim aynı frekansa gelince, rezonans sonucunda direksiyon şiddetli sarsılmaya başlar. Mühendisler araba dizaynında parçaların biçimlerini, yaylanmalarını ve ağırlıklarını, devir sayıları ve benzeri faktörleri göze alıp rezonansı en aza indirmeye çalışırlar.

Peki bu rezonansın hiç iyi bir yönü yok mu? Var elbette. Örneğin radyo istasyon dalgalarını ararken bu dalgaları yakalarsanız, kendi alıcınızın frekansı ile birbirini tuttuğu an rezonansa girer, genliği artar ve bu istasyonu işitmeye başlarsınız.


Genel Bilgi by

İsimler ve Anlamları

(f.t.i.) (Erkek İsmi) - Neşeli soydan gelen kimse.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

redwood.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). 1. Irk, neseb: iyi soydandır. 2. Ecdad, sülâle: Soyu orada yaşamış. 3. Zürriyet: Onun soyu devam etmektedir. 4. Cins, çeşit: O soydan mal kalmadı. 5. Akrabâ ve yakınlar: Soyu sopu arı gibi çok. 6. Asil, soylu: Soy adam, soy at.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

noble. family. ancestors. stirpes. race. stirps. breed. lineage. birth. ancestry. ancestor. cion. extraction. flesh and blood. genealogy. offshoot. parentage. pedigree. posterity. progeny. stock. strain. phylo-.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ancestry. birth. blood. breed. descent. extraction. family. genealogy. kindred. lineage. parentage. pedigree. race. stem. stock. strain. ancestors.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A Chinese and Japanese liquid sauce for fish, etc., made by subjecting boiled beans , or beans and meal, to long fermentation and then long digestion in salt and water.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The soja, a kind of bean.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

See Soja. most highly proteinaceous vegetable crop known erect bushy hairy annual herb having trifoliate leaves and purple to pink flowers; extensively cultivated for food and forage and soil improvement but especially for its nutritious oil-rich seeds; n

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

descendance. descent. generation. line. race. sort. stock. lineage. family. people descended from a common ancestor. kind. species. genus. cast. range. quality. stem. nature. birth. blood. breed. genealogy. genealogical line. origin. parentage. pedigree.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a source of oil; used for forage and soil improvement and as food. erect bushy hairy annual herb having trifoliate leaves and purple to pink flowers; extensively cultivated for food and forage and soil improvement but especially for its nutritious oil-ric

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. soya; bu fasulyeden yapılan sos.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

soya salçasi. soya. soya fasulyesı.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

family. relations. line. ancestor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. Mançu dilinden). Yağ çıkarılan bir cins fasulya (Soia his pida).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

soybean. soy. soya bean. soya.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

soybean.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

erect bushy hairy annual herb having trifoliate leaves and purple to pink flowers; extensively cultivated for food and forage and soil improvement but especially for its nutritious oil-rich seeds; native to Asia.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

soy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

soya bean.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (y. k.). Veraset, irsiyet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Aile adı. Erkekler ve kızlar baba, kadınlar ise koca soyadını taşır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

last name. surname. patronymic. family name.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

family name. surname.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

surname. family name. cognomen. last name.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(soja hispida): Baklagiller familyasından; 1 - 1,5 m boyunda, bir yıllık otsu bir tarım bitkisidir. Çiçekleri menekşe sarısı rengindedir. Tohumu küre şeklinde, üzeri pürtüksüzdür. Bir yanında siyah leke vardır. Besleme gücü yüksek bir gıdadır. Kullanıldığı yerler: Vücudun geliişmesini sağlar. Şeker hastaları için faydalıdır. Sinirlerin ve adalelerin güçlenmesini sağlar. Zihin yorgunluğunda faydalıdır. Nekahat devresinin kısalmasını sağlar. Guatr olanlar kullanmamalıdır.

