Tam Zamanında ne demek? | Tam Zamanında anlamı nedir? | Tam Zamanında

Tam Zamanında anlamı nedir?

Tam Zamanında ne demek?

Tam Zamanında anlamı nedir?

Tam Zamanında | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: tam zamaninda

Türkçe - İngilizce Sözlük

just in time. duly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

160 yüksek çözünürlüklü görüntü (UXGA) ve 1080 taneye kadar 640 x 480 piksel görüntü alabilen 8 cm çaplı 156 MB CD-RW. Görüntü harici verilerin saklanmasında da kullanılabilir ve 300 keze kadar biçimlendirilebilir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). amfetamin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (tıb). antıhistamin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Bilindiği gibi pek çok model binek arabalarda arka kapıların camları dibine kadar tam açılamaz. Yaklaşık üçte bir mesafeye gelince dururlar. Tabii bu sürücüler için bir problem değildir. Onlar ön camları tam açıp püfür püfür giderler. Klimalı araç sayısı çoğalıp tüm camların kapalı tutulması durumu ortaya çıkınca arka camların tam açılamaması konusu gündemden iyice düşmüştür.

Arabaların arka camlarının tam açılmamasının içeriye egzoz gazı, böcek veya gürültü girmesiyle ve arabanın emniyetiyle bir alakası yoktur. Arabaları dizayn eden mühendisler bunu kullanıcıların çocuklarının arabadan sarkmamaları için tercih ettiklerini söylüyorlar. Hatta arka camların açılmaması için arabaya kilit dahi koyuyorlar.

Gerçek ise farklıdır. Performansı en yüksek arabayı yapabilmek için katlanılması gereken bir durumdur bu. Dikkat ederseniz orta ve küçük boy arabaların çoğunda arka tekerlekler arka kapılara çok yakındır. Bu nedenle ön ve arka kapıların şekilleri farklıdır. Ön kapıda camın dibine kadar girmesi için yer varken arka kapılarda tekerleğin ve çamurluğunun konumlarından dolayı alt kısım daraldığından yer yoktur. Bu şekilden dolayı zaten arka kapıdan inmek de daha zordur. Cam, kapının düz devam eden kısmındaki yuvasına kadar inebilir, daha sonra gidebileceği bir yer yoktur.

Peki arabalarımızın kapıları niçin arkadan öne doğru açılıyor? Bir sürücü olarak kapınızı hep sol elle açtığınız dikkatinizi çekti mi? Kapı arkadan öne doğru açıldığından zaten sağ elle hiç denemeyin sorun yaşarsınız. Arabaların ilk yapıldıkları zamanlarda kapıların menteşe ve kilit sistemleri bugünkü kadar sağlam değildi. Ancak insanların çoğu sağ ellerini kullandıklarından sürücü tarafındaki kapı önden arkaya açılır şekilde yapılıyor, diğer kapı(lar)da da bu şekle uyuluyordu.

Bu durum hareket halinde iken aniden açılan kapının karşıdan gelen hava akımıyla kapanamamasına hatta kopmasına yol açabiliyordu. Bu nedenle kapıların arkadan öne doğru açılır şekilde yapılmasına başlandı. Artık kilit kazara boşalsa bile karşıdan gelen hava akımı kapının açılmasına müsaade etmiyordu.

Konu arabalardan açılmışken fabrikadan yeni çıkmış arabalardaki güzel kokudan da söz edelim. ‘Yeni araba kokusu’ denilen ve insanların hoşuna giden bu koku tek bir koku olmayıp, birçok kokunun birleşmesinden oluşan çok özel bir kokudur. Zamanla kaybolur ve arabaya asılan suni koku yayıcılardan hiçbirinin kokusu onun yerini tutamaz.

Bu koku, boya ve boyadan önce kullanılan astar boya, konsolda, pencere ve kapılarda kullanılan lastik ve plastik malzemelerin kokularının bir karışımıdır. Bunlara yapıştırıcıların, izolasyon malzemelerinin, koltuklardaki kumaşın, deri parçalarının ve döşemelerde kullanılan vinilin kokuları da karışır. Ortaya çok özel ve taklidi imkansız bir koku çıkar.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Bilindiği gibi pek çok model binek arabalarda arka kapıların camları dibine kadar tam açılamaz. Yaklaşık üçte bir mesafeye gelince dururlar. Tabii bu sürücüler için bir problem değildir. Onlar ön camları tam açıp püfür püfür giderler. Klimalı araç sayısı çoğalıp tüm camların kapalı tutulması durumu ortaya çıkınca arka camların tam açılamaması konusu gündemden iyice düşmüştür.

