T Aciz ne demek? | T Aciz anlamı nedir? | T Aciz

T Aciz anlamı nedir?

T Aciz ne demek?

T Aciz anlamı nedir?

T Aciz | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: aciz

Türkçe Sözlük

(TACİZ) (j. A. «acz» den masdar) (c. tâcîzât). 1. Aciz bırakma. 2. Rahatsız etme, rahatsızlık verme (bu ikinci mânâ dilimize mahsustur).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). İktidarsızlık, beceriksizlik, el yetmeme: Ben aczimi bilirim, aczimle beraber hizmet hevesiyle bu işe teşebbüs ettim; izhar-ı ıcz etmek = İktidarsızlığını itiraf ve beyan etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. Acize, c. aceze) (acz’den if.). 1. İktidarsız, geyr-i muktedir, zayıf, gevşek, elinden iş gelmez: Aciz bir adamdır; kendi işini görmekten Acizdir. 2. Şaşırmış, ne yapacağını bilmez, dermansız: Ben bu işde Aciz kaldım; insan cevap vermekten Aciz kalır. 3. Konuşan şahsın söylediği tevazu kelimesi: Acizleri, Aciz bendeleri. Darülaceze = Düşkünler yurdu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. icaz). 1. (anatomi). Sağrı, insan ve hayvanın gerisi, kıçı; azmü’l »cz = Kuyruk sokumu kemiği. 2. Beyitin son kelimesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

foible.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

helpless. inability. helplessness. weakness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insolvency. inability. weakness. helplessness. helpless. personal disability. unable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عاجز] aciz. 2.ben.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Aciz ve iktidarsızlıkla, hakirane: Acizâne takdimine cüret kılındı; Acizâne bir kitap yazmağa başladım. 2. Tevazu ifadesi olarak kullanılır: Taraf-ı Acizaneme irsal buyurulan tahrirat yed-i Acizaneme vasıl oldu.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [عاجزانه] acizce. 2.alçakgönüllüce.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Bu Acize ait veya mensup ve müteallik, tevazu tâbiridir: Pcder-i Acizî = Pederim; »Üy-I Aciziye — Taraf-ı Acizaneme, Acizâne tarafıma.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [عاجزی] acizlik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Beceriksizlik, kabiliyetsizlik. 2. Fakirlik, tevâzu.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عاجزیت] acizlik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-T.) bendeniz, ben.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

helplessness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

weakness. helplessness. insolvency. failure. unableness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sexual harassment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(HACZ) (i. A. hukuk). Birinden alacağını kurtarmak için bir mal veya mülkünü mahkeme tarafından rehin hükmüne koyup zapt veya satışını isteme muamelesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hacz» den). 1. Ayıran, bölen, tefrik eden. 2. (anatomi) Bedenin içindeki bazı oyukları ayıran bölme zarlarına denir: Hicâb-ı HAciz = Göğsü karından ayıran büyük zar, diyafram.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

distraint. sequestration. attachment. confiscation. distress. garnishment. levy. seizure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

distraint. sequestration. seizure. attachment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

attachment. distraint. sequestration. arrestment. confiscation. distress. levy. levy of distress. real poinding. salvage lien. seizure. judicial sequestration. take.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ حاجز] ayıran. 2.haczeden.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sequestered. sequestrated.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(NA-ÇİZ) (i. F.). Hiç hükmünde olan, ehemmiyetsiz: Nâçiz bir hediye.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

. humble. insignificant. worthless. insignificant. worthless değersiz. önemsiz.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ناچيز] değersiz, önemsiz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Acizâne: Nâçîzâne hediyem takdim kılındı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

. humbly. with great modesty. humble. insignificant. worthless. humbly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F.). Nâçizlik, değersizlik, ehemmiyetsizlik.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. toplum veya dernekten çıkarmak; bir kimse ile ilişkiyi kesip mevcut değilmiş gibi hareket etmek. ostracism i. sürgün etme; ilişkiyi kesme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abuse. molestation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

annoyance. harrassement. disturbing. harassment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

annoyance. harassment. importunity. imposition.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تعجيز] rahatsız etme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to harass. to annoy. to bother. ail. beleaguer. disturb. dog. harry. haunt. haze. incommode. molest. pester. ply.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

rahatsız etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by