Şifalı Bitki by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. soya, bot. Glycine max.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i). Soyları bir olan, hemcins.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

consanguine. cognate. agnatical. agnatic. agnate. kin. cognate. collateral.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sb of the same line or race as another.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being of the same line. race or strain as another.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Giyeceğini çıkarmak: Çocukları soydurup yatırmalı. 2. Derisini veya kabuğunu çıkarmak, yüzdürmek: Kuzuyu, portakalı, elmayı soydurmalı. 3. Birinin eşyasını, parasını çaldırmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to have sb peel undress rob (another.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir çeşit alakarga.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hırsızlık, gasbetme: Soygun vermek = Soyulmak, yol kesenlerin eline düşüp soyulmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

robbery. pillage. despoilment. heist. rip-off.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

robbery. pillage. spoliation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

robbery. despoliation. burglary insurance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Soygun yapan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

burglar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

highwayman. robber. pillager. plunderer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

highway robber. bribour. mugger.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Soyguncu işi, soygun.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

despoilment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

highway of robbery. brigandage. crimen roberiae. depredation. despoliation. heist. rapine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Han soyundan gelen.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir ölünün veya esirin üzerinden çıkarıp alınan elbiseler.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Asil, soylu.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

genocide. battue. holocaust.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

genocide.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

genocide.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yakını gösteren «böyle» ile uzağı gösteren, «öyle» arasında ortada bulunanı İşaret eder: Öyle yapma, şöyle yap. Şöyle böyle — İkisi ortası, ne pek iyi, ne pek fena. Şöyle dursun = Osm. Sarf-ı nazar: Yazmak şöyle dursun okumaya bile gücü yoktur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

so.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thus. in this way. like this. so. such.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

after a fashion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bumpy. fair. indifferent. mediocre. patchy. tolerable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

so-so. fair to middling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to the effect that. namely.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bu suretle, böylece.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pronunciation. pronunciation telaffuz. sesletim. söyleyiş.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pronunciation. expression.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Söylemek işi, söyleyîç-

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mention. saying. singing. disclosure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

saying. uttering. bid. breathing. disclosure. utterance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Söz, lâkırdı etmek. 2. Demek: Ne söylediniz? 3. Anlatmek, haber vermek, ifade ve beyan etmek: Hâlini söyledi; gezdiği yerlere dair çok şeyler söylüyordu; bunu size kim söyledi? 4. İhtar ve tenbih etmek, uyarmak: Çocuklara söyleyin derslerini hazırlasınlar; Ben ona söylerim siz merak etmeyin. 5. Haber vermek, gammazlık etmek: Çocuklara tenbih etmeli bu meseleyi kimseye söylemesinler. Açık söylemek = Kapalı ifadeyle değil, doğrudan doğruya söylemek. Allah için söylemek = Tanrı aşkına doğrusunu söylemek. İyi söylemek = Övmek: Hakkınızda çok iyi söylüyordu. Büyük söylemek = Övünmek. Türkü, şarkı söylemek = Tegannî ve terennüm etmek, okumak. Çok söylemek = Gevezelik etmek, sözü uzatmak. Doğru söylemek = Sözünde isabet etmek. Yabana söylemek = Saçma, yersiz ve haksız konuşmak, yalancı çıkmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bade. say. tell. speak. utter. give voice to. deliver. sing. affirm. confess. air. apprise. assert. aver. bid. break. call. couch. drop. enunciate. hazard. impart. name. observe. order. pass. pronounce. remark. report. sound. speak of. spill. spit. s.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

apprise. betray. disclose. impart. observe. pronounce. recite. remark. report. say. speak. tell. utter. voice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to say / to utter sth. to say sth to sb. to tell sb sth. to tell sb to do sth. to speak to. to direct one's words to. to sing. affirm. apprise. bid. blare. deliver. enounce. give forth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

legend.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Denilmek: Öyle söz söylenilmez.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be told / said.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir kelimenin söylenme terzi, telâffuz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pronunciation. pronunciation telaffuz. sesletim.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pronunciation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grouch. grumble. murmur.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Kendi kendisine konuşmak: Bir şeyler söyleniyordu. 2. Denilmek, ifade olunmak: Öyle bir söz söylendi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grumble. murmur. grouch. grouse. snarl. snarl at. complain. chide. fret and fume. make a noise. repine. be told. be said.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grouse. grumble. murmur. mutter. repine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be said / spoken / uttered. to be told. to grumble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Doğruluğu belli olmayan haber, rivâyet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rumor. talk. story. whisper. hearsay. rumour. account. fame. grapevine. report. scuttlebutt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grapevine. hearsay. report. rumour.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

