Tefe ne demek? | Tefe anlamı nedir? | Tefe

Tefe anlamı nedir?

Tefe ne demek?

Tefe anlamı nedir?

Tefe | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: tefe

Türkçe - İngilizce Sözlük

sley. slay.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Wholesale Price Index)

Toptan Eşya Fiyat Endeksidir.


Finansal Terim by

Türkçe Sözlük

(i. A. «fikr» den if.) (mü. mütefekkire). 1. Düşünen, düşüncesi olan, dalmış, dalgın. 2. (Türkçe) Filozof, bilgin.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thinker. pensive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «fenn» den if.) (mü. mütefennine). Çeşitli fenler okuyup öğrenmiş: Mütefennin adam (Arapça’da fen «çeşit, türlü» demek olduğundan, asıl mânâsı «birkaç türlü olan» veya «türlü şeyler düşünen» dir).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «fer’» den if.) (mü. müteferria). 1. Dallanan, dal ve budağa ayrılan, bir asıl ve kökten ayrılmış. 2. Bir esastan ayrılmış ve bir maddeye ait olan: Evrâk-ı müteferria.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «fere» den lf.). Teferrüc eden, gezinen, gezip eğlenmeye giden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «ferd» den lf.) (mü. müteferride). 1. Kalabalıktan çekilip yalnız başına kalmış. 2. Başkaldıran, tâbiiyetten çıkıp kendi başına idare olunan, Osm. teferrüd eden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka ile) ( i. A. «fark» dan if.). Ayrılmış, dağılmış, perakende, perişan, toplu olmayıp ötede beride bulunan: Müteferrik bölükler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sundry. miscellaneous. diverse. scattered. dispersed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mebâliğ-i müteferrika veya mesârif-i müteferrika’dan kısaltılmıştır). Cins ve çeşitleri önceden belirtilemeyen, muhtelif mesraflar ve bunlara karşı verilen para, ücret.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «ferâset» ten if.). Anlayan, anlayışlı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «fesh» ten lf.). Tefessüh etmiş, çürümüş, kokmuş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. A. «fevk» den if.) (mü. mütefevvika). Üst gelen, üstün, diğerlerini geçen.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ متفکر] düşünür. 2.düşünceli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [متفکرانه] düşünceli düşünceli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [متفلسفانه] bir filozof gibi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [متفنن] fen bilimleri ile uğraşan, teknik ile uğraşan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [متفرق] dağınık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [متفسخ] bozulmuş, kokuşmuş, çürümüş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(tıb.) fare ısırmasından ileri gelen bulaşıcı bir hastalık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

usurer. pawnbroker. loan shark. moneylender. money lender. cutthroat. shylock. discount broker. broker. jew.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

usury. loan shark. usurer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

usurer. loan shark. blood sucker. money broker. pawn broker. collybist. excess profiteer. moneymonger. pawn shop. pawnbroker. pawnbroker's business shop. money scrivener.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). «Tefek» sıfatının küçültülmüşü olup «ufacık» sıfatına katılarak kullanılır. Ufacık tefecik = Pek küçük yapılı, zarif ve nazik: Ufacık tefecik bir kız.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

usury.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

usury. loan sharking. pawn brokery pawn broking. ramp. unconscionable bargain. usurious trade.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «fehm»den) Azar azar, fakat iyice anlama; farkına varma Meseleyi tefehhüm etti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coming to understand sth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تفهم] anlama.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

anlamak, farkına varmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) («ufak» sıfatına katılarak kullanılır). Ufak tefek = 1. Küçük yapılı 2. Küçük ve ehemmiyetsiz işler, öte beri, şundan bundan, (bk.) Tefecik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «fikriden) (c. tefekkürât). Düşünme, derin düşünce, fikir edinme, zihin yorma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

contemplation. meditation. thinking. though. consideration. reflection.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تفکر] düşünme, kafa yorma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

düşünmek, kafa yormak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تفکرات] düşünmeler, düşünceler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ı A. «felsefe» den). Felsefe yapma.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تفلسف] felsefe yapma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i A. «fenn»den). Fen bilgisi edinme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «fer’» den) (c. teferruât). 1. Dallanma, dal ve budaklanma, ayrılma. 2. Bir asıldan ayrılan küçük şube ve dallar, ayrıntılar, tafsilât.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

details.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

accessories. details. particulars ayrıntılar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

appendant. appurtenance. details.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

detailed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «fere» den). 1. Açılma, ferahlanma: Teferrüc için gezmeye çıkmıştı. 2. Eğlenmek için gezinme, gezme, seyahat: Deniz kıyılarında teferrüc etmekte idiler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., Ar. teferrüc, Fars. gâh, geh = yer). Eğlenmek için gezinmeye mahsus yer, eğlenme, dinlenme yeri: Bu şehrin teferrücgâhları çoktur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A, «ferd» den). Tek-olma, herkesten ayrılıp üstün, ileri olma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «ferâğ» dan). 1. Fâriğ olma, bir işi bitirip kurtulma. 2. Satın alınan bir mülkün ferağ muamelesini yaptırma yani eski sahibine ferağ ettirip kendi adına çevirme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «ferah» dan) Ferahlanma, içi açılma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «fark» dan). Ayrılma, dağılma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «feraset» ten). Çehreden insanı anlama, zekâ ile anlama, sezme. ,

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تفرج] gezinti.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [تفرجگاه] gezinti yeri.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ تفرد] yalnızlık. 2.benzersizlik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تفرعات] ayrıntılar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rot. rotting. putrefaction. decay. degeneration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تفسخ] çürüme, çürüyerek dağılma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

çürümek, çürüyerek dağılmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «fevh»den) (c. tefevvühât). 1. Ağza alma, söyleme, telaffuz etme: Birtakım sözler tefevvüh etti. 2. Münasebetti münasebetsiz sözler, dedikodu.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تفوه] dile getirme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «fevk» den). Üste çıkma, üstün olma, yükselme.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تفوق] üstünlük.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «feyz.den) (c. tefeyyüzât). 1. Feyz bulma, ilerleme, yükselme. 2. Taşıp yayılma.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ تفأل] fal açma. 2.hayra yorma, uğur sayma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.fal açmak. 2.hayra yormak, uğur saymak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

teeny weeny teensy weensy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

minion. petty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by