Telgraf Teli ne demek? | Telgraf Teli anlamı nedir? | Telgraf Teli

Telgraf Teli anlamı nedir?

Telgraf Teli ne demek?

Telgraf Teli anlamı nedir?

Telgraf Teli | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: telgraf teli

Türkçe - İngilizce Sözlük

telegraph wire.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

agency business.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

agency.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

agency. franchise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). (i). Yunan filozofu Aristo'ya ait; (i). Aristo nazariyeleri taraftarı. Aristotelianism (i). Aristoculuk. Aristotelic (s). Aristo'ya veya felsefesine ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (Fr) imalâthane, atölye.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. (bâme»den gelir ki sakal demektir). 1. Alt dudağın altındaki kıllar. 2. Sazın en kalın ses veren teli. Bamteline basmak = Hiddetlendirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

togetherness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

synergy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

telegram with notice of delivery. reply paid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). 1. İki art ayağıyla birden vuran: Çifteli katır. 2. mec. Hilekâr, madrabaz, serseri: Çifteli adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Uyuşmuş, anlaşmış devletler. Birinci Cihan Harbi’nde: İngiltere, Fransa, Rusya, İtalya.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

live wire.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

university student.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. philatélie

pulculuk

Pul derleyiciliği veya derleyenlere satma işi.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

philately.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. philatéliste

pulcu

Pul derleyen veya derleyenlere pul satan kimse.


Yabancı Kelime by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [غير قابل تأليف] birleştirilemez, uzlaştırılamaz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

newspaper rack.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

newspaper rack.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tinsel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Güvertesi olan, yani üstü döşeme ile örtülmüş gemi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

of good quality. of high quality. choice. classic. glorified. high-toned. jammy. pukka. qualified. wire-wove.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

choice. de luxe. fine. solid. of good quality. high-class.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

high quality. of good quality. in quality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Başlığı olan (yağmurluk, pelerin vesaire).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. R.). 1. Az gümüşle karışık bakır para. 2. Daha sonraları on paraya geçen eski yirmilik karışık madenî para: Bir meteliğe, beş meteliğe satıyor: Meteliğe kurşun atmak: mec. Parasız kalmak, çok fakir olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yoksul, parasız.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «halecân»dan if.) (mü. muhtelice) (tıp). İhtilâca uğramış, devamlı titreyen insan veya organ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «haleffe» den İf.) (mü. muhtelife). 1. Bir çeşitten olmayan, türlü türlü olan, çeşitli: Muhtelif işler. Muhtelifüi-levn = Renkleri türlü türlü. Elvân-ı muhtelife = Çeşitli renkler. 2. Bir fikir ve görüşte olmayan, fikirleri farklı olan, muhtelif: Kendisi bu işte muhtelif idi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sundry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

various. different çeşitli. türlü.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diverse. various. of various sorts. assorted. different. miscellaneous. multifarious. several. sundry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مختلف] türlü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «halese» den if.) Çalıp çarpan, zimmetine geçiren, ihtilâs eden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «halt» dan if.) (mü. muhtelite). Karışık, çeşitli şeylerden mürekkep: Muhtelit komisyon, (matematik, geometride) Sath-ı muhtelit = Çeşitli şekil ve durumları olan yüzey, Fr. surface mixte. (anatomi) Adale-i muhtelite = Boynun arkasındaki kas.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مختلط] karışık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «melâ» dan if.) (mü. mümteliyye). 1. Dolu, dolgun, dolmuş. 2. Mide dolgunluğuna uğramış:

