Tasa ne demek? | Tasa anlamı nedir? | Tasa

Tasa anlamı nedir?

Tasa ne demek?

Tasa anlamı nedir?

Tasa | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: tasa

Türkçe Sözlük

(i.). Keder, gam, kaygı, dert, esef. Tasa çekmek = Esef etmek. Tasasını çekmek = Gamını çekmek, derdine düşmek. Ne tasası? = Onun vazifesi mi?

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

care. concern. mopes. sorrow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

anxiety. preoccupation. worry. grief. care. affliction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

worry. concern. preoccupation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Atşân’ın c. Susuzlar, susamışlar.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Eski Türklerde hekimlere verilen isim.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Ata).

İsimler ve Anlamları by

Teknolojik Terim

Enerji Tasarruf Düğmesi, enerji tüketimini sıfıra düşürmek için BRAVIA TV’nizi tamamen kapatmanızı sağlar. Yeniden TV izlemek istediğinizde açmanız yeter; fişi çekip tekrar takmaya gerek kalmadan TV hemen bir önceki konumuna geri döner.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bill.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hasr» dan imef.) (mü. muhtasara). 1. Kısa kesilmiş, kısaltılmış, mufassal olmayan, hulâsa: Muhtasar bir nutuk söyledi; muhtasar bir risâle yazdı; bu tarihin bir de muhtasarı vardır. 2. Pek gösterişli olmayan, tekellüfsüz, gürültüsüz, az masrafla ve kalabalıksız: Muhtasar bir düğün yaptı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

compendious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

condensed. concise. short. brief.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مختصر] kısa, özlü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Kısa olarak, tafsilâtsız: Muhtasaran konuştu.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مختصرا] kısaca.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «sadv» dan if.). Bir işe girişen, teşebbüs eden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «sadr» dan» if.). Başa geçip oturan, başta kurulan, Osm. tasaddur eden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «sulb» den if.) (mü. mutasallibe). 1. Sertleşmiş, katılaşmış: Cism-i mutasallib. 2. mec. Salâbeti olan, metin.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «salt» tan if.) (mü. mutasallıta). Çatan, sataşan, musallat olan, zorba.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «şarf» tan if.) (mü. mutasarrıfa). 1. Bir işi istediği gibi idare eden ve kullanan: Kendi malına mutasarrıf değildir. 2. Mâlik, sahip: Bu mülkün mutasarrıfı, çiftliğe mutasarrıf oldu. 3. imparatorluk devrinde sancak beyi, vali, sancak (vilâyet, il) valisi.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [متصرف] sancak beyi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Mutasarrıfın sıfat ve durumu. 2. Bir mutasarrıfın idaresinde olan vilâyet, il, sancak: Serez, Kudüs, Çankırı, Balıkesir mutasarrıfı. Müstakil mutasarrıflık = İmparatorluk devrinde doğrudan doğruya dâhiliye nezâretine bağlı sancak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «sûret» den imef.). 1. Akılda canlandırılmış olan. 2. Düşünce ve niyette olan: Demiryolu ana hattından oraya bir kol uzatılması mutasavverdir. 3. Akla gelebilir, mümkün kabili.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «sof» dan daha doğrusu Yunanca sofes’dan if.) (mü. mutasavvıfe) (c. mutasavvıfîn). Tasavvuf görüşüne mensup adam, sûft.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «tâife-i mutasavvıfa» dan kısaltılmış). Mutasavvıflar, sûfîler: Mutasavvıfadan bir zât.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [متصوفانه] sûfice.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Tasavvur olunamaz, hatır ve hayâle gelmez.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A ). Teşebbüs.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تصدی] girişme, başlama, el atma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

girişmek, başlamak, el atmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. tasaddukaat). Sadaka verme, sadaka olarak verme: Malını tasadduk etti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «sadr» dan masdar). Başa geçme, en. başta oturma, öne ve ileriye geçme: Bu adam tasadduru çok sever, daima tasaddur etmek ister.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Husye, erkeklerde yumurta. Tek taşak = Yalnız bir husyesi olan veya biri gizli bulunan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rocks. testicle. testis.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nut. testicle. ball. bollocks. nuts.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

testicle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Husyesi olan. 2. (argo) Cesur, şecî, bahadır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

virile. bold. influential. big.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

who has nuts. bold. fearless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kaygılanmak, kederlenmek, kederli ve gamlı olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to regret. be sad. to worry. be anxious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to worry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kaygılı, kederli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