Arabaların arka camlarının tam açılmamasının içeriye egzos gazı, böcek veya gürültü girmesiyle ve arabanın emniyetiyle biri alakası yoktur. Arabaları dizayn eden mühendisler bunu kullanıcıların çocuklarının arabadan sarkmamaları için tercih ettiklerini söylüyorlar. Hatta arka camların açılmaması için arabaya kilit dahi koyuyorlar.

Gerçek ise farklıdır. Performansı en yüksek arabayı yapabilmek için katlanılması gereken bir durumdur bu. Dikkat ederseniz orta ve küçük boy arabaların çoğunda arka tekerlekler arka kapılara çok yakındır. Bu nedenle ön ve arka kapıların şekilleri farklıdır. Ön kapıda camın dibine kadar girmesi için yer varken arka kapılarda tekerleğin ve çamurluğunun konumlarından dolayı alt kısım daraldığından yer yoktur. Bu, şekilden dolayı zaten arka kapıdan inmek de daha zordur. Cam, kapının düz devam eden kısmındaki yuvasına kadar inebilir, daha sonra gidebileceği bir yer yoktur.

Peki arabalarımızın kapıları niçin arkadan öne doğru açılıyor? Bir sürücü olarak kapınızı hep sol elle açtığınız dikkatinizi çekti mi? Kapı arkadan öne doğru açıldığından zaten sağ elle hiç denemeyin sorun yaşarsınız. Arabaların ilk yapıldıkları zamanlarda kapıların menteşe ve kilit sistemleri bugünkü kadar sağlam değildi. Ancak insanların çoğu sağ ellerini kullandıklarından sürücü tarafındaki kapı önden arkaya açılır şekilde yapılıyor, diğer kapı(lar)da da bu şekle uyuluyordu.

Bu durum hareket halinde iken aniden açılan kapının karşıdan gelen hava akımıyla kapanamamasına hatta kopmasına yol açabiliyordu. Bu nedenle kapıların arkadan öne doğru açılır şekilde yapılmasına başlandı. Artık kilit kazara boşalsa bile karşıdan gelen hava akımı kapının açılmasına müsaade etmiyordu.

Konu arabalardan açılmışken fabrikadan yeni çıkmış arabalardaki güzel kokudan da söz edelim. ‘Yeni araba kokusu’ denilen ve insanların hoşuna giden bu koku tek bir koku olmayıp, birçok kokunun birleşmesinden oluşan çok özel bir kokudur. Zamanla kaybolur ve arabaya asılan suni koku yayıcılardan hiçbirinin kokusu onun yerini tutamaz.

Bu koku, boya ve boyadan önce kullanılan astar boya, konsolda, pencere ve kapılarda kullanılan

lastik ve plastik malzemelerin kokularının bir karışımıdır. Bunlara yapıştırıcıların, izolasyon malzemelerinin, koltuklardaki kumaşın, deri parçalarının ve döşemelerde kullanılan vinilin kokuları da karışır. Ortaya çok özel ve taklidi imkansız bir koku çıkar.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Arda kalmak, en son bulmak. 2. Evlât ölümünden sonra yaşamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

definitive / permanent appointment. definitive appointment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

appointment. placement. posting. assignation. assignment. co-optation. commission. creation. designation. installation. installment. instalment. institution. investiture. investment. nomination. preferment. cooptation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

appointment. designation. assignment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assignment. appointment. nomination. constitution. posting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Head, or more specifically, top of the head.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Head, or more specifically, top of head. the crown, the head, but not generally the face and ears. head.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Head.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Head.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (uyd. k.).Bir kimseyi bir işe vermek, tavin etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

appoint. post. accredit. advance. assign. co-opt. commission. constitute. coopt. create. depute. deputize. designate. elect. install. institute. nominate. prefer. station.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

appoint. create. designate. name. nominate. post.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assign. to appoint. to nominate. commission. constitute. coopt. create. institute. make.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A hetman, or chief of the Cossacks.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Kazak reisi, hetman.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.“Ata”). 1.Ata kişi, başkan, önd(Erkek İsmi) 2.Don kazaklarının önderlerine verilen ad.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (tıb). vitaminsizlikten ileri gelen hastalık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (s). ufak cins tavuk, ispenç, çin tavuğu; ufak tefek kavgacı insan; (s). küçük, ufak. bantamweight (i).,(spor) filiz siklet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Tamamiyle, tekmil, bütün: İstediğini bittamâm aldı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Tamamiyle, bütün, tekmil, hep.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (Müzekker için). Tamamiyle, tamamlanmış olarak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a pinch of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wispy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Mercan taşı.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) - (bkz.Bistem). - Bayezid Bistami: Ünlü mutasavvıf, hayatı hakkında çok az şey bilinmektedir.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [بتمامها] tümüyle, tamamen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [بالتمام] tümüyle.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (den). kütüklerden yapılmış sal; çift tekneli kayık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (biyol) aybaşı, âdet görme, hayız. catamenial (s). aybaşına ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ibne, oğlan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kedigiller familyasından jagar gibi bir hayvan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