buzz. grapevine. hearsay. report. rumour. scuttlebut.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conversation. causerie. chat. chatting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conversation. chat. conversation sohbet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conversation. dialogue. chat. informal essay.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Müzakere etmek, bir iş hakkında karşılıklı konuşmak: Biz onunla söyleştik, (eskimiştir).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to talk informally with each other. to chat. to converse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). t. Söylemeye zorlamak veya müsaade etmek: Söyleyecektim ama söyletmedi. 2. İtiraf ettirmek: İyi bir savcı suçluya her şeyi söyletir. ( «Söylettirmek» demeye hâcet yoktur), (mec.) Sazı söyletmek = Güzel çalmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make sb say. to let sb say. to draw sb out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make sb say sth. to allow sb to say sth. to make sb talk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (y. k.). Nutuk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

speech. discourse. oration. address. allocution. dissertation. harangue. sermon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

address. discourse. oration. speech.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

speech. public address. oration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Söyleyen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Söyleme, ifade: Onun söyleyişine göre. Söylemek tarz ve uslûbu: Söyleyişten söyleyişe fark vardır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

way of speaking. way of saying.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), iyi soydan olan, Ar. asil, necîb: Soylu adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

noble. of good family. well-born. well-bred. aristocratic. aristocratical. gently born. born in the purple. genteel. of gentle birth. grand. high. patrician. pedigreed. princely. thoroughbred. titled. truebred. u. noble. blue blood. aristocrat. silk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aristocrat. august. noble. nobleman. thoroughbred. of a good family. noblewoman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

noble. highborn. of a good family. elevated. genteel. gentle. high. high- born. nobleman. princely. thoroughbred. titled. well born.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

genteelness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nobility. ancestry. aristocracy. gentility. peerage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Soymak işi. (bk.) Soymak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

peeling. stripping.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Giyeceğini çıkarmak, çıplak etmek: Çocuğu soy da yatır. 2. Kabuğunu, zarını çıkarmak, ayıklamak: Şu elmayı soy. 3. Derisini çıkarmak, yüzmek Kuzuyu kim soydu? 4. Giyeceğini, eşyasını ve üstünde ne varsa çalmak: Yolda kendisini hırsızlar soymuş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

peel. skin. flay. strip. rip off. undress. unclothe. unrobe. plunder. rob. sack. knock off. burglarize. burgle. bare. bark. clean out. decorticate. denude. deplume. despoil. disrobe. divest. fleece. heist. hold up. housebreak. pluck. pull off. rifle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bare. denude. fleece. mug. ravage. rifle. rob. strip. undress. to peel. to skin. to shell. to undress. to strip. to rob. to hold up sth. to burgle. to burglarize. to fleece. to clear out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to peel. to skin. to undress. to drop. to strip. clip. denude. despoil. disrobe. divest. fleece. harry. pillage. pluck. ransack. rifle. rob.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çam ağacının çiğnenip emilen iç kabuğu.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Uygar, medeni.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Soyu genişledi, tanındı.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) – Uygar Türk.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Tanınmış soy.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Selçuklu soyundan.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Kötü soydan olan, alçak: Soysuz adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

base. degenerate. person who comes from bad stock. low born of. small.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gemein. minderwertig. verwerflich.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

degeneration. depravation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to degenerate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Soysuz olma hâli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Eğlendirmek için garip kıyafete girip türlü maskaralıklar yapan adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clown. buffoon. jester. fool. harlequin. merry-andrew. zany.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

buffoon. clown. jester. zany.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

buffoon. clown. fawning. untrustworhy person. fool. harlequin. jester.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Soytarının işi. 2. Güldürmek için kendi de gülünç duruma düşen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

buffoonery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clowning. buffonery. fawning.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Cesur, yiğit. - (bkz.Tekin).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Yolcuların üstünde bulduğunu alan, hırsız, Ar. harâmt.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stripper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

peeling. peeler.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Yiğit soydan gelen.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being robbed. denudation. being peeled. peeling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

