Tekerden Süt çıkarmak ne demek? | Tekerden Süt çıkarmak anlamı nedir? | Tekerden Süt çıkarmak

Tekerden Süt çıkarmak anlamı nedir?

Tekerden Süt çıkarmak ne demek?

Tekerden Süt çıkarmak anlamı nedir?

Tekerden Süt çıkarmak | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: tekerden sut cikarmak

Türkçe Sözlük

Olamayacak şeyleri olur duruma getirmek. Deyim

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

convey.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to lay off. to expose sth to view. to reveal. uncover.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), (bk.) sütleğen.

Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Anne sütünü artırmak için bol bol sulu gıdalar yemek, üzüntülerden sıyrılıp bir süre dinlenmek faydalıdır.

Tedavi için gerekli malzeme : Çakal eriği, su

Hazırlanışı : 4 bardak suya; 30 gram çakal eriği meyvesi konur. 10 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Günde 3 kere, birer kahve fincanı içilir.


Sağlık Bilgisi by

Genel Bilgi

Bir arı kolonisinde on binlerce işçi arı, binlerce erkek arı ve sadece bir tane ana (kraliçe) arı vardır. Ana arı kovanın her şeyidir, yokluğunda iş düzeni ve üretim durur. Ana arı kovanda tek olduğu gibi, ölümü halinde yerine geçebilecek ikinci bir arıya da izin vermez. Kovanda ana arı adayı olmak demek ölüm demektir.

Ana arının yok olmasına bir şekilde ölmesi neden olabileceği gibi arıcı tarafından da bilinçli olarak kovandan alınabilir. Ana arı yok olunca koloninin kendisine süratle yeni bir ana arı edinmesi gerekecektir. Bu yeni ana arı eskisinin yumurtladığı son yumurtalardan çıkacaktır.

Bu yumurtaların arı sütü ile beslenmesi, yeni ana arının arı sütü içinde doğuş ve gelişme evrelerini geçirmesi gerekmektedir. Burada görev yine işçi arılara düşer. İşçi arılar üst çene bezlerinden beyaz renkte, pelte kıvamında, hafif keskin koku ve tatta bir sıvı salgılarlar. İşte arı sütü budur. Bu salgı ile beslenen yumurtalar 16 gün sonra arı olarak gözü terk ederler.

Arı yetiştiricileri bu safhada larvaları yok ederek, arı sütünü kaşıklarla gözlerden toplarlar. Her bir gözden yaklaşık 0,1 gram arı sütü alınabilir. Yüzde 65’İ su, yüzde 35’i ise protein, yağ, şeker ve vitamin ihtiva eden kuru maddeden oluşmuştur.

Arı sütü, özellikle sinir sistemi hastalıklarında, yorgunluk sorunlarında, kısırlık ve damar sertliği tedavilerinde, insana güç ve zindelik kazandırmada kullanılan, doğrudan doğadan gelen önemli bir tabii gıdadır. Piyasaya saf veya bala karıştırılmış halde, draje veya tablet halinde sunulmaktadır.


Genel Bilgi by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Hırçın tay.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

