Talk Pudrası ne demek? | Talk Pudrası anlamı nedir? | Talk Pudrası

Talk Pudrası anlamı nedir?

Talk Pudrası ne demek?

Talk Pudrası anlamı nedir?

Talk Pudrası | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: talk pudrasi

Türkçe - İngilizce Sözlük

talcum powder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

talcum / dust powder. talc. talcum powder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). mısır sapı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). (telefonda) hatların karışması.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (bot). siçek sapı, yaprak sapı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. rhizome.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sap, bitki sapı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. sezdirmeden ava yaklaşmak; azametle yürümek; i. azametli yürüyüş; sezdirmeden ava yaklaşma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. arkasında avcının siper aldığı at veya at şeklinde şey; arkasında gizlenilen şey, maske.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (F. «telk» ten Ar.’laşmış). Şeffaf taş şeklinde bir mâden ki, cam yapılmasına yaramakla beraber ateşe dayandığından ve kâğıt gibi makasla kesildiğinden sobanın kapı ve deliklerine konur ve böyle işlerde çok kullanılır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

talc.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To utter words; esp., to converse familiarly; to speak, as in familiar discourse, when two or more persons interchange thoughts.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To confer; to reason; to consult.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To prate; to speak impertinently.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To speak freely; to use for conversing or communicating; as, to talk French.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To deliver in talking; to speak; to utter; to make a subject of conversation; as, to talk nonsense; to talk politics.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To consume or spend in talking; often followed by away; as, to talk away an evening.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To cause to be or become by talking.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The act of talking; especially, familiar converse; mutual discourse; that which is uttered, especially in familiar conversation, or the mutual converse of two or more.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Report; rumor; as, to hear talk of war.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Subject of discourse; as, his achievment is the talk of the town. the act of giving a talk to an audience; 'I attended an interesting talk on local history' an exchange of ideas via conversation; 'let's have more work and less talk around here' discussion

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

talc. talcum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

an exchange of ideas via conversation; 'let's have more work and less talk around here'. discussion; 'his poetry contains much talk about love and anger'. the act of giving a talk to an audience; 'I attended an interesting talk on local history'. a speech

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Text telephone: a service that permit two people who are logged in to host computers to engage in a split-screen 'conversation,' in which what one user types is presented on the top half of both screens while the other user's typing is presented on the bo

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A protocol which allows two people on remote computers to communicate in real-time.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A UNIX command that enables users to talk in real-time similar to Internet Relay Chat. a program that lets you speak to someone elsewhere in the world using your modem and Internet connection instead of your telephone You need a soundcard and microphone,

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A program that allows two users to communicate using keyboards and display screens Each user's screen is divided in half; one half shows what the user types, while the other half shows what the other person types.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

When a handset is powered on, and is engaged in a voice or data call Talk time is the approximate length of time that a fully charged battery will last while on a continuous call, under ideal conditions, before needing to be recharged.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A UNIX program which allows two users on different machines to carry on a dialogue in real time by typing messages into a split screen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A UNIX utility that allows one user to communicate instantaneously with another user. any noise a prop makes, such as two coins clinking.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A protocol which allows two people on remote computers to communicate in a real-time fashion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Talk is a UNIX protocol that lets two people conduct a real-time, text-based 'conversation' over the Internet A conversation can be initiated by using the command 'talk' followed by the e-mail address of the person with whom you wish to speak at the UNIX

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

USENET's version of talk radio.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Like the talk in an IRC chat, this is the simplest method of communication, and is used for speaking with people in the same room See the MOOing 101 tutorial for more information.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Discussion and debate. talk to another user - two way screen-oriented communication program. chatty topic Groups that discuss controversial topics such as politics, religion, and current affairs Opinions can be very explicit and extreme because there are

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Board.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. konuşmak, söylemek; lakırdı etmek, laf etmek; müzakere etmek, görüşmek; (A.B.D.), k.dili. gammazlamak; k.dili. hükmü geçmek; i. konuşma; laf, lakırdı, söz; söz konusu: boş laf; müzakere, görüşme; ağız, (argo) talk about, talk of hakkında konuşma

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

talcum powder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

talcum / dust powder. talc. talcum powder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. konuşkan. talkativeness i. konuşkanlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Sapın ucunda meydana gelen çiçeklerime.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Verdikleri nasihata kendileri uymayanlar için Aleme verir talkını kendi yutar salkımı tâbirinde geçer

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i konuşan, konuşabilen; konuşkan; i. konuşma. talking machine eski gramofon. talking point üstünde durulacak nokta.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., k.dili. azarlama, paylama.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. Y.). Talktan meydana gelmiş şist.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Kulaklıklarınızı çıkarmadan çevrenizdekilerle iletişim kurabilmenizi sağlayan özellik.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. konuşkan; geveze, çenesi düşük; palavrası bol.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. bahsedilmeyen, adı geçmeyen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. telsiz telefon.

İngilizce - Türkçe Sözlük by