Spot Metre ne demek? | Spot Metre anlamı nedir? | Spot Metre

Spot Metre anlamı nedir?

Spot Metre ne demek?

Spot Metre anlamı nedir?

Spot Metre | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: spot metre

Teknolojik Terim

Pozlamanın belirlenmesi için sahnenin belirli bir bölümünün seçilmesini sağlayan bir özelliktir.

Teknolojik Terim by

Yabancı Kelime

Fr. accéléromètre

fiz. ivmeölçer

Bir hareketin ivme niceliğini belirten, taşıtın hızlanmasından doğan sarsıntıları, titreşimleri gösteren araç.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i. A. Y.). Alkalilerin sağlık derecesini göstermeye yarayan alet, alkalölçer.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. alcalimètre

kim. alkalölçer

Alkalilerin saflık derecesini belirtmeye yarayan cihaz.


Yabancı Kelime by

Yabancı Kelime

Fr. alcoolmètre

kim. alkolölçer

1. Sıvılardaki alkol oranını ölçmeye yarayan cihaz. 2. İçilen alkol miktarını ölçmeye yarayan araç.


Yabancı Kelime by

Yabancı Kelime

Fr. altimètre

yükseklikölçer

Bulunulan yerin yüksekliğini gösteren aygıt.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

altimeter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

höhenmesser.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. fizik). Elektrik akımının şiddetini ölçmeye yarar alet.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. ampèremètre

fiz. akımölçer

Bir elektrik akımının şiddetini ölçmeye yarayan aygıt.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ammeter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ammeter. ammeter amperölçer. akımölçer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ammeter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. anémomètre

yelölçer

Rüzgârın veya gaz durumundaki akışkanların akış hızını ölçmeye yarayan aygıt.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Sıvıların yoğunluk derecesini ölçmeye yarayan Alet. Arşimet (Arkhimides) kanununa dayanılarak yapılan bu Alet, içi boş cam bir silindir ile bunun üst kısmındaki dereceli bir çubuktan meydana gelir.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. aréomètre

kim. sıvıölçer

Bir sıvının özgül ağırlığını ölçmeye yarayan alet.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. Y.). Asidölçer.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. acidimètre

kim. asitölçer

Bir asidin özelliğini, konsantrasyon derecesini ölçmeye yarayan cihaz.


Yabancı Kelime by

Genel Bilgi

Hasta olduğumuzda vücudumuzun ısısı genellikle koltuk altına sıkıştırılan bir termometre ile ölçülür. Bu, en hijyenik yoldur. Aynı termometre defalarca kullanılabilir, kişiden kişiye hastalık taşıma riski pek yoktur.

Ciddi durumlarda vücudun iç ısısının çok hassas ölçülmesi gerekebilir. Bu durumda termometrenin yerleştirileceği iki yer vardır. Ağzımızda dilin altı ve rektum. Böyle pek de pratik olmayan yerlerden ölçüm alınmasının nedeni buraların vücudun hakiki iç ısısının en doğruya yakın ölçülebileceği yerler olmalarındandır. Koltuk altları nispeten havaya açıktırlar ve buradan yapılan ölçüm hakiki iç ısıya göre daha düşük değer verir.

Ağızdan alınan ölçümlerde termometre dilin üstüne değil de altına konulur çünkü ölçümden az önce alınmış bir içecek dilin üstünde olması gerekenden daha farklı bir değer görülmesine sebep olabilir; bütün öğrencilerin bildiği tebeşir tozu yutma numarası gibi.

Ancak termometreyi dilin altına koyunca iş değişir. Bu bölgede ve rektumda kan damarları çok olduğundan dış etkenler ölçüm sonucunu etkileyemezler. Buralardan vücut iç ısısı hem çok süratli hem de en sağlıklı şekilde ölçülebilir.

Ayrıca dilin üstünün çok hassas olması, bu bölgenin solunum ve yeme kanallarına açık olması buraya konulan termometrenin insanda rahatsızlık hissi yaratmasına sebep olur.

Uluslararası sivil havacılık kurallarına göre uçaklara civalı termometre alınmadığını ve kesinlikle yasak olduğunu biliyor muydunuz? Sebep uçağın malzemesinin çoğunlukla alüminyum olması. Çok az miktarda civa, çok miktarda alüminyumu tahrip edebilir. Tek istisna bir kap içinde olması şartıyla insanların ateşini ölçmede kullanılan küçük termometrelerdir.