multimedia.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). bulaştırmak; geçirmek (hastalık, mikrop, pislik); lekelemek, kirletmek. contamina tion (i). bulaştırma; pislik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(CÜZ’İ TAM)(i. A). Birlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Bütün, parçalandığı vakit ana vasfını kaybeden şey.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Yetimler yurdu, yetimlerin barındırıldığı yurt.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [دارالایتام] yetimhane.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). bir cisim veya bölgeyi zararlı kimyasal maddelerden arıtmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(Lat). dağıtılmış kısımlar veya parçalar (yazıda).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Tek bir DV kablosuyla bağlı bir oynatıcıdan, tüm veriler (video, ses, alt-kod veriler, vs.) dahil olmak üzere kasetin kopyalanmasını sağlar.

Teknolojik Terim by

Yabancı Kelime

Fr. estampe

oyma baskı

Çinko, bakır, tahta vb. levhalara kazıma ile yapılan resimleri kâğıda basma tekniği.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

print. engraving.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Pamuk, keten veya ipekten seyrek dokunmuş bir çeşit kumaş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coarse muslin. etamine. etamin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coarse muslin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a soft cotton or worsted fabric with an open mesh; used for curtains or clothing etc.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. yetîm). Yetimler. (bk.) Yetim.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ایتام] yetimler, öksüzler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(özellikle Messina Boğazında görülen) serap.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [حقارت آميز] aşağılayıcı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). (huk). miras yoluyla kalabilen mal.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hippopotamus. hippo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hippopotamus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). (çoğ. mus- es, Lat. -mi) suaygırı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). histamin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Bitme, tükenme, sona erme, tamam olma. 2. Son, nihayet Fars. pâyân: Hitam bulmak. Hitâma ermek = Bitmek. Hitâm vermek = Bitirmek. Hüsn-i hitâm = Güzellikle bitirme, sağlıkla tamamlama.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

end. close. conclusion. completion. expiration. expiry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ختام] son. 2.son bulma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

son bulmak, bitmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., Ar. hitâm = bitme, Fars. pezîriften = kabûl etmek). Biten, hitâm bulan: O iş de bugün hitâmpezîr oldu (dilimizde kullanılmıyan asıl mânâsı: bitebilir, bitmesi mümkün olan).

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

bitirmek, sona erdirmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

sona ermek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [عبرت آميز] ibret verici, ders verici.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Bazı kimseler, öksürme, aksırma, gülme, ağlama, hallerinde veya heyecanlandıkları zaman idrarlarını tutamayıp kaçırırlar. Bu durum bilhassa çok doğum yapmış kadınlarda sık görülür. Nedeni ön ve arka boşaltım kanallarındaki kasların zayıflamış olmasıdır. Ayrıca böbrek veya idrar yollrındaki taş veya tümör, omuriliğin hastalanması da idrar tutamamaya neden olabilir. Küçük çocuklarda ise, bağırsak solucanları idrar kaçırmaya neden olabilir. Aşağıdaki reçetelerden herhangi biri de uygulanabilir.

Tedavi için gerekli malzeme : Günlük, su.

Hazırlanışı : Küçük bir parça günlük havanda iyice dövülür. Aç karnına yarım kahve kaşığı yenir. Üzerine 1 bardak su içilir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hatm» den masdar). Sona erme, bitme.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اختتام] sona erme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. i. stampe). Mürekkeple veya kuru olarak bir şeyin üzerine basılan büyük damga, kalıp: Istampa vurmak, )asmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ink pad. stamp. stamp pad. stamp. imprint. inkpad. stamper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

catamaran.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

catamaran.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in full acceptation of the word. strictly speaking. unmitigated.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.)1. İpekli şeyler hışhış etmek. 2. Silâhlar birbirine dokunarak şakırtı etmek.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Akbabaya benzeyen.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. matmah). Matmahlar, göz dikilenler, (bk.) Matmah.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Mezopotamya.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. métamorphisme

jeol. başkalaşım

Bir kütlenin fiziki ve kimyasal özelliklerinin değişmesi.


