Sun ne demek? | Sun anlamı nedir? | Sun

Sun anlamı nedir?

Sun ne demek?

Sun anlamı nedir?

Sun | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: sun

Türkçe Sözlük

(i. A.). Yapış, iş, eser: Sun’-ı İlâhî = Tanrı eseri.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ صنع] yapma. 2.yaratma. 3.güç.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f (-ned, -ning) güneş; güneş ışığı; güneşli yer; gün, gündoğumu; (şiir) yıl, sene; şaşaalı şey; peykleri olan yıldız; f. güneşlendirmek; güneşlenmek. sun bath güneş banyosu. sun compass kutuplarda kullanılan ve güneş ışınlarıyla işleyen pusula. su

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Büyü, (bk.) efsûn.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [افسون] büyü, efsun.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Aksu).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) -Ak renkli yaban ördeği.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Aksungur).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) -Doğan cinsinden bir nevi av kuşu. - Aksungur b. Abdullah. Melikşah zamanında Halep’in hakimliğini, yöneticiliğini yapan Türk Emiri.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

keynote.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i) Asunsion, Paraguay ,ın başkenti,

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(z). ayrılmış olarak, parçalanm ış bir şekilde; parçalar halinde; birbirinden ayrı veya uzak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - (bkz.Aysun).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Ay gibi ışıltılı ve güzelsin anlamında.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - (bkz.Aysu).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - (bkz.Aysu).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Sungur).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Şalıin cinsinden, yırtıcı bir kuş.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Akkoyunlu hükümdarlarından. Gıyase’d-Din Baysungur. Timur’un torunu ve Şahruh Mirzanın oğlu. Büyük bir hattattır ve resim ve sanatın koruyucusu olarak tanınmıştır.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Nazik insan.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scientific thought.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in vain. needlessly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Boş yere.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. boatswain.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Boş yere, nafile, beyhude, lüzumsuz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in vain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fondly. futile. hopeless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in vain. for nothing. to no effect. uselessly. to little avail. without avail. to no end. to little purpose. to no purpose. thankless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - (bkz.Cansu). -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Yiğitlik, beceriklilik.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Kahraman, cesur, atak, delikanlı, yiğit. 2.Genç sağlıklı, gürbüz.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Babayiğit, boylu, boslu, delikanlı, gürbüz.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(f.). Çoksanmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

alga.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

alga.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. T. F). Türk musikisinde bir perdenin adı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. T. A.). Türk musikisinde bir perdenin adı.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). aynlma; nifak, ihtilaf.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). ayırmak, aralarını bozmak; ayrılmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ayrılık, ahenksizlik, uyumsuzluk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Dönerken, dönüşte: Kalemden dönüşün size uğrarım.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Çocukları devamlı ölen ailelerin yeni doğan çocuklarına verdikleri ad. *

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(t.a.i.) (Erkek İsmi) - Kız çocuğu olmayan ailelerin en son doğan erkek çocuklarına verdikleri isim.*

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cast about.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thought.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

philosophy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Düşünme, efkâr, endişe: Sizin bir düşünceniz vardır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thinking. reasoning. sentiments. thinking. thought. belief. idea. opinion. mind. consideration. judgement. apprehension. attitude. cogitation. conceit. counsel. fancy. remark. say-so. sense. voice. ideo-.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

argument. attitude. communion. conception. consideration. estimate. estimation. idea. judgment. mind. observation. opinion. remark. sense. sentiment. sight. thinking. thought. view. voice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

idea. opinion. reflection. thought. thinking. observation. anxiety. worry. conception. consideration. counsel. estimate n. proselyte. sentiments.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

latitude of thought.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Düşünce içinde bulunan, düşüncesi olan, dolgun, sıkıntıda, tasalı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thoughtful. considerate. regardful. circumspect. wistful. advised. forethoughtful. mindful. pensive. worried. abstracted. delicate. meditative. philosophic. philosophical. reflective. ruminant. ruminative. sophisticated. tactful. minded.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

considerate. contemplative. meditative. nice. pensive. preoccupied. reflective. thoughtful. anxious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pensive. thoughtful. careful. lost in thought. depressed. worried. mindful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deliberateness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Düşünmeden iş gören. 2. Tasasız.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brash.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thoughtless. inconsiderate. careless. mindless. unmindful. blind. blindfold. brusque. flighty. freewheeling. gauche. half-baked. headfirst. headforemost. headlong. heady. ill-advised. ill-judged. imprudent. impulsive. incautious. indiscreet. injudici. cav

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

careless. thoughtless. tactless. unworried. carefree.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), iyi düşünememe hali.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fecklessness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

indiscretion. lack of consideration. rash judgment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

meditate. muse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Düşünmeyi sağlamak: Bu çocuğun terbiyesi beni çok düşündürüyor. 2. Gaile ve endişeye sebep olmak, gaileye sokmak: Sizi bu kadar düşündüren nedir?