divestiture.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Giyeceği çıkarılmak. 2. Deri veya kabuğu çıkarılmak, yüzülmek, ayıklanmak. 3. Giyecek ve eşyası ve üstünde nesi varsa çalınmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

peel off.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be peeled. to be robbed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be robbed / peeled / stripped. strip.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

descend.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

taking off one's clothes. undressing oneself. stripping. strip.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

undressing oneself.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disvestment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). t. Kendi giyeceğini çıkarmak. 2. Bir hizmete mahsus kıyafete girmek: Hizmete soyunmak. Soyunup dökünmek = Dinlenmek üzere gecelik kıyafete girmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

take off one's clothes. undress. disrobe. peel. strip.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

strip. undress. to undress. to get undressed. to undress oneself. to take one's clothes off. to strip.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to undress oneself. to take off one's clothes. to strip. disrobe. peel. undress.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Soyulup atılan şey, kabuk.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - İhsan, bağış, hediye, armağan.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.) (uy. k.). Mücerret.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abstract. intangible. discrete. notional. transcendental.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abstract. academic. pure. abstract mücerret.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abstract.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abstract noun.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abstract art.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abstract number.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abstraction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abstraction. abstracting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to abstract. to consider sth abstractly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become abstract.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Soyun sürsün, soyun genişlesin.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Şafak gibi aydınlık soyu olan.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - İyi soydan gelen kimse.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Eşsiz bir soydan gelen.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Temiz ve dürüst soydan gelen.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Tespihağacıgillerden Hindistan ve Avrupa’nın sıcak bölgelerinde yetişen bir ağaç. Çin leylağı (melia honig).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). İkiçeneklilerden bir bitki familyası. Örnek bitkisi tespihağacıdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

teak.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Kökü güçlü soydan gelen kimse.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Uğurlu soydan gelen. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Ulu, yüce, soylu.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Tanınmış soydan gelen.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - İyi nitelikli soydan gelen.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lie. perjure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to lie.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Yılbaşı günlerinde, evin bir köşesinde, minik bir çam ağacı bulundurmak ve onu süslemek adetinin kökeninin Almanya olduğu ileri sürülür. Almanların ‘cennet ağacı’ adını verdikleri ve Adem ile Havva’nın gizemli hikayesine dayanarak üzerini elmalarla donattıkları ağaç köknardı.

15. yüzyıldan sonra bu ağaçlara sadece meyve değil ekmek, bisküvi gibi yiyecekler de asılmaya başlanmış, Protestanlığın yayılması ile birlikte bunlara yanan mumlar da eklenmiştir. Adet Avrupa’ya yayılırken aynı zamanda göçmenler tarafından Amerika’ya da taşınmıştır.

Aslında ağaçların ruhani törenlerde önemli bir sembol olarak yer alması adeti çok eskilere, Hıristiyanlık öncesi zamanlara, hatta putlara ve doğaya tapınıldığı zamanlardaki Mısır ve Çin uygarlıklarına kadar uzanır. O devirlerde doğanın yeşilliği ve ağaçlar sonsuz hayatın sembolleriydiler.

Benzer şekilde Kuzey Avrupa ülkelerinde de yine Hıristiyanlıktan çok daha önceki zamanlarda ağaçlar ruhani bakımdan kutsal kabul ediliyorlardı. Kuzey Avrupa’da kış aylarında sadece bir kaç saat süren gündüzler 21 Aralık’tan itibaren uzamaya başlarlar. Uzun karanlık günlerin bittiğinin, gittikçe daha aydınlık günlerin geleceğinin müjdesi olan Aralık ayının bu günleri de törenlerle karşılanırdı.

Bu adet Avrupa’da güneye indikçe değişerek yayıldı. Romalılar zamanında takvimin başlangıcının, dünyanın yaratıldığı ay olduğuna inanılan ve tabiatın canlanmasının müjdecisi olan Mart ayından Ocak ayına kaydırılması ile kutlanacak tarihler konusunda kafalar iyice karıştı.

Zamanla Kuzey Avrupa ülkelerinin ‘karanlığın bitişi’ ayin ve kutlamaları, Hıristiyan dünyasınca Hz. İsa’nın doğum günü kabul edilerek -ki bu kesin değildir- Noel kutlamalarına dönüştürüldü.

