Tale ne demek? | Tale anlamı nedir? | Tale

Tale anlamı nedir?

Tale ne demek?

Tale anlamı nedir?

Tale | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: tale

Türkçe Sözlük

(f. A.). «Uzun olsun» mânâsınadır.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hikaye, masal; dedikodu; yalan; eski sayı, toplam. tell tales dedikodu çıkarmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

law of supply and demand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.), işsizlik, boş durma, battal ve muattal olma: insana atâlet yakışmaz. (Tıp) atâlet-havâs: Duymamış, duygusuzluk (fr. dysesthösie).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inertia.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inertia. lethargy. laziness tembellik. unemployment işsizlik. inertia süredurum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inertia. idleness. inaction. lethargy. stagnancy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عطالت] durgunluk. 2.tembellik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). İşsizlik, işlemezlik, battallık, tenbellik.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (tlb). katalepsi, adalelerin donması ile irade ve hissin birdenbire kaybolması hastalığı. catalep'tic (s). katalepsi ile ilgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

effective demand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., İng. bazı Londra hastanelerinde baş rahip.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «tûl»den masdar). Uzatma, Ar. temdid. İtâle-i lisân = Dil uzatma, haksız söyleme, haddini aşma. Itâle-i yed = El uzatma, gasb, zulüm.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اطاله] uzatma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. tıp). İradenin kaybı, dış tesirlere karşı hassasiyetin ortadan kalkması ve hereket organlarına verilen herhangi bir durumun olduğu gibi sürüp gitmesi ile beliren bir hal.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «matl» dan masdar). Uzatma, bugün, yarın diye geriye bırakma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Talep edilen şeyler, İstekler.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مطالبات] istekler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «taleb» den masdar) (c. mütâlebât). Hakkını isteme, dâvâ, iddia.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ مطالبه] istek. 2.isteme, talep.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

istemek, talep etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., çoğ. eskiden giyilen uzun ve bol paçalı kadın külotu; bu külotun kenarına geçirilen farbala.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., f. bayat, durmuş, eski; adi; yıpranmış, bitkin (fazla spor yapanlar için kullanılır); f. bayatlatmak, tazeliğini gidermek; bayağılaştırmak. staleness i. bayatlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. kaşanmak, işemek (at veya sığır); i. at veya sığır sidiği veya kaşanması.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. satranç oyununda şahın kiş denmemiş fakat nereye oynarsa kiş denecek vaziyette olması, pata; iki taraftan her biri kımıldanamaz halde olma; faaliyetsizlik; f. satrançta şah demeden hareket edemez hale getirmek; kımıldanamaz hale koymak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. isteme, dileme, arama: Hakkını taleb ediyor. 2. Arzu, meyil, rağbet: Allah’ın rızasını taleb ediyorum. Arz ve taleb = (ticaret) Ticarî piyasada bir mala karşı gösterilen istek ve aranan malın piyasaya sürülmesi, Fr. offre et demande.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ طلب] isteme. 2.istek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

istenmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

istemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Taleb eden, dileyen, arayan; isteyen, arzu eden.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [طلبدار] alacaklı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. tâlib). Öğrenciler (teklik mânâsıyle de kullanılır), (bk.) TAlib.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disciple.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

student. pupil öğrenci. pupil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pupil. student.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ طلبه] öğrenci. 2.istekliler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Yüksek medrese talebesi.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. dedikoducu kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [ طلبکار] istekli. 2.alacaklı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kabiliyet, yetenek, hüner, Allah vergisi; yetenekli kimseler; eski ibrani veya Yunan altın veya gümüş parası; tarb a talent for music müzik kabiliyeti. talent scout sin. yıldız adayı seçen kimse. local talent bir mahallin yerlilerinden olan kabili

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Taleb.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

demand. request. claim. application. charge. petition. plea. requisition. run. sale. solicitation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

demand. request. claim. application. charge. petition. plea. requisition. run. sale. solicitation. market. rush.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

demand. claim. wanting. requiring. demanding. formal request. application. caption. exigency exigence. major concern. postulation. requisition. solicitation. support. waiver of demand , notice and protest.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ask. demand. petition. solicit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to ask. to demand. to claim. to request. to require. to wish. active demand. bound up. call for. call upon. move for. postulate. put in requisition. sue.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Al.). Alman, Avusturya ve daha bazı milletlerin eski gümüş parası.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ. tales) huk. yedek jüri üyeleri; yedek jüri üyelerine yazılan celpname.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., huk. yedek jüri üyesi .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. masalcı; yalancı kimse; jurnalci kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. fitneci kimse; s. açığa vuran. tattletale gray gri beyaz, azmış (çamaşır).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. başkalarının sırlarını orada burada anlatan kimse, dedikoducu kimse; dümenin durumunu gösteren alet; org körüğünün dolu veya boş olduğunu gösteren cihaz; memurların işe gelip gitme saatini kaydeden saat: tren makinistine bir köprünün yaklaştığı

İngilizce - Türkçe Sözlük by