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

preoccupy. strike. to make think. to weigh on sb. to preoccupy. to worry. to disturb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make sb think. to give sb pause to think.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

engrossing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chamber. thought-provoking.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thought provoking.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Düşünmek işi, düşünüş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thinking. thought. consideration. cerebration. cogitation. drift. reck.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

argument. thinking. thought.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

advisement. thought. thinking. introspection. cogitation. contemplation. reasoning. reflection. study. think. think tank.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Düşünmek, Osm. tefekkür etmek, fikir ve mülâhaza eylemek: Ne düşünüyorsunuz? 2. Uzun uzadıya incelenip tetkik etmek: Düşünmeden söyleme. Siz bu işi iyi düşündünüz mü? 3. Hatıra getirmek: Ben bir şey düşündüm. 4. Üzülmek, tasalanmak, dertli olmak, keder eylemek: Hasta çok düşünüyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

think. give thought to. think of. conceive. imagine. remember. give a thought. be pensive. allow. balance. bethink oneself. cerebrate. cogitate. consider. consult. contemplate. deliberate. envision. excogitate. fancy. figure. intend. meditate. opine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

think. give thought to. think of. conceive. imagine. remember. give a thought. be pensive. allow. balance. bethink oneself. cerebrate. cogitate. consider. consult. contemplate. deliberate. envision. excogitate. fancy. figure. intend. meditate. opine. asso

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to think of. to consider. to think about. to worry about. care. chew over. cogitate. contemplate. contrive. deem. deliberate. entertain. expect. figure. give though to. look. mean. meditate. plan. puzzle over. reason. reckon. reflect. revolve. speculate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spiritual.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

intellectual. ideational fikri.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) Üzerinde çok durulmak, incelenmek, tetkik ve mülâhazadan geçrilmek: Düşünülecek iştir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be thought of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

revolve a problem. think.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (y. k.). Düşünen, düşünücü, mütefekkir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thinker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thinker mütefekkir.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thinker. intellectual.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Düşünmek işi. Ar. tefekkür, mülâhaza, Fars. endişe. 2. Gaile, vesvese, dalgınlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mentality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mentality. thought. way of thinking.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(EFSÜN) (i. F.). Büyü, sihir; eski Türkçe: Arpağ (halk dilinde: Afsun).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

charm. spell büyü. sihir.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [افسون] afsun, büyü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) 1.Efsun, büyü, sihir, gözbağcılık, (bkz.Füsun).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Efsuncu, üfürükçü, büyücü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Üfürükçü, büyücü, sihirbaz, eski Türkçesi arpağcı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Üfürükçülük, büyücülük, arpağcılık.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ افسونگر] afsuncu. 2.büyüleyici.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Bir büyücüye kendini okutup büyülenmek, okunmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kendini okutup büyü etmiş veya başkasının büyüsü kendisine tesir etmiş olan. Ar, meshûr.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(Lat.) birçok şeyden meydana gelen tek şey, Amerika Birleşik Devletlerinin resmi sloganı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Erdurmuş).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Gücünü, kudretini göst(Erkek İsmi)

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Ersu).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (efsûn’un hafifletilmişi). Büyü, sihir. (bk.) Efsûn.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

magic sihir. büyü. afsun.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

delight.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Büyü sihir. Şaşırtıcı güzelliğe sahip, hayret verici derecede güzel.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). T. Sihirbaz, büyüleyici. mec. Çok güzel, dilber.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Büyüleyici.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [فسون] afsun, büyü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ فسونگر] afsuncu, büyücü. 2.büyüleyici.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

