Taha ne demek? | Taha anlamı nedir? | Taha

Taha anlamı nedir?

Taha ne demek?

Taha anlamı nedir?

Taha | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: taha

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Kur’an-ı Kerim’in 20.suresi. - Hz.Ömer’e müslüman olmadan önce okunan ilk sure. Hz.Ömer bu sureden etkilenmiş ve müslüman olmuştur.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Ata).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(HASTA-HANE) (i. F ). Hastaların kabûl ve tedavi olunduğu umumî bina, Fars. bîmâr-sitân. Seyyar hastahane = Savaşta kolayca yer değiştirmeye elverişli hafif ve gezici hastahBne.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Arsızca, edepsizce, terbiyesizce, haddini bilmeden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hakk.dan imef.) (mü. mustahakka). 1. Hak kazanmış, haklı, istihkakı olan, lâyık: O adam mükâfata müstahaktır. Cezaya müstahak bir adam. 2. Hak edilen şey, bir adamın lâyık olduğu mükâfat veya ceza: Allah müstahakını versin (ekseriya ceza, şaka için kullanılır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

worthy of. deserving of. meriting. condign. just.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to get what is coming to one. to get one's just deserts. deserve.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [منتخب] seçilmiş, seçkin.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [منتخبات] seçki, antoloji.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مستحق] hak kazanmış.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F ). 1. Müstahak olmayan. 2. İstihkak olunmamış, hak kazanılmamış, hak edilmemiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Müşterilerin oturarak pasta yemesine mahsus yeri olan pastacı dükkânı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Posta idarehanesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hacm»den). Hacimlenme, büyüme, irileşme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hacer» den masdar). Taş olma, taş gibi katılaşma.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تحجر] taşlaşma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

taşlaşmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hadr» den masdar). Eğik bir düzeyden akarak veya yuvarlanarak inme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «huds» tan masdar). Olma ve zuhûr etme, ortaya çıkma. Arapça’da mânâsı başkadır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Tahaddüse ait.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تحدب] tümsekleşme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

tümsekleşmek, kamburlaşmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ تحدس] sezgi. 2.meydana gelme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

meydana gelmek, ortaya çıkmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تحدسيه] sezgicilik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hıffet» den). 1. Hafifleme, hafiflenme. 2. Ayağa mest, çizme gibi konçlu şeyler giyme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hıfz» dan masdar). Sakınma, korunma, kendini muhafaza etme, zıddı: taarruz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Bulaşık bir yerden gelenlerin karantina bekledikleri yer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Kendini muhafaza ve müdafaa etmek maksadına dayanmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Korunma ile ilgili.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hakk» dan masdar). Doğru ve gerçek olduğu meydana çıkma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assessment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

realization. realization gerçekleşme.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

accrual. realization. becoming a reality. turning out to be true. accrument. falling due. assessment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تحقق] gerçekleşme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

accrue.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

gerçekleşmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hükm» den masdar). Hüküm sürme, hâkim kesilme: Tahakküm etmek, birinin tahakkümünü çekmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

domination. tyranny baskı. zorbalık.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

domination. tyranny.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تحکم] hükmetme, hükmü altında tutma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

hükmetmek, hükmü altında tutmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «halâvet ve hulvân» dan). Donatma, süsleme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «halâ» dan masdar). Tenhaya çekilme, yalnız kalma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hilâf» tan masdar) I. Geride kalma, arkada bırakılma. 2. Değişme (bu mânâ dilimize mahsustur).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hulk» tan masdar) Bir huy ve tabiatla vasıflanma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hail» den masdar) (kimya) Hallolma, basitlere ayrılma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hulûs» dan masdar) 1. Halâs olma, kurtulma. 2. Şiirde bir mahlas kullanma: Kanunî Sultan Süleyman «Muhibbi» tahallüs ederdi.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ تخلص] kurtulma. 2.şiirde mahlas kullanma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hamy.den). Sakınma, perhiz etme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hami» den masdar). 1. Bir yükü üstüne alma, yüklenme. 2. Ağır bir şeye katlanma, ses çıkarmayarak çekme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tolerance. patience. endurance. resistance. fortitude. hardihood. hardiness. sufferance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

endurance. tolerance. forbearance. long- suffering. patience.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

