SÜzdÜ | SÜzdÜ ne demek? | SÜzdÜ anlamı nedir?

SÜzdÜ | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: suzdu

Genel Bilgi

13 sayısının uğursuz olduğuna ilişkin inanç dünyada o kadar yaygındır ki, yaşamı birçok yönde ciddi olarak etkilemektedir. Bazı ülkelerde evlerin kapılarına 13 numarası verilmez, uçaklarda 13. koltuk sırası yoktur, apartmanlarda, otellerde 13. kat ya 12A’dır ya da 14’tür. 13 numaralı oda yoktur. Olsa bile insanlar o odada kalmak istemezler. Hatta ayın 13’ünde işe gelmeme, uçak ve tren rezervasyonlarının iptali, alışverişin düşmesi ve benzeri davranışların ABD’ye günde milyonlarca dolara mal olduğu söylenmektedir. Bu inanç bir fobi yani bir çeşit korku hastalığı olarak kabul edilmiş olup adı ‘triskaidekaphobia’dır.

Genel olarak bu inancın, Hz. İsa’nın meşhur son yemeğindeki havarilerin sayısından kaynaklandığı sanılsa da, kökü çok daha eskilere mitolojik tanrıların yaşadığına inanılan çağlara, İskandinavya topraklarına kadar gider.

O zamanlarda ışık ve güzellik tanrısı Balder bir ziyafet verir. Balder Vikking’lerin meşhur tanrısı Odin ile Frigga’nın oğulları olup, ay kraliçesi Nanna’nın da eşidir. Bu ziyafete 12 kişi davetli iken, yalanların ve hilelerin tanrısı Loki, davetli olmadığı halde, zorla 13. kişi olarak katılmak ister. Ancak bu arada çıkan tartışmada, Loki diğer tanrılar tarafından da çok sevilen Balder’i öldürür.

Bu mitolojik hikaye ve inanış İskandinavya’dan Avrupa’nın güneyine kadar yayılır. Hıristiyan din adamları bu halk masalını kullanırlar ve Hz. İsa’nın son yemeğine uygularlar. Hıristiyan versiyonunda Balder’in yerini Hz. İsa, Loki’nin yerini de hain Judas alır. Bu yemekten sonra 24 saat içinde de Hz. İsa çarmıha gerilerek öldürülür. Bu nedenle Hıristiyanlarda akşam yemeğinde 13 kişi bir araya gelirse bunlardan birinin başına bir felaket geleceğine inanılır.

Bu inanışlara göre 13 sayısı uğursuzdur ama ayın cumaya rastlayan 13. günü hepten uğursuzdur. Ancak böyle bir günde doğmuşsanız tam tersi, yani 13 sizin uğurlu gününüzdür.

Cuma gününün uğursuz sayılmasına Havva anamızın Adem babamıza elmayı cuma günü yedirtip cennetten kovulmasına sebep olması, Hz. Nuh zamanındaki büyük selin cuma günü olması, Hz. İsa’nın cuma günü çarmıha gerilmesi gibi olaylardan biri veya hepsi neden olmuş olabilir. Müslümanlar ise Hz. Adem’in cuma günü yaratıldığına inandıklarından bu güne diğer günlerden daha çok değer verirler.

13 sayısının uğursuzluğuna duyulan inancın kökeninde bir yıl içinde ayın 13 kez dolunay olarak gözükmesinin yattığını söyleyenler de vardır.

Türkçe Sözlük

(i. Fr. Action). Şirket ve ticaret hissesi, sehim (karşılığı olduğu için lüzumsuzdur. Hele hissedar mânâsiyle «aksiyoner» demek büsbütün lüzumsuzdur).

Türkçe Sözlük

(i.) (Rumca ve Arnavutça’dan). Arnavûd suretinde yazılması lüzumsuzdur. Balkan yarımadasının batı cihetinde oturan bir kavim. Arnavut elması = Kalkandelen cihetinde çıkan Alâ cinsi. Arnavut biberi = Kırmızı biber. Arnavut peyniri =: Arnavutluğun Koniça cihetinde çıkan ufak, kelle şeklinde yağlı bir cins peynir. Arnavut darısı = Darının bir cinsi. Arnavut rıhtımı = Denizin dibini biraz tarayıp büyük taşları birbiri üzerine oturtmak suretiyle yapılan hafif rıhtım. Arnavut kaldırımı = Aynı şekilde yapılmış kaldırım.

Şifalı Bitki

(Kurtagzı, Tavşandudağı, Anthirinum, Linaire, Muflier): Türlü renklerde yetişen güzel görünümlü bir bitkidir. Kokusuzdur. Daha ziyade süs bitkisi olarak kullanılır. Kullanıldığı yerler: Balgam söktürür. Bronşitte rahatlık verir.

