Tehi ne demek? | Tehi anlamı nedir? | Tehi

Tehi anlamı nedir?

Tehi ne demek?

Tehi anlamı nedir?

Tehi | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: tehi

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Boş: Tehî bir evde. 2. İlim ve hüneri olmayan, Fars. bî-behre: O adam tehî değildir. Tehî değil = Sebepsiz, hikmetsiz: Böyle geceleyin gelmesi tehî değildir. Tehi-dest = Eli boş, züğürt.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ تهی] boş. 2.anlamsız, yararsız.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «behcet» ten if.). Memnun, sevinçli.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Sevinçli, sevinmiş, memnun, mesrur, şad. (bkz.Behçet, Şadan).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. «cehd» den İf.) (c. müctehidin). Kur’an ve hadislerden yeni hükümler çıkaracak kudrette din ve hukuk bilgini, imam.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - İctihad eden, gücü yettiği kadar çalışan. Ayet ve hadislerden şer’i hükümler çıkaran din alimi. - İmam-ı Azam gibi.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. «fahr» dan if.) (mü. müftehire). 1. Övünen, iftihar eden, bir şeyi övünme vesilesi sayıp onunla sevinen ve koltukları kabaran, zeki ve terbiyeli evlât babası olmakla İnsan müftehir olur. 2. Şanlı, şerefli. 3. Fahrî. Hey’etin ta«y-l müftehiresi = Fahrî üyeleri.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.İftihar eden, övünen. Şanlı, şerefli. 2.Parasız işgören, fahri.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. «lehb» den if.) (mü. mültehibe). 1. Alevlenmiş, tutuşmuş. 2. (tıp) Şişip kızarmış, iltihap yapmış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.) (mü. mültehlfe). 1. Alevlenmiş, tutuşmuş. 2. Pek fazla kederli ve hasretli, yanıp yakaran.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «lühûk» tan lf.). İltihak etmiş, ilhak olunmuş, katılmış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. cmehnet» ten if.). Deneyen, imtihan ve tecrübe eden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «nihâyet» ten). 1. Biten, nihayet bulan, sona eren. 2. Son, en son.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «nahb» dan if.) (c. müntehibîn). intihâb eden, seçen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «nehb» den if.) (mü. müntehibe). Yağma ve çapul eden, Osm. nehb-ü garet eyleyen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «nahl» den if.) (c. müntehilîn). Bir başkasının edebî eserine sahip çıkan, eser çalan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. «nehr»den if.) (c. müntehirîn). İntihâr eden, kendini öldüren.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «nehz» den if.) (mü. müntehize). Vakit’ve fırsatı kaçırmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «şehvet» ten if.) (mü. müştehiyye). iştihası olan, arzu eden, şehvetli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «şöhret» ten if.) (mü. müştehire). Şöhret bulan, meşhur, adlı sanlı.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) - İştihar eden, şöhret bulan, meşhur. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. «vahdet» ten if.) (mü. müttehide). Birleşmiş, birlik olan, müttefik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Birlikte, beraber olarak, birden: Müttehiden hareket ettiler.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مفتخر] iftihar eden.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ممتحن] sınav yapan, sınayan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

sona ermek, son bulmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مشتهر] ünlü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [متحد] birleşik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ تهی دست] yoksul. 2.eli boş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ تهيدستی] yoksulluk. 2.eli boşluk.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [تهی مغز] samankafalı, boşkafalı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ تهی ميان] içi boş. 2.kof.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

postponement. delay. putoff. suspension.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

delay. postponement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deferment. delay. postponement. delaying. deferral. adjournement. late arrival.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. te’hîrât). Geriye, sonraya bırakma, geciktirme: imtihanı bir hafta daha tehir ettiler; bir haber alıncaya kadar gelişinizi tehir edin. Bilâtehir = Sonraya bırakmaksızın, acele olarak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hey’et» ten). Hazırlama, hazır etme, tedarik etme.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تهيه] hazırlama.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Selam. Selam verme. 2.Hayır dua etme. 3.. Be(Kadın İsmi) 4.Mülk, malikiyyet.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

hazırlanmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

hazırlamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by