endurance. patience. toleration. durability. stamina. stress.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abide. brook. endure. tolerate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to resist. to tolerate. to put up with. to bear. to suffer. to endure. abide. brook. stand. support. sustain. swallow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F ). Dayanılmaz derecede.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., Ar. tahammül = dayanma, Fars. güdâhten = eritmek). Sabır ve tahammülü mahveden, sabır ve tahammüle yer bırakmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sabır ve tahammülü olmayan, tahammül edemeyen, dayanamayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

impatient.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

impatient. intolerant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sabırsızlık, tahammül edemeyiş, dayanamama.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

impatience.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hamr» dan mas.) Mayalanma, ekşime: Şarap, hamur tahammür etti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fermentation. ferment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

mayalanmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «humz» dan masdar). Ekşime, ekşilik peydâ etme.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تحمل] dayanma, katlanma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

dayanmak, katlanmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [تحمل فرسا] dayanılmaz, takat kesici.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تخمر] mayalaşma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Temizlik. 2. Şer’İ yıkanma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cleanliness. purity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ طهارت] temizlik. 2.temizlenme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

temizlenmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to cleanse oneself (especially after urinating or defecating.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hary»den masdar) (c. taharriyât). Araştırma, bir şeyin esasını ve gereğini bulmak için arayıp inceleme veya seçme. (bk.) Taharri.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ تحری] arama. 2.araştırma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.aranmak. 2.araştırılmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.aramak. 2.arştırmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

plainclothes policeman. plainclothesman. police detective.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تحریات] araştırmalar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-T.) araştırmacı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hareket» ten mas.). 1. Kımıldanma, hareket etme, oynama. 2. (Harf) harekelenme, bir hareke ile okunma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Çekinme, sakınma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Taharrüş.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تخشی] ürperme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «huşû»dan). Tevazu gösterme, kibir ve gururdan uzak olma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «haşed» den) (askerlik). Birlikte hareket, birbirine yardım için çabucak bir yere birikme, yığılma: Hudutta tahaşşüd var.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «husûl» dan). Hâsıl olma, netice olarak ortaya çıkma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hısn» dan mastar). Korunmak için bir istihkâm içine çekilme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «huşûnet» ten masdar). Huşûnet gösterme, sertleşme, katılaşma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hasret» ten masdar) (c. tahassürât). Hasret çekme, çok arzu edilip ele geçirilemeyen şeye yanıp yakılma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «husûs» dan masdar). Hususî ve mahsûs olma («ihtisas» daha çok kullanılmıştır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hiss»den). 1. Haber duyup inanma. 2. Kalbden duyma. 3. Hislenme, duyguyla intibâ alma (bu iki mânâ dilimize mahsustur).

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ تحسر] özlem duyma. 2.üzülme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تحسس] duygulanma, hislenme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تخطی] haddini bilmeme, sınırı geçme, çizgiyi geçme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hatm» den masdar). Çok lüzumlu ve yerinde olma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Hatıra getirme, hatıra gelme (Ar.’da mânâsı başkadır).

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تخطر] anımsama, hatırlama.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

anımsamak, hatırlamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hâl» den masdar). (c. tahavvülât). Bir hâlden bir hâle geçme, değişme: Mevsim tahavvül etti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Tahavvül.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تحول] değişim.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

değişmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تحولات] değişimler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hayâl» den mas.) (c. tahayyülât). Hayâl etme, tasavvur etme, asılsız bir şeye zihinde vücut verme, hayâle dalma, kuruntu: İnsan taheyyülâta dalınca gerçeği göremez.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

idea. notion. fancy. imagination. fancy imgeleme.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

imagining. imagination. fantasizing. daydreaming. apprehension. visualisation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Tahayyül.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hayret» ten masdar) (c. tahayyürât). Hayran olma, hayrette kalma, şaşa kalma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «havz»den masdar). (aslı: tahavvüz). Yer tutma, bir yeri olma, saygı ve itibara erişme: O adam ettiği iyiliklerle memleketinde tahayyüz etmiştir.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تخيل] hayal etme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

hayal etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تخيلات] hayal etmeler, hayale dalışlar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تخيلی] hayalî.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تحير] hayranlık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

hayran kalmak, şaşakalmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «huzû» dan). Alçakgönüllülük gösterme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hüzn»den masdar). Kederli, hüzünlü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hazer»den masdar). Sakınma, çekinme, Ar. ihtirâz.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Yerleşik yaşayan han.

İsimler ve Anlamları by