Türkçe Sözlük

(i. biyoloji) (y. k.). Barsaklarda kalan sindirim artıkları, böbreklerin süzdüğü sidik ile tükrük, sümük ve ter gibi salgıların vücuttan dışarı atılması, ifrağ.

Teknolojik Terim

Doğrusal Motorlu İzleme Sisteminde, lazer, manyetik alandaki değişikliklere göre hareket eder. Yüksek hızlı, doğru konum kontrolü sağlar ve neredeyse tamamen gürültüsüzdür ve aşınmaz. Doğrusal Motorlu İzleme sistemi, hassas izleme ve CD üzerinde herhangi bir noktaya hızlı erişim sağlar.

Türkçe Sözlük

(i.). 1. İnsanın duygu merkezi, yüreğin mânevi varlığı, kalb, Fars. dil. Ar. fuâd: Gönlüm istiyor, gönlüme tesir etti, gönül ihtiyarlamaz. 2. mec. Duygu, his, tesir: O adamda gönül yoktur. 3. Muhabbet, şefkat, sevgi: Gönül vermek, bağlamak. 4. Aşk, alâka, ibtilâ: Gönül çekiyor, gönül belâsı. 5. İstek, arzu, heves, meyil, hâhiş: Okumaya gönlü yoktur. O kitapta gönlüm kaldı. Gönül ile, gönülsüz işliyor. 6. Rıza, muvafakat: Bir türlü gönlü olamadı. Ben, onun gönlünü ederim. 7. Cesaret, cüret, şecaat (bu mânâ ile yürek daha çok kullanılır). 8. Kibir, gurur, Ar. taazzum, tekebbür: O adamda hiç gönül yoktur. Pek gönülsüzdür. 9. Ahlak, yaradılış, sîret, tabiat, duygu: Gönlü güzel adam. Onun gönlü kimsede yoktur. 10. Hatır: Gönlünü almak, yapmak, gönül kırmak. 11. Mide: Gönlüm bulanıyor. O yemeği gönlüm almadı. Gönül açılmak = Ferahlamak, neşelenmek. Gönül açıklığı = Ferahlık, neş’e. Gönül almak = Hatır yapmak, memnun etmek, sevindirmek. Gönül eğlencesi = Gönlü dinlendiren şey, Fars. dil-Arâm, dil-firîb. Gönlü olmak = Razı olmak, rıza vermek, muvafakat etmek. Gönlünü etmek = Kandırmak, Osm. ırzâ etmek. İki gönül bir olmak = Sevişmek, Osm. muâşaka etmek. Gönül bulandırmak = Yürek bulandırmak, mide kabartmak. mec. Şüpheyi davet etmek. Gönül bulanmak = Yürek bulanmak, mide bozulmak, kusacak hâle gelmek, mec. Şüphelenmek’. Gönül bolluğu = Kanaat, göz tokluğu. Can ve gönülden = Samimiyetle, arzu ile. Hatır, gönül = İltimas, birini memnun etmek için adalet ve hakkaniyetten ayrılma. Gönlü hoş olmak — Memnun ve hoşnut olmak. Gönül hoşluğu = Memnuniyet, hoşnutluk. Gönülden = Kalben, arzu ile, isteyerek. Gönülden kopmak = (bir sadaka veya iane için) Kendiliğinden verilmek: Herkes gönlünden ne koparsa verir. Gönül darlığı = Hüzün, keder, ıztırap. Gönül kalmak = Kırılmak, hatır kalmak, Osm. münfail ve münkesir olmak. Gönlü kara = Kötülük isteyen, kötü niyetli, yüreği fena. Gönül kırmak = Hatır bozmak, üzmek, kelbini kırmak. Gönlünce = Arzusunca, İstediği gibi.

Türkçe Sözlük

(i.). Hüküm, kuvvet ve tesiri olmayan, Osm. keen-lem-yekün olan: Feshedilmiş kanunlar hükümsüzdür.

Türkçe Sözlük

(i. A. «iffet» ten masdar). İffetli ve namuslu olma (iffet bu mânâyı ifade ettiğinden lüzumsuzdur).