ünlem çok yaşayın ! (aksıran bir kimseye söylenir).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

giresun.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Binboğa dağlarından Elbistan’ın güney batısında Seyhan nehrine karışan çay. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(f.). Bir işi güç görerek yapmak istememek.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Gül gibi çekici kadın. Güzel sevgili.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. gusn). Gusnlar, dallar, (bk.) Gusn.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Praise be to God ! Thank God.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Kış mevsimi yaklaştıkça, hava soğur, günler kısalır, yapraklar renk değiştirir ve yere düşerler, kar toprağın üzerini kaplar. İnsanlar sıcak alışveriş merkezlerinde ihtiyaçlarını alıp, sıcak arabalarında, sıcak evlerine gelirler. Üzerlerine kazaklar, hırkalar giyerler. İyi de, tabiatta doğal ortamda yaşayan hayvanlar kışı nasıl geçirir, hiç düşündünüz mü?

Bir kısmı daha ılıman yerlere göçeler. Bu konuda kuşlar ve balıklar avantajlıdır. Bazıları kendilerini kışa adapte ederler, daha kalın yeni tüyler çıkarırlar. Hatta bazı tavşan türlerinde karda saklanabilmek için tüyler beyazlaşır. Bazıları yiyeceklerini önceden depoladıkları bir sığınak bulurlar. Bazıları da toprakta derin tüneller açarlar ama bazıları için de kış mevsimini uyuyarak geçirmekten başka çare yoktur.

Genellikle ayıların kış uykusuna yattıkları bilinir ama bu doğru değildir. Gerçi ayılar kışın mağaralarda uzun uzun uyurlar ama bu kış uykusu değildir. Daha doğrusu kış uykusu bir çeşit uyku değildir. Normal canlılarda uyanıkken ve uyku halindeyken, vücut ısısında ve metabolizmanın çalışmasında ciddi bir fark yoktur. Oysa kış uykusu, hayvanların hayat ile ölümü ayıran çizgiye kadar gelmeleri şeklinde tanımlanabilir.

Bazı hayvanların kış uykusuna yatmalarının iki sebebi vardır: Havanın çok soğuması ve yiyecek bulma güçlüğü. Soğuk havada yaşayabilmek için hayvanların daha çok enerjiye ihtiyaç duymalarına rağmen karlı kış günlerinde yiyecek bulma imkanı azalır. Kış uykusu bu zor mevsimde hayvanın enerji ihtiyacını azaltır, enerji tasarrufu sağlar.

Kış uykusu bildiğimiz şekilde uymak değildir. Buna bilim dilinde ‘’hibernasyon’’ diyorlar. Vücut ısısının ortam sıcaklığına düştüğü bu durumu birçok balık türünde, kurbağalarda, sürüngenlerde, kuşlarda ve memelilerde görebiliyoruz.

Hakiki anlamda kış uykusuna yatan bir hayvanı (hibernatör) gördüğünüde, ölmüş olduğunu sanabilirsiniz. Vücut ısıları sıfır dereceye kadar düşebilir. Bir dakika içinde sadece brkaç kez nefes alırlar, kalp atış hızı o kadar düşüktür ki, hissedilmez bile. Havalar ısındığında ise vücudun normal düzene geçmesi sadece birkaç saat alır.

Kış uykusuna yatan hayvanlar, uyku süresince kendi vücutlarındaki yağı tükettikleri gibi ara ara uyanarak bulundukları yere yazdan stok ettikleri yiyeceği yiyenler de vardır.

Kış uykusu sırasında hayvanlar vücut ağarlıklarının yüzde kırkına yakınını kaybederler. Bu kaybın yüzde doksanına periyodik olarak uyanmalardaki ısı üretimi ve enerji kaybı sebep olurken geri kalan yüzde on kayıp ise uyku sırasında olur. Kış uyksu kış boyunca sürmez. Hayvanlar havaların soğumaya başlaması ile birkaç günlük bir uyku periyoduna girerler. Kış mevsiminin şartları ağırlaştıkça bu periyotlar uzar.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. hısn). Hısnlar, kaleler, (bk.) Hısn.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Sertlik, katılık, dürüştlük: HuşOnet-i tab’ = Tabiat sertliği.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خشونت] haşinlik, sertlik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

damn with!. down with !.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

moss.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Kişi yolsuz olduğunu bildiği bir işi yaparken kendini mazur göstermek için bahane uydurur. Atasözü

