Tahvîl-i Hamel | Tahvîl-i Hamel ne demek? | Tahvîl-i Hamel anlamı nedir?

Tahvîl-i Hamel | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: tahvil hamel

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kabul; kabul edilme ; tasdik ve imza olunmuş tahvil, poliçe v,b non-acceptance (i), (huk). ademi kabul, ret.

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Ham topraktan yeni tarlaya tahvil olunmuş yer. 2. Asılıp yüzülmek için koyunun bacağına açılan delik.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). değiştirmek, tahvil etmek; hadım etmek; değişmek, başka türlü olmak. alter course (den) rota değiştirmek. alterable (s). değişir, değiştirilebilir. altera'tion (i). değişiklik düzeltme, başkalaşma. alterative (i). (i) değiştirici; (i)., (tıb)

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). I. Bir defada ödenerek faizinin işlemesine nihayet verilen tahvil. 2. Piyangolardaki en küçük ikramiye-

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). 1. Demirbaşa yatırılan sermayenin, azar azar kazançtan ayrılması. 2. Faizinin işlemesini durdurmak üzere bir tahvilin birden ödenmesi. 3. Bir borcun azar azar ödenmesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (tic). bir borsada satın alınan tahvilatı aynı zamanda diğer bir borsada kâr ile satma; arbitraj; hakem vasıtası ile bir davayı halletme.

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Tahviller, hisse senedi, yabancı para v.s. yi daha kârlı görülen başka kâğıtlarla değiştirme işi.

Yabancı Kelime

Fr. arbitrage

tic. ara kazanç

Hisse senedi, tahvil, yabancı para vb. değerli kâğıtları daha kârlı görülen başka kâğıtlarla değiştirme işi.

Finansal Terim

(Arbitrage)

Fiyat farklarından yararlanmak amacıyla para, kıymetli maden, tahvil ve hisse senedi alıp satma işlemidir.

Türkçe Sözlük

(i.). Az inişli yer, sath-ı mâII: Dağların eteklerindeki bayırların cümlesine bağa tahvil etmişlerdir. Bayırkuşu = Bayırcın dahi denilen bir cins kuş. Kırkbayır = Bazı hayvanların üçüncü midesi. Bayırturpu = Baharlı ve iri bir nevi turp. mec. Kaba ve terbiyesiz adam.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ayı; ayıya benzer hayvan: ant bear; hantal kimse, kaba kimse; tic. borsada fiyatlar düşecek ümidiyle ilerde alacağı tahvil ve senetleri evvelden satan kimse. the Bear Rusya. bearberry (i). ayı üzümü, (bot). Arctostaphylos uvaursi. bear garden hayvana

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. fatura, hesap, kambiyo senedi, poliçe, tahvil; A.B.D. banknot, kâğıt para; kanun layihası tasarı; afiş; dilekçe (bilhassa mahkemeye verildiği zaman); eğlence programı; (tiyatro veya konserde) basılı program; f. fatura çıkarmak; ilân etmek, afişe et

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. bağ irtibat, rabıta; ip, zincir; fertleri bir grup halinde bir araya getiren ilişki; yapışıklık; yapıştırıcı madde; mukaveler bono, senet, tahvilat; gümrüğü ödenmemiş malların hükümette muhafaza edilme durumu; kefalet; örgü (duvar); f. kefalete rap

Türkçe Sözlük

(i. Fr. bourse). Sarraflarla nakit para ve tahvilât alışverişi edenlerin toplanıp muamele ettikleri yer. Paris borsası. Borsa cetveli, pusulası = Tahviller, para vesairenin her günkü rayicini gösterir cedvel. Borsa komiseri = Hükümet tarafından borsada bulundurulan memur.

Türkçe Sözlük

(i.). Tahvil ve kâğıt para üzerine borsa oyunu yapan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). değiştirmek, tahvil etmek; aktarma yapmak (tren vb); para bozdurmak; para değiştirmek; yatak takımlarını değiştirmek; değişmek, değişikliğe uğramak; elbiselerini değışmek, üstünü değişmek. change color yüzü kızarmak; yüzü solmak.change front (ask).