Yabancı Kelime by

Yabancı Kelime

Fr. métamorphose

biy. başkalaşma

Embriyo evresinden ergin olana değin bir hayvanın geçirdiği biçim ve yapı değişimleri.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. başkalaşan, başkalaşım geçiren. metamorphism i. başkalaşım, başkalaşma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. başkalaştırmak; başkalaşmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(çoğ. -ses) i. şekil değişimi; tamamen değişme (gaye, durum, benlik); değişen şey veya kimse; biyol. başkalaşım, başkalaşma; tıb. dokularda oluşan anormal değişme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. T.). Şiir ve musikide bir parçanın eksik veya bozulmuş yerlerini İlmî ve estetik şekilde restore etmek ilim ve usûlü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mesopotamia. mespot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mesopotamia.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Lat. ölmek üzere olan bizler sizi selâmlarız (gladyatorlerin dövüş meydanına çıkarken imparatoru selamlamaları).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(MÜSTAMEL) (ı. A. «amel» den imef.) (mü. müstâmele). 1. İstimal olunan, kullanılan: Bu tâbir hâlâ müstameldir. 2. Kullanılmış, eski, eskimiş olan: Müstamel elbise satıyor. ‘

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «umrân» imef.) (mü. müstâmere). Bir yere göçmen göndererek bayındır hâle getirilmiş, koloni: Afrika’nın müstâmer sahilleri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. müstâmerât). Göçmen gönderilmiş ülke: Kanada, vaktiyle İngiltere ve Fransa’nın müstâmeresi idi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «umrân» dan if.) (mü. müstâmere). Göçerek yerleşen ve bayındır hâle getiren, kolonizatör.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ مستعمل] kullanılmış. 2.kullanılan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Bitmemiş, yarım kalmış, noksan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

incomplete.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [ناتمام] tamamlanmamış, yarım kalmış.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Gizli bir tehlikesi bulunan, tekin olmayan: Orası netameli bir yerdir, kim geçerse ayağı kayar. 2. Başına sık sık kaza gelen: Netâmeli çocuk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sinister. ominous. accident-prone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sinister. to be avoided. accident-prone. ticklish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

common divisor / factor. common diviser.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

common divisor / factor. common diviser.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. k.). Vasat, çevredeki şartlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ambient. atmospheric. environment. atmosphere. ambiance. ambience. medium. ambit. aroma. occasion. stage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ambient. atmospheric. environment. atmosphere. ambiance. ambience. medium. ambit. aroma. occasion. stage. climate. setting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

media. medium. atmosphere. miliev. environment. surroundings. ambience. weather.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., (şiir) beştefileli mısra.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

waist cloth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

money paid for the goodwill of a business. goodwill.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., İt., müz. portamento, ses kaydırması.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., biyokim. protamin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bot. şeftali cinsi meyva çekirdeği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., k.dili düşünmeden onaylamak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

determination. fixing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fixing. making sth stable / stationary determining. establishing. ascertainment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

determine. establish. state. assign. fix. appoint. peg.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

appoint. arrange. assign. determine. fix. set. to fix. to determine. to establish. to arrange. to set. to ascertain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to fix. to stabilize. to make sth stationary. to determine. to establish. confirm.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. İstanbul; eski İstanbul.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çiçeklerde erkeklik uzvu, ercik. stamen, stamened s. stameni olan. staminiferous s. stamenler hâsıl eden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

STAMINA, enerji besleme süresini artırmak, pil performansını geliştirerek fotoğraf makinelerinin verimini artırmak için Sony tarafından geliştirilmiş olan mükemmel bir teknolojidir. Elde edilen daha uzun kayıt süresi sayesinde, daha fazla resim çekebilir, kendinizi özgür hisseder ve pil yerine çekeceğiniz fotoğraflara yoğunlaşırsınız.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. dayanıklılık, tahammül, kuvvet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Sony InfoLITHIUM şarj edilebilir pil birlikte verilmektedir: diğer teknolojilerde yaşanan ‘bellek etkisi’ içermeden, olağanüstü pil kullanım süresi sağlar. Dahili mikro işlemci, fotoğraf makinesiyle iletişim kurarak, kalan çekim süresini bir dakikalık hata payıyla gösterir. Dünyanın her yerinde kullanılabilecek voltaj uyumluluğuna sahip Sony elektrik adaptörleri de sağlanmaktadır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

İki Sony STAMINA NiMH (Nikel Metal Hidrit) şarj edilebilir pil birlikte verilmiştir: olağanüstü pil ömrü sunar. Dünyanın her yerinde kullanılabilecek voltaj uyumluluğuna sahip Sony pil şarj cihazı da sağlanmaktadır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

