Taktir Name | Taktir Name ne demek? | Taktir Name anlamı nedir?

Taktir Name | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: taktir name

Türkçe Sözlük

(f.). Cam taktırmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (f). karısı tarafından aldatılmış erkek , informal boynuzlu erkek; (f). (kocayı)aldatmak , informal boynuz taktırmak. cuckoldry (i). boynuz taktırma.

Türkçe Sözlük

(f.). Bir sıvıyı, buharlaştırdıktan sonra soğutarak, yabancı maddelerden arınmış bir halde yeniden sıvı haline getirmek, inbikten geçirmek. Osm. taktir etmek.

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Damla damla akıtmak: Bir fincan suya biraz lokman ruhu damlatmelı. 2. Damla ile ilâç koymak: Gözüme bir ilâç damlattı. 3. Bir sıvıyı ısı ile buhara çevirip inbik vasıtasiyle yeniden sıvı hâline geçirmek ki, bu iş, o maddenin tasfiyesine de hizmet eder. Osm. taktir etmek: Şarabı damlatmak.

Türkçe Sözlük

(f.). Damlatmak, taktir etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). (tilled, tilling) imbikten çekmek, taktir etmek, damıtmak; damlamak, süzülmek, imbikten çekilmek; bir fikrin özünü bulup çıkarmak. distillate (i). imbikten geçmiş sıvı, öz. distilled (s). imbikten geçmiş distilla'tion (i). taktir, damıtma: öz. di

İngilizce - Türkçe Sözlük

baglaç, i. eğer, ise, şayet, rağmen; i. şart If he hasn't done it again ! Hay Allah yine aynı şeyi yaptı. If I only knew! Keşke bilseydim! if not aksi taktirde, degilse, olmazsa as if güya, sözde, sanki, gibi. As if you didn't know! Muhakkak biliyors

Türkçe Sözlük

(i. A. Yunanca’dan). İçki vesair sıvıların damıtılmasına mahsus Alet: İnbikten çekmek = Taktir etmek, damıtmak.

Türkçe Sözlük

(k kalın) (i. A. «katr» dan masdar) (fizik). Bir sıvıyı Inbikten çekme («taktîr»den daha doğru ve daha ilmîdir).

İsimler ve Anlamları

(Ar.) 1.Takdir olunmuş, kıymeti biçilmiş, kadri değeri bilinmiş, beğenilmiş. 2.Yazılı, yazılıp belirlenmiş ilahi taktir. 3.Yazılı olmayıp sözün gelişinden anlaşılan. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır. Hz.Peygamberin isimlerinden.

Türkçe Sözlük

(I. A. «katr»dan imef.) (mü. mukattara). Taktîr olunmuş, inbikten çekilmiş, damıtılmış. MS-İ mukattar = Inbikten çekilmiş su.

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. A. «şevk» ten if.) (mü. müştâka) (c. müştâkîn). Özleyen, arzu eden, göreceği gelmiş olan, can atan: Evlâdına, memleketine müştaktır («müştakk» ile karıştırılmamalıdır).

Türkçe Sözlük

(MÜŞTAKK) (i. A. «şakk» tan imef.) (mü. müştakka). Diğer bir kelimeden çıkmış, ondan ayrılmış, diğer bir kelimeden türemiş: Kışlak, kış’tan müştaktır.

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Mektup: Bir nâme yazdı. 2. Aşk mektubu: Nâme yazmaya mahsus süslü kâğıt. Nâme-i hümâyûn = Osmanlı padişahı tarafından bir hükümdara yazılan mektup. Diğer isimlere katılarak o ismin mânâsına ait kitap, risale veya yazı mânâsına gelir: Emir-nâme, beyannâme, târif-nâme, tâlim-nâme, telgraf-nâme, sâl-nâme, şâh-nâme, şehâdet-nâme, sulh-nâme, ahid-nâme, muhabbet-nâme vs.

Türkçe - İngilizce Sözlük

The title by which any person or thing is known or designated; a distinctive specific appellation, whether of an individual or a class.

