Tell ne demek? | Tell anlamı nedir? | Tell

Tell anlamı nedir?

Tell ne demek?

Tell anlamı nedir?

Tell | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: tell

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. tllâl). Tepe, tümsek.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تل] tepe, sırt.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., ark höyük.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (told) söylemek, nakletmek, hikâye etmek, anlatmak; ifade etmek, beyan etmek, tebliğ etmek, bildirmek; saymak, birer birer saymak; emretmek; keşfetmek, ifşa etmek, yaymak; temin etmek; itiraf etmek; tesiri olmak, tesir etmek; haber vermek, haber

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). önemsiz şey; bilardoya benzer bir oyun; çoğunlukla piyano için bestelenmiş kısa ve hafif parça.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kale kumandanı veya muhafızı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). kale tipinde inşa edilmiş, mazgallı ve kuleli olarak yapılmış; çok kulesi olan castella'tion (i). mazgallı barbata.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İstanbul menşeli bir oyun ve oyun havası.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (astr). takımyıldız, burç.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(bak). counterespionage.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lacy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lacy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). (told telling) önceden haber vermek; kehanette bulunmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) (çoğ. -la) bazı böcek ve kabuklu hayvanların emme organı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. akıl, zihin, idrak, anlık; akıl sahibi kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. anlama, anlayış, idrak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. akli, zihni; akıllı, yüksek zekâ sahibi; çok okumuş, âlim, bilgili, münevver; i. münevver kimse, entellektüel kimse. intellectuality i. münevverlik, zihni kabiliyet. intellectually (z.) zeka ile, anlayarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) münevverlik, anlıkçılık, ilmin mantıktan çıktığını ileri süren kuram.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) akla fazla kıymet veren kimse; ilmin mantıktan çıktığını iddia eden kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) âlimce ifade etmek; düşünmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) akıl, zekâ, anlayış; istidat; zekâ sahibi; malumat, haber; bilgi, vukuf. intelligence bureau istihbarat bürosu. intelligence quotient zekâ bölümü, öIçülmüş zeka derecesini gösteren rakam. intelliqence service istihbarat teşkilâtı. intelligence te

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) akıllı, zeki, anlayışlı; kabiliyetli; maharetli, usta. intelligently (z.) akıllıca, anlayışla.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) aydınlar, münevverler sınıfı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) anlaşılır, idrak edilebilen. intelligibly (z.) anlaşılır surette. intelligibil'ity (i.) anlaşılabilme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) yıldızlar arasında vaki olan, yıldızlar arasındaki mesafelere ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Sony’nin yeni model DVD kaydedicilerinde kullandığı bu sistem görüntü ayarlarını ve diğer uygulamaları kendi yapay zekasıyla en uygun hale getirerek kullanmanızın önünü açıyor.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cartellising.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to cartellize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

eskiden düşman akınlarına karşı deniz kıyısında inşa edilen yuvarlak kule seklinde kale.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pimp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Özellikle içine girer girmez geniş bir alanla karşılaştığınız ve diğer katlara buradan merdiven veya asansörle çıktığınız, banka, otel veya benzeri binalarda ana giriş kapılarının döner kapı tipi olduğunu görmüş, belki de dört kanatlı olan bu kapıların bir gözüne acele ile iki kişi birden girmeye çalışıp zorluk yaşamışsınızdır. Döner kapıların tek amacı enerji tasarrufudur.

Bu tip büyük binaların içerleri devamlı olarak ısıtılır ve ısınan hava sürekli yukarı doğru yükselir. Dışarıdaki soğuk hava kapının önünde onun yerini alabilmek için kapıyı açmanızı beklemektedir. Bina dışına açılan normal bir kapıyı açtığınızda dışarıdaki soğuk hava sert bir rüzgar şeklinde içeriye hücum eder.