STAMINA, her bir bileşenin güç tüketimini en aza indiren, tüm süreçleri dijitalleştiren ve birden fazla yongayı bir yongada birleştiren benzersiz bir Sony güç yönetimi özelliğidir. Güç tüketiminin önemli ölçüde azalması ve daha yüksek kapasiteli lityum iyon pillerin kullanılmasıyla, tek bir pil şarjıyla 17 saate varan çekim süresi elde edilebilmektedir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kuvvet veya dayanıklılığa ait; bot. stamene ait veya stamenlerden ibaret.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., bot. ercikli, stamenli, bilhassa dişilik uzvu olmayıp yalnız erkeklik uzvu olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. koyu kırmızı (renk).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. pepelemek, kekelemek; i. kekemelik. stammerer i. kekeme kimse, pepe kimse. stammeringly z. kekeleyerek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. ayağını yere vurmak; basmak; damga vurmak, üzerine damga basmak, damgalamak; üzerinde silinmez izler bırakmak; yerleşmek; kalıpla vurup kesmek; ezmek; sikke darbetmek; imza ile tespit etmek; pul yapıştırmak; i. ıstampa; damgalama; damga; pul, pos

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. atların veya sığırların korkarak dağılıp kaçmaları; coşkun toplu koşuş; panik yaratma; ayaklanma; f. topluca koşuşmak, kaçışmak, paniğe kapılmak, belirli bir hedefe hücum etmek; kaçıştırmak, korkutup koşturmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. damgalayan kimse veya alet; postanede mektuplara damga vuran memur; ıstampa, zımba, damga; tokmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(TAMM) (i. A. «tamâm» dan if.) (mü. tâmme). 1. Noksansız, bütün, eksiksiz. 2. Mükemmel, kâmil, olgun: Tam insan. 3. Tamamiyle, eksiksiz: Tam bir senedir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). «T» ile başlar bazı sıfatlara girip mübalâğa gösterir: Tam-takır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bakır cilâsı, dövme bakırın çarktan geçirilerek cilâ edilmesi. Tam çarkı = Bu cilâya mahsus çark. Tam-takır kırmızı bakır = Züğürtlük hakkında kullanılır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

complete. full. whole. entire. just. exact. precise. perfect. integral. absolute. accurate. true. trueborn. very. accomplished. all-out. blank. clear. consummate. correct. dead. downright. engrained. even. factual. implicit. ingrained. intact. intima.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

absolute. accurate. bang. complete. consummate. crass. dead. definitive. direct. due. entire. exact. exactly. finished. flat. good. grand. graphic. immaculate. implicit. intact. just. literal. literally. outright. particular. perfect. positive. precise. p

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a woolen cap of Scottish origin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

complete. full. perfect. whole. absolute. on the button. consummate. correct. direct. directly. entire. exact. exactly. express. implicit. mathematical. orthodox / adj. outright payment. precise. proper. resounding. ripe. solid. stark. strict. thorough. t

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a woolen cap of Scottish origin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Early Fon of Bum. abbr Test and Administration Manual.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Total Available Market.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Telecommunications Automation Model.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Çok noktalı otomatik odaklama, geniş açıdan makro çekimlere kadar tüm zoom aralığında müthiş net görüntüler elde edilmesini sağlar.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

at full lick. full throttle. gas full. throttle full open. perfect gas.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

full time.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

D/A dönüştürücü için dijital ses sinyallerini işleyen bir IC yongası. Fazla örnekleme işlemi sırasında matematiksel bir operasyonun yardımıyla kuantizasyon paraziti en aza indirilir ve ses kalitesi en üst düzeye çıkartılır.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

full time.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exactly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

due. duly. exactly. faithfully. fully. literally. perfectly. precisely. prompt. quite. truly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in extenso. literally. perfectly. precisely.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fully automatic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

full board. full board.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

American plan. board residence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

integer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

whole number. integer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Kompakt tasarımın yanı sıra özel montaj çerçevesi, hoparlörlerin, ekstra delik açılmasına gerek olmaksızın bir çok popüler araba markasının mevcut hoparlör yerlerine doğrudan takılabilmesine olanak tanımaktadır.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

full speed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

just in time. duly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(TAMAH) (i. A.). Doymazlık, çok arzu etme, hırs, açgözlülük. Tamâ etmek = Çok hırs ve arzu İle istemek, açgözlülük göstermek

