Stag ne demek? | Stag anlamı nedir? | Stag

Stag anlamı nedir?

Stag ne demek?

Stag anlamı nedir?

Stag | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: stag

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. erkek geyik; iğdiş edilmiş domuz; bir ziyafet veya toplantıda kadın arkadaşı olmayan erkek; erkekler için toplantı; s. yalnız erkeklere mahsus. stag beetle boynuzlu bir böcek, zool. Lucanus cervus, stag line dansta damı olmayan erkekler grubu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (s)., (z). kulis, soyunma odaları, perde arkası; (s). perde arkasında olan, kuliste bulunan; (z). kuliste, perde arkasmda.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Karpuz biçiminde kap.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Carl Zeiss®’in profesyonel sınıf, tam kaplamalı, hassas cam lensleri, sapmasız optik mükemmellikleriyle ünlüdür. Görüntünün kenar kısımlarında bile net görüntüler ve daha az bozulma sağlar. Optik elemanlara uygulanan gelişmiş kaplama, kontrastı ve renk doğruluğunun daha iyi olmasını sağlarken istenmeyen suni efektleri azaltır.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). sahnenin onu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(e. A.). «Allah’tan af ve mağfiret isterim» mânâsiyle dua olup ikram ve saygı gösterisine karşı dahi tevazu için ve sanki o sözle günaha girilmiş de istiğfar olunuyormuş gibi söylenen nezaket kelimesidir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

don't mention it!. not at all!.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

not at all. don't mention it.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. rehine, tutak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. çok safhalı; kısım kısım ateşlenen (roket).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «gufrân» dan if.) (mü. müstağfire). Ettiği günahların affını Tanrı’dan isteyen, tövbe ve istiğfâr eyleyen: Sonunda müstağfir oldu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ga ile) (I. A. «şugl» dan İf.) (mü. müştagıle). Bir işle uğraşan, meşgul, iştigal eden («meşgul» daha çok kullanılmıştır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ga ile) (i. A. «gıyâs» dan if.) (mü. müstagîse). Istigase eden, yardım isteyen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «ganî» den if.) (mü. müstağniyye). 1. İhtiyacı olmayan, muhtaç olmayan: Güzel yüz, boyadan müstağnidir. 2. Sahip olduğu şeyle kaneat eden, tok gözlü: Pek müstağnî adamdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «gark» tan imef.) (mü. müstağraka). Dalmış, daldırılmış, batmış: Servete müstağrak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «garabet» ten imef.) (mü. müstağrebe). Şaşılan, garip, acaip, inanılmayacak: Pek müstağreb bir iş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «garâbet» ten if.) (mü. müstağribe). Şaşıran, şaşa kalan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مستغنی] doygun, eyvallah etmeyen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. dini sırları açıklayan veya öğreten kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (tıb.) gözbebeğinin kendiliğinden sağa sola titremesi, nistagmus.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s., z. sahne arkası; s. sahne arkasındaki, görünmeyen; z. sahne arkasına, sahne arkasında.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. posta ücreti. postage due eksik ödenmiş posta ücreti; taksalı. postage due stamp taksa pulu. postage meter posta metresi. postage stamp posta pulu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Sony’den müzik dosya yönetim uygulaması yazılımı. Yazılım kullanıcıların müzik dosyalarını bilgisayara indirmesini ve popüler WALKMAN® ailesi gibi birden çok dijital müzik oynatıcıya aktarmasına olanak sağlar.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sahne; tiyatro, sahne hayatı, tiyatroculuk; meydan; yolculuğun bir kısmı, bir günlük mesafe; merhale, menzil; safha; mertebe, devre; suyun yükseliş derecesi; bir binanın yatay kesiti, kat; mikroskopta bakılacak cismin konulduğu raf; uzay roketinin

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. sahneye koymak; temsil etmek; yürütmek, idare etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. posta arabası, menzil arabası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. piyes yazma veya sahneye koyma sanatı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sahne görevlisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çok tecrübeli kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. aktörlük hevesine tamamen kapılmış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. stagy.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. stagflation

ekon. durgun şişkinlik

Ekonomideki durgunluk ve enflasyonun aynı anda yaşanması.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. dört yaşında erkek geyik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. sendelemek, sersemleyip düşecek gibi olmak; tereddüt etmek; şaşırtmak, hayrete düşürmek, sersem etmek; karışık düzenlemek; ayrı saatlere bölüştürmek; kanatları karşı karşıya gelmeyecek şekilde tertip etmek; i sendeleme; sersemleşme; çoğ. hayv

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. geyik avında kullanılan iri av köpeği .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bina iskelesi; menzil arabasıyla yolculuk: sahneye koyma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. durgunluk; atalet, işlemezlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. durgun, hareketsiz, bayatlamış, bozulmuş (su); atıl, kesat, rakit.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. durgun olmak, durgunlaşmak, durgunluk sebebinden bozulmak (su); atıl veya hareketsiz olmak; bitki gibi yaşamak. stagnation i. durgunluk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sahneye yakışır, aktörce stagily z sahneye yakışır şekilde staginess i. sahneye yakışır tarz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., z., f. sahnenin arka kısmmdaki; z. sahnenin arka kısmında, sahnenin arka kısmına doğru; f. seyircilere arkasını döndürmek (bir aktörün diğerini); dikkati kendine çekerek başkasının rolünü çalmak; k.dili. kibirli davranmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Çapık balığı.

Türkçe Sözlük by