Tûde ne demek? | Tûde anlamı nedir? | Tûde

Tûde anlamı nedir?

Tûde ne demek?

Tûde anlamı nedir?

Tûde | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: tûde

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [توده] yığın.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(sonek) -lik (Latince sıfatlardan isim yapımında kullanılır: fortitude, latitude).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). yükseklik, yükselti, irtifa.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). bolluk, genişlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). istidat, yetenek, kabiliyet , meyil, anıklık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). tutum, davranış, tavır; vaziyet alış; (hav). dünya ve ufka göre meyil (s).tutumla tutumla ilgili, vaziyete ait. attitudinize (f). tavır takınmak, vaziyet almak, çalım satmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). mutlak saadet, uhrevi saadet. the Beatitudes Hz isa'nın Matta incilinde geçen sözleri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kesinlik, katiyet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). örf, adet, alışkanlık, itiyat. consuetu'dinary (s). mutat, alışılagelen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ihtiyarlıktan ileri gelen elden ayaktan kesilme, düşkünlük.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kesinlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kullanılmayış, yürürIükten kalkma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). benzemeyiş, başkalık, fark.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (müz.) etud.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) tam ve doğru olma, her işi yolunda, vaktinde ve doğru olarak yapma, hatasızlık, kusursuzluk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). metanet sebat, tahammül. fortitudinous (s). metanetli, cesur, tahammüllü, dayanıklı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) şükran, minnettarlık, kadir bilme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) âdet, itiyat, alışkanlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). zihin körlüğü, anlayışsızlık; letarji.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yeteneksizlik, kabiliyetsizlik; uygunsuzluk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. şüphe, tereddüt, kararsızlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hudutsuzluk, mahdut olmayış, sonsuzluk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. nankörlük, iyilik bilmeyiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. rahatsızlık, sükunetsizlik; endişe, kaygı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) dermansızlık, halsizlik, bitkinlik, yorgunluk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) arz derecesi; genişlik; bolluk, şümul; serbestlik, tolerans, musamaha; (astr.), (coğr.) enlem; mıntıka; (foto.) filmin toleransı. high latitudes kutuplara yakın yerler. latitu'dinal (s.) arz cihetiyle, enine olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. boylam; astr. tul.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. büyüklük, boy; önem, ehemmiyet; astr. kadir. star of the first magnitude birinci kadirden olan yıldız.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., eski yumuşak huyluluk, munislik, uysallık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çok sayı; kalabalık, izdiham, halk yığını; çokluk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) siyahlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. soğuk laf, yavan söz; adilik, bayağılık, tatsızlık. platitudinize f. tatsız laflar söylemek. platitudinous s. souk laftan ibaret.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. dolu oluş, bolluk, mebzuliyet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. güzellik, zarafet. pulchritu'dinous s. güzel, zarif.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gonül rahatlığı, sükunet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) dürüstlük; doğruluk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) kulluk, kölelik; ceza olarak verilen iş mahkumiyeti; (huk.) irtifak hakkı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. benzerlik, müşabehet; teşbih, mesel, suret.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. merak, kuruntu, vesvese; arzu, iştiyak; endişe konusu olan şey, dert.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yalnızlık, tek başına olma; ıssız yer, tenha yer.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., eski. koyuluk (sıvı).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. öğrenci, talebe; uzman. student body bir okul veya üniversite öğrencilerinin tümü. student lamp değişik yönlere çevrilebilen masa lambası. student nurse hemşirelik öğrencisi. student teacher stajiyer öğretmen. studentship öğrencilik; ing. burs.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Övülmüş. 2. Övülmeye lâyık.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ستوده] övülmüş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. alçaklık, ahlaksızlık, kötücülük.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gerçeğe benzeyiş; ihtimal.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. değişme, değişiklik; çoğ. olaylar vicissitu'dinary, vicissitu'dinous s. değişikliklere maruz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by