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «ülfet» ten if.) (mü. mûtelife). 1. Ülfet ve alışkanlık kazanmış, alışık, alışmış. 2. Muvafık, uygun, zıddı: muhtelif.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(uyd. k.) (i.) Varlıkları arasında olan ve sayıyla ilgisi bulunmayan farkları şu veya bu bakıma göre meydana getiren hâl, keyfiyet, vasıf.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

qualitative. quality. eligibility. attribution. qualification. character. kind. characteristic. attribute. composition. essence. hallmark. plate-mark. property. stamp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

attribute. character. point. property. qualification. quality. ring. stamp. feature.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

quality. attribute. characteristic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

qualitative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

qualified. having the quality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

of high quality. well-qualified. of a certain quality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ropy. lacking quality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

of average or poor quality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

epigrammatic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

humo u rous. rich.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Dil peltekliğinin nedenleri çeşitlidir: Müzmin nezle, bademciklerin hastalanmasından dolayı burundan konuşma, kısmi sağırlık, yarık damak bu duruma neden olabilir. Burundan konuşma şeklinde görülen pelteklikte aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Nane, bal, papatya çiçeği.

Hazırlanışı : Bir çay fincanı süzme bala, 2 çorba kaşığı nane ve 2 çorba kaşığı papatya çiçeği konur. Hafif ateşte ısıtılarak macun yapılır. Sonra dilin üstü, altı bununla ovulur. Her gün tekrarlanır.


Sağlık Bilgisi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. huk. davası görülürken.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L. Fr.). Telsiz telgraf.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. radiotélégraphe

telsiz telgraf

Elektromanyetik dalgalar yardımıyla çalışan telgraf düzeni.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i.). Yapma ve düzme yahut taklit olan şeyin hâli: Bu malın sahteliği bellidir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.). 1. Elektrik akımından faydalanılarak iki merkez arasında mors işaretleriyle haberleşme işi. 2. Telgrafla gönderilen haber ve bunun yazıldığı kâğıt, telgraf-nâme: Bir telgraf çekti, telgraf geldi («telgraf» taki «tel» sözü Yunanca uzak demek olup, Türkçe «tel» ile münasebeti olmadığından, telgraf ve tefgrafnâme yerine «tel» kullanılmamalıdır). Telgrafçiçeği = Tel ile asılı bir saksıda bitip dalları aşağı sarkan sarmaşık kabilinden bir bitki.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cablegram.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cable. telegram. telegraph. wire. cablegram.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cable. telegram. telegraph. wire. cable advice. lettergram.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

telegraph post (Br pole.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

telegraph wire.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Telgrafla gelen haberin yazılı olduğu kâğıt.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Telgraf memuru.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

telegrapher.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

telegrapher. operator. telegraphist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

telegraphy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Telgrafla alâkalı.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. amaçlı, gayeli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(TE’LİF) (i. A. «ülfet» ten) (c. te’lîfât). 1. Uzlaştırma, barıştırma. 2. Toplayıp düzenleyerek yazma: Bir lügat kitabı telif etti. 3. Yazılıp tertip olunmuş kitap, eser: Kamûs-ı Türki Ş. Sami’nin telifdir. Teiîf-i beyn = Aralarını bulma, barıştırma («telif» ile «tahrir» arasındaki fark şudur: Telif akıldan yazılmayıp toplayarak tertip olunan, tahrir ise akıldan yazılan kitap hakkında kullanılır. Meselâ bir gramer veya lügat kitabı hakkında telif, gramer hakkında mütalaaları havi bir kitap hakkında tahrir denilmek lâzımdır). «NAzım» ise «manzum» eserlere mahustur).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

composition. compilation. reconciliation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reconciliation. compilation. copyright.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

copyright.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

copyright. royalty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cursing. damnation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aerogram.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wireless telegram.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Üniversite öğrencisi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

undergrad.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Üste verilen şey. 2. Ayrıca.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

again. then again. also. besides. to boot. even. furthermore. moreover. on the top of it. on top of it. over and above. withal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

besides. further. furthermore. moreover. nay.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in addition. also. into the bargain. beside. besides. to boot. moreover. for the rest. on top.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. benzi uçuk, soluk yüzlü; alçak; korkak, ödlek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by