Tava Ekmeği ne demek? | Tava Ekmeği anlamı nedir? | Tava Ekmeği

Tava Ekmeği anlamı nedir?

Tava Ekmeği ne demek?

Tava Ekmeği anlamı nedir?

Tava Ekmeği | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: tava ekmegi

Türkçe - İngilizce Sözlük

griddle bread.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [بحر متوسط] Akdeniz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

black bread.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pumpernicel. rye bread.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

household bread.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

yahut FETAVÜ (i. A. c.) (m. fetvâ). Fetvâlar. (bk.) Fetvâ.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [فتاوی] fetvalar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gluten-bread.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Turpgillerden bir bitki (malva sylvestris).

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(çoban dağarcığı): Turpgiller familyasından; beyaz veya mor çiçekli otsu bir bitkidir. Birçok türü vardır. Kullanıldığı yerler: Basur memelerini tedavi eder. Boğaz ağrılarını geçirir.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i.). Saçma sapan söz, hezeyan, yalan dolan. Martaval okumak = Uydurma söz söyleyip aldatmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

story. bunkum. hot air. humbug. boloney. baloney.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

guff. maloney. hot air. bullshit. cock and bull story n. humbug. jazz.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Mânâsız ve münasebetsiz saçma sapan uydurma sözler söyleyen adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

corn bread.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

corn bread.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «tav’» dan masdar). itâat etme, baş eğme: O, kimseye mutâvaat etmez.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «vasat» tan if.) (mü. mutavassıta). 1. Araya giren, tavassut eden, aracı. 2. Orta halde olan, ortada gelen, ikisi ortası, vasatî. 3. Komisyoncu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

intermediary. agent. middleman. go-between. medium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «vatan» dan if.) (mü. mutavattına). Bir yeri vatan seçen, yerleşen, yerleşik, yerleşmiş: Ankara’da mutavattın oldu.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [متوطن] yurt tutmuş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مطاوعت] baş eğme, boyun eğme, itaat.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Nereye varacağını düşünmeden, saygı kaidelerine aldırmadan, aklına estiği gibi hareket eden, konuşan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tactless. plainspoken. politically incorrect. indiscreet. thoughtless. blunt. headfirst. headlong. gauche. harum-scarum. headforemost. out-of-turn. plump. without tact. unadvised.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

facetious. gauche. indiscreet. tactless. disrespectful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tactless. harum scarum. heavy handed. indiscreet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tactlessness. disrespect.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Sineklerin duvarlarda, camlarda hatta tavanlarda baş aşağı bu kadar rahat hareket etmeleri, yer çekimi yasasına meydan okurmuşcasına davranışları hep merak konusu olmuş, bilim insanlarının da dikkatini çekmiştir. Bu arada şunu söyleyelim ki, sinek diye küçümsememek gerekir. Dünyamızda bulunan her canlı organizmanın doğrudan veya dolaylı olarak, kendi tabiatı ve eko sistemi içinde, insana bir faydası vardır.

Vücutlarının hacimlerine oranla, sinekler ağır sayılmazlar ve onları yere çeken güç pek önemli değildir. Bu güce karşı gelen tuzlar ayrıca yapıştırıcı, yağlı bir madde salgılarlar. Sinekler ayaklarındaki bu yüzlerce vantuz ve salgıları sayesinde her türlü yüzeyde gezinebilirler. Ancak yüzeyin yağ çözücü, örneğin solvent gibi bir madde ile kaplanmamış olması gerekir. Sinekler tavanda yürürken, altı bacaklarından ikisi hareketlidir. Diğer dört bacak daima sabit durumdadır.

Karıncalarda ise durum biraz farklıdır. Ortalama bir karıncanın vücudunun hacmine göre ağırlığı, sineğe nazaran daha fazladır. Hatta toprakta yaşayan bazı türleri düz bir zemine bile tırmanamazlar. Evlerimize giren küçük karıncalar, çok hafif olduklarından duvarlarda yürüyebilirler.