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [طمع] tamah, açgözlülük.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. tameable.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A ). Hırs ve tamâ ile, açgözlülük sebebiyle: Büyüklüğüne tamâen o kavunu seçtiğim hâlde çürük çıktı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Tamâ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

greed. cupidity. avarice. rapacity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Tamâkâr.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Hırs ve tamâ eden, açgözlü, doymaz. 2. Mal ve parayı çok seven.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(TAMAHKARLIK) (i.) 1. Açgözlülük, hırs, doymazlık. 2. Mal ve parayı çok sevme, hasislik.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. mısır ile kıyma ve kırmızı biberle yapılan Meksika yemeği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(TAMAM) (i. A.). 1. Bitme, bitirme: Kitap tamam oldu; binayı tamam ettim. 2. Olgunluğa erişme, eksiğini yerine getirme: Şimdi tahsilini tamam etti. 3. Bitmiş: Bu ev tamam değildir. 4. Eksiksiz, mükemmel, tam, bütün. Bedr-i tâm = On beş günlük ay. 5. Hazır: Katar tamamdır. 6. Uygun, muvafık, ne eksik ne fazla: Bu ceket size tamam geldi. 7. Pekâlâ, münasip: Tamam öyle yaparız. Tamamiyle, bltamâmihi, bi-tamamihâ = Büsbütün, hepsi NA-tamâm = Bitmemiş, eksik

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

complete. done. finished. mature. exactly. precisely. according to hoyle. yeah.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

complete. done. finished. mature. exactly. precisely. according to hoyle. yeah. okay.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

OK. righto. tush.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ تمام] tam. 2.bitiş, sona erme. 3.bütün.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A ). Bütün olarak, bütün bütün.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

completely. entirely. fully. exactly. properly. thoroughly. wholly. perfectly. precious. absolutely. all. altogether. bang. bang-on. chock. clean. clear. dead. definitely. in the highest degree. downright. fair. heart and soul. up to the hilt. hollow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

absolutely. all. altogether. completely. dead. diametrically. downright. exactly. finally. flatly. fully. off. outright. perfectly. purely. quite. roundly. totally. truly. wholly. wide. entirely. clean. clear. in full. to the core. bang.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

altogether. completely. entirely. wholly. all over. to a crumb. diametrically. down to the ground. exactly. faithfully. in toto. off. out. outright. perfectly. purely. quite. roundly. up. well. for all the world.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تماما] tümüyle.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. tamâmiyye). Tamama, bütüne ait.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

complete. in all. every bit. out-and-outer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

absolutely. out. roundly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wholly. completely. entirely. all. clean. ex. to the full. lock stock and barrel. neck and crop. nicely. out and out. through and through.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-T.) tümüyle, tamamen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (Türkler’in yaptığı bir Arapça kelimedir). Tamlık, bütünlük. Tamâmiyyet-i mülkiyye = Mülk bütünlüğü, Fr. integrit£ terrioriale.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

completion. integration. finishing. finish. perfection. accomplishment. consummation. follow-through. fulfillment. fulfilment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

consummation. perfection. completion. integration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

completion. finishing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Tamam etmek, eksiğini doldurmak. 2. Bitirmek: Artık bugün şu kitabı tamamlayalım.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

complete. serve out. finish. integrate. fulfill. button up. catch up on. clear up. complement. bring to completion. consummate. do. eke out. finalize. fulfil. go through with. implement. perfect. round off. round out. supplement. take up. work off. w.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

complement. complete. consummate. crown. finish. implement. to complete. to consummate. to complement. to finish. to perfect.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to complete. to finish. to make sth complete or whole. accomplish. carry out. complement. consummate. dispose. fulfil. implement. integrate. make. to raise to full number. pack in. perfect. to bring to perfection. round off. satisfy. sew up. to make short

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Tam ve eksiksiz olmak, doldurulmak. 2. Bitirilmek: Kazdırmakta olduğum kuyu tamamlanmadı gitti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

be done. round.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be completed. to be finished. to be complemented.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). I. Tamam hâle getirtmek, eksiğini doldurtmak. 2. Bitirtmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to have sb complete sth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

complementary. complemental. integral. supplemental. supplementary. collateral. component. expletive. follow-up. integrant. complement. modifier. supplement. processor. adjunct.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Supplemental.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

complementarity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. karınca yiyengillerden tamandua, zool. Tamandua tetradactyla .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Amerika'ya mahsus bir çeşit çam, lariks, bot. Larix laricina.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ipek maymun, zool. Leontocebus rosalia.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. demirhindi, bot. Ta marindus indica; demirhindinin meyvası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Ilgın, bot. Tamarix.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) Bir cins yaban ördeği.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.). Saçma-sapan sözler.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.). - Dolunay, ayın ondördü. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [طمعکار] açgözlü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. trampet, ufak davul; kasnak; kasnak işi; f. kasnağa gerip işlemek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tef.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

drum. classical lute.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., f. evcilleştirilmiş, ehlileştirilmiş, alıştırılmış; uysal, munis, yumuşak huylu; zararsız; tatsız, yavan, manasız; f. ehlileştirmek, evcilleştirmek; uysallaştırmak, uslandırmak; yumuşatmak, hafifleştirmek. tame'ly z. uysalca. tame'ness i. evcillik

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. evcilleştirilebilir, ehlileşme kalileştirilebilir tameability biliyeti.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. terbiyeci.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Nitelikli, saygın kişi.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Güçlü, kuvvetli kimse.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Tamerk).