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (ing). devlet tahvilâtı.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). dönme, değişme, tebdil, değiştirme; ilah din değiştirme; ihtida; (huk). başkasının malını zapt etme; (man). önermelerin aksi; (mat). tahvil, hal.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). değiştirmek, tebdil etmek, döndürmek, çevirmek; (tahvil) hisse senetlerine çevirmek ; (öIçü veya miktarı) başka bir sisteme göre göstermek; tahvil etmek; (huk). başkasının malını zapt etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (s). değiştirilebilen herhangi bir şey; üstü açılıp kapanabilen spor araba; (s). değiştirilebilir, tahvili mümkün. convertible bonds tahviii kabil bonolar. convertible money madeni paraya çevrilebilen kâğıt para.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (f). sokak kaldırımının kenar taşı; fren, mâni, engel; kuyu ağzı bileziği; atta suluk zinciri; (f). tutmak, mâni olmak, hâkim olmak, yenmek, durdurmak. curb bit suluk zinciri. curb exchange New York ta ikinci tahvil borsası (şimdiki ismi American E

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (tic). tahvil, senet, pusula. debenture bonds tahvilât.

Türkçe Sözlük

(i.). I. Bir şeyi verip yerine diğer bir şey alma. Ar. tebdil, tahvîl. 2. Bir malın diğer bir mal ile değiştirilmesi, mübadele, trampa: Değiş tokuş.

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. dışarı verme, çıkarma, yayma, neşretme, ihraç; ihraç veya neşrolunan şey; radyo emisyon; tic. tahvilât çıkarma . nocturnal emission bel suyunun uykuda akması.

Yabancı Kelime

Fr. émission

1. çıkarma, 2. ekon. sürüm

1. Çıkarmak işi. 2. Devletçe para, senet ve tahvil çıkarma, piyasaya sürme.

Finansal Terim

(Eurobond)

İhracı yapan ülkenin kendi para birimi dışındaki bir döviz cinsinden ve uluslararası bir konsorsiyum aracılığı ile bir banka ve/veya sendikasyon tarafından birden fazla ülkede eşannlı olarak ihraç edien, genellikle hamiline kayıtlı tahvilerdir.

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Birdenbire uçup kuş gibi «fır» diye ses çıkararak atılmak, sıçramak: Yerinden fırladı, fırlayıp kolundan tuttu. 2. Bir şeyin bir kenarı kırılıp sıçramak: Bu tabağın kenarı fırlamış. Mermerin fırlayan yerlerini düzeltmeli. 3. Fiyatı artmak, çıkmak, yükselmek: Bu hafta zahire birdenbire fırladı. Borsada tahviller fırlamış.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). yüzmek, batmamak, su yüzünde durmak, su yüzünde gitmek; hava akımına kapılarak sürüklenmek; hayal gibi hareket etmek, dolaşmak; yüzdürmek; su basmak; sala yüklemek; (hisse senetlerini ve tahvilleri) satışa arzetmek; yaymak, neşretmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). yüzme, su üstünde durma; (tic). sermaye temini; esham ve tahvilât satma; maden cevheri tozunu belirli bir sıvı içinde yüzdürerek ayırma.

İngilizce - Türkçe Sözlük

i, f sermaye, mal, fon; stok; ser vet; ço para: f sermayeye tahvil etmek; eshama çevirmek; sermaye bulmak veya temin etmek funded debt birleştirilrrıiş dev let borçları mutual fund tic kendi hisse senetlerini satıp tedarik edilen para ile baş ka fir

Türkçe Sözlük

(i. A. astronomi). Kuzu. Hamel burcu = 12 burçtan biri ki, Güneş mart ayında bu burca girer.

Türkçe Sözlük

(i. A. «hami» den if.) (mü. hâmile). 1. Yüklü, yüklenmiş, üstünde bir yük bulunan. 2. Hâiz, üzerinde bulunan: Üçüncü rütbeden bir tane Osmânî nişanını hâmil bulunan. 3. Götüren, taşıyan, nakleden: Himil-i arîza = Mektup götüren. 4. Sahip, mutasarrıf. Tahvilâtın hâmilleri. 5. Gebe: Bu kadın hâmiledir; hâmile kısrak. 6. (hukuk) Uhdesinde bir poliçe bulunan. Kimya ve fizik terimlerinde Y. phore ve L. fere edatlarını tercüme ederek mürekkepler teşkil eder: Hâmil-i iş’Ar = pilifere ve hâmil-enâ = tecophore gibi.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (s). tutma; kira ile tutulmuş arazi; spot engelleme; (gen). (çoğ). mal, mülk ve tahvil gibi eldeki değerler, edinç; (s). tutan, elinde bulunduran. holding company holding şirketi. holding pattern (hav). havaalanına inmeye izin beklerken uçağın

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. değişmez; değiştirilemez; tebdil veya tahvili mümkün olmayan. incommutabil'ity i. değişmezlik. incommut'ably z. değismez bir şekilde.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) kurtulamaz; nakde tahvil olunamaz; bedeli tediye edilerek kurtarılamaz; çaresiz, ıslah olunamaz. irredeemably (z.) kurtulamayacak derecede.

