Sudan Ucuz ne demek? | Sudan Ucuz anlamı nedir? | Sudan Ucuz

Sudan Ucuz anlamı nedir?

Sudan Ucuz ne demek?

Sudan Ucuz anlamı nedir?

Sudan Ucuz | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: sudan ucuz

Türkçe - İngilizce Sözlük

exceptionally cheap. dirt cheap. with a fine pencil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F ). Hasetçilikle, hasetçiye yakışır bir surette, kıskanarak.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [حسودانه] kıskanarak, kıskançlıkla.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [مسعودانه] mesutça, bahtiyarlıkla.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(SÜDAN) (i. A.). 1. Zenciler. 2. Orta Afrika’da büyük bir ülke ki, doğusu Araplar’la meskûn ve bugün Sudan adındaki devleti teşkil etmektedir. Batı Sudan’a ise bugün «Mali» denmektedir ve bu devlette zenciler yaşar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Önemsiz, saçma, baştan savma: Sudan bahaneler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sudanese. unsatisfying. unsatisfactory. flimsy. slight. thin. sorry. watery. sudan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

casual. thin. of no significance. empty. insubstantial.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a region of northern Africa south of the Sahara and Libyan deserts; extends from the Atlantic to the Red Sea a republic in northeastern Africa on the Red Sea; achieved independence from Egypt and the United Kingdom in 1956; involved in state-sponsored ter

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Sudan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a republic in northeastern Africa on the Red Sea; achieved independence from Egypt and the United Kingdom in 1956; involved in state-sponsored terrorism. a region of northern Africa south of the Sahara and Libyan deserts; extends from the Atlantic to the

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Sudan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Ülke

Coğrafi Verileri

Konum: Kuzey Afrika, Kızıldeniz kıyısında, Mısır ile Eritre arasında yer alır.

Coğrafi konumu: 15 00 Kuzey enlemi, 30 00 Doğu boylamı.

Haritadaki konumu: Afrika.

Yüzölçümü: 2,505,810 km².

Sınırları: toplam: 7,687 km.

sınır komşuları: Orta Afrika Cumhuriyeti 1,165 km, Cad 1,360 km, Demokratik Kongo Cumhuriyeti 628 km, Mısır 1,273 km, Eritre 605 km, Etiyopya 1,606 km, Kenya 232 km, Libya 383 km, Uganda 435 km.

Sahil şeridi: 853 km.

İklimi: Güneyde tropikal, kuzeyde çöl iklimi görülür.

Arazi yapısı: Genellikle düz ovalar, doğu ve batıda dağlar.

Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Kızıldeniz 0 m.

en yüksek noktası: Kinyeti 3,187 m.

Doğal kaynakları: petrol; demir, bakır, krom, çinko, tungsten, mika, gümüş, altın, hidro enerji.

Arazi kullanımı: tarıma uygun topraklar: %5.

daimi ekinler: %0.

Otlaklar: %46.

Ormanlık arazi: %19.

Diğer: %30 (1993 verileri).

Sulanan arazi: 19,460 km² (1993 verileri).

Doğal afetler: Toz fırtınaları.

Nüfus Bilgileri

Nüfus: 36,080,373 (Temmuz 2001 verileri).

Nüfus artış oranı: %2.79 (2001 verileri).

Mülteci oranı: 0.04 mülteci/1,000 nüfus (2001 tahmini).

Bebek ölüm oranı: 68.67 ölüm/1,000 doğan bebek (2001 tahmini).

Ortalama hayat süresi: Toplam nüfus: 56.94 yıl.

Erkeklerde: 55.85 yıl.

Kadınlarda: 58.08 yıl (2001 verileri).

Ortalama çocuk sayısı: 5.35 çocuk/1 kadın (2001 tahmini).

HIV/AIDS - hastalıklarına yakalanan yetişkin sayısı: %0.99 (1999 verileri).

Ulus: Sudanlı.

Nüfusun etnik dağılımı: zenci %52, Arap %39, Beja %6, yabancı %2, diğer %1.

Din: Sünni Müslüman %70, yerel inançlar %25, Hıristiyan %5.

