Su’al Eylemek ne demek? | Su’al Eylemek anlamı nedir? | Su’al Eylemek

Su’al Eylemek anlamı nedir?

Su’al Eylemek ne demek?

Su’al Eylemek anlamı nedir?

Su’al Eylemek | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: sual eylemek

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

soru sormak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (s). kulak ve göze aynı anda hitap eden sistem, öğretimde kullanılan yardımcı araç; (s). kitaptan başka ögretim araçları (radyo, resim, fonograf, televizyon) ile ilgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s).,(i). tesadüfen olan; kasıtlı olmayan, rasgele; dikkatsiz, ihmalci; ilgisiz;(i). ihtiyaç oldukça gündelikle tutulan işçi; bir görevden başka bir göreve gitmek üzere yolda olan asker; yerine henüz yerleşmemiş hayvan veya bitki. casual clothes günlük

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kazaya uğrayan kimse; (ask). şehit, öIü, yaralı; kayıp; kaza.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (huk). tarafların rızasıyla gayri resmi surette akdedilmiş (mukavele); (biyol). bilinçli hareketlerin uyardığı içgüdüsel ve tepkisel hareketleri belirten; (psik). his veya şuurla beraber giden gayri ihtiyari (hareket).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Etmek, kılmak, yapmak, işlemek. Konuşmada az kullanılıp, eski yazı dilinde etmek yerine yardımcı fiil olarak çok kullanılır ve Arapça mastarlar ile mürekkep fiiller teşkil ederdi: Emreylemek, beyân eylemek, imdâd eylemek. Neyleyim = Ne eyleyeyim, ne yapayım? Neylesin? = Ne eylesin, ne yapsın?

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make. do. to do.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

machen. tun.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

geri vermek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

kazanmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

lağvetmek, kaldırmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

seçmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

hedef edinmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

gerektirmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

endless questioning.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

ihmalde bulunmak, hata yapmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

ilgi göstermek, iyilik etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

sevmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

aydınlatmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.geçmek. 2.uğramak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

okşamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

ayırmak, çekip atmak, sökmek, koparmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

seslenmek, duyurmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

bakmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

alışveriş yapmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Pey vermek.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

şenlenmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. sensualisme

ruh b. duyumculuk

Her bilginin temelinde duyumların bulunduğu ileri sürülen öğretilerin genel adı.


Yabancı Kelime by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

şikayet etmek, sızlanmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. şehvani, şehvete ait; tensel, duyusal; duyumculukla ilgili. sensually z. şehvani bir şekilde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. şehvet düşkünlüğü; fels. duyumculuk; güzellik kavramında baş rolü duyuların oynadığını kabul eden kavram.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. duyarlık; şehvet, kösnü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) şehvanileştirmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(SUAL) (i. A.) (c. es’ile). 1. Sorma; Sual etmek = Sormak. 2. Sorulan şey: Onun her sualine cevabım hazırdır; (bk. soru). 3. Dilenme, dilencilik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

question. inquiry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

frage. anfrage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

soru yöneltmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Güçlü, yiğit ask(Erkek İsmi)

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. duygusal.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

uygarlaşmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

eklemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

hatırlatmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. görülmedik, nadir, seyrek, müstesna, olağandışı. unusually z. nadiren, seyrekçe. unusualness i. nadirlik, fevkaladelik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. mutat, alışılmış, olağan, herzamanki. as usual âdet üzere, her zamanki gibi. It is usual to do so Böyle yapmak adettir. usually z. ekseriyetle, çok kere, çoğunlukla.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. görme duyusuna ait, optik, görülebilir, görülmesi mümkün. visual aid öğretimde görme yoluyle bilgi vermek için kullanılan sinema gibi araç. visual angle görüş açısı. visual education görerek eğitim. visual field görüş sahası. visual nerve

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. gözünde canlandırmak, tahayyül etmek. visualiza'tion i. gözünde canlandırma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

gelmek, ulaşmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

talan etmek, yağmalamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by