Türkçe - İngilizce Sözlük

A descriptive or qualifying appellation given to a person or thing, on account of a character or acts.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Reputed character; reputation, good or bad; estimation; fame; especially, illustrious character or fame; honorable estimation; distinction.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Those of a certain name; a race; a family.

Türkçe - İngilizce Sözlük

A person, an individual.

Türkçe - İngilizce Sözlük

To give a distinctive name or appellation to; to entitle; to denominate; to style; to call.

Türkçe - İngilizce Sözlük

To mention by name; to utter or publish the name of; to refer to by distinctive title; to mention.

Türkçe - İngilizce Sözlük

To designate by name or specifically for any purpose; to nominate; to specify; to appoint; as, to name a day for the wedding.

Türkçe - İngilizce Sözlük

To designate by name, as the Speaker does by way of reprimand. by the sanction or authority of; 'halt in the name of the law' a language unit by which a person or thing is known; 'his name really is George Washington'; 'those are two names for the same th

Türkçe - İngilizce Sözlük

certificate. document. diploma. declaration or permit (used in compounds only. missive. music.

Türkçe - İngilizce Sözlük

a language unit by which a person or thing is known; 'his name really is George Washington'; 'those are two names for the same thing'. by the sanction or authority of; 'halt in the name of the law'. a person's reputation; 'he wanted to protect his good na

Türkçe - İngilizce Sözlük

PCDATA providing the name of the MathML element.

Türkçe - İngilizce Sözlük

The name of the stock or fund.

Türkçe - İngilizce Sözlük

A slash-separated list of components that uniquely identifies an element of an HDF5 file A name begins that begins with a slash is an absolute name which is accessed beginning with the root group of the file; all other names are relative names and the ass

Türkçe - İngilizce Sözlük

The name of the request as specified by the user, using the qsub -r option.

Türkçe - İngilizce Sözlük

A Java expression that refers to a particular object or value Examples include variables, parameters, fields, class names, and interface names Every name has an associated type Within its scope, the name is generally bound to a value See the chapter on Th

Türkçe - İngilizce Sözlük

What a coaster is called, in order to distinquish it from others While some parks are very creative with this, others tennd to use the same name over, or even worse just use the name 'coaster' or 'roller coaster'.

Türkçe - İngilizce Sözlük

The name of the function.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Name is an attribute in an HTML element that provides a unique identifier for the element However, in recent versions of HTML, the name attribute has been deprecated in favor of the 'id' attribute in most cases.

Türkçe - İngilizce Sözlük

A word consisting solely of letters, numbers, and underscores, and beginning with a letter or underscore Names are used as shell variable and function names Also referred to as an identifier. hostname - This is a required parameter used in PPP authenticat

Türkçe - İngilizce Sözlük

This is the real name of the member This is viewed from the member profile.

Türkçe - İngilizce Sözlük

A name is a construct that stands for an entity: it is said that the name denotes the entity, and that the entity is the meaning of the name See also declaration, prefix.

Türkçe - İngilizce Sözlük

A given page presents a subject named with a single word or short phrase, such as 'Frog,' 'Lichen,' 'Pools and Riffles,' or 'The Water Cycle ' Page naming must be simple for two reasons: to be useful for basic vocabulary building exercises, and to allow s

Türkçe - İngilizce Sözlük

Type of English Query minor entity that indicates how its associated major entity is identified in questions and statements, for example, 'book' refers to the major entity Books table.

Türkçe - İngilizce Sözlük

A set of identifying attributes purported to describe an entity of a certain type.

Türkçe - İngilizce Sözlük

The driver's full name in the format of last name, first name, initial.

Türkçe - İngilizce Sözlük

The self articulation of reality entering the world of human consciousness, as Namu- amida-butsu Also referred to as the Name in six letters or six syllables.

Türkçe - İngilizce Sözlük

The logical class name as given in the NOAO Image Data Structure Definitions.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ نامه] mektup. 2.kitap.