Bu arada içerde yükselmekte olan sıcak havanın az miktarda da olsa giren soğuk hava ile yer değiştirip açılan kapıdan dışarı kaçması mümkündür. Bu sırada binanın iç ısısı düşer, kazanlar veya klimalar daha sık devreye girer ve tekrar normal ısıya ulaşabilmek için belirli bir enerji (motorin, elektrik, vb.) harcanır. Özellikle çok kişinin sık sık girip çıktığı binalarda döner kapılar bu ısı kaybını en aza indirir. Döner dört kanattan ikisinin arasına girerken, kapılar dönüp önünüzdeki kanat sizin içeri girmeniz için yeterli aralığı sağladığında, arkanızdaki kanat soğuk havanın girişine mani olacak şekilde girişi kapamış durumdadır. Aynı şekilde karşı taraftaki diğer iki kapı da sıcak havanın dışarı çıkmasına mani olur ve içerinin ısısı korunmuş olur.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Özellikle içine girer girmez geniş bir alanla karşılaştığınız ve diğer katlara buradan merdiven veya asansörle çıktığınız, banka, otel veya benzeri binalarda ana giriş kapılarının döner kapı tipi olduğunu görmüş, belki de dört kanatlı olan bu kapıların bir gözüne acele ile iki kişi birden girmeye çalışıp zorluk yaşamışsınızdır. Döner kapıların tek amacı enerji tasarrufudur.

Bu tip büyük binaların içerleri devamlı olarak ısıtılır ve ısınan hava sürekli yukarı doğru yükselir. Dışarıdaki soğuk hava kapının önünde onun yerini alabilmek için kapıyı açmanızı beklemektedir. Bina dışına açılan normal bir kapıyı açtığınızda dışarıdaki soğuk hava sert bir rüzgar şeklinde içeriye hücum eder.

Bu arada içerde yükselmekte olan sıcak havanın az miktarda da olsa giren soğuk hava ile yer değiştirip açılan kapıdan dışarı kaçması mümkündür. Bu sırada binanın iç ısısı düşer, kazanlar veya klimalar daha sık devreye girer ve tekrar normal ısıya ulaşabilmek için belirli bir enerji (motorin, elektrik, vb.) harcanır. Özellikle çok kişinin sık sık girip çıktığı binalarda döner kapılar bu ısı kaybını en aza indirir. Döner dört kanattan ikisinin arasına girerken, kapılar dönüp önünüzdeki kanat sizin içeri girmeniz için yeterli aralığı sağladığında, arkanızdaki kanat soğuk havanın girişine mani olacak şekilde girişi kapamış durumdadır. Aynı şekilde karşı taraftaki diğer iki kapı da sıcak havanın dışarı çıkmasına mani olur ve içerinin ısısı korunmuş olur.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i.) (musiki). Mızraplı bir halk çalgısı.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., anat. diz kapağı; eski Roma'da ufak sahan veya herhangi bir yayvan kap.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (retold) tekrar anlatmak; yeniden saymak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Uydu navigasyon sistemi. Uydudan gelen sinyaller sayesinde, küçük elektronik araçların koordinatları belirlenebilir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. uydu, peyk, satelit, bir gezegenin uydusu; büyük bir kimsenin peşinde dolaşan kimse, bende, uşak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., zool. sert pulları olan, kalkan şeklinde. scutella,tion i. kuş ayağındaki gibi sert pullar veya bunlann düzeni.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ. -tella) zool., bot. kalkan şeklinde pul veya uzuv.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

İnsan gözünü yormadan titreşimli görsel görünümler sağlamak için ince ayarlanmış resimler elde etmeyi sağlayan teknoloji.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yıldızlara ait, yıldız gibi. stellar wind yıldızlardan çıkan yüklü zerrelerin cereyanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yıldız şeklindeki, yıldız gibi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yıldızlarla dolu, yıldızlı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yıldız şeklindeki, yıldızımsı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yıldızlarla donanmış; küçük yıldız gibi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hikaye anlatan kimse, masalcı; k.dili. yalancı kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. masalcı; yalancı kimse; jurnalci kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Napoliye mahsus oynak bir dans; bu dansın havası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(DELLAK) (ke ile) (i. A. «delk» ten imüb.) (halk ağzında: Tellak (ka ile). Hamamda müşterileri ovuşturup kese süren ve yıkayan adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

attendant who massages and bathes the customers of a Turkish bath. rubber.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (halk ağzında tellaklık (ka ile)). Hamamda müşterileri ovuşturup kese süren ve yıkayan kimsenin hâl, sıfat ve vazifesi: Hamamda tellâklık ediyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Dellâl.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