Peki, bir termometre ne kadar küçük olabilir? Bugüne kadar yapılan en küçük termometre bir mikron kalınlığındadır, yani bir insan saçının kalınlığının ellide biri. Dr. Frederich Sachs bu termometreyi canlı tek hücrelilerin ısılarını ölçmek için yapmıştı.


Genel Bilgi by

Yabancı Kelime

Fr. azotomètre

kim. azotölçer

Bir organik maddede bulunan azotun gaz hacmini ayarlamaya yarayan aygıt.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i. Y). Fransızca barometre’den). Havanın ağırlığını mukayese ve hava değişikliklerini önceden tayin ve yerini, irtifaını keşfetmeye mahsus Alet. Osm. Mikyas-ül-havâ, mîzân-ül-havâ.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. baromètre

fiz. basınçölçer

Hava basıncını ölçerek yer yükseltilerini ve hava değişimlerini tespit etmek için kullanılan alet.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

barometer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

barometer. weather glass. rain glass. weatherglass.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Barometre hava basıncını ölçmeye yarar. Bir çoklarımızın evinde termometre vardır da barometre yoktur. Olanların da çoğu için pek mana ifade etmez. Halbuki barometre hava tahmininde en önemli araçtır.

Çok sağlıklı hava tahminleri meteoroloji balonları, şimdilerde ise uydular vasıtası ile yapılıyor ama evinizde barometrenin düşüş veya yükselişini takip ederek, bir de rüzgar yönünü gözlemleyerek hava tahminini rahatlıkla yapabilirsiniz.

Örneğin barometre 30’un üstünde gösteriyor ve yükselmeye devam ediyorsa hava açık olacak ve rüzgar şiddeti azalacak demektir. Eğer 30’un altında ve düşmeye devam ediyorsa hava bulutlu ve rüzgarlı olacak, hatta fırtına gelebilecektir.

Atmosferdeki hava basıncındaki değişiklikler rüzgarları yaratırlar. Ancak hava basıncındaki değişiklik tek başına o günkü veya gelecek günlerde oluşacak hava durumları hakkında yeterli bilgi veremez. Eğer rüzgar yönünü de biliyorsanız o zaman kısa dönemler için pratik tahminler yapabilirsiniz. İimdi rüzgar yönleri, barometrenin durumu ve bunlara göre oluşabilecek hava durumlarına bir bakalım:

Diyelim ki evinizde bir barometre yok. Problem değil. Hava basıncını ölçmenin diğer pratik yolları da var. Bir fincan kahve de aynı işi görebilir. Eğer kahve üzerindeki kabarcık ve köpükler fincanın ortasında toplanıyorlarsa hava basıncı yüksek, kenarlara doğru yayıiıyorlarsa basınç düşük demektir.


Genel Bilgi by

Yabancı Kelime

Fr. bathymètre

den. derinlikölçer

Okyanusun derinliğini ölçmeye yarayan alet.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. benek benek lekelemek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. bolomètre

fiz. ışınımölçer

Bir kaynağın bütün dalga boylarındaki toplam ışınımını ölçen araç.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bolometer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. densimètre

fiz. yoğunlukölçer

Sıvıların özgül ağırlığını ölçen araç.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flow meter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y). On metrelik uzunluk birimi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decameter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decameter. decametre.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Metrenin onda birine eşit uzunluk birimi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decimeter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decimeter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). 1. Rum piskoposu, metrepolidi. 2. Eskiden Bizanslı ve Balkanlı derebeyi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

autocrat. despot. despotic. high-handed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A master; a lord; especially, an absolute or irresponsible ruler or sovereign.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

One who rules regardless of a constitution or laws; a tyrant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

despot. despotic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a cruel and oppressive dictator. n an absolute ruler, a tyrant. an absolute ruler or a person who wields power oppressively.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

despot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). despot, müstebit hükümdar. despotical (s). despotça, müstebitçe despot'ically (z) despotlukla.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. F.). Rum piskoposunun dairesi.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). mutlakiyet, hakimiyete dayanan idare; despotizm, istibdat.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Rum piskoposluğu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

despotism. high hand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Bir kuvveti ölçmeye yarayan cihazların genel adı.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. dynamomètre

fiz. kuvvetölçer

Kuvvetleri ölçmeye yarayan cihaz.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dynamometer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (zool). bazı aşağı cins hayvanlarda bulunan basit göz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. fizik). Işık ölçmeye yarayan Alet.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. photomètre

fiz. ışıkölçer

1. Işık şiddetini veya enerjisini ölçen araç. 2. Bir ışık kaynağının, belli uzaklıkta oluşturduğu aydınlığı ölçme işinde kullanılan araç.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

light meter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

photometer. light meter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (Fr. galvanometre). Elektrik cereyanının kuvvet ve şiddetini ölçmeye mahsus Alet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

galvanometer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

galvanometer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Havagazının, depo edildiği silindir şeklindeki büyük depo.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

large gas storage tank. gasholder. gasometer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. gravimètre