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Timur.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Damga.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Vaftiz etme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «umk» tan masdar) (c. tâmîkaat). 1. Derinleştirme, derin kazma: Temelleri bir iki arşın daha tâmîk etmek gerekiyor. 2. Pek derin ve gerçeğine varacak şekilde incelemek: Bu meseleyi tâmîk etmeli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «umûm» dan masdar). Bir işi hususîlikten çıkarıp genişletme, yayma, umumîleştirme; genelge (uyd. k.).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

circular genelge. sirküler. generalization genelleme. written general order. circular.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

circular. circular letter. generalizing. generalization. making sth generally known. diffusing. circularization. circular order.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Umuma ait olacak şekilde yayarak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(TAMİR) (i. A.) (c. tâmirât). Bozuk bir şeyi düzeltme, vîrân bir şeyi mâmûr etme, onarma: Evi tâmir etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wrecking. repair. overhaul. mending. fixing. mend. refit. refitment. reparation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

repair onarım. overhaul. maintenance. restoration. repair.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

repair. repairing. fixing. mending. to make amends for. refection. refit. renewal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

repairs. repair. renovation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

repair. repairs.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

repairs.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

repairman. serviceman. mechanic. wrecker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mechanic. repairman. repairer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

repairer. serviceman. repairman. mender. fault finder. fault tracer. rebuilder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

repair shop. repair-shop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

repair shop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. süzgeç yapımında kullanılan bir çeşit kumaş; kumaştan süzgeç.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Körletme. 2. İmâ yoluyle anlatma. 3. (edebiyat) Ebced hesabıyla bir tarihin eksiğini doldurmak veya fazlasını çıkarmak için yapılan İmâ.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Koç gibi güçlü.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Çok mutlu, talihli kimse.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. gramer) (y. k.). isim veya sıfat takımı terkibi. Belirtili tamlama = —in ekiyle yapılmış tamlama (duvarın sıvası gibi). Belirtisiz tamlama = Tamlayanı eksik olan tamlama (duvar sıvası ) gibi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

noun phrase. propositional phrase.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

noun phrase. prepositional phrase.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

modify.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. gramer) (y. k ). Bir tamlamada belirtilen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

modified. determined. defined.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. gramer) (y. k.). Bir tamlamada belirten.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

genitival.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

determinative. modifying. determining. defining.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

accuracy. integrity. precision. totality. completeness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exactness. perfection. plenitude.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تام] tam, eksiksiz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تامه] tam, eksiksiz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tepesi geniş ve püsküllü İskoç beresi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. bastırıp sıkıştırmak .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., with ile birinin işine karışmak; dokunmak; değiştirip bozmak, oynamak; kurcalamak; hile karıştırmaki

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hafifçe vurarak bastıran kimse veya alet, sıkmaç.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.) (musiki). Batı musikisinde bir sekizliyi 12 eşit parçaya bölen sistem.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. top ağzı tapası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). 1. Tıpta kanı silmek, durdurmak için kullanılan gaz bezi topağı 2. Otomobil ve vagonlarda çarpışma tesirini azaltacak tertibat. Tampon devlet — İki ülke arasında bulunan devlet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

buffer. bumper. fender. shock absorber. cushion. tampon. packing. wad.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A plug introduced into a natural or artificial cavity of the body in order to arrest hemorrhage, or for the application of medicine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To plug with a tampon. plug of cotton or other absorbent material; inserted into wound or body cavity to absorb exuded fluids.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

buffer. cushion. pack. plug. tampon. bumber. buffer. bumper. compress. crash pad. anti-impact dashboard. dead block. ink pad. wad. wadding.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

plug of cotton or other absorbent material; inserted into wound or body cavity to absorb exuded fluids. plug with a tampon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

plug.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f., tıb. tampon; f. tampon ile tıkamak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

buffer zone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

buffer state.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

buffering. cushioning.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. tıp). Adet görme, Ar. hayz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Bir bütünü meydena getiren tekler için kararlaşmış bulunan sayı, Osm. aded-i mürettep. 2. Kesirsiz sayı, Osm. adet-l tam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tamamen boş. (bk.) Tam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Afrika yerli dillerinden) (musiki) Bazı orkestraya da alınan Afrika menşeli vurma Aleti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bongo drum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tom-tom.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A kind of drum used in the East Indies and other Oriental countries; called also tom- tom.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A gong.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

See Gong, n., 1.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tom tom.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fuss , to-do , tam-tam , noise , hype , tomtom , tom-tom , carry-on.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tamtam.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(aslı: TâMUĞ) (i.). Cehennem.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hell.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., to ile eşit, müsavi, aynı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tamamen uygun, ucu ucuna, tıpatıp.