town crier. crier. bellman. broker. trumpeter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

broker. crier. towncrier. hawker. middleman. common crib. town crier.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Dellâliye.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (halk ağzında: tellallık). Tellâl hâl, sıfat ve vazifesi: Tellâllık ediyor, (bk.) Tellâl.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being a town crier. hawker. brokerage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Tel ile süslemek, teller takmak: Telleyip pullamak. 2. mec Süslemek: Şu ibâreyi biraz tellemeli. Telleyip pullamak = mec. Birtakım süsler ve ilâveler ile bir şeyin aslını gizleyip sahte bir şekil vermek. 3. (halk ağzında) Telgraf çekmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) 1. Tel takmak, tel ile süslemek. 2. Tel ile içini temizlemek. 3. (sigarayı) Tüttürmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to smoke. to have sb string wire on or around sth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. anlatan kimse: veznedar, kasa memuru; sayıcı, bir mecliste oylan sayan kimse .tellership i. veznedarlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

İnsanların dokundukları anda kömür oldukları binlerce volt cereyan taşıyan elektrik tellerine konan kuşlar nasıl oluyor da cereyana kapılmıyorlar? Çünkü topraklanmamışlardır. Çünkü tam bir devre meydana getirmezler. Çünkü kısa devre yaratmazlar. Tüm bu „çünkü’lerin anlamı esasında aynı yola çıkar.

Elektriğin, elektronların komşu atomlara çarpıp onları titreştirmesi ile iletilen bir enerji olduğunu hepimiz biliyoruz. Bir jeneratörden, kablonun içindeki iki telden biri ile çıkan akım, lambayı yakıp, görevini yaptıktan sonar diğer nötr telden geri döner.

Elektrik akımı direnci sevmez. Eve dönmek için daima en kısa ve kolay yolu tercih eder. Bir su birikintisi içinde iseniz ve elektrikli bir tele dokunursanız, akım telden en kolay yol olan vücudunuza girer, oradan da son derece iletken olan su birikintisine geçerek, topraktan eve döner.

Elektrik telleri üzerine konan kuşların toprakla alakaları yoktur. Onlar elektriğin evine dönmesi için bir kısa yol yaratmazlar. Elektik onların vücudundan geçmektense, kendisine kuş vücudundan daha az direnç gösteren, iki ayakları arasındaki teli tercih eder. Kuşlar da bu nedenle bütün gün boyu, yüksek voltaj taşıyan, çıplak elektrik telleri üzerinde durabilirler.

Eğer bu arada kuş kazara elektril tellerini taşıyan direğe temas ederse, elektrik akımı kuşun gövdesi ve direk yolu ile toprağa geçer ve kuş ölür. Yüksek enerji hatlarının direklerinde oturan kuşların telleri gagalama alışkanlıkları vardır. Bir zamanlar Almanya’da bu şekilde kuş ölümleri o kadar arttı ki, direkler ve destekler topraktan izole edilerek kuşlar ölümden kurtarıldı.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Teller takınmış, tel ile süslenmiş: Telli gelin. 2. Kaba bir surette süslendirilmiş, cicili bicili: Telli pullu. Telli bebek = mec. Delişmen, hoppa.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wired.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wired.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

string instruments.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tesirli, etkili .tellingly z. etkili bir şekilde, tesirli olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. başkalarının sırlarını orada burada anlatan kimse, dedikoducu kimse; dümenin durumunu gösteren alet; org körüğünün dolu veya boş olduğunu gösteren cihaz; memurların işe gelip gitme saatini kaydeden saat: tren makinistine bir köprünün yaklaştığı

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. kimya). Te senbolüyle gösterilen, mavimtırak beyaz renkte bir eleman.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tellurium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. arza ait, dünyaya ait: i. dünyadaki varlık: dünyanın hem güneş hemde kendi ekseni etrafındaki hareketlerini temsil eden model.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tellür.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., (İng), k.dili. televizyon .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. akılsız, zekasız.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. anlaşılmaz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., biyokim. yumurta sarısında bulunan bir protein.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L.). Yumurtada kabuk ve çekirdek dışındaki maddelerin bütünü.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yumurta sarısı. vitelline s. yumurta sarısına ait; sönük sarı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by