Finansal Terim

(Redemption)

Tahvil ihraç planında belirlenen tarih ve miktarlarda ana paranın geri ödenmesidir.

Türkçe Sözlük

(I ince) (i. A.). 1. Değiştirme, diğer bir şekle çevirme, Ar. tebdîl, tahvîl, tağyîr: Eski küçük evini apartmana kalbetti; ortaokulu liseye kalbettiler. 2. Bir harfin diğer bir harfe değişmesi. 3. Harflerin yerini değiştirme.

Türkçe Sözlük

(i. Fr. T.). Esham ve diğer parayla ilgili senet ve tahvillerin alım satımını meslek edinen ve bunlarla bir nevi kumar oynayan adam.

Türkçe Sözlük

(i.) (Fr. coupon). Bilet, tahvil vesairenin faizlerini almaya mahsus küçük parçaları veya umumiyetle kesilecek parça: Tahvil kuponu, vapur biletinin kuponu.

Finansal Terim

(Denomination)

Para, tahvil ve hisse senetlerinin, üzerlerinde yazılı değere göre, her birimine verilen isimdir.

Finansal Terim

(Institutional Investors)

Bireysel yatırımcılardan ayrı olarak, kendisine devredilen paralardan ya da tahvil ve hisse senedi satışıyla sağladığı kaynaklardan oluşan fonları yatırıma yönelten kurum, kuruluş veya örgütlerdir.

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. sıvı, su gibi akan, akıcı, akışkan: sulu, ıslak: şeffaf, berrak; paraya kolayca tahvil edilebilir; dilb. ''l ve r harfleri gibi yarım sesli; i. mayi, sıvı; yarım sesli harf. liquid air sıvı hava. liquid measure sıvı ölçeği. liquid oxygen, lox i.

Türkçe Sözlük

(MUAMELE) (I. A. «amel» den masdar) (c. muamelât). 1. Başkasına karşı olan iş ve hareket, bir yolda harekette bulunma, kullanma, tutma, davranış: Bana, bir çocuğa edilecek muameleyi ediyor. Hüsn-I muâmele = Güzel, iyi muamele. Sû-i muâmele, bed muâmele = Kötü muamele. 2. Bir iş veya bir resmî yazı hakkında resmî dairelerce yapılan havale ve kayıt vesaire işleri: Dilekçesinin daha muamelesi bitmedi; evrakımın muamelesini elden yaptırdım. 3. Alış veriş, ticarî ilgi, iş: Hangi bankayla muamele yapıyorsun? 4. Para, tahvil ve benzerlerinden faydalanma, faiz, bankacılık: Muameleden hayli kazanıyor.

Türkçe Sözlük

(i. A. «havi» den if. tef’İl). Tahvil eden, değiştiren, başka şekle sokan.

Türkçe Sözlük

(i. A. «havi» den imef.) (mü. muhavvele). 1. Tahvil olunmuş, değiştirilmiş: Sofadan muhavvel salon. 2. İhale ve sipariş olunmuş, verilmiş: Bu iş size muhavveldir.

Finansal Terim

(Nominal/Face Value)

Hisse senedi için pay senedinin üzerinde yazılı olan fiyattır. Tahvillerde ise, vade sonunda ödenecek değerdir.

Yabancı Kelime

İng. nominal price

yazılı fiyat

Hisse senedi, tahvil vb. için üzerinde belirtilmiş fiyat.

Yabancı Kelime

İng. nominal value

yazılı değer

Hisse senedi, tahvil vb. için üzerinde belirtilmiş değer.

Türkçe Sözlük

(i.) (İtalyanca: ordino) (ekonomi). 1. Yerine ödenmek üzere yazılan tahvil, emir ve havale. 2. Bir yükleme konşimentosunun kumpanya tarafından değiştirilmesiyle gümrükten eşyayı çıkarmak için verilen yazı.