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Koşulmuş, birlikte sevkedilmiş halk, asker.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (dişi hayvan). Erkeğine talip olup kızmak, azmak: Kısrak, koyun kösünmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. «koşulmak» tan). 1. Bir adamın arkası sıra gidenler, gayretkeşler. 2. Arkadaşlar, yardakçılar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Pb senbolü ile gösterilen, yoğunluğu 11,3 olan yumuşak bir eleman. 2. Tüfek ve tabanca ile atılan mermi ki, kurşundan dökülür. Kurşun madeninden yapılmış: Kurşun boru, kurşun tahta, kurşun damga. Kurşun atmak = 1. Silâh boşaltmak: Oradan geçerken haydutlar bize kurşun attılar. 2. Çarpışmada bulunmak, düşmanlık etmek: Birbirlerine kurşun atıyorlar. 3. Nişana vurmak: Kurşun atmaya çıkmışlar. 4. mec. Hırsla istemek. Kurşun tavası = Kurşun eritecek küçük demir tava. Kurşun çıkaracak, sökecek = Tüfek ve tabancadan kurşunu çıkaracak burgu, horozayağı. Kurşun dökmek = Kurşun eritip hastanın üstünde su ile dolu bir kâseye dökerek gûyâ nazarın tesirini bozmak. Kurşuna dizmek = Askerî idam cezasını icra etmek, bir takım askere kurşun attırarak mahkûmu öldürtmek. Kurşun sirkesi = Kurşun asidi. Şeytan (ın) kulağına kurşun = Gıbtaya değer bir hâl söylenirken «münafık kulağına gitmesin» mânâsında kullanılan tâbir. Kurşuntuzu = Kimyada bir tuz. Kurşunkalem = Dışarısı tahta ve içerisi grafit kuru kalem ki, kâğıda sürülünce siyah çizgi bırakarak yazar. Boyalı kurşunkalem ™ Bu kalemin siyahtan başka renklerde yazanı, Kurşun gibi = Pek ağır. Kurşun merhemi = Bir çeşit cıvalı merhem.

Türkçe Sözlük by

ELEMENTLER

Simgesi: Pb

Atom Numarası: 82

Kütle Numarası: 207,2

Yoğunluk: 11,34 g/cm3

Erime Sıcaklığı: 327,46 °C

Kaynama Sıcaklığı: 1749 °C

Mavi-beyaz renkli, çok yumuşak, çürümeye karşı çok dayanıklı bir metaldir.

Radyoaktif maddeleri depolamak için ve radyoaktif ışınıma karşı kalkan olarak kullanılır.


ELEMENTLER by

Türkçe - İngilizce Sözlük

plumbic. bullet. lead. projectile. saturn. plumbo-.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bullet. round. lead. sinker. leaden.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lead. bullet. lead seal. leaden.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pencil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pencil. lead pencil. black lead.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lividity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kurşun döken ve satan adam. 2. Hastalara kurşun döken: Kurşuncu kadın.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kurşun renginde, açık kül renginde, sincâbî.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

leaden.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

leaden. dull grey.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grey. gray. leaden.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Kurşunla kaplamak, kurşunla örtmek. 2. Kurşunla damgalamak: Gümrükte bazı malları kurşunlarlar. 3. Kurşunla vurmak: Dün gece bir adamı kurşunlamışlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to cover sth with lead. to lead with a lead seal. to shoot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Kurşunla kaplanmak, örtülmek. 2. Kurşunla damgalanmak. 3. Kurşunla vurulmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be covered with lead. to be sealed with a lead seal. to be shot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kurşunla örtülmüş: Kurşunlu cami, hamam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

leaded. leady. plumbiferous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

containing lead. sealed with a lead seal. lead-covered.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

without lead.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unleaded.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (dişi hayvan). Erkeğini isteyip kızmak, azmak: Kısrak, koyun küsünmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kusulan şeyler.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Güçlendirilmiş, güçlü.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Kuşatılmış, sarılmış, çevrilmiş.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. masûne). Dokunulmazlık ve korunma altında olan, mahfuz, emin, sağlam.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مصون] korunmuş, saklanmış.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Korunmuş, korunan.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

korunmak, zarar gelmemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Masun).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (Osmanlılar’ca yapılmış bir kelimedir). Masunluk.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Bahar yağmuru yağmış toprak. 2.Baştan aşağı süslü zırh.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (-stood) yanlış anlamak, ters anlamak. misunder standing i. yanlış anlama; anlaşmazlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Türk musikisinde bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Esasında en kolay üretim biçimi kare kesitli kurşun kalemdir ama yazarken elde tutulması pek kolay değildin Yuvarlak kalemlerin elde tutulması kolaydır ama üretimi pahalıdır. Altıgen kesitli kalemler ise orta yoldur. Yuvarlak kesitli kalemler kadar kullanılması kolay ve üretimi daha ucuzdur.

