Taban Fiyatı ne demek? | Taban Fiyatı anlamı nedir? | Taban Fiyatı

Taban Fiyatı anlamı nedir?

Taban Fiyatı ne demek?

Taban Fiyatı anlamı nedir?

Taban Fiyatı | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: taban fiyati

Türkçe - İngilizce Sözlük

floor price.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Minimum Price)

Hisse senetlerinin bir seans içinde işlem görebileceği en düşük fiyattır. Her hisse senedi için fiyat ve fiyat adımı gözönüne alınarak ayrı olarak hesaplanır.


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

purchase price. buying price. buying rate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [بيتابانه] bitkince.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Finansal Terim

(Stock Exchange Price)

Borsada belirli kurallara göre işleyen organize pazarlarda işlem gören menkul kıymetlerin, borsadaki arz ve talep koşullarına göre oluşan fiyatıdır.


Finansal Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). Ayağı çıplak, aşağılık takımından.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

equilibrium price.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

philodendron.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(phlodentron): Bileşikgillerden geniş yapraklı, her türlü toprakta yetişebilen bir bitkidir. Çiçekleri, yapraklarından önce açar, altın sarısı rengindedir. Hekimlikte çiçekleri ve yaprakları kullanılır. Çiçekleri Nisan’da, yaprakları ise, Haziran ve Temmuz aylarında toplanıp, kurutulur. Kullanıldığı yerler: İdrar söktürür. Ağrıları dindirir. Sinirleri yatıştırır ve vücuda kuvvet verir. Astım, nefes darlığı, bronşit ve soğuk algınlığında şikayetleri geçirir. Göğsü yumuşatır, öksürüğü keser. Nezle ve ciğer iltihabında da kullanılır. Yaraların iyileşmesinde ve çıbanların olgunlaşmasına yardımcı olur.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i.). Ayak tabanı düz olan kimse.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flat footed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flat foot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flat foot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flat-footedness. being ill-omened.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Pezevenk. 2. Namussuz, yalancı, şaklaban, şarlatan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Pezevenklik, kurumsaklık. 2. Namussuzluk, yalancılık, şaklabanlık, şarlatanlık.

Türkçe Sözlük by

Finansal Terim

(Closing Price)

Bir seansta Borsa kaydına alınan (tescil edilen) en son işlemin fiyatıdır.


Finansal Terim by

Finansal Terim

(Strike Price, Exercise Price)

Opsiyon sözleşmelerinde, opsiyona konu olan kıymetin, opsiyonun kullanılacağı anda alınacağı veya satılacağıu fiyattır.


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

market price.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

market price. market price / rate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Market Price)

Sermaye piyasası aracının arz ve talebinin karşılaşması sonucu oluşan fiyatıdır.


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spray gun.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spray gun.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sale price. selling price. ask price. public price. selling rate. sales price. asked rate. disposal / sale price. sales / selling price. disposal price. output price. public fas. short price.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F.). Acele eden, atılan, koşan, çabuk olan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [شتابان] koşan, seğirten.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

koşmak, seğirtmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (Aslı «yassı» demektir). 1. Ayağın altı: Çok yürümekten tabanlarım ağrıyor. 2. Kunduranın altını teşkil eden kösele: Bu ayakkabının tabanı sağlam. 3. mec. Dayanma, sebat, direnme, mukavemet: Sizde hiç taban yok mu? 4. Kılıç vesaire namlusu olan iyi demir: Hind, Horasan tabanı (Bu mânâ ile sıfat gibi de kullanılır: Taban kılıç). 5. Tarla veya dağın yassı ve düz sırt şeklinde olanı (Bu mânâ ile sıfat gibi de kullanılır: Taban tarla, yer). 6. Herşeyin altına ufkî durumda konan kereste vs., daire: Kiriş tabanı, taban ağacı. 7. Tarlanın toprağını bastırmak için yuvarlanan ağır silindir. 8. Bir nehrin derin olan orta yeri. Taban atmak = Uzunca bir yolu yaya yürümek. Taban inciri = Yassı kuru incir. Ok tabanı = Dam çatısının makas bağı. Taban çekmek = Durmayıp gitmek. Devetabanı = 1. Açık adım. 2. Bir cins bitki. Düztaban = mec. Uğursuz. Taban suyu = Kuvvetli, bol ve sağlam su. Taban tabana = Tamamiyle zıt, büsbütün uyuşmaz şey. Daltaban = Baldırıçıplak takımı. Tabana kuvvet = Hızla yürüyerek kaçmak. Tabanı kaldırmak = Kaçmak, firar etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Parlak, ışıklı. Mâh-i tlbln = Parlak ay.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bedrock. sole. girder. base. basement. floor. fundament. sill. substratum. substructure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

base. bed. floor. sole. underside. sole. heel. subsoil. plateau.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

base. cushion. sole. floor. pedestal. foundation. bed. floor. lower limit or base. base. base plane. base line. steel of good quality. bottom. basal. bedding. footing. fundament. underlying. underwork. groundwork. platform. inner botto.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [تابان] parlak, aydınlık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

floor price.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Minimum Price)

Hisse senetlerinin bir seans içinde işlem görebileceği en düşük fiyattır. Her hisse senedi için fiyat ve fiyat adımı gözönüne alınarak ayrı olarak hesaplanır.


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

large rug.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(Türkçe «taban» ile Farsça «keşîden» masdarından mürekkep yanlış tâbir). Yaya yürüyen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Portatif, küçük ateşli silâh. 2. Boya püskürtmede kullanılan tabanca biçiminde Alet. Tabanca boyası = Tabanca İle vurulmuş boya.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pistol. gun. revolver. colt. equalizer. gat. heater. persuader.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gun. pistol. revolver. rod. paint gun. spray gun. sprayer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gun. pistol. revolver. spray gun. handgun. shooting iron. pea- shooter. rod.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

paint designed to be used in a spray gun.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sebatlı, metanetli, cesur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

having a sole or base.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ground sill. sole plate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i). Sebat ve metaneti olmayan, sebatsız, korkak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sebatsızlık, metanetsizlik, cesaretsizlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. argo) «Yayan gitmek» mânâsına kullanılan «tabanvayla gitmek» tâbirinde geçer, tramvaya benzetilerek yapılmıştır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ceiling price. maximum price. ceiling / maximum price. maximum fas.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Maximum Price)

Hisse senetlerinin bir seans içinde işlem görebileceği en yüksek fiyattır. Her hisse senedi için fiyat ve fiyat adımı gözönüne alınarak ayrı olarak hesaplanır.


Finansal Terim by

Finansal Terim

(Settlement Price)

Vadeli işlemler piyasasında pozisyon alan hesapların günlük kar/zarar ve teminat yükümlülüklerinin hesaplanmasında kullanılan fiyattır. Genelde seansın sonuna doğru oluşan fiyatların ortalaması şeklinde hesaplanır.


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

data base.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

data-base.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

data base. database. data-base. data book.

Türkçe - İngilizce Sözlük by