Tecessü | Tecessü ne demek? | Tecessü anlamı nedir?

Tecessü | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: tecessu

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Katoliklerin sabah, öğle ve akşam okudukları ''tecessüdü isa duası; bu duanın okunacağı zaman haber veren çan sesleri.

Türkçe Sözlük

(f.) 1. Talep ettirmek. 2. Bilvasıta aramak, teftiş ve tecessüs ettirmek.

Türkçe Sözlük

(f.) 1. Talep veya teftiş ve tecessüs ettirmek. 2. Selefinden beter olup onu arzu ettirmek.

Türkçe Sözlük

(f.). Casusluk etmek, tecessüs etmek.

Türkçe Sözlük

(i.). Casusluk, tecessüs.

Türkçe Sözlük

(I. A.). Merak, tecessüs, casusluk.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). merak, tecessüs; garabet, nadir şey, tuhaf şey; dikkat çeken sey. curiosity shop hediyelik eşya dükkânı. out of curiosity sadece öğrenmek merakından ötürü. raise one's curiosity birisinin merakını uyandırmak, dikkatini çekmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) keşfetme, merak, tecessüs; görme, keşif.

Türkçe Sözlük

(f.). Gövde haline gelmek, Osm. tecessüd etmek.

Türkçe Sözlük

(i. A.) (asıl Ar. mânâsı: konma ve bir menzile inme). 1. Girme, Ar. duhûl, bir şeyin içine geçme. 2. Erişme, gelip çatma, Ar. vusûl: Hulûl-i şitâ = Kışın erişmesi, ramâzan-ı şerifin hulûlü. 3. Tenâsüh akidesinde inançlara göre bir ruhun başka bir bedene girmesi. Ar. tecessüm. (hal) Hulûl-i dâhili, hulûl-i hârici = Sıvıların ve gazların hayvani ve nebatî zarların arasından öteye geçmeleri ki, Yunanca’dan. Fr. exosmose ve entosmose denilir.

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sual soran, meraklı, mütecessis. inquisitively z. merakla, tecessüsle. inquisitiveness i. meraklılık, tecessüs.

Türkçe Sözlük

(i. A. «cism» den if.) (mü. mütecessime). Vücut peydâ ederek cisim gibi görünen, tecessüm eden.

Türkçe Sözlük

(i. F.). Tecessüsle yoklayıp araştırarak: Daima mütecessisâne hareket ediyor.

Türkçe Sözlük

(i. A. «misliden if.) (mü. mütemessile). 1. Kendine benzeten, birinin şekil ve suretine giren. 2. Cismâni bir şekilde görünen, Osm. tecessüm eden.

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., into ile gözetlemek, tecessüsle bakmak; bir delikten bakmak veya çıkmak; out ile aralıktan bakmak, çıkmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. canlandırmak, şahıslandırmak, şahsiyet vermek; tecessüm ettirmek, cisimlendirmek. personifica'tion i. şahıslandırma, canlandırma; cisimlendirme.

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. merakla bakmak, gözetlemek, tecessüs etmek; gizli şeyleri araştırmak; i. tecessüs, gözetleme, merakla bakma; mütecessis kimse. pry'ingly z. casus gibi, tecessüsle.

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. iç rahatlaması, ferahlama; kurtarma; yardım, bağış; imdat; çare, ilâç, derde derman; teselli; nöbetten çıkma, birisinin nöbet veya vazifesinin başkası tarafından alınması; nöbeti devralan kimse; heyk. kabartma, rölyef; güz. san. tecessüm ettirilmiş

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f., A.B.D., (argo) herkese veya herşeye dönüp bakan kimse, meraklı kimse, mütecessis adam; f. tecessüsle bakmak.

Türkçe Sözlük

(i. A. «cism» den masdar). 1. Cisimleşme, vücut hâline gelme. 2. Görünme, gözün önüne gelme: Hayâli gözümün önünde tecessüm ediyor.

Türkçe Sözlük

(i. A. «cess» den masdar) (c. tecessüsât). 1. Yoklama, araştırma, inceleme. 2. Bir şeyin içyüzünü araştırıp bilmeye çalışma, (askerlik) Tecessüs kolu = Keşif birliği.

Türkçe Sözlük

(i. A. «şahs» tan). 1. Şahıs şekline girme, mücessem şekilde görünme, Ar. tecessüm. 2. Ayrılıp belirme, teşhis olunma, Osm. taayyün etme: Hastalık henüz teşahhus edemedi.