Sekiz yuvarlak kurşunkalem için harcanan ağaçtan, dokuz altıgen kesitli kalem yapılabilir ve üretim safhası bir kademe daha kısadır.

Tabii ki, alıcılar için üretim maliyetlerinin pek önemi yoktur. Altıgen kesitli kurşunkalemlerin öbürlerine göre hala on bir kat daha fazla tercih edilmelerinin sebebi, belki de konulduğu masada yuvarlanıp, aşağıya düşmemeleridir.

Kurşunkalemlerin dışının sarıya boyanarak satışı 1854 yılma dayanır. Ancak 1890 yılma kadar bu rengi kullanmak çok önemsenecek bir faktör değildi.

1890 yılında Avusturya’da L&C Hardtmuth Co. isimli şirket öyle bir kurşun kalem üretti ki, diğer üreticiler de bu kaliteyi yakalamak zorunda kaldılar.

Bu kurşunkaleme meşhur Hindistan elması olan ‘Koh-I-Moor’ adı verilmişti ve altın sarısına boyanmıştı. Ayrıca içindeki siyah renkli kurşun ucuyla birlikte Avusturya-Macaristan imparatorluğunun bayrağını oluşturuyordu.

Bu kurşunkalem o kadar beğenildi ve o kadar başarılı oldu ki, sarı renk kurşunkalemdeki kalitenin bir simgesi olarak kaldı. Diğer kurşunkalem üreticileri de bu başarıdan pay alabilmek için ürünlerini piyasaya sarı renkte sürmeye başladılar. Bugün hala piyasada olan dört kurşunkalemden üçü san renktedir.

Kurşunkalemlerin içinde kesinlikle kurşun yoktur. Ana madde olarak kullanılan grafit 40 değişik malzeme ile karıştırılarak, yüksek sıcaklıkta çok ince çubuklar haline gelene kadar preslenir. Zaten kurşun çok zehirli bir elementtir. Kurşunkalem denilmesinin sebebi 16. yüzyılda grafiti bulan İngiliz bilimcinin onu bir çeşit kurşun elementi sanmasıdır. Ancak 200 yıl sonra grafitin bir çeşit karbon olduğu anlaşıldı.


Genel Bilgi by

İsimler ve Anlamları

(a.t.i.) (Kadın İsmi) - (bkz.Nurser).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Peki, dediğiniz gibi olmasını kabûl ederim: Öyle olsun.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

uncover.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

İlk gemi, Van gölünde, 16. yüzyılda, Osmanlı ordusunun Doğu seferi sırasında bir yeniçeri askeri tarafından yapılmıştı. Bu sanatkar asker sonralarda adını yaptığı eserlerle duyuracak olan Mimar Sinan’dı.

Genel Bilgi by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Sakin, soğukkanlı yapısı olan.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.) (doğrusu sansun). Vaktiyle düşmana saldırılmak üzere savaşta kullanılan iri köpek. (bk.) Sansun.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Eskiden kavga köpeklerini İdare ve sevkeden erler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. ses taklidi). Şangırdama sesini ifade eder.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Samsun.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Samsuncu.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ثلثون] otuz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Otuz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ Ar. şeref; sunûh = akla gelmek). Şerefle akla gelen (padişah emirleri).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ Ar. şeref; sunûh = akla gelmek). Şerefle akla gelen (padişah emirleri).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stray bullet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. güneş banyosu yapmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. güneşte kurutulup konserve yapılmış (et).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. güneşte kurutmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. güneş geçirmez.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Erkek ördek. 2. Suna gibi güzel.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Şu zamirinin datif hâli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

drake.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Erkek ördek. Görünüşündeki zerafet sebebiyle bayan ismi olarak kullanılmıştır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(fi.). Tapınaklarda üzerinde kurban kesilen, başında merasim yapılan taş masa.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

altar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

altar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Saygılı bir biçimde verir, takdim ed(Erkek İsmi)

