Tavuk, Tağuk ne demek? | Tavuk, Tağuk anlamı nedir? | Tavuk, Tağuk

Tavuk, Tağuk anlamı nedir?

Tavuk, Tağuk ne demek?

Tavuk, Tağuk anlamı nedir?

Tavuk, Tağuk | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: tavuk taguk

Türkçe Sözlük

(i.). Tavukgillerden çok bilinen kümes hayvanı ki, erkeğine «horoz» ve yavrusuna «piliç» denir. Varna, İsveç ve yanlış olarak ispenç tavuğu = Güvercin kadar küçüğü. Beç tavuğu, Nemçe tavuğu = Tavuktan çok farklı benekli bir cins kümes kuşu ki, çirkin bir bağırması vardır. Dağ tavuğu = Yabanî tavuk, bednos. Tavuk ayağı yemiş = Boşboğaz. Tavukotu = Anagalis denen bir cins bitki. Karatavuk = Avlanıp eti yenen bir cins siyah kuş. Tavukkarası = Bir göz hastalığı. Tavuk kanadı = Tüyden ateş yellemeye mahsus süpürge. Tavukgötü = Siğil çeşidinden elde ve ayakta çıkan nasır. Tavukgöğsü = Tavuğun göğüs etini didikleyip süte karıştırarak yapılan bir çeşit muhallebi. Hinttavuğu = Hindi. Tavukyılı = Türk takviminde yılların onuncusu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Serçegillerin, ardıçkuşu cinsinden bir kuş (turdos merula). Avustralya karatavuğu = Serçegillerden, erkeğinin kuyruğu lir biçiminde bir Avustralya kuşu (maenura superba).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ousel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blackbird.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chicken. hen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chicken. hen. giblets.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hen. chicken. barbecue. fowl.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chicken.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hen house.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tavukgillerden çok bilinen kümes hayvanı ki, erkeğine «horoz» ve yavrusuna «piliç» denir. Varna, İsveç ve yanlış olarak ispenç tavuğu = Güvercin kadar küçüğü. Beç tavuğu, Nemçe tavuğu = Tavuktan çok farklı benekli bir cins kümes kuşu ki, çirkin bir bağırması vardır. Dağ tavuğu = Yabanî tavuk, bednos. Tavuk ayağı yemiş = Boşboğaz. Tavukotu = Anagalis denen bir cins bitki. Karatavuk = Avlanıp eti yenen bir cins siyah kuş. Tavukkarası = Bir göz hastalığı. Tavuk kanadı = Tüyden ateş yellemeye mahsus süpürge. Tavukgötü = Siğil çeşidinden elde ve ayakta çıkan nasır. Tavukgöğsü = Tavuğun göğüs etini didikleyip süte karıştırarak yapılan bir çeşit muhallebi. Hinttavuğu = Hindi. Tavukyılı = Türk takviminde yılların onuncusu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

poulterer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

poulerer. poultry seller. poulterer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tavuk alıp satan adamın işi: Tavukçuluk ediyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

poultry rearing. poultry husbandry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chicken farming. poultry selling. poultry culture raising.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. zooloji). Tavuk, hindi, tavus, keklik, bıldırcın gibi hayvanları içine alan geniş bir takım.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tavuğun göğüs etini didikleyip süte karıştırarak yapılan muhallebi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Siğil.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Az aydınlık yerlerde kolay görünmeme hastalığı.

Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Az aydınlık yerlerde, görememek şeklinde ortaya çıkan bir çeşit göz hastalığıdır. Tedavi amacıyla aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Yeşil bakla, su.

Hazırlanışı : Altı bardak suya 1 avuç yeşil bakla konur. Haşlandıktan sonra, hepsi bir kerede yenir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe Sözlük

(i.). Tavukların yatmasına ve yumurtlayıp piliç çıkarmalarına mahsus yer, kümes.

Türkçe Sözlük by