Diller: Arapça (resmi), Nubice, Ta Bedawie, çeşitli Nilotic lehçeleri, Nilo-Hamitic, Sudan dilleri, İngilizce.

Okur yazar oranı: 15 yaş ve üzeri için veriler.

Toplam nüfusta: %46.1.

erkekler: %57.7.

kadınlar: %34.6 (1995 verileri).

Yönetimi

Ülke adı: Resmi tam adı: Sudan Cumhuriyeti.

kısa şekli : Sudan.

Yerel tam adı: Jumhuriyat as-Sudan.

yerel kısa şekli: As-Sudan.

Yönetim biçimi: Parlamenter Cumhuriyet.

Başkent: Hartum.

İdari bölümler: 26 vilayet; A’ali an Nil, Al Bahr al Ahmar, Al Buhayrat, Al Jazirah, Al Khartum, Al Qadarif, Al Wahdah, An Nil al Abyad, An Nil al Azraq, Ash Shamaliyah, Bahr al Jabal, Gharb al Istiwa’iyah, Gharb Bahr al Ghazal, Gharb Darfur, Gharb Kurdufan, Janub Darfur, Janub Kurdufan, Junqali, Kassala, Nahr an Nil, Shamal Bahr al Ghazal, Shamal Darfur, Shamal Kurdufan, Sharq al Istiwa’iyah, Sinnar, Warab.

Bağımsızlık günü: 1 Ocak 1956 (Mısır ve İngiltere’den).

Milli bayram: Bağımsızlık günü, 1 Ocak (1956).

Anayasa: 12 Nisan 1973.

Üye olduğu uluslararası örgüt ve kuruluşlar: ABEDA, ACP (Afrika - Karayip - Pasifik Ülkeleri), AfDB (Afrika Kalkınma Bankası), AFESD (Arap Ülkeleri Ekonomik ve Sosyal Kalkınma Fonu), AL, AMF (Arap Ülkeleri Para Fonu), CAEU (Arap Ülkeleri Ekonomik Anlaşmalar Konseyi), CCC (Gümrük İşbirliği Konseyi), ECA (Birleşmiş Milletler Afrika Ekonomik Komisyonu), FAO (Tarım ve Gıda Örgütü), G-7


Ülke by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Sudan. Sudanese s., i. Sudanlı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Su gibi güzel, parlak.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exceptionally cheap. dirt cheap. with a fine pencil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (m. Sûdâniyye). 1. Sudan’a ait. 2. Sudanlı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sudan ahalisinden olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sudanese.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Sudanese.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). 1. Bedeli, fiyatı düşük olan, pahalı zıddı, ehven: Buğday bu yıl pek ucuzdur. 2. Az bedel karşılığında: Bu eti pek ucuz almışsınız. 3. mec. Az zahmetle, pek kolay: Ucuz kurtulduk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir karında doğan üç kardeş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

catchpenny. cheap. inexpensive. dime. dirt cheap. dirt-cheap. giveaway. keen. low. trumpery. two-bit. cheaply. low.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cheap. economy. frugal. inexpensive. easy. facile.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

at a small charge. cheap. circular. at little / small cost. economy priced. at a low figure. gut- rot. inexpensive. cheap line. low. low- priced. popular. tatty. threepenny.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

triplet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

triplet. tripartite.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Ucuz mal satan. 2. Ucuz şeyler arayıp satın alan adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cheap. charging low prices. cheapjack.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Ucuz olmak, fiyatı düşmek, ehven satılmaya başlamak: Çilek hayli ucuzlamış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cheapen. to get cheap. go down in price. to become cheaper. to cheapen. to come down.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cheapen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Fiyatını indirmek, ucuz satmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cheapen. to cheapen. to lower the price.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cheapen. depreciate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (musiki). Batı musikisinde üçlü ölçülere ayrılabilen düzümler ki, ikizli düzümler’in zıddıdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Aşağı fiyatla satılma. 2. Her şeyin ve zarurî ihtiyaçların aşağı fiyatla satıldığı (yer): Anadolu’nun iç tarafları ucuzluktur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sale. dumping. special offer. cheapness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

frugality. cheapness. bergains. sale. inexpensiveness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cheapness. moderateness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by