çekimölçer

Yer yer değişen yer çekiminin tam ve gerçek değerini dikey olarak belirlemeye yarayan araç.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(I. Fr.). Yüz metrelik uzunluk ölçü birimi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hectometer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.). Sıvıların ağırlığını, yoğunluğunu ve basıncını ölçmeye’ yarayan cihaz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hydrometer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hydrometer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.). Havadaki nem derecesini ölçmeye yarayan Alet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hygrometer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. interféromètre

girişimölçer

Işık girişim saçaklarını uzaktan ölçmeye yarayan araç.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., A.B.D., k.dili her zaman yardım etmeye hazır becerikli kimse, Hızır gibi yetişen kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L. Y. fizik). Isı ölçmeye yarayan Alet.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. calorimètre

fiz. ısıölçer

Cisimlerin ısınma ısısını ölçmeye yarayan alet.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

calorimeter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. fizik). Bir kilo ağırlığındaki bir cismi bir metre yükseğe kaldırmak için sarfedilen kuvvete karşılık olan enerji ve iş birimi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.). Bin metre.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kilometer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kilometre.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A measure of length, being a thousand meters.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

It is equal to 3,280.8 feet, or. 62137 of a mile.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kilometer. mileage. kilometre.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

milestone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mile mark / post / stone. mile post. mile stone. milestone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. clinomètre

eğimölçer

Bir yüzey, düzlem, yol veya cihazın yatay düzleme oranla eğimini ölçen araç.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Bir rengin nelerden meydana geldiğini bulmaya yarayan Alet.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. colorimètre

fiz. renkölçer

Bir sıvının renk derecesini ölçmeye yarayan araç.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr ). Isı ve rutubet tesiriyle hareketi bozulmayan ve yılda bir kurulup bir saniye bile şaşmayan hassas ve büyük saat ki, başlıca denizcilikte boylam tâyini vesair matematik işlerde hassas zaman hesaplarında kullanılır. Cep kronometresi = Bu esas üzerine yapılmış sağlam cep saati. Kol saati şeklinde olanlar da vardır.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. choronomètre

süreölçer

Belirli bir işin, işlemin, yarışmanın veya teknik alanda belli bir işin kısa süresini ölçmek amacıyla kullanılan alet.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

split-second watch. chronometer. stop watch. timer. clock. timekeeper. timepiece.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chronometer. stopwatch. timer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chronometer. stopwatch. timepiece. timer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. luxmètre

fiz. aydınlıkölçer

Birim zamanda bir yüzeyin birim alanına düşen ışık enerjisini ölçmekte kullanılan aygıt.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Tazyik, basınç ölçen Alet.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. manomètre

fiz. basıölçer

Buharın veya herhangi bir gazın bulunduğu kabın iç yüzeyine yaptığı basıncı belirleyen alet.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

manometer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

manometer basıölçer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

manometer. pressure gage. pressure gauge. wind gauge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.). 1. Denizlerde, bulunulan yerin boylamını anlamaya yarayan Alet. 2. Bin kilometrelik ölçü.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. şiir vezni, ölçü; müzik ölçüsü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. metre .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. L. Fr.). 1. Yer meridyen dairesinin kırk milyonda biri olarak kabul edilen uzunluk ölçüsü birimi. 2. Bu uzunlukta bulunan ve ölçü olarak kullanılan nesne. Mstrlk sistem = Metre sistemi. Esası metreye dayanan ölçü birimleri sistemi. Metre, santimetre, metreküp, kilogram, litre vs. metre sistemi ölçüleridir.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مترو مکعب] metreküp.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Nikâhsız karı, kapatma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mistress. concubine. paramour. fancy woman. kept woman. leman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mistress. kept woman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mistress. concubine. kept woman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.). Çok kısa boyutları ölçmeye yarayan Alet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