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Ay’ı sun, getir. Sun ve ay kelimelerinden birleşik isim. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. güneş ışını.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (Halk dilinde: Zanbuka). Bir cins küçük gemi veya büyük kayık.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. güneş şapkası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. su serpintisi içinde görülen gökkuşağı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. Sebânik). At tırnağı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Soğandan olan çiçek ki çeşitleri vardır. Sevgilinin saçı hakkında kullanılır. (Botanik). Sünbüi-1 RÜmî = Fr. Nard ve «ünbül-i Hindi = Fr. Nlard Indien denilen ve bizim bildiğimiz sünbüle benzemeyen çeşitleri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Başak. 2. (Astronomi) 12 burçtan biri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (musiki). Türk Musikisin’de artık kullanılmıyan bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. T.) (musiki). Türk Musikisi’nde tiz sekizlideki si bemol perdesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Sünbül çiçeklerinin sevdiği bulutlu ve kapalı, fakat letâfetli ve yağmursuz heva: Sünbülî hava. 2. Şeyh Sünbül SinSn Efendi’nin kurduğu tarikata mensup.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. güneş yanığı; f. güneşten yanmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. genellikle bulutlar arasından yayılan şiddetli güneş ışığı; güneş şeklindeki mücevherat.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Şu zamirinin lokatif hâli.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. üstü ceviz, meyve ve ağdalı şurup ile kaplanmış dondurma, peşmelba.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Şu zamirinin ablatif hâli.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. pazar günü. Sunday school kilisede pazar günü din dersleri verilen okul. a month of Sundays k.dili. uzun müddet. Sunday-go-to- meeting s., k.dili. en iyi, bayramlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. ayırmak, koparmak, ayrı bırakmak, bölmek; kopmak, ayrılmak; i. ayırma; kopma. cut in sunder, cut asunder parçalara ayırmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. güneş gülü, bot. Drosera.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. güneş saati.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yalancı güneş, güneşin hayali.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. güneş batması, gurup, akşam; geniş kenarlı kadın şapkası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., k.dili. serseri kimse; Avustralya'da dilenci serseri; (argo) çok sıkı disiplinli gemi süvarisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. güneşte kurutulmuş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., çoğ. ufak tefek şeyler.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ. -drops) akşam çuhaçiçeği, bot. Oenothera.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. çeşitli, ufak tefek, türlü türlü; bazı, birtakım.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Önü açık (atı altı, hayvanların 1 barınmasına ve Alet koymaya mahsus üstü örtülü ve önü açık yer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

porch. shed. temporary store. lean-to roof. penthouse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

penthouse. projection. shed. lean-to roof. lean-to shed. shanty. barn. hanger. bracket. portico. cot. hovel. portal. porch. prostyle. projecting. projected. console. coving. cantilever. overhung.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to project. to extend. to prolong. to overhang. to let. to let to jut.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Eski bir çeşit İpek kumaş.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Eskiden altın veya gümüş tellerle nakışlı olarak dokunan bir çeşit ipekli kumaş. Kur’an’da cennet elbisesi anlamında Kehf: 31, Duhan: 53, İnsan suresi 21.ayetlerde mezkurdur.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Yeşilbaşlı kılkuyruk yaban ördeği (Asıl Türkçe’de ördeğin erkeğine denir).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. Sünnet). Sünnetler. (bk.) Sünnet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Miskin, mıymıntı, üstü başı pis, murdar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

supine and slovenly dressed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Sunucu, sunan.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. güneşte solmayan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ. -fish, -fishes) ay balığı, pervanebalığı, zool. Mola mola; güneş balığı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ayçiçeği, gün çiçeği, günebakan, bot. Helianthus annuus.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. sing.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. R.). 1. Denizden çıkarılan ve bitkiye benzer bir hayvan olan hafif bir cisim ki silmeye, ovmaya ve su vesair suları toplamaya yarar. 2. Süngere benzer kabaca ve yumuşakça şey: Süngertaşı = Süngere benzer hafif bir taş kî mermerleri ve tahtaları ovmaya yarar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sponge. foam rubber. foam.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sponge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sponge. foam rubber.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spongy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pumice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Süngere benzeyen bir doku.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. zooloji). Vücutları dar ve uzun kanalcıklardan ve bu kanalcıklara açılan deliklerden ibaret deniz hayvanları takımı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çok gözenekli ve pürüzlü bir yanardağ feldispatı.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. büyüteç, pertavsız.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., (çoğ.) güneş gözlüğü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tan, fecir; güneşin ısıtıcı ışığı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Dürtüp delecek demir silâh ki tüfeğe veya mızrağa takılır. Süngü davran = Süngü kullanılma kumandası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gift. sacrifice (to a god.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bayonet. bayonet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bayonet. slice bar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bayonet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Armağan, bağış, ihsan. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stab.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Sünaü ile vurmak, süngü kullanarak hücum etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to bayonet. to stab. thrust through.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be bayoneted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Yetenek. 2.Bağış, ihsan.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Akdoğan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