Şifalı Bitki

(populus): Söğütgiller familyasından, sulak yerlerde yetişen bir çeşit ağaçtır. Akkavak, titrekkavak, tellikavak, servikavağı, karakavak, Hollandakavağı gibi çeşitleri vardır. Hekimlikte karakavak kullanılır. Karakavak 25-30 metre boyunda, gövdesi kalın bir ağaçtır. Yaprakları üçgen şeklinde, dişli ve tüysüzdür. Yaprak tomurcukları tanen, uçucu yağ, mum, salisin ve populin adı verilen glikozitleri taşır. Kullanıldığı yerler: Kavak tomurcuklarından hazırlanan merhemler basur memelerinin ve romatizmanın lokal tedavisinde kullanılır. Karakavak odunun yakılmasından kömür elde edilir. Mide ve bağırsaklardaki gazı giderir. Yine bu kömürden yapılan diş tozları da dişlerin temizlenmesinde ve dişetlerinin kuvvetlendirmekte kullanılır.

Şifalı Bitki

(valeriana): İkiçenekliler sınıfının, kediotugiller familyasından; kökü az etli, çok yıllık bir otsu bitkidir. Boylarına göre iki gruba ayrılır. Bir kısmının boyu 5-50 santimetre kadardır. Diğerleri ise, 2 metreyi bulabilirler. En yaygın türü tıbbi kediotudur. Yurdumuzda büyük yapraklı kediotu, küçük kediotu ve dağ kediotu gibi türleri vardır. Tıbbi kediotu: Avrupa ve Kuzey Asya’da yabani olarak yetişir. Öneminden ötürü kültür bitkisi olarak da yetiştirilir. 1-1,5 metre yükseklikte çok yıllık bir kediotu türüdür. Gövdesinin içi boştur. Yarprakları karşılıklı olarak dizilmiştir. Sapları kısa, kenarları dişlidir. Çiçekleri büyük, beyaz veya pembe renklidir. Meyveleri küçük ve tüylüdür. Rizom ve köklerinde nişasta, şeker, reçine, chatin, valerin ve uçucu bir yağ vardır. Kökü tazeyken kokusuzdur. Kuruduğu zaman keskin fena bir kokusu vardır. Kullanıldığı yerler: Sinirleri telkin eder. Nevrasteni ve isteride faydalıdır. Ateş düşürür, spazm çözer. Sinirsel baş ağrılarını, sinirsel çarpıntıları teskin eder. Tıbbi kediotunun kökünden elde edilen kediotu esansı isteri, kore ve epilepside kullanılır. Baş dönmesi, taşıt tutması ve heyecanlanma hallerinde kullanılır.

Şifalı Bitki

(melilotus): Baklagiller familyasından, Avrupa’da ve yurdumuzda yetişen, 30 - 100 cm boyunda, iki yıllık otsu bir bitkidir. Gövdesi silindir biçimindedir. Tüysüzdür. Çok dallıdır. Yaprakları almaşık dizilişlidir. Sarı çiçekleri güzel kokuludur. Meyvesi 4 mm kadar boyunda 1-2 tohumludur. Çiçekli ve yapraklı dallarında kumarin, melilotik ve kumarik asitler ile uçucu bir yağ vardır. Kullanıldığı yerler: Hafif kabız vericidir. Romatizma ağrılarını dindirir. Vücuda rahatlık verir.

Şifalı Bitki

(bingözotu): Çitsarmaşığıgiller familyasından; Anadolu’da ve Suriye’de yetişen, sarılarak tırmanan, sürünücü ve sütlü, çok yıllık bir bitkidir. Gövdesi ince ve tüysüzdür. Çiçekleri beyaz ve sarımsı renktedir. Meyvesi 4 tohumlu, 2 gözlü bir kapsüldür. Kökleri uzun ve kalındır. Kökü, nişasta, tanen, müsilaj ve “skammonin” taşır. Ev ilaçlarında kullanılmaması tavsiye edilir. Kullanıldığı yerler: Kalınbağırsağa tesir eden tahriş edici bir müshildir. Frengide faydalıdır.

Sağlık Bilgisi

Zihin ve vücudun aşırı derecede yorgun düşmesi sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Üzüntü, sıkıntı, endişe, yeteri kadar dinlenmeye vakit ayırmadan uzun süre çalışmak, bazı mikrobik hastalıklar ve sinirleri uyarıcı ilaçları uzun süre kullanmak nevrasteni için gerekli olan zemini hazırlar. Kişi gerçekte hasta olmadığı halde bazı organlarının hastalığından yakınır. Çabuk yorulur, çabuk sinirlenir, huzursuzdur, baş ağrıları vardır. Bazen de gözlerinin iyi görmediğini söyler. Dikkatini toplayamaz, uykuları da normal değildir. Cinsel ilişkide başarılı olamadığını, hazımsızlık çektiğini, vücudunun her yerinin ağrıdığını söyler. Tedavi amacıyla, ılık duş almak, istirahat etmek, vakit buldukça açık havada dolaşmak, günlük sıkıntılardan uzaklaşmaya çalışmak, hazmı güç şeyler yememek, kahve ve sigarayı terketmek gerekir. Ayrıca hastalık belirtileri tamamen kayboluncaya kadar aşağıdaki reçeteler de uygulanabilir.