allude. corrupt. pervert. seduce. tempt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to seduce. corrupt. deprave. inveigle. mislead.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Dışarı atmak, ihraç etmek: Onu evden çıkardılar. Atı ahırdan, elbiseyi dolaptan, parayı kasadan İ1” karmak. 2. Çekmek, sökmek, yolmak: Diş, ağaç, kıl çıkarmak. 3. Göstermek, arzetmek, meydana veya birinin önüHe koymak: Kızı görücülere çıkarmak. çocukları nı çıkardı. 4. Yükseltmek, yukarı iletmek, kaldırmak: Kendisi üst kata çıkardılar. Şunu yukarı çıkar. 5. Hulâsasını, özünü veya suyunu almak, istihsal etmek: Menekşenin suyunu, sütün yağını çıkarmak. 6. İcat etmek: Ziraat için birçok makineler çıkarmışlar. 7. Neşretmek, yaymak, intişar ettirmek: Filân pek faydalı bir kitap çıkardı. 8. Peyda etmek, ittihaz eylemek: O, bir Adet çıkardı. 9. Netice almak. Osm. istintâc, istinbât etmek: Bundan ne çıkarıyorsunuz? 10. Hasıl etmek, yetiştirmek, vermek: Anadolu çok zahire çıkarabilir. Arabistan, dünyanın en güzel atlarını çıkarır. Uşak, güzel halılar çıkarır. 11. Vücuda getirmek, yetiştirmek: Bu mektep çok meşhur Alimler çıkarmıştır. 12. Okumak, sökmek, halletmek: Bu yazıyı çıkaramadım. 13. Soymak, kaldırmak: Şapkasını, esvabını, çizmesini çıkardı. 14. Uğramak, tutulmak: Çiçek, kızamık çıkarmak. Acı çıkarmak = 1. intikam almak. 2. Zararını çı karmak: Bu işte zarar ettim, ama yakın da acısını çıkarırım. Ekmeğini çıkarmak = Yiyeceğini kazanmak, geçinecek iş bulmak. Ekmeğini taştan çıkarmak = Çok çalışarak hayatını kazanmak. Elden çıkarmak = 1. Satmak. 2. Kaybetmek. Oyun çıkarmak = Oyun bulmak, icat etmek. İş çıkarmak = Mesele ve güçlük meydana getirmek. Baştan çıkarmak — Azdırmak. Piliç çıkarmak = (tavuk) Yumurtadan civciv istihsal etmek. Diş çıkarmak = 1. Çocuk diş peydâ etmek. 2. Çürük veya ağrıyan dişi çekmek. Dil çıkarmak = Alay etmek. Zevkini çıkarmak = Safasını sürmek, lezzetini tatmak. Ses çıkarmamak = Razı olmak. Su çıkarmak — Kuyu veya dereden su doldurmak. Taş çıkarmak = Galip gelmek, üste çıkmak. Kokusunu çıkarmak = Beceremeyip zora sarmak. Göz çıkarmak = Kör etmek ve mec. Bozmak, berbat etmek. Mânâ çıkarmak = MAnâ vermek, bir söz veya işten maksadın ne olduğunu anamak. Yanlış çıkarmak = Yanlış bulup düzeltmek. Böcek çıkarmak = İpek böceği beslemek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

take out. deduct. subtract. remove. divest. throw out. displace. exclude. make out. out. eliminate. unfix. expel. extract. doff. bring out. publish. print out. bare. blank. bruit about. delete. derive. disconnect. dislodge. dismantle. draw off. draw.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abstract. cast. deduct. delete. derive. discharge. disengage. drop. eliminate. excite. exclude. expel. extract. omit. poke. remove. shed. slip. sprout. to take out. to put out. to get out. to get off. to extract. to abstract. to mine. to take off. to reme

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

subtract. remove. to take out. to bring out. to get out. to expel. to extract. to remove. to emit. to publish. to produce. to raise. to take off. to derive. to deduce. to make out. to decipher. to subtract. to vomit. to work off one's anger on s.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kullanışsızlık, faydasız oluş; zararlı oluş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sakat, alîl, el ve ayak gibi bir uzvu kusurlu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

excuse. justify. vindicate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

justify.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). kıllı, tüylü, saçlı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

comb out. discharge. dismiss. dismiss from. let off. remove. sack.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

land.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Suyu, suya girmeyi, yıkanmayı sevmeyen kedilerin balığı niçin sevdiklerine gelmeden önce kediler sudan gerçekten mi nefret eder ona bir bakalım. Kedilerin sudan nefret ettikleri inancı doğru değildir. Mısır’da evcilleştirilmelerinden önce yaşadıkları ortam su kenarları idi.

Su, kedinin tüylerini ıslatır ve bu da kedinin soğuğa karşı olan direncini azaltır. Eğer bulunduğu yerin hava şartlarına göre bu kedi için önemli ise ıslanmaktan kaçınır. Sıcak iklimlerde yaşayan aslan, kaplan, jaguar gibi akrabaları sudan kaçınmazlar. Kaplan ve jaguarlar sudaki bir avı veya düşmanı yakalamak için hiç düşünmeden suya atlayabilirler. Soğuk bölgelerde yaşayan kar leoparı gibi akrabaları da gerekirse suya girerler ama derin yerlere yaklaşmazlar.