Belki böyle şeyler ilginizi çekmiyor olabilir ama, asıl merak edilen konu sineklerin tavanda nasıl yürüyebildiklerinden çok oraya nasıl konduklarıdır. Öyle ya, başı yukarıda, ayakları aşağıda uçan bir sineğin tepetakla konabilmesi için bir yerde takla atması, uçuş konumunu değiştirmesi gerekir, ama nerede, ne zaman ve nasıl?

Uzun süre inanılan teoriye göre, sinekler tam konma anında, yuvarlanan bir varil gibi yandan yarım dönüş yapıyorlardı. Bu teorinin yanlış olduğu, ancak yüksek süratli, saniyede birçok film çekebilen kameralar sayesinde ortaya çıktı ve sineklerin bir sırrı daha açığa kavuştu.

Çekilen filmlerden görüldü ki, sinekler tavana konarken yandan değil, sirklerdeki trapezciler gibi geriye yarım ters takla atmaktadırlar. Tavana yaklaşınca, ön ayaklarını başlarının üzerine çekerek ters dönmekte ve tavana önce ön ayakları ile dokunmaktadırlar. Sonra sıra ile diğer ayaklarını da koyarak vücutlarının tavanda tutunmasını sağlamaktadırlar.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Yağ eritilip balık ve köfte gibi şeyler kızartmaya mahsus yassı ve uzun kulplu mutfak Aleti. 2. Tavada pişmiş yemek: Ciğer tavası, balık tavası. 3. Bazı madenlerin eritildiği uzun saplı Alet: Kurşun tavası. 4. Kireç karıştırmakta kullanılan büyük tekne: Kireç tavası. 5. Tuzlada deniz suyunu çeken eleklerin herbiri: Tuz tavası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fryer. frier. pan. broiler. skillet. frying pan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pan. skillet. frying pan. fried food. fry-pan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

frying pan. skillet. frypan. spider. cast iron frying pan. fried.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

griddle bread.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Çevresini dolaşma. 2. Kâbe-i Şerîfe’nin çevresini dolaşma: Tavâf etmek, tavâf-ı KAbe-i Şerife.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

circumambulation. walking around. wondering around (a place.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [طواف] etrafında dönme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

etrafında dönmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. tâife). Tâifeler, topluluklar, (bk.) TAife.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ طوائف] zümreler. 2.tayfalar. 3.kavimler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(L A. F ). Abbâsî imparatorluğunun yıkılmasından sonra İslâm Aleminde teşekkül eden küçük devletler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. tâli). Talihler, bahtlar, kısmetler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

good to be fried in a pan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. tûmâr). Tomarlar. (bk.) Tomar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Oda, salon vs. nin damı, üst kısmı. Tavan başa geçmek, başa yıkılmak = Pek utanacak ve münasebetsiz bir söz işitmekten mahcup ve müteessir olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ceiling. plafond.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ceiling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ceiling. cap.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

attic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

attic. garret. loft.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

garret. attic. mansard. attic story.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ceiling price. maximum price. ceiling / maximum price. maximum fas.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Maximum Price)

Hisse senetlerinin bir seans içinde işlem görebileceği en yüksek fiyattır. Her hisse senedi için fiyat ve fiyat adımı gözönüne alınarak ayrı olarak hesaplanır.


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

long-handed broom used to clean ceilings.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Hadım ağası, harem ağası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «vasat» tan masdar) (c. tavassutât). Barıştırmak, yardım veya aracılık etmek: Kendilerini barıştırmaya tavassut etti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mediation. interposition. intervention.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [توسط] aracılık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to mediate. to act as a mediator. to interpose. to intervene.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

aracılık etmek, aracı olmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «vatan» dan masdar) Yerleşme, bir yeri vatan edinme.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [توطن] yerleşme, yurt tutma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

yerleşmek, yurt tutmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «vuzû» dan). Abdest alma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A «vuzûh» tan). açıklanma, aydınlanma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a kind of bread suitable for making toasted sandwiches.

Türkçe - İngilizce Sözlük by