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f., s. ad, isim; nam, şöhret, ün; ünvan; kızgınlık belirten hitap şekli; şöhretli kimse; dış görünüş; Tanrının kutsal ismi; f. ad koymak, isim vermek, ismiyle çağırmak; ismini vermek; belirtmek; tayin etmek; memur etmek; s. ismi olan; A.B.D., k.dil

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Sevgiliye ve aşka ait yazılmış mektup. Mektup. Kitap, dergi.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) tashih etmek, düzeltmek, ıslah etmek; tasfiye etmek, taktir etmek; doğru hale koymak; (elek.) dalgalı akımı doğru akıma çevirmek. rectifi'able (s.) tashihi mümkün, düzeltilir. rectification (i.) tashih, ıslah, düzeltme; tasfiye. rectifier (i.), (

Genel Bilgi

Çünkü aksi taktirde berberler işsiz kalırdı! Ha, ha! İaka bir yana vücudumuzdaki kılların çok önemli görevleri vardır. Saçlarımız başımızı yazın güneşten, kışın soğuktan korurlar. Kaşlarımız terimizin, kirpiklerimiz küçük parçaların gözümüze girmelerine engel olurlar. Burun ve kulaklarımızdaki kıllar tozların girmesini önler. Vücudumuzdaki diğer kıllar ise derimizi serin tutar, ısı kaybını önler.

Bizler sadece saçımızın, sakalımızın, koltuklatlarında ve genital bölgelerimizdeki kılların uzadığını, kollarımız, bacaklarımız ve diğer yerlerdeki kıllarımızın uzamadığını düşünürüz. Gerçekte saçımız da uzamasını bir süre sonra durdurur ama bunun için bayağı uzun bir süre geçer.

Vücudumuzdaki kılların her biri topraktaki çim gibi, derimizin altındaki kendi torbasında yetişir ve büyür. Bu torbalardaki yeni saç hücreleri kılların köklerini oluşturur. Yeni hücreler oluştukça, eskilerini torbalardan dışarı iterler ve bu hücreler dışarı itildikçe canlı olma özelliklerini kaybederler, yani ölürler ve de kıllarımızın ve saçlarımızın bizim görebildiğimiz kısmını oluştururlar.

Vücudumuzun hangi kısmında olduklarına bağlı olarak, kıl torbasında belirli bir sürede yeni kıl hücreleri üretilir. Bu süreye “büyüme süreci” denir. Sonra büyüme bir süre için durur. Buna “durma süreci” denir. Bu sürecin de sonunda kılların yine büyüdüğü “büyüme süreci” gelir ve böyle devam eder, gider.

Durma sürecinde kıl kopar ve alttan gelen bir yenisi yerini alır. Yani bir kılın veya saç telinin ulaşabileceği en uzun boyutu bu büyüme sürecinin uzunluğu belirler. Kollarımızdaki kılları oluşturan hücrelerin büyüme süreci birkaç ay olarak programlanmıştır. Bu nedenle kıllar kısa bir süre içinde uzar, bir santimetre civarında bir uzunluğa geldiklerinde artık uzamazlar, belirli bir sürenin sonunda da alttan yenileri gelir.

Diğer taraftan saçlarımızın büyüme süreci iki seneden altı seneye kadar değişir. Eğer kesmezseniz bir metre hatta daha da fazla bir uzunluğa ulaşabilir. Saçalarımız üç aylık bir uzamanın ardından bir durma evresi geçirir ve bu sırada alttan gelen yeni saçlar eskilerini atar, yani dökülmelerine sebep olur. Bunu banyo yaptıktan sonra lavaboya dökülen saçlarınızdan anlayabilirsiniz. Bu yola bir insan her gün 70-100 arasında saç teli döker.

Saç ve kıllarımızın her birinin büyüme ve durma süreçlerine başlama zamanları farklı olduğu için, hepsi birden aynı anda dökülmediklerinden devamlı olarak başımızda saç, vücudumuzda kıl olur. Hayvanlarda bu süreçler aynı zamanda başalyıp bittiğinden onlar yılın belirli zamanlarında tüylerini dökerler.

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. imbik; rakı fabrikası; f. imbikten çekmek, taktir etmek.

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. taktîrât). 1. Damla damla akıtma, damlatma. 2. Inbikten çekme, damıtma: Deniz suyunu taktir etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تقطير] damıtma.