worried. troubled.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «sulb» den masdar). 1. Katılaşma, katı olma: Cıvanın tasallubu. 2. mec. Sağlamlık, kuvvet kazanma. 3. (tıp) Bazı organların hastalıktan dolayı katılaşması.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Musallat olma, haksızca birinin başına hâkim kesilip rahat bırakmama: Kanun sayesinde kimse kimseye tasallut edemez. 2. Birini son derece rahatsız etme; peşini bırakmama: Başıma musallat oldu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

molestation. attack made on sb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تسلط] musallat olma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to molest. to attack sb violently.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Taş olmak, taş kesilmek, Osm. tahaccür etmek.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Coşkulu, taşkın. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. «sun’» dan masdar). Kendine fazlaca çeki düzen verme, fazla süslenme ve süsleme.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تصنع] yapmacık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

drawing. plan. project.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. k.). Tasarlanan şekil, lâyiha.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

project. plan. scheme. bill. draught. design. proposal. set-up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

idea. project. scheme.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

project. bill. draft of a proposed law. written proposal. plan. scheme. blueprint for action. draft. egg. projection. schema.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

descriptive geometry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

planning. projection.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

design. imagination tasavvur. design tasarçizim. representation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

design.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

planner. draughtsman. draftsman. designer. drafter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

designer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

designer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to design.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kurma, tasavvur etme, zihinde hazırlama.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

planning. designing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

planning. cogitation. contemplation. laying out. premeditation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kurmak, tasavvur etmek, zihinde hazırlamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

plan. project. design. contrive. propose. purpose. think up. think out. architect. blue-print. calculate. cast about. cast around. contemplate. devise. draft. draught. fix. forecast. incubate. mean. meditate. premeditate. ruminate. scheme. skeletoniz.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

calculate. conceive. contemplate. design. hatch. intend. map. plan. project. schedule. scheme. to plan. to project. to design. to draft. to sketch out. to intend.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

design.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Tasarlamak işine konu olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be envisaged. to be envisioned. to be planned. to be projected.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «sarf» tan masdar) (c. tasarrufât). 1. Mâlik ve sâhip olma, kullanma: Bu eve kim tasarruf ediyor? Kimin tasarrufu altındadır? 2. idare ile kullanma, idare etme, iktisat: Tasarrufa riâyet etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

provident. saving. economy. possession. austerity. providence. retrenchment. thriftiness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

economy. saving. savings. possession. use. power of disposal. frugality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

savings. disposal. disposition. thrift. administration. management. possession. conservation. careful use of a resource. saving. economy. money saved. economies. economization. entry. retrenchment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ تصرف] tutum. 2.elinde bulundurma. 3.para arttırma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

saving bond. savings bond. savings bond. national bond certificate. treasury bond certificate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.), idare, tutum, iktisat maksadıyla.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Gamsız, kaygusuz. 2. Üzerine hiçbir sorumluluk almayan, kayıtsız.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

carefree. happy-go-lucky. light-hearted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

carefree. lighthearted. blithe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tasasız olma hâli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

carefreeness. lightheartedness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «suûbet» den masdar). (c. tasâubât). Güçleşme, güçlük peyda etme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «Suûd» dan masdar) (c. tasâudât). Yükselme, kalkma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. tasvir). Tasvirler, resimler.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تصاویر] resimler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «yün» demek olan «sûf»dan ve daha doğrusu Y. «hikmet» demek olan «sofiya»dan) (c. tasavvufât). Sûfilik, dinde mânevi ve beşerî duygulara yer veren mistik akım.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mysticism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mysticism. islamic mysticism. sufism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sufism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Islamic mysticism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. T.) (musiki). Türk dinî musikisinin cami musikisi dışında kalan dalı ki, «tarikat musikisi» de denir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i A ). Tasavvufa ait, tasavvufla ilgili.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mystical. sufistic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تصوفی] tasavvuf ile ilgili.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «sûret» ten masdar) (c. tasavvurât). i. Zihinde canlandırma, şekillendirme, bir fikir peyda etme: Tasavvurum doğru çıkmadı, ben bu işi başka şekilde tasavvur etmiştim. 2. Akla ve hayale getirme, tahayyül: Etrafı ağaçlarla çevrilmiş bir büyük meydan tasavvur ediniz. 3. Niyet, tertip, maksat: Öyle bir tasavvurum vardı ama sonra vazgeçtim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

imagination. thinking. concept. proposal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vision. idea. conception. imagination. plan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

idea. conception. conceiving. imagining. envisagement. concept. representation. edifice. mental image. realization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تصور] zihinde kurma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to conceive. to imagine. to envisage. to represent. fancy. suppose.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «tasavvur» dan imen.) (mü. tasavvuriyye). Tasavvura ait.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تصورات] tasavvurlar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Avlanma, ava çıkma.

Türkçe Sözlük by