white falcon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Sakin, soğukkanlı (kimse). 2.Akdoğan.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Soğukkanlı ve doğankuşu gibi güçlü, yiğit.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Sunguralp).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Sunguralp).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

artificial. false. spurious. synthetic. synthetical. imitation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

artificial. false. affected.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

artificial. imitation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

False. affected. contrived. cultured. sophisticated. synthetic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

artificial fertilizer / manure. artificial fertilizer. artificial manure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

artificial silk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

artificial respiration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

artificial respiration. kiss of life.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., bak. sink. sunk fence hendek içinde saklı bahçe duvarı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. su içine gömülmüş; bir yüzey altında olan; etrafından daha alçak seviyede olan; çökmüş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Sungur.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. güneş görmeyen, güneş almayan; kasvetli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. güneş ışığı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. güneşli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

offer. presentation. rendering. rendition.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

presentation. submission. offer. presentment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Vermek, uzatmak, takdim ve arzetmek: Bir kadeh, bir bardak şerbet sundu; dilekçe sundu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

offer. put forward. hold forth. serve up. introduce. represent. bring in. confer. dish. dish up. emcee. exhibit. furnish. go over. go through. help smb. to smth. initiate. lay. lodge. pass in. prefer. present. proffer. put in. put to. put up. render.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bestow. compere. extend. prefer. present. proffer. render. submit. tender. weave. to put forward. offer. to present. hand. give. to offer. to submit. to bestow. to perform. to play.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

submit. to present. to submit. to perform. to project. to overhang. to reach. to hand. to offer. to represent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

expansion. extension. linear expansion. elongation. lengthening. creep. creeping. elesticity. yield. strain. stretching. stretch. traction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to stretch. become stretched out. become extended. to creep.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to expand. to extend. to elongate. to lengthen. to creep. to yield. to strain. to stretch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., sunn hemp bir cins kenevir, bot. Crotalaria juncea.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sünnet, farz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.), (bk.) Sünnet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c. Sünen), t. Peygamberimizin yaptığı şeyler: Sünnet-i şerife, sünen-i seniyye. 2. Ar. Hitân: Çocuğu sünnet etmek, sünnet düğünü. Ehl-i Sünnet, Ehl-i Sünne ve’l-Cemâa = Dört Sünnt mezhebin hepsi ki, Müslümanlar’ın % 90’dan fazlasını teşkil ederler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

circumcision.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The Sunna (the sayings and doings of Mohammed , which form a basis. circumcision.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.İyi ahlak, iyi tabiat. 2.Hz.Muhammed’in sözleri, işleri ve tasvipleri.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

circumcision feast.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

circumcise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sünnet eden adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

circumciser.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

circumciser.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

circumcising.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

circumcised.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

circumcised.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

uncircumcised.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

uncircumcised.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Allah’ın koyduğu nizam.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i A.) (m. Sünniyye) (Sünnet’ ten imen.). Ehl-i sünnet mezheblerinden birine mensup.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sunni. sunnite.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sunni.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Sünnilik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Sünni.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. güneşli; güneş gibi; neşeli. sunny side güneşli taraf; (bir işte) iyi cihet, ümit verici yön. sunny side up çevrilmeden pişirilen (tavada yumurta).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gündoğumu, güneş doğuşu; sabah.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bol pencereli ve güneşli oda.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bitkilerde görülen fazla güneşten ileri gelen hastalık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bitkilerin fazla güneşten kavrulması.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. günbatımı, güneş batması, gurup; akşam; günbatımında gök renkleri; çöküş devri, gerileme devri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. güneş siperliği, güneşlik; güneş şemsiyesi; tente.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. güneş ışığı; güneş; güneşin ısıtıcı ışığı; neşelilik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. güneş lekesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yıldıztaşı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. güneş çarpması.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Sun’İ tahta sözünün kısaltılmışı. Doğramacılıkta kullanılan ve sıkıştırılmış talaş ve yongadan ibaret olan tahta.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hardboard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chipwood. chipboard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fiberboard. chipboard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F ). Nalbant keskisi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Gürültülü, patırtılı: Sunturlu düğün, kavga.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Şu zamirinin akküzatif hâli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