Türkçe Sözlük by

Finansal Terim

(Margin Call)

Vadeli işlemler piyasasında alınan pozisyonlar için yatırılmış bulunan teminatın sürdürme teminatı düzeyine gerilemesi vya daha altına düşmesi durumunda, yatırımcının teminatını başlangıç teminatı seviyesine çıkarması için borsa tarafından yapılan çağrıdır.


Finansal Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (huk.) vasiyetname; (KM) ahit. New Testament Yeni Ahit. Old Testament Eski Ahit. testamen'tary (s.) vasiyet kabilinden; vasiyetnamede bulunan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Bir yere yerleşmiş, oturmuş (kimse). Dinmiş, sakinleşmiş.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Tutacak yer, kulp, kabza. 2. Bir kerede ve birden tutulacak miktar: Bir tutam ot, bir tutam tuz. 3. Bir avuç içi dolu olan: Bir tutam sakal 4. Hâl, tavır, gidiş: Hastalığın tutamı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coil. pinch. wad. wisp. dash. small handful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pinch. small amount. cluster. dollop. tuft. wad. wisp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

handle. handfold. holder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Tutulan usul, meslek, sebat: O adamın tutamağı yoktur. 2. Tutulacak kulp, sap.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

handle. proof. evidence. grip. support.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

handle. handhold. handgrip. handfold. helve. holder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Mesleksiz, devamsız, sebatsız.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Avuçla tutarak ölçmek, kaç tutam olduğunu ölçmek.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. evcilleştirilemez.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Altın veya gümüşten yapılmış at eyeri. 2.Emin, güvenilir.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

data medium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vitamin. vitamine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vitamin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

any of a group of organic substances essential in small quantities to normal metabolism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vitamin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

an organic substance that acts as a coenzyme and/or regulator of metabolic processes There are 13 known vitamins, most of which are present in foods or supplements; some are produced within the body Vitamins are crucial for many bodily functions including

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Organic molecules essential in small amounts for normal metabolism, growth and development of the body See also Micronutrient.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Literally, vital amines A wide range of compounds that are either water-soluble or fat-soluble and are necessary components of the diet of higher organisms, such as mammals.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Any organic substance that is essential to human health, and which the body cannot make for itself, at least not in sufficient quantities Vitamins are added to foods to increase their nutritional value.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Chemicals produced by plants or animals that are required in our diets in very small amounts to maintain normal health development.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A substance necessary for growth and good health, found in many foods They help to nourish the body.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Organic molecules essential for survival that humans cannot metabolize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Any of many organic substances that are vital in small amounts to the normal functioning of the body Vitamins are found in food, produced by the body, and manufactured synthetically; along with minerals, they are known as micronutrients.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A group of organic micronutrients, present in minute quantities in natural foodstuffs, that are essential to normal metabolism. one of the six types of nutrients needed to sustain human life Vitamins help form blood cells, hormones, and genetic material V

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An organic compound essential in small quantities for normal physiologic and metabolic functioning of the body.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Any of various organic substances essential in small quantities to the nutrition and normal metabolism of most animals Vitamins are found in minute quantities in food, in some cases are produced by the body, and are also produced synthetically. any of a g

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. vitamin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

with vitamins.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vitamined. vitaminized.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

avitaminosis.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. i. Y.). Elektrik akımıyla suyu ayrıştırmaya yarayan Alet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

voltmeter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. vatmetre, vatları ölçme aleti; volt veya amperi ölçebilen alet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

volt ampere.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

volt-ampere.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Bir organizmanın ya da organizma grubunun yerleştiği, fiziksel çevrenin görece birörnekliği ve ilgili bütün biyolojik türlerin sıkı etkileşimi ile belirlenen doğal çevre. Yaşama ortamı çöl, tropik orman, çayırlık alan, kutup tundrası ya da buz denizi olabilir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Dayamak: Şunu duvara yasdayınız.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. yetîm). Yetimler (eytâm gibi), (bk.) Yetim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

on time.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

duly. at the right time.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

on time.

Türkçe - İngilizce Sözlük by