Bu arada ağaçlar, özellikle çam ağaçları bu kutlamanın simgesi olmaya devam ettiler. Her ne kadar yılbaşı günlerinde bir çam ağacının süslenmesi tüm dünyada adet olduysa da bu günün dini bakımdan bir özelliği yoktur. Dünyanın Güneş etrafındaki bir turunu tamamladığı coğrafi bir konumdur.

Uygarlık ve teknolojinin ilerlemesi ile çam ağacı üzerindeki mumların yerlerini yanıp sönen minik renkli ampuller, elma, ekmek ve bisküvinin yerini rengarenk süsler aldı. Günümüz insanı ağaçlara tapmamasına rağmen onların kıymetini daha iyi biliyor. Bir kaç günlük eğlence için çam ağaçlarını kesmiyor, plastik taklitlerini kullanıyor.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Yılbaşı günlerinde, evin bir köşesinde, minik bir çam ağacı bulundurmak ve onu süslemek adetinin kökeninin Almanya olduğu ileri sürülür. Almanların ‘cennet ağacı’ adını verdikleri ve Adem ile Havva’nın gizemli hikayesine dayanarak üzerini elmalarla donattıkları ağaç köknardı.

15. yüzyıldan sonra bu ağaçlara sadece meyve değil ekmek, bisküvi gibi yiyecekler de asılmaya başlanmış, Protestanlığın yayılması ile birlikte bunlara yanan mumlar da eklenmiştir. Adet Avrupa’ya yayılırken aynı zamanda göçmenler tarafından Amerika’ya da taşınmıştır.

Aslında ağaçların ruhani törenlerde önemli bir sembol olarak yer alması adeti çok eskilere, Hıristiyanlık öncesi zamanlara, hatta putlara ve doğaya tapınıldığı zamanlardaki Mısır ve Çin uygarlıklarına kadar uzanır. O devirlerde doğanın yeşilliği ve ağaçlar sonsuz hayatın sembolleriydiler.

Benzer şekilde Kuzey Avrupa ülkelerinde de yine Hıristiyanlıktan çok daha önceki zamanlarda ağaçlar ruhani bakımdan kutsal kabul ediliyorlardı. Kuzey Avrupa’da kış aylarında sadece bir kaç saat süren gündüzler 21 Aralık’tan itibaren uzamaya başlarlar. Uzun karanlık günlerin bittiğinin, gittikçe daha aydınlık günlerin geleceğinin müjdesi olan Aralık ayının bu günleri de törenlerle karşılanırdı.

Bu adet Avrupa’da güneye indikçe değişerek yayıldı. Romalılar zamanında takvimin başlangıcının, dünyanın yaratıldığı ay olduğuna inanılan ve tabiatın canlanmasının müjdecisi olan Mart ayından Ocak ayına kaydırılması ile kutlanacak tarihler konusunda kafalar iyice karıştı.

Zamanla Kuzey Avrupa ülkelerinin ‘karanlığın bitişi’ ayin ve kutlamaları, Hıristiyan dünyasınca Hz. İsa’nın doğum günü kabul edilerek -ki bu kesin değildir- Noel kutlamalarına dönüştürüldü.

Bu arada ağaçlar, özellikle çam ağaçları bu kutlamanın simgesi olmaya devam ettiler. Her ne kadar yılbaşı günlerinde bir çam ağacının süslenmesi tüm dünyada adet olduysa da bu günün dini bakımdan bir özelliği yoktur. Dünyanın Güneş etrafındaki bir turunu tamamladığı coğrafi bir konumdur.

Uygarlık ve teknolojinin ilerlemesi ile çam ağacı üzerindeki mumların yerlerini yanıp sönen minik renkli ampuller, elma, ekmek ve bisküvinin yerini rengarenk süsler aldı. Günümüz insanı ağaçlara tapmamasına rağmen onların kıymetini daha iyi biliyor. Bir kaç günlük eğlence için çam ağaçlarını kesmiyor, plastik taklitlerini kullanıyor.


Genel Bilgi by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Saygın, ulu, soylu.

İsimler ve Anlamları by