Türkçe Sözlük

(i. İ. piazza). 1. Meydan, açıklık, gezilecek yer. 2. Gezme, gezinme, dolaşma. 3. (ticaret) Çarşı, pazarda geçen fiyat, râyiç, narh: Bugün yapağının piyasası yedi liradır. 4. Altın, esham ve tahvilât vesaire kıymeti, borsa râyici: Piyasa çok yüksektir.

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. evrak çantası; makam, mevki, vazife; bir kimseye özgü tahvillerin tümü.

Finansal Terim

(Rating)

İhraçcıların (şirket, devlet, vs.) ihraç ettikleri borç niteliğindeki menkul kıymetlerin (tahvil, finansman bonosu vs.) anapara ve faizini zamanında geri ödeme yeterliliğine ne ölçüde sahip olduklarını göstermek amacıyla bağımsız kuruluşlar tarafından yapılan değerlemedir.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) azaltmak, indirmek, kırmak, küçültmek; şiddetini azaltmak; (tıb.) organları normal yerine getirmek; tertip etmek, tanzim etmek; tahvil etmek, çevirmek; getirmek, bir hale sokmak; (İskoç.), (huk) kanuni şekilde iptal etmek; (kim.) redüklemek; (foto

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., Fr. gelir, irat; çoğ. devlet tahvilatı.

Türkçe Sözlük

(i. A. «sarf» dan imüb.) (c. F. sarrâfân). Para, altın, tahvil alış verişi yapan kimse. Adam sarrafı = mec. Adamın iyisini, kötüsünü kolaylıkla anlayan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük

kıs., A.B.D. Securities and Exchange Commission tahvil borsasını teftiş eden resmi daire.

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. emniyet, güvenlik; korkusuzluk; kefalet, teminat; rehin, emanet, depozito; kefil; emniyet tedbirleri; çoğ. tahviller, senetler. Security Council Güvenlik Konseyi. security risk A.B.D. devlet memuriyetinde veya milli güvenliği ilgilendiren bir işte ç

Türkçe Sözlük

(TAHVİL) (i. A. «havi» den masdar) (c. tahvilât). 1. Bir hâlden beşka hâle koyma, değiştirme. 2. Borç senedi (anonim şirketlerinin çıkardıkları senetlere de «tahvilât» denir).

Türkçe - İngilizce Sözlük

bill. bond. bill of exchange. stock.

Türkçe - İngilizce Sözlük

bill. holding. transformation. conversion. bond. debenture. faiz getirmeyen tahvil. passive bond. faizli. active bond. hisse senedi ile değiştirilebilen. convertible bond. ihbarlı. callable bond. ikramiyeli. prize bond. kara iştirakli. participating bond.

Türkçe - İngilizce Sözlük

debenture. obligation. bond. equity security. transforming. tranformation. conversion. transfer. equity. equity securities. reinvestment.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ تحویل] değiştirme. 2.borç senedi.

Finansal Terim

(Bond)

Devletin 1 yıl, anonim ortaklıkların en az 2 yıl ve daha uzun vadeyle, ödünç para bulmak amacıyla, itibari kıymetleri eşit ve ibareleri aynı olmak üzere çıkardıkları borç senetleridir.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تحویلات] tahviller, borç senetleri.

Finansal Terim

(Tranche)

Tahvil ve Bono Piyasası’nda işlem yapabilme limiti içerisindeki her bir kademedir.

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. biçimini değiştirmek, dönüştürmek, tahvil etmek, nev'ini değiştirmek; başka kalıba sokmak; mat. dönüştürmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. çevirmek, tercüme etmek; nakletmek; bir insanı ölmeden göğe nakletmek; dönüştürmek, değiştirmek, tahvil etmek; tercümanlık yapmak; tercüme edilmek; telgrafı alarak tekrar başka yere aynen göndermek (otomatik cihaz). translatable s. tercümesi mümkün

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çeviri, tercüme; verden yere nakil; tahvil, tebdil.

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. döndürmek, çevirmek; devrettirmek, altüst etmek; torna tezgâhında biçim vermek; tersyüz etmek; burkmak; biçimini değiştirmek, bozmak, tahvil etmek, değiştirmek; kıvırmak; körletmek; uygulamak, faydalanmak; etmek yapmak; doğrultmak, tevcih etmek, yöne

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yabancı tahvillerin ödenme vadesi; yabancı yerlere çekilen poliçelerin tedavül müddeti.