Telh-mizac ne demek? | Telh-mizac anlamı nedir? | Telh-mizac

Telh-mizac anlamı nedir?

Telh-mizac ne demek?

Telh-mizac anlamı nedir?

Telh-mizac | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: telh mizac

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Kötü huylu.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عصبی المزاج] asabî mizaçlı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [آتش مزاج] sert mizaçlı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A). Mizacı, karakteri, tabiatı, davranışı, huyu ağır, yavaş olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Öfkeci, öfkeli, çabuk kızar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Bünyece hastalığa müsait, sık sık hastalanan, hastalıklı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A ). Aksi tabiatlı, ters adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(MİZAÇ) (i. A. «meczıden) (c. emzice) («mîzâc talâffuzu yanlış ve yersizdir. 1. İnsan vücudunda akıntıların bir nisbete göre karışmasından ileri geldiğine inanılan hâl ve istidat: Mizâc-ı demevî, mizâc-ı lenfavî, mizâc-ı safravt; emzice-i beşeriyye; demeviyyü’l-mizâc. 2. Huy, tabiat, karakter: Sert mizaçlı bir adam. 3. Sıhhat, bedenin sıhhat ve hastalığa göre bulunduğu hâl: Mizâcınız nasıldır? NA-mlzâç = Keyifsiz, hasta.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

idiosyncrasy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blood. disposition. humour. nature. temper. temperament. vein. make-up. humor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disposition. nature. temperament. blood. grain. humour. mental disposition. temper. tenor. tune. vein.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مزاج] huy, tabiat, mizaç.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F.). Mizaca ve keyfe uygun, keyfe hizmet eden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(1.). Mizaç ve keyfe göre söz söyleyen ve hareket eden insanın hâil.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kavgacı, daima kavga ve geçimsizlik eden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Bir türlü mizaç, yaratılış, karakter ve tabiat! olan: Çocuk mizaçlı adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Keyifsiz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Keyifsizlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Mizaçsız, keyifsiz, hasta.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., Fars. sebük = hafif, Ar. mizâç = huy, tabiat). Hafif mizaçlı, hafif meşrepli.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [سبک مزاج] hoppa.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Acı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [تلخ] acı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ telh = acı, kâm = damak). Her şey kendisine acı gelen, üzgün, meyus, muztarib: Telhkâm eyledi firâkın beni.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Kötü huylu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Fena, acı lezzetli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Acılık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «leheb» den). Alevlendirme, tutuşturma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. telhîsât). 1. Hülâsa etme, uzun uzun yazılmış bir şeyin en ehemmiyetli yerlerini alıp kısaltarak ifade etme. 2. Eskiden sadrâzamlıktan, padişaha arzolunacak meselelerin hulâsa edilmesi ve bu şekilde hulâsa edilmiş yazı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ تلخيص] kısaltma. 2.özetleme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

özetlemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Telhîsî. (bk.) Telhisi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Hülâsa olarak, kısaltılarak.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تلخيصا] özetle.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Babıâli’den padişaha arzolunacak işleri hulâsa etmeye memur zat ve bu işle meşgul kalemin reisi.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [تلخکام] üzgün, acılı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [تندمزاج] asabî mizaçlı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by