Tedavi için gerekli malzeme : Yonca, su.

Hazırlanışı : Dört bardak suya 2 tutam yonca konur. Kaynatıldıktan sonra süzülür. Günde 3 kere birer çorba kaşığı içilir.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(z.) değil, olmayan. not a little epey not at all hiç, asla, katiyen. Not guilty. Suçsuzdur. Not half bad. Çok iyi. Hiç fena değil. not only this yalnız bu değil. Not that it matters. Mühim değil. whether he goes or not gitse de gitmese de.

Şifalı Bitki

(rezene): Maydanozgiller familyasından; Ege ve Akdeniz bölgesinde yetiştirilen 2 veya çok yıllık otsu bir bitkidir. Boyu 1-1,5 metre kadardır. Yaprakları saplı, almaşık dizilişli ve tüysüzdür. Gövdesi dik, silindir şekilli ve tüysüzdür. Sarı renkli çiçekleri şemsiye görünümündedir. Meyveleri silindirik, 11 milimetre kadar boyunda ve 4 milimetre kadar kalınlıktadır. Renkleri yeşilimsi esmerdir. Meyveleri, müsilaj, şeker, nişasta, tanen sabit ve uçucu yağ taşır. İlaçlarda tohumları ve kökü kullanılır. Kullanıldığı yerler: Mide ve bağırsak gazlarını giderir. Sinirleri ve ağrıları yatıştırır. İştahi açar. İdrar söktürür. Anne sütünü artırır. Boğmaca, dalak hastalıkları ve idrar zorluğunda faydalıdır. Kansızlığı giderir. Kan çıbanı ve göz zafiyetinde de kullanılır. Kalp hastalıkları, romatizma ve üremide faydalıdır. Bronşları boşaltır.

Sağlık Bilgisi

Hayat şartlarından fazlasıyla etkilenenlerde görülebilen, esasta önemli bir kaynağı olmayan bir rahatsızlıktır. Devamlı olarak endişe içinde olmak şeklinde görülenine anksiete, ruhi ve bedeni bitkinlik şeklinde görülenine de depresyon adı verilir. Hasta hayattan zevk almaz, her zaman mutsuzdur, huzursuzdur, sinirlidir. Uykuları düzensizdir. Gerçekte bir hastalığı olmadığı halde çeşitli hastalıkların varlığından şikayet eder. Tedaviye hayatının iyi yanlarını görmeye alışmakla başlanır. Sinirlenmekten kaçınmak, her kötü olayın iyi bir tarafı olduğunu görmeye alışmak, düzenli bir hayat sürmek gerekir. Ayrıca aşağıdaki reçetelerden herhangi biri de uygulanabilir.

Tedavi için gerekli malzeme : Yonca, su.

Hazırlanışı : Dört bardak suya 3 tutam yonca konur. Haşlandıktan sonra süzülür. Günde 3 kere birer çorba kaşığı içilir.

Şifalı Bitki

(soja hispida): Baklagiller familyasından; 1 - 1,5 m boyunda, bir yıllık otsu bir tarım bitkisidir. Çiçekleri menekşe sarısı rengindedir. Tohumu küre şeklinde, üzeri pürtüksüzdür. Bir yanında siyah leke vardır. Besleme gücü yüksek bir gıdadır. Kullanıldığı yerler: Vücudun geliişmesini sağlar. Şeker hastaları için faydalıdır. Sinirlerin ve adalelerin güçlenmesini sağlar. Zihin yorgunluğunda faydalıdır. Nekahat devresinin kısalmasını sağlar. Guatr olanlar kullanmamalıdır.

Türkçe Sözlük

(f.). Bir sıvıyı süzgeçten geçirerek tasfiye ettirmek: Suyu, sütü süzdürmell.

Türkçe Sözlük

(f.). t. (bir sıvıyı) Süzgeçten veya bir bez ve kumaştan geçirip tortuların geçmesine yol vermeyerek tasfiye etmek: Suyu, sütü süzmek. 2. mec. Yarı kapalı gözle bakıp incelemek: Kendisini baştan ayağa süzdü.

Şifalı Bitki

(avrupaçayı): Sıracagiller familyasından; çiçekleri mavi veya beyaz renkte olan bir bitkidir. Yuvarlak saplıdır. Duvar çatlaklarında yetişir. Taze iken kokusuzdur. Kuruduktan sonra güzel kokar. Kullanıldığı yerler: Hazmı kolaylaştırır. Baş ve kulunç ağrılarını keser. Çay gibi içilir.