supply. offer. supply.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

presentation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

announcer. presenter. hostess. emcee.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

compere. ham. host. compère. emcee.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

server. master of ceremonies. emcee. compère. narrator.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

compèring. emceeing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. Sınıf). Sınıflar, (bk.) Sınıf.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [صنوف] sınıflar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.) (c. SünûhSt). Akla ve hatıra gelme.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Hatırlayan, gönül alan, kolay anlayan.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Allah’ın yarattığı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

presentation. submission.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be presented to / submitted to.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i A.). Kuvvetli ve doğru bilgiye erişme, ilhâm.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. sene). Yıllar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Şu zamirinin genitifi.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., A.B.D. gündoğumu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

presentation. presentment. submission. submittal. offering. feature.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

submission. presentation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

presentation. submitting sth. formal report.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

z., s. güneşe doğru (olan). sunwards z. güneşe doğru.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

z. güneşin hareket ettiği yönde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Kusurlu davranış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. sânia). Yapma, uydurma, sahte, zıddı: tabiî: Sun’İ dişler.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [صنعی] yapay.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(alga): Tatlı bitkiler şubesinden; genellikle suda yaşayan klorofilli bitkidir. Yeşil, esmer, kırmızı ve mavi su yosunları diye sınıflara ayrılır ve değişik alanlarda kullanılırlar. Soda, potas ve iyot elde edilir. Tarım, sanayi ve tıpta kullanılır. Bazı memleketlerde de besin olarak yenir. Kullanıldığı yerler: Fistüllü yaraları genişletmek için cerrahide kullanılır. Dıştan tatbik edildiğinde zayıflatıcı özelliği de vardır.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hısn» dan mastar). Korunmak için bir istihkâm içine çekilme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «huşûnet» ten masdar). Huşûnet gösterme, sertleşme, katılaşma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

legislative immunity. immunity accorded to legislators.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Dana hâlinden çıkıp iki yaşını geçmiş sığır aygırı, genç boğa. 2. mec. Tıknazca ve kuvvetli yiğit: Ha tosunum, göreyim seni!

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bullock.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

young bull. bullock. lad.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Normalden daha iri doğmuş bebek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

big and healthy newborn baby.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. denizaltı yer sarsıntısından ileri gelen büyük dalga.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tanınmamış, ünsüz, duyulmamış; söylenmemiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Hüzün. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Hüzünlü hanım.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Kalabalık, izdiham. Üşüntü etmek = Bir işi elbirliğiyle bitirmek üzere her taraftan girişmek.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. paskalyadan sonraki yedinci pazar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Tarz, üslup, töre. 2.Doğa, tabiat.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.) (y. k.). Mahrum.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bare of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

devoid. lacking. deprived. bereft. devoid. wanting. destitute.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

devoid. lacking.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deprivation mahrumiyet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

defect. deprivation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Rutûbetli, ıslak. Taşların ve ağaç kabuklarının üzerinde hâsıl olan ince çim: Taş, ağaç yosun bağlamak, yosunlarını ayıkladık. 2. Durgun suların üzerinde hâsıl olan yeşil ketencik: Su yosun, kurbağa yosunu. 3. Denizden çıkan otlar: Deniz yosunu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

alga. algae. hydrophyte. lichen. moss. seaweed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

moss. mossa name.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

moss.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(moss): Çiçeksiz bitkilerin; suların yüzünde veya diplerinde bulunan bir şubesidir. Kullanıldığı yerler: Sürüldüğü yerleri zayıflatır. Haşlanması bağırsak kurtlarını döker. Saçlar yıkanırsa kuvvetlendirir.

Şifalı Bitki by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Çoğu sularda yetişen, ilkel yapıdaki bitkilerin genel adı. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(f.). Yosun bağlamak: Bu duvarlar, ağaçlar yosunlandı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yosun bağlamış, yosunla örtülü: Yosunlu taş, su,

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Yüksümek.

Türkçe Sözlük by