micrometer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

micrometer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L. Fr.). Metrenin binde biri, santimetrenin onda biri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

millimeter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

millimetre.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

millimeter. millimetre. milimetre milimeter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), ABD, (k.dili) gece kulübü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. kimya). Bazı gazları bileştirme veya çözümleme işinde kullanılan cihaz.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. ozonomètre

kim. ozonölçer

Atmosferdeki ozon niceliğini tespit etmeye yarayan alet.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr. matematik). Cebirde bir denklemin katsayılarına giren değişken kemiyet.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. paramètre

mat. değişken

Cebirde bir denklemin katsayılarına giren değişken nicelik.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

parameter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

parameter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

parameter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

parameter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. pédomètre

coğ. adımsayar

Yürüme sırasında gerçek sonuçlara varabilmek için geçilen yerin uzunluğunu anlayabilmek amacıyla ayağa veya bele takılan alet.


Yabancı Kelime by

Yabancı Kelime

Fr. pluviomètre

yağışölçer

Belirli bir zamanda, belirli bir yere düşen yağış miktarını ölçmeye yarayan alet.


Yabancı Kelime by

Yabancı Kelime

Fr. radiomètre

fiz. ışınölçer

Işınların enerjiye dönüşmesini gösteren araç.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. salinomMre) (denizcilik). Buhar kazanlarındaki suyun tuzunu ölçmeye mahsus Alet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. centimitre). Metrenin yüzde biri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

centimeter. centimetre.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

centimetre. centimeter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

centimeters. centimeter. centimetre.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Basın ve yayın yoluyla belirli bir maksadı ifade etmek üzere yapılan cümle; radyo spotu.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. spot

1. tanıtımcık, 2. ekon. peşin, 3. ışıntı

1. Kısa, çarpıcı, akılda kalıcı tanıtım sözü. 2. Toptancıdan bir malı çok miktarda veresiye aldıktan sonra piyasada değerinden daha aşağıya peşin olarak satma. 3. Belli bir alana verilen çok güçlü ışık.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A mark on a substance or body made by foreign matter; a blot; a place discolored.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A stain on character or reputation; something that soils purity; disgrace; reproach; fault; blemish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A small part of a different color from the main part, or from the ground upon which it is; as, the spots of a leopard; the spots on a playing card.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A small extent of space; a place; any particular place.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A variety of the common domestic pigeon, so called from a spot on its head just above its beak.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

It has a black spot behind the shoulders and fifteen oblique dark bars on the sides.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Called also goody, Lafayette, masooka, and old wife.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The southern redfish, or red horse, which has a spot on each side at the base of the tail.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

See Redfish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Commodities, as merchandise and cotton, sold for immediate delivery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To make visible marks upon with some foreign matter; to discolor in or with spots; to stain; to cover with spots or figures; as, to spot a garnment; to spot paper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To mark or note so as to insure recognition; to recognize; to detect; as, to spot a criminal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To stain; to blemish; to taint; to disgrace; to tarnish, as reputation; to asperse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To become stained with spots.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Lit., being on the spot, or place; on hand for immediate delivery after sale; said of commodities; as, spot wheat. a business establishment for entertainment; 'night spot' a playing card with a specified number of pips on it to indicate its value; 'an eig

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a point located with respect to surface features of some region; 'this is a nice place for a picnic'. a short section or illustration that is often used for advertising. a blemish made by dirt; 'he had a smudge on his cheek'. a small contrasting part of s

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Usually refers to a cash market price for a physical commodity that is available for immediate delivery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Series of satellites developed by the French Space Agency, with the cooperation with Belgium and Sweden for the purpose of remotely monitoring resources on the Earth The first SPOT satellite was launched in 1986 See the following website for more informat

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Refers to the characteristic of being available for immediate delivery An outgrowth of the phrase 'on the spot,' it usually refers to a cash market price for stocks of the physical commodity that are available for immediate delivery, or conversely and dep

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Satellite Pour l'Observation de la Terre. The most common foreign exchange transaction Spot or Spot date refers to the spot transaction value date that requires settlement within two business days, subject to value date calculation. a location on the fiel

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Refers to the characteristic of being available for immediate delivery Also refers to the cash market price of a specific commodity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Systeme Pour l'Observation de la Terre French, polar-orbiting Earth observation satellite with ground resolution of 10 meters SPOT images are available commercially and are intended for such purposes as environmental research and monitoring, ecology manag