Kedilerin sudan uzak durmalarının diğer nedenleri, zaten temiz bir hayvan olmaları, biraz kaprisli biraz da tembel olmaları ve suya girmenin menfaatleri açısından bir anlam ve amaç taşımamasıdır. Bir taraflarına su değdiğinde bütün vücutlarını yalayarak temizlemek zorunda kalmaları da cabası. Aslında kediler de diğer bir çok hayvan gibi suda gayet iyi yüzebilirler. Van ve Ankara kedileri diğer cinslere göre suyu daha çok severler.

Köpekler böyle değillerdir. Sahibi denize bir sopa veya küçük bir top attığında onu alıp geri getirmek için hiç düşünmeden, mutlu bir şekilde suya atlarlar. Karaya çıktıklarında silkelenerek etraftakilere de duş yaptırırlar. Ne var ki su, köpeklere kedilerden daha fazla zararlıdır. Köpek derisinde ter bezleri yoktur, sadece bol miktarda yağ bezi vardır.

Köpekler insanlarda olduğu gibi ısı düzenlemesi için terlemezler, ısı ayarını solunum sistemleri ile yaparlar. Çok yıkanırsalar deri kurur ve çatlar. Belki bu nedenle köpekler suya girdikten sonra tozlu topraklı yerlere gidip yatarlar.

Ev kedisinin balık sevmesinin yanında kuşlara ve farelere de olan düşkünlüğünün nedeni evcilleştirilmeden önce Nil vadisinde balık, kurbağa, küçük kuşlar ve fareleri avlayarak yaşamış olmasıdır. Zaten eski Mısırlılarda kedileri evcilleştirme düşüncesini yaratan da bu fare yakalamadaki ustalıkları olmuştur.

Günümüzde bile kedinin kuzey Hindistan ve güneydoğu Asya’da yaşayan türleri ırmakların kenarlarında dolaşarak balık avlarlar. Patileri ile balıkları sudan dışarı atar, bu arada gerekirse tamamen suya da girerler. Ev kedileri, özellikle yavru olanları havuz veya akvaryumlardaki balıklara karşı aynı eğilimi gösterirler, bu amaçla ıslanmaktan da pek kaçınmazlar.

Yunanlı tarihçi Siculus eski Mısır’ı anlatırken kedi bakıcılarının onları ekmek ve sütle beslediklerinden, Nil nehrinden getirdikleri balıkları çiğ olarak yedirdiklerinden bahseder. Günümüz kedilerinin balık merakının vahşi atalarından gelen genlerden, süt zevkinin ise Mısırlı bakıcıların yarattığı beslenme alışkanlığından kaynaklandığı anlaşılıyor.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

breathe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

parallel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Kuş.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Hasat edilmiş, ekini biçilmiş. Biçilmiş ekin.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(MAKSÜD) (i. A. «kasd» den imef.) (m. maksûde). Kasit ve niyet olunan, istenen, (i. A. c.) Makaasid. Maksat, niyet, istek, meram: Cümlenin maksûdu bir ammâ rivayet muhtelif.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «bast» tan İmef.) (mü. mebsûta). 1. Açılmış, yayılmış, serilmiş, döşenmiş, açık: Cömertliği mebsûttur. 2. Etrafıyla anlatılmış, mufassal. Zamme-I mebsûta = Arap harfleri İle yazılan Türkçe’de açık okunan zamme ki, kol ve yol gibi ağırı, göz ve söz gibi hafifi olurdu. Zıddı: Zamme-I makbûza.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مبسوط] yaygın, açık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Açılmış, yayılmış. Uzun uzadıya anlatılan.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(!. A.), mebsut olarak.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مبسوطا] yaygın olarak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Mesud.

Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Mide üşütmesini tedavi etmek amacıyla aşağıdaki reçeteler kullanılır.

Tedavi için gerekli malzeme : Nane, limon, su.

