Tazı ne demek? | Tazı anlamı nedir? | Tazı

Tazı anlamı nedir?

Tazı ne demek?

Tazı anlamı nedir?

Tazı | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: tazi

Türkçe Sözlük

(i.). Pek ince ve zayıf bir cins köpek ki, başlıca tavşan avına yarar (aslı Farsça olup «Arap zağarı» demektir).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Arap.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

greyhound. beagle. bloodhound. harrier. hound. whippet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

greyhound. hound.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

greyhound.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ تازی] Arapça. 2.tazı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

().i (astr). gökcisimlerinin açı ve yüksekliklerini ölçmeye yarayan ve biri yatay diğeri dikey iki tane dereceli dairesi olan bir alet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «huzûr» dan if.) (mü. muhtazıra). Ihtizar hâlinde bulunan, can çekişen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (Türkler’in yaptığı bir Arapça kelime). Mümtazlık, seçkinlik, yücelik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «nazar» dan if.) (mü. muntazıra). Bekleyen, gözeten, intizâr eden, yaklaşan: Gelmesine muntazırım.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [منتظر] bekleyen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Bekleyerek, gözeterek, bekler olduğu halde: Yazdığı kâğıdın kurumasına muntazıran bir sigara yaktı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «zıyâ» dan İf.) (mü. mustazıye). Işık alan, aydınlatılan: Ay, güneşten müstazîdir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. «zıll»den if.) (mü. müstazile). 1. Gölgelenen, gölge altına girmiş. 2. mec. Birinin himayesi altına girj miş, birisine sığınmış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «azab» dan masdar) (c. tâzîbât). Azap ve eziyet verme: Tâzîb etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). mec. Tazı gibi kuru ve zayıf hâle gelmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «azm» dan masdar) (c. tâzîmât). Büyütme, ağırlama, hürmet ve ikram etme: Kendisine çok tâzîm ettiler, arz-ı tâzîmât etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

revering. homage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Ululama, büyük sayma. Saygı gösterme, ikram etme.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(bk.) TAzîm.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Tazim).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Hürmet ve ikrâm ederek, saygı maksadıyla: Tâzîmen ayağa kalktı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Azarlama.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «özr» den masdar). Esassız özürler öne sürme, vesile ve bahane arama.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [تازیان] araplar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Karrtçı, kırbaç. 2. Tanbur ve benzeri çalgıların tellerine dokunmaya mahsus kemik veya boynuz parçası, Ar. mızrâb (galatı: tezene). 3. mec. Vasıta, Alet, sebep.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ تازیانه] kırbaç. 2.tezene.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «azv» dan masdar). Bir yakını ölene teselli verme, başın sağ olsun deme: Tâziyeye gitmek (Farsça «tâziyet» de kullanılır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sympathies. condolence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

condolence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Teselli ve tâziye için yazılan mektup, teselli mektubu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.), izzet verme, şerefli kılma, yüceltme, ağırlama.

Türkçe Sözlük by