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Short for spot price; A small area of corrosion or foreign substance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A small area of corrosion or foreign substance Also, short for spot price.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Le Systeme Pour 'l Observation de la Terre This satellite captures either 10 m panchromatic or 20m 3 band multispectral imagery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The position of the aircraft when the jumpers exit Spotting duties can be done by a skydiver or the pilot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To spot a car Position a car in a designated position or location usually for loading or unloading This is usually at a customer location.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Market of immediate delivery of the product and immediate payment Also refers to a maturing delivery month of a futures contract.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

System Pour l'Observation de la Terre Polar-orbiting Earth observation satellite designed and operated by the French, having a ground resolution of 10m.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An infestation in the forest, usually referencing a bark beetle infestation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Satellite Pour l'Observation de la Terre.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The undesirable presence of ink or dirt in a space.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A high resolution satellite Earth Observation System designed by CNES , France, and developed with the participation of Sweden and Belgium MORE.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

This artifact defined as an opaque area on the surface of the polarizer that does not allow any light through This type of artifact impacts transmission and may not be visible in crossed polarizer conditions.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Generally describes a transaction which will come to settlement in two days. The most common foreign exchange transaction Spot or Spot date refers to the spot transaction value date that requires settlement within two business days, subject to value date

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An earth resource satellite with high resolution sensors launched by France in January 1986.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. yer, mevki, mahal; benek, nokta, leke; ayıp, leke; gölgebalığı, sarıağız, deniz güzeli, zool. Sciaena; projektör ışığı; kısa reklam; İng. bir miktar (içecek); (argo) güç durum; s. yerinde olan; peşin; ara sıra rasgele. spot ball siyah benekl

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (-ted, -ting) beneklemek, lekelemek, benek benek etmek; kirletmek, şerefini lekelemek; bulmak; tanımak; nişanalmak; yer yer dağıtmak: yerleştirmek; atamak; lekelenmek, benek benek olmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Pozlamanın belirlenmesi için sahnenin belirli bir bölümünün seçilmesini sağlayan bir özelliktir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. lekesiz, tertemiz, pırıl pırıl; kusursuz. spotlessly z. lekesiz, tertemiz olarak, kusursuz bir şekilde. spotlessness i. kusursuzluk, pirupak oluş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. projektor ışığı; yaygınlık; f. ışığa tutmak; üzerine dikkat çekmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. noktalı, benekli, lekeli; düzensiz, intizamsız. spotted crake bataklık tavuğu, zool. Porzana porzana. spotted fever tıb. lekeli humma, tifüs. spotted sandpiper kum çulluğu, düdükçin, zool. Actitis macularia.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., A.B.D., k.dili. detektif; mağaza hırsızlarına karşı özel detektif; düşman uçaklarına karşı gözcü; kuru temizleyici dükkânında lekeci.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. benekli, lekeli, noktalı; hep bir kalitede olmayan. spottiness i. lekelilik, beneklilik; düzensizlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. nokta kaynağı yapmak; i. nokta kaynağı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. güneş lekesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tacheometer. speedometer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tachymeter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tachometer. tachymeter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tacheometer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tachometer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tachometer. speedometer. tacheometer. tachymeter. transit compass. speed counter. speed indicator.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.). Taksilerde kullanılan ve ödenecek parayı gösteren sayaç.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

taximeter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

taximeter. speedometer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. tensiomètre

tek. gerilimölçer

Buhar, ayrışma, yüzey vb.ne ilişkin gerilimleri ölçen alet.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

telemeter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

telemeter. range finder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y Fr ). Hava veya suyun ısı derecesini tayine mahsus içi cıva ile dolu, camdan Alet, Osm. mîzânü’lharâre.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. thermomètre

fiz. sıcaklıkölçer

Havanın sıcaklığını veya vücudun ısısını ölçmeye, göstermeye yarayan araç.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thermometer. clinical thermometer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reading. thermometer. thermometer sıcaklıkölçer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thermometer. glass.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., (iskambil) iki; A.B.D., (argo) önemsiz kimse; A.B.D., (argo) iki dolarlık kağıt para.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. lekesiz, beneksiz; temiz, pak, arı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. i. Y.). Elektrik akımıyla suyu ayrıştırmaya yarayan Alet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

voltmeter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İ. T.). Volt ölçmeye yarayan Alet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

potentiometer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

voltmeter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by