Hazırlanışı : Bir bardak suya 1 tatlı kaşığı nane ve bir adet limonun kabukları konup kaynatıllır. Günde 3 kere birer çay bardağı sıcak sıcak içilir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe Sözlük

(i. A.). İnsanlık, insaniyyet, insanlar ve insanlara ait şeyler. Alem-i ııâsût = İnsanlar Alemi, zıddı: lâhût.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ناسوتی] insanlık ile ilgili.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

sonuç çıkarmak, sonuca varmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(f.ı.i.) (Erkek İsmi) - Sütü temiz.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Bir cismin, bir insanın yüksek bir yerden düşüşünü ağırlaştıran, yere inmesini sağlayan şemsiyeye benzer Alet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

parachute. canopy. chute.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chute. parachute.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

parachute.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

parachute jumper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

parachutist. paratrooper. parachuter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

parachutist. parachute pumper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

parachute jumper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

parachutist. paratrooper. parachuter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

parachutist. parachute pumper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

parachuting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

parachuting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Aslında en çok merak edilen paraşütün icadından çok, onunla havadan ilk kimin atladığıdır. Kim böyle bir şeyi ilk defa denemeye cesaret etmiştir? Sanıldığının aksine paraşüt uçaktan sonra değil, yaklaşık bir yüzyıldan fazla bir zaman önce, balonla hemen hemen aynı tarihlerde ama çok ayrı çalışmalarla icat edilmiştir.

Paraşüt fikri eski Çin’e kadar gider. Günümüzdeki paraşüte benzer bir şeyler geliştirilmiş ama oyuncak olmaktan öteye geçememiştir. Leanorda da Vinci’nin de bu konudaki çalışmaları biliniyor. Bu fikri hayata ilk geçiren kişi ise Fransa’da 1783 yılında Louis-Sabestian Lenomand olmuştur.

Lenomand 4.5 metre yükseklikteki bir ağaçtan, omuzlarına birer adet bir çeşit şemsiye bağlayarak ilk deneyimini yapmıştır. Ancak o, buluşunu o seviyedeki bir yükseklikten, yangın çıkan bir binadan atlayarak kaçmak için düşünmüştü.

Ciddi anlamda ilk atlamanın şerefi ise Fransız Andre-Jackques Garnerin’e aittir. 1769 Paris doğumlu Garnerin Fransız ordusunda 1793 yılında müfettiş olmuş, İngiltere’de iki yıl hapis yatmış ve dönüşünde 1797 yılında ilk atlayışını 1.000 metreden bir balondan yapmıştır. Bu ilk paraşüt şemsiye şeklindeydi, çapı yedi metreydi ve ketenden yapılmıştı. Garnerin daha sonra birçok gösteri atlayışı yapmış, hatta bir keresinde 1802 yılında İngiltere’de 2.400 metreden atlamıştır.

Önceleri ketenden yapılan paraşütler, sonraları ipekten yapılmaya başlanıldı. Uçaktan ilk atlayışı gerçekleştiren ise 1912 yılında, ABD Kara Kuvvetleri’nden Yüzbaşı Albert Berry oldu.

Birinci Dünya Savaşı başlarında uçaktan paraşütle atlamanın pratik olmadığı görüşü hakim olduğundan, sadece gözetleme balonlarında görevli olanların, uçak saldırılarından kaçışlarında çok yaygın olarak kullanılmıştır.

Birinci Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru paraşütün uçak pilotlarının da can dostu olduğu anlaşılmıştır. İkinci Dünya Savaşı’nda ise uçak ebatlarının büyümesi ve teknolojilerinin gelişmesi ile insanların ve birliklerin yere indirilmeleri dışında silahları indirmek, mahsur kalan birliklere ikmal malzemesi göndermek, ajanları indirmek gibi birçok alanda kullanılmışlardır.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Aslında en çok merak edilen paraşütün icadından çok, onunla havadan ilk kimin atladığıdır. Kim böyle bir şeyi ilk defa denemeye cesaret etmiştir? Sanıldığının aksine paraşüt uçaktan sonra değil, yaklaşık bir yüzyıldan fazla bir zaman önce, balonla hemen hemen aynı tarihlerde ama çok ayrı çalışmalarla icat edilmiştir.

Paraşüt fikri eski Çin’e kadar gider. Günümüzde ki paraşüte benzer bir şeyler geliştirilmiş ama oyuncak olmaktan öteye geçememiştir. Leonardo da Vinci’nin de bu konudaki çalışmaları biliniyor. Bu fikri hayata ilk geçiren kişi ise Fransa’da 1783 yılında Louis-Sabestian Lenomand olmuştur.

Lenomand 4,5 metre yükseklikteki bir ağaçtan, omuzlarına birer adet bir çeşit şemsiye bağlayarak ilk deneyimini yapmıştır. Ancak o, buluşunu o seviyedeki bir yükseklikten, yangın çıkan bir binadan atlayarak kaçmak için düşünmüştü.

Ciddi anlamda ilk atlamanın şerefi ise Fransız Andre-Jack-ques Garnerin’e aittir. 1769 Paris doğumlu Garnerin Fransız ordusunda 1793 yılında müfettiş olmuş. İngiltere’de iki yıl hapis yatmış ve dönüşünde 1797 yılında ilk atlayışını bin metreden bir balondan yapmıştır. Bu ilk paraşüt şemsiye şeklindeydi, çapı yedi metreydi ve ketenden yapılmıştı. Garnerin daha sonra birçok gösteri atlayışı yapmış, hatta bir keresinde 1802 yılında İngiltere’de 2 bin 400 metreden atlamıştır.

Önceleri ketenden yapılan paraşütler, sonraaları ipekten yapılmaya başlanıldı. Uçaktan ilk atlayışı gerçekleştiren ise 1912 yılında, ABD Kara Kuvvetleri’nden Yüzbaşı Albert Berry oldu.

Birinci Dünya Savaşı başlarında uçaktan paraşütle atlamanın pratik olmadığı görüşü hakim olduğundan, sadece gözetleme balonlarında görevli olanların, uçak saldırılarından kaçışlarında çok yaygın olarak kullanılmıştır.

Birinci Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru paraşütün uçak pilotlarının da can dostu olduğu anlaşılmıştır. İkinci Dünya Savaşı’nda ise uçak ebatlarının büyümesi ve teknolojilerinin gelişmesi ile insanların ve birliklerin yere indirilmeleri dışında silahları indirmek, mahsur kalan birliklere ikmal malzemesi göndermek, ajanları indirmek gibi birçok alanda kullanılmışlardır.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gather.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to deduce the consequences.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

copy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. Soude) (kimya). Tabiî sodyum tuzlarından elde edilen alkali.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Yavruyu beslemek için insan ve memeli hayvanların dişilerinin memesinden gelen beyaz ve besleyici bir madde: Çocuğun emdiği süt, koyun, inek sütü 2. Bazı bitkilerden akan veyaz sıvı: İncir sütü. 3. (mec) Fazla beyazlık hakkında kullanılır (kar gibi): Sakalı süt beyaz olmuş 4. Pek sakin ve durgun: Süt liman, deniz süt limanlık. Anasının ak sütü = Helâl şey. Süt ana, süt nine = Bir çocuğu ücretle emziren kadın. Süt vurgunu = Sütten bozulmuş, süt dokunmuş çocuk. Süt oğul = Bir kadından veya bir erkeğin zevcesinden süt emmiş adam. Süt baba = Süt ananın kocası: O benim süt babamdır. Süt kardeş = Aynı kadından süt emmiş, fakat anaları ayrı iki çocuktan herbiri. Süt dişi = Çocuklarda ilk çıkan ve yedi yaşında değişen diş. Süt kuzusu = Süt emen, sütten kesilmemiş kuzu. Süt kuşu = Dünyada bulunmaz şey, imkânsız. Süt kırı = Süt gibi beyaz at. Sütten kesmek = Çocuğa meme vermekten vazgeçmek. Süt kesilmek = Suyu peynirinden ayrılıp süt bozulmak. Süt vermek = Emzirmek, Osm. ırzâ etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İng.). Futbolda hızla vurarak topu başka oyuncuya veya kaleye atma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lactic. galactic. milk. galacto-. foster-.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

batter. milk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

milk. staple products.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir çocuğun, anasından başka, sütünü emmiş olduğu kadın.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

acidophilus milk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lactic acid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Süt a’nnenin kocası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nursling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nursing infant. nursling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Aynı kadından süt emmiş çocukların birbirine göre aldıkları ad.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bebeği emzirmek üzere para ile tutulmuş emzikli kadın.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lactose.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lactose.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

milk powder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

milk powder. powered milk. evaporated / dry / dried milk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Memeli hayvanlarda erkeklerin süt üretmeleri fizyolojik olarak mümkündür. Bu hususta erkekler gerekli anatomik donanıma, fizyolojik potansiyele ve hormonlara sahiptirler. Ancak tabiatın bazı keçi ve yarasa türleri gibi çok özel bir iki istisnası hariç süt verme olayı ne insan türünde ne de diğer memeli türlerinin erkeklerinde gerçekleşmektedir.

Aslında memelilerin tümünde, yani her iki cinste de süt bezleri vardır. Erkeklerde bu bezler gelişmemiş ve işlevsizdirler. Bu durum da türe göre değişiklikler gösterir. Örneğin fare ve sıçanların erkeklerinde meme dokusu hiç bir zaman süt kanalları ve meme uçları oluşturmaz, memeler dışarıdan görülmez. İnsanlar ve köpekler de dahil bir çok memelide ise oluşturur. Hatta dişi ve erkeğin göğüs yapılarında ergenlik çağına kadar bir fark görülmez.

Erkeklerin niçin süt vermedikleri sorusunu memeli hayvanların yüzde doksanı için sormaya zaten gerek yoktur. Çünkü bu büyük çoğunlukta yavruya yalnızca anne bakar. Erkeklerin çiftleşmeden sonra yavruya hiç bir katkıları yoktur, genellikle onları terk eder giderler.

Yüzde ona giren insan, aslan, kurt gibi memelilerde ise babanın esas sorumluluğu aileyi ve yavruları korumak, onlara yiyecek bulmaktır. Belki de başlangıçta bu türlerin erkekleri de yavrularına süt veriyorlardı ama asıl görevleri nedeni ile evrim sonucu süt verme donanımları yerlerinde kaldığı halde üretim kabiliyetleri köreldi.

İşlevleri kalmadığına göre erkeklerin niçin hala memeleri var sorusunun yanıtı ise insanda erkek ve dişi yapısının aslında aynı olmasında yatıyor. İnsanın anne karnında iken oluşmaya başladığı embriyo halinin en başında erkek ve dişi arasında bir fark yoktur.

Zaten insanın taşıdığı 23 çift kromozomdan 22 çifti ve bunların taşıdığı genler her iki cinste de aynıdır. Sadece cinsiyet kromozomu olan yirmi üçüncü çift farklıdır. Eğer embriyo anne ve babasından birer ‘X’ kromozomu alırsa kız, annesinden ‘X’, babasından ‘Y’ kromozomu alırsa erkek oluyor.

Embriyo ‘Y’ kromozomunu aldıktan sonra hormonal sinyaller gelmeye ve erkeğe ait organlar gelişmeye başlıyor. Erkeklerin memeleri ise bu safhadan daha önce oluşmuş bulunduğundan aynen kalıyorlar ama ondan sonra hormonal bir takviye olmadığından fonksiyonel hale gelemiyorlar.

Dişilerde ise büyüme çağı sırasında salgılanan hormonlar süt bezlerini ve göğüsleri büyütüyor. Gebe dişilerde bu büyüme biraz daha artıyor, süt üretimi başlıyor ve bu üretim daha sonradan emzirmeyle tetiklenerek devam ediyor.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Nezle.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bazı elbiseleri süslemekte kullanılan işlemeli şerit, suyolu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

piping.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Süt satan adam: Sütçüden süt alıyoruz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dairyman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

milkman. dairyman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

milkman. dairyman. milk roundsman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Süt satmak işi: Birkaç inek edinmiş sütçülük ediyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İlk çıkan ve yedi yaşlarında değişen dişlere denir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Su.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Turpgillerden, çok nemli topraklarda yetişen bir cins tere (roripa nasturtium).

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(sezab): Turpgiller familyasından; akarsu kenarlarında yetişen çok yıllık otsu bir bitkidir. Gövdesi yeşil renkli, köşeli, parlak ve yatıktır. Boyu 30-40 cm kadardır. Kökü çoktur. Çiçekleri beyazdır. İçeriğinde; kükürtlü bir glikozit, sabit yağ, A, C, D vitaminleri ve mirozin vardır. Ev ilaçlarında usaresi kullanılır. Salata olarak da yenir. Kullanıldığı yerler: Sinirleri yatıştırır. İdrar söktürür. Vücudu kuvvetlendirir. İştah açar. Skorbüt tedavisinde faydalıdır. Cinsel gücü artırır.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i.). Sütlük.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (Sütlü aş’dan galat). Süt ve şekerle pişmiş pirinç tatlısı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rice pudding.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rice pudding.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), içinde süt gibi beyaz bir sıvı olan bitkiler: Ağaç sütleğeni, balık sütleğeni, sarı sütleğen.

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(euphorbia): Sütleğengiller familyasından; süt gibi beyaz ve zehirli bir özsuyu taşıyan, bir veya çok yıllık, otsu veya odunsu bir bitkidir. Yurdumuzda 60 kadar çeşidi vardır. Önerilen miktardan fazla kullanılmamalıdır. Kullanıldığı yerler: Kuvvetli müshildir. Kabızlığı giderir. Sıtma ve sarılıkta da kulanılır.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). İkiçeneklilerden, sütleğen kınaotu, gibi bitkileri içine alan bir familya.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. orduya gıda maddeleri satan seyyar satıcı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dead calm.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

very still and silent. like a millpond.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Sütle yapılmış, sütle karışık: Sütlü börek, sütlü kahve, çay. 2. Memesinde süt bulunan, emzikli, sağmal: Sütlü inek. Sütlü aş = (bk.) Sütlaç.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lacteal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

milky. with milk. milch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

milky. made with milk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i). Bir cins sütleğen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sütten peynir, yağ, yoğurt vesaire çıkarmak üzere kurulan fabrika, süthâne.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

creamer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wet nurse. foster- nurse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(1. Fr.) (musiki). Güçlüaltı.

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(polygala): Sütotugiller familyasından; bir veya çok yıllık, odusu veya otsu bir bitkidir. Çiçekleri kırmızı, beyaz veya mavidir. Yurdumuzda polygala supina ve polygala anatolica denilen türleri vardır. Kökü kullanılır. Kokusu bulantı vericidir. Kullanıldığı yerler: Bronşitte faydalıdır. Balgam söktürür. Göğsü yumuşatır. İdrarı çoğaltır. Anne sütünü çoğaltır. Yüksek dozda kullanılacak olursa kusturur.

Şifalı Bitki by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., (Sanskrit) vecize, vecizeler.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Perde, örtü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

milkless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

milkless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. eski bir Hint geleneğine göre bir kadının kocasının naaşı ile beraber yakılması; bu geleneğe göre yakılan kadın.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wean.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Övülmüş. 2. Övülmeye lâyık.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سطوح] yüzeyler, satıhlar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. şetm). Şetmler, küfürler, (bk.) Şetm.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (Yunanca ile münasebeti vardır). 1. Direk, Ar. amûd: Ayasofya’nın sütunları. 2. Gazete, kitap vs. sayfalarında yukarıdan aşağıya bölünen kısımlar. Fr. colon: Bu gazetenin sayfalan yedi sütundur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

columnar. column. pillar. post. pylon. scape. shaft. stilt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

column. pillar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

column. pillar. post. prop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F.). Ahır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. satır). Satırlar, (bk.) Satır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). At ve deve gibi binek ve yük hayvanı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. setr). (bk.) Setr.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Deve.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سطور] satırlar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Seyis, hayvana bakan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F ). Deveci, deve güdücü, deve çobanı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Tıraş edilmiş, yontulmuş.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. dikiş; dikiş yeri; tıb. yara kenarlarının dikiş ile birleştirilmesi; bu kenarları birleştiren dikiş; kafatası kemiklerinin dikişe benzeyen ek yerleri; bot. sutur, dikiş yeri; f. dikişle birleştirmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. Soutien gorge’den kısaltma). Göğüsleri derli toplu tutmaya yarayan kadın iç giyeceği.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Sutyen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bra. brassiere. uplift braissiere.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bra. brassiere.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brassiere. bra.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bra.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bask. savour.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make the most of. to get the utmost enjoyment out of sth. savour.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

observation. surveillance. close watch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «vasat» tan masdar) (c. tavassutât). Barıştırmak, yardım veya aracılık etmek: Kendilerini barıştırmaya tavassut etti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mediation. interposition. intervention.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [توسط] aracılık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to mediate. to act as a mediator. to interpose. to intervene.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

aracılık etmek, aracı olmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Olamayacak şeyleri olur duruma getirmek. Deyim

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Soğuk duyurmak, soğuktan müteessir etmek: Bu rüzgâr beni üşüttü. 2. Soğuk aldırmak, soğuktan hasta etmek: Çocuğu üşütmeyin, kendinizi üşütmüşsünüz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chill. catch a chill. be ill with a cold.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to cause to feel cold. to catch cold. to go nuts. to go crazy. to go crackers. to go bananas.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chill.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chill. chilling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chilly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

balmy. barmy. bats. batty. bent. bonkers. cracked. crackers. dotty. freak. nut. nutcase. nuts. nutshell. potty. queer. scatty. screwy. touched. unbalanced. funny. off one's head. nut-case. nutter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

moonstruck.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make laws. to lay down rules.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

demount. displace.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Hayvanların yedikleri gıdaların renklerinin, neresinden çıkarsa çıksın, çıkan şeyin rengi ile bir alakası yoktur. Buna en iyi örnek inektir. Bir ineğin en çok yediği yeşil renkli otlardır. Bu otlar ineğin dört odalı midesinde çözülür ve moleküllere ayrılır, moleküllerin ise renkleri yoktur. Sütün renginin beyaz olmasının nedeninin içinde çözünmüş halde bulunan kalsiyum kasinat (caseinate)tır.

Peki o zaman dışkı niçin kahverengi, idrar niçin açık sarı renktedir? Dışkının kahverengi olmasının sebebi bağırsaklarda hazmı sağlayan sıvılar, özellikler de safra suydur. Safra suyu aslında yeşil renktedir fakat gıdalarla karıştıkça kahverengi renk alır. Bu nedenle dışkı bazen yeşilimsi de olabilir. Çok az da olsa aldığımız gıdalar dışkının rengini etkiliyebilir. Örneğin vücudumuz pancara koyu kırmızı rengi veren maddeyi bazen parçalayamaz ve pancar yedikten sonra dışkı kırmızımsı bir renk alabilir.

Dışkıdaki renk, şekil ve kıvam değişikliklerinin çoğu son zamanlarındaki bir beslenme değişikliği ya da geçici bir sindirim bozukluğuna dayanır. Ancak eğer dışkı belirgin bir şekilde normalden açık veya koyu renkte ise, ya da kanlı ise, bu daha ciddi bir durumu gösterir, derhal doktora başvurulmalıdır.

Vücudumuzu terk eden sıvı maddelerin, yani idrar ve terin renginin de içilen sıvı rengi ve kimyasal yapısı ile bir alakası yoktur. Sıvı veya katı olsun yemek borusundan içeri girip, sindirim sistemimizi boydan boya geçen gıdalar eğer metabolizmada iyi parçalamazlarsa bunun sonucu dışkıda görülebilir. Ama idrar öyle değildir. İdrar metabolik artıkların dolaşım sistemi ile taşınmasıyla böbreklerde oluşur.

İdrarın normal rengi açık sarıdır. Bu renkteki değişiklikler muhakkak bir şeylerin iyi gitmediğini gösterir. Bu durumda hemen doktora gitmek gerekir. İdrar kahverengi veya kola renginde ise karaciğer veya safrakesesi problemi, kırmızı ise enfeksiyon, iltahaplanma veya idrar sisteminde kanama olabilir.

Ancak fazlaları vücuttan atılan vitaminler veya bazı doğal ve suni gıda boyaları da idrarda bunlara benzer renk değişikliklerine neden olabilir. Eğer idrarınızın rengi yeşil veya mavi ise bu duruma hemen hemen kesinlikle gıda boyaları neden olmuştur. Endişe edilecek bir durum değildir. Boyalar zarar vermeden